Monthly Archives: Eylül 2016

Cuma Günü zeval (güneşin tam tepede olduğu) vaktinden sonra Cuma Namazı’nı kılmadan sefere çıkmak mekruhtur. Zeval vaktinden evvel çıkmak ise mekruh değildir. Bir kimse, Cuma Günü özrü bulunmadığı halde Cuma Namazı’nı kılmadan Öğle Namazı’nı kılacak olsa bu namazı sahîh olursa da Cuma Namazı’nı terk ettiğinden dolayı günaha girmiş olur. Fakat böyle bir kimse, bilâhare Cuma […]

 “Benim oğullarıma ve dostlarıma birinci vasiyetim; dâima gazâ ve cihâd sünnetini ikâme ve Nebî (s.a.v.)’in dînini kuvvetlendirerek devâm ettirmektir. Tam bir kuvvet ve kudretle Nebî (s.a.v.) Efendimiz’in sancağını Livâ-yi şerîfini yükseltiniz. İslâm’a hizmet âdetini kullanılmaz hâle getirmeyiniz. Bu hânedânda cihâd kanunlarının ve dîne hizmetin dâimi ve istikrarlı olacağını ümîd ederim. Ve Allâh (c.c.)’nun vâ’dlerinden ümid […]

Tefsîr yapacak âlimin aşağıda zikredilen on beş ilmi gâyet mükemmel şekilde bilmesi lâzım gelir. Bu ilimleri kemâliyle (tam ve en olgun şekilde) bilmeyen kimselerin Kur’ân’ tefsîr etmeye çalışması, şer’an câiz değildir. (Şerîat’ın buna izni yoktur.) Lûgat (Arap dili) 2. Tasrif (Sarf ilmi) Nahv ilmi 4. İştikak Me’ânî ilmi 6. Beyân ilmi Bedi’ ilmi 8. Kıraat […]

  Fakîh Ebû’l-Leys Semerkandî (k.s.) der ki: “Günahın, günahkâr yanında büyük oluşu, günahkârın, onu büyük görüp ondan korkmasıdır. Böyle olunca da o günah, Allâh (c.c.) katında en küçük günâh olur. Ama günahkârın gözünde küçük duran bir günah, Allâh (c.c.) katında günahların en büyüğüdür. Hâsılı, o günahkâr kimse, bu günâhı küçük saydığı için, işlemeğe devâm eder. […]

FudayI bin İyâz (rh.a.) Hazretleri’nin talebelerinden birinin ölümü hazır olduğunda, Fudayl (rh.a.) Hazretleri, onun yanına girdi. Başı ucunda oturdu. Yasin Sûresi okumaya başladı. Talebe; -”Ey Üstâd! Bunu okuma!” dedi. Fudayl (rh.a.) Hazretleri sustu. Ve ona; -”Lâ ilahe illallah” tevhit kelimesini telkîn etti. Talebe; -”Ben onu söylemem! Çünkü ben ondan uzağım!” dedi. Ve bu hâl üzere […]

Hz. Ali (r.a.) diyor ki: Ey Oğul! Her şeyden önce Allah (c.c.)’dan kork. Bütün emirlerini yerine getir. O (c.c.)’yu anmakla kalbini yaşat. İpine sımsıkı sarıl. Eğer tutunursan Rabbinle aranızdaki bağdan daha kuvvetli hangi bağ bulunabilir? Kalbini öğüt dinleyerek yaşat. Zâhidlikle onu öldür. Ciddi olarak ölümü an. Ve ölümü anmakla kalbini yaşat Her şeyin yok olacağını […]

Hazırlıklarını tamamlayan Yavuz Sultan Selîm, 20 Nisan 1514’te Üsküdar’a geçerek orduyu hümâyun ile İran Seferi’ne çıktı. Şah İsmail meydana çıkmayınca, Sâfevî topraklarına girildi. Şahın, Sultan Selim Han’a karşı ülkesini müdâfaa etmemesi üzerine ikinci bir nâme gönderildi. Bu nâmede; Osmanlı ordusunun muhârebe için ordu aramasına rağmen meydana çıkan olmadığı için Şah İsmail’e miğfer yerine yaşmak, zırh […]

Tarihleri boyunca kâfirle cihaddan geri durmuş, her vesile ile Müslüman katliamı yapmış topluluklar, Yavuz döneminde de bu faaliyetlerden geri durmamıştır. Yavuz Sultan Selîm Han, ülke içinde hâdise çıkartan ve ilerisi için büyük tehlike olabilecek Şii faaliyetlerin kaynağının Safevi Devleti olduğunu biliyordu. Çünkü bu sırada Şii, Sünnî Özbekleri de yenmiş, Anadolu’ya yönelmişti. Gönderdiği dâvetçi ve halîfeleri […]

Yabancı kadınlarla aynı ortamda bulunmamaya mümkün olduğunca dikkat edilmelidir. Okulda, işte, vs. yan yana oturulmamalıdır. Eğer bir kimse çok ileri yaşlara gelmiş ve erkeklikten kesilmişse veya hadımsa ona söylenecek bir söz yoktur; ama onun dışında bir erkek kadını görürse sever de, beğenir de. Bu inkâr edilemez bir gerçektir. Şimdi hergün yabancı kadınlarla yatıp kalktığı hâlde […]

Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur: “Muhakkak sizleri biraz korku ve biraz açlık ile imtihan edeceğiz… Sabredenleri müjdele!” (Bakara 2/155) Allah Teâlâ başka bir âyette şöyle buyurmuştur: “Onlar kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, başkalarını kendilerine tercih ederler.” (Haşr 59/9) Enes b. Mâlik (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Bir gün Hz. Fâtıma (r.anha), elinde bir parça ekmek […]