MEVLANA TAKVİMİNDE BUGÜN

Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Osmanlı pâdişâhlarının dördüncüsü olan I. Bâyezîd Hân’a cesâret ve gözü pekliğiyle ün yaptığı için “Yıldırım” lakâbı verilmiştir. Yıldırım Bâyezîd, çevik, atılgan, cesûr, zamânının hâdiselerini kavramış iyi bir kumandan ve iyi bir sultandı. Âni olaylar karşısında soğukkanlılığını muhâfaza ederek karârını verir ve ordusunu süratle istediği yere sevk ederdi. Bu yüzden düşmanları çok ihtiyatlı davranırlardı. Ömrünü cepheden cepheye koşmakla geçirmiş Türklüğün ve İslâmiyet’in Rumeli’de yerleşmesini sağlamıştır. Adâleti çok meşhurdu. Her gün belirli bir zamanda herkesin kendisini görebileceği bir yere gelir ve dört bir yandan gelen tebaasının şikâyet ve arzûlarını dinler, haks[Devamı]



Namaz Vakitleri

Mevlana Takvimi arşivine ulaşmak için tıklayınız.

Misvak Neşriyat yayın broşürünü görmek için tıklayınız.

 

Tüm Soru Cevapları Görmek İçin Tıklayınız...

Mecelle Kaideleri

Mecelle Arşivimizi İncelemek İçin Tıklayınız...

Video Galeri

face


mtbbb




Kitap Market

Medila Player [codepeople-html5-media-player id="2"]
20Eyl 2020

Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.


Osmanlı pâdişâhlarının dördüncüsü olan I. Bâyezîd Hân’a cesâret ve gözü pekliğiyle ün yaptığı için “Yıldırım” lakâbı verilmiştir. Yıldırım Bâyezîd, çevik, atılgan, cesûr, zamânının hâdiselerini kavramış iyi bir kumandan ve iyi bir sultandı. Âni olaylar karşısında soğukkanlılığını muhâfaza ederek karârını verir ve ordusunu süratle istediği yere sevk ederdi. Bu yüzden düşmanları çok ihtiyatlı davranırlardı. Ömrünü cepheden cepheye koşmakla geçirmiş Türklüğün ve İslâmiyet’in Rumeli’de yerleşmesini sağlamıştır.


Adâleti çok meşhurdu. Her gün belirli bir zamanda herkesin kendisini görebileceği bir yere gelir ve dört bir yandan gelen tebaasının şikâyet ve arzûlarını dinler, haksızlığa uğrayanların haklarını derhâl iâde ederdi. Kâdıların hükümlerine kesinlikle karışmaz ve kimseyi de karıştırmazdı. Âlimlerin sohbetlerinde bulunur, onların Allâhü Te’âlâ’nın emir ve yasaklarını bildiren sözlerini canla başla kabul ederdi. Evliyâya çok hürmette bulunurdu. Osmanlı topraklarının her tarafında ilim yuvaları kurdu. Memleketin her tarafında câmi, mescit, dârüşşifâ, medrese, imâret ve misâfirhâneler yaptırdı. Bunlardan en meşhuru Bursa’da yaptırdığı Ulu Câmi’dir. Ayrıca bütün bu imâretler için geniş vakıflar kurdu.

Yıldırım Bâyezîd Hân’ın bir mahkemede şâhidlik etmesi gerekiyordu. Pâdişâh mahkemeye geldi ve herkes gibi o da ellerini önünde bağlayarak ayakta bekledi. Devrin Bursa Kâdısı Molla Şemsüddîn Fenârî, dik dik Pâdişâh’ı süzdükten sonra şu hükmü verdi: “Senin şâhidliğin geçersizdir. Zira sen namazlarını cemâatle kılmıyorsun. Elinde imkân bulunduğu hâlde namâzlarını cemâatle kılmayan biri, yalancı şâhidlik edebilir demektir.” Bu ithâm karşısında herkes Yıldırım Bâyezîd’in hiddetlenmesini bekliyordu. Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti. Bu olaydan sonra sarayın yanı başına bir câmi yaptırdı. Namâzlarını cemâatle kılmaya başladı.


(Rehber Ansiklopedisi, 2.c., 281-283.s.)

19Eyl 2020

Peygamber Efendimiz ve Misvak

Peygamber Efendimiz ve Misvak. Misvak nedir? Ne işe yarar? Misvakın faydaları neler? Misvak kullanımıyla ilgili olan hadis-i şerifler neler?

Resûlullâh (s.a.v.) ihtiyaç anında hemen kullanabilmek için misvakını devamlı olarak yanlarında bulundururlardı. Sahâbîler de genellikle misvaklarını kulaklarının üzerlerine koyarlar ve her zaman için misvak kullanırlardı. İmâm-ı Şa’râni (k.s.) eserinde şöyle diyor: “Resûlullâh (s.a.v.) bizden (bu ümmetten) şöyle bir söz almıştır: Biz her abdest vâkti devamlı misvâk kullanacağız.”


Eğer misvakımızın düşüp kaybolma tehlikesi olursa onu bir iple boynumuza asacağız. Bu öyle bir sözdür ki bu konuda tüccarlar, âmirler ve memurlardan oluşan büyük bir topluluk gevşeklik göstermektedirler. Nitekim bu yüzden onların ağız kokuları pis ve tiksindirici bir hâl almaktadır. Bundan dolayı Allâh (c.c.)’a, meleklere ve sâlih Mü’mînlere saygı ve edepte kusur edilmektedir.


İbn-i Abbâs (r.a.) Hazretleri’nden rivâyet olunduğuna göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurdu:
“And olsun ki misvâk kullanmakla emir olundum. Hatta misvâk hakkında Kur’ân-ı Kerim’den üzerime bir âyet ineceğini veya vahiy geleceğini zannettim.” (et-Tergib ve’t-Terhîb)
İbn-i Abbas (r.a.)’den rivâyet olunduğuna göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:
“Misvâk kullanmaya devam ediniz çünkü onda on haslet vardır:

  1. Ağzı temizler, 2. Rabbin rızâsını kazandırır, 3. Melekeleri ferahlandırır, 4. Gözleri kuvvetlendirir, 5. Dişleri beyazlatır, 6. Diş etlerini sertleştirir, 7. Diş ile diş etleri arasındaki pasları giderir, 8. Yemeğin hazmını kolaylaştırır, 9. Balgamı keser, 10. Melekler misvâk kullanan kimsenin yanından ayrılmazlar ve namazın ecri kat kat verilir.”

(Ramazanoğlu Mahmud Sâmi (k.s.), Musahabe 4, 112.s.)

https://youtu.be/1rRbkwdTdXk
18Eyl 2020

Safer Ayı Namazı ve Duaları

Safer Ayı Namazı ve Duaları. Safer ayında ne yapılır? Safer ayında okunacak dualar neler? İşte Safer ayında yapılması gereken ibadetler


Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir. Safer’in son Çarşambası’nın gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha’dan sonra 11’er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “İnneke ‘alâ külli şey’in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Te‘âlâ’nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün mü’minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son Çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek’ât namaz kılınıp, birinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 7 “Kadir”, ikinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.


Salat-ı Münciye:


“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i’s-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le’d-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i’l-hayrâti fi’l-hayâti ve ba‘de’l-memât.”


Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm

“Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e’ûzü bike min şerri hâze’l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i’lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu’îdü, yâ Ze’l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze’l-arşi’l mecîdi ente tef’alü mâ türîdü. Allâhümma’hrüsnî bi-aynike’lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye’lletî’btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti’l ebrâri ve’l- ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîn. Allâhümme şedîdü’l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî’ı halkike yâ Muhsinü, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün’imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki’s semâvâti ve’l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ- kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîne. Hasbüna’llâhü ve ni’mel vekîl lâhavle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l Alîyyi’l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”


(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 31-35.s.)