MEVLANA TAKVİMİNDE BUGÜN

Helal Kazanç İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Helal Kazanç İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Helal Kazanç İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler. Bir kimse kazancının helâl olmasını dilerse, şu beş şeye dikkat etmesi gerekir   İbn Zübeyr, Câbir (r.a.)’dan nâklen Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu anlattı: “Ey insanlar! Sizden herbiriniz rızkını tamamlamadan ölmeyecektir. Rızkınızın geç kalacağını sanmayınız. Allâh (c.c.)’a karşı takvâ sahibi olunuz. Rızık teminini helâl yoldan yapınız. Sizin için helâl olanı alınız. Allâh (c.c.)’ın haram ettiğini de bırakınız.” Bir kimse kazancının helâl olmasını dilerse, şu beş şeye dikkat etmesi gerekir: 1. Kazanmak endişesiyle Allâh (c.c.)’un farz kıldığı ibâdetlerin hiçbirini terk etmemeli, onları noksan yapmamalıdır. 2. Kazanç için Allâh (c.c.)’un yarattıklarından hiçbirine eziyet e[Devamı]



Namaz Vakitleri

Mevlana Takvimi arşivine ulaşmak için tıklayınız.

Misvak Neşriyat yayın broşürünü görmek için tıklayınız.

 

Tüm Soru Cevapları Görmek İçin Tıklayınız...

Mecelle Kaideleri

Mecelle Arşivimizi İncelemek İçin Tıklayınız...

Video Galeri

face


mtbbb




Kitap Market

Medila Player [codepeople-html5-media-player id="2"]
25Tem 2021

Helal Kazanç İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Helal Kazanç İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler. Bir kimse kazancının helâl olmasını dilerse, şu beş şeye dikkat etmesi gerekir
 
İbn Zübeyr, Câbir (r.a.)’dan nâklen Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu anlattı: “Ey insanlar! Sizden herbiriniz rızkını tamamlamadan ölmeyecektir. Rızkınızın geç kalacağını sanmayınız. Allâh (c.c.)’a karşı takvâ sahibi olunuz. Rızık teminini helâl yoldan yapınız. Sizin için helâl olanı alınız. Allâh (c.c.)’ın haram ettiğini de bırakınız.”
Bir kimse kazancının helâl olmasını dilerse, şu beş şeye dikkat etmesi gerekir:
1. Kazanmak endişesiyle Allâh (c.c.)’un farz kıldığı ibâdetlerin hiçbirini terk etmemeli, onları noksan yapmamalıdır.
2. Kazanç için Allâh (c.c.)’un yarattıklarından hiçbirine eziyet etmemelidir.
3. Mal toplamak için değil, çoluk çocuğunun iffetini korumak için çalışmalıdır.
4. Çalışmada kendini haddinden fazla yormamalıdır.
5. Rızkını çalışmaktan bilmemeli, Allâh (c.c.)’dan görmelidir. Çalışmayı rızık için tek sebep saymamalıdır.
Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Bir kimse, haram yoldan kazandığı para ile sadaka verir, akraba ziyareti yapar veya Allâh (c.c.) yolunda harcarsa, bunların tümü toplanıp kendisi ile beraber cehenneme atılır.” İmran b. Huseyn (r.a.) şöyle demiştir: “Allâhü Te‘âlâ, bir kimsenin faiz, rüşvet, haksızlık, aldatma ve hırsızlık yolundan elde edilen para ile umre, cihat, sadaka, köle azadı ve nafaka şeklinde yaptığı ibâdetleri kabul buyurmaz.” Sonra şöyle devam etmiştir. “Çünkü sayılan bu beş haksız kazanç yolu, bunlarla yapılan ibâdetleri yok eder.” İbn Mes’ud (r.a.) Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu anlattı: “Bir kul, haram malı çalışma yolu ile temin etmez ki, sadaka verip, ecir alsın. Sadaka (zekât) veremez ki, kendisi için bereketli olsun. Ve o haram maldan geriye ne bırakırsa, kendisi için sadece cehennem ateşini artırmış olur. Allâhü Te‘âlâ, kötülükle kötülüğü yok etmez. İyilik kötülüğü imhâ eder.”

(Ebû’l-Leys Semerkandî (r.âleyh), Tenbîhü’l-Gâfilîn, s.528-533)
 

24Tem 2021
Bağdat’ta yaşadığı ve orada öldüğü biliniyorsa da doğum tarihi kesin olarak belli değildir. el-Fihrist’te (s.330) anlaşılacağı üzere 320 (932) yılı civarında doğduğu söylenebilir.
Kendisinin, babasının veya dedelerinden birinin nedim olmasından dolayı bu künyeyi aldığı konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Babası gibi İbnü’n-Nedîm de “verrâk” idi. “Virâka” (kitap istinsah edip ciltlemek, kitap ticareti yapmak) mesleğini babasından öğrenmiş, bu sayede devrin ilim, kültür ve sanat çevreleriyle ilişki kurma, değişik konularda pek çok kitap tanıma imkânına kavuşmuştur.
 
el-Fihrist’te çeşitli inançlar, mezhepler, ilimler ve sanatlar hakkında bilgi verirken, bu alanlarda yazılmış eserleri ve bunların muhtevâlarını tanıtırken âdeta her alanın uzmanı gibi sağlam bilgiler aktarmasından çok yönlü ve esaslı bir tahsil gördüğü belli olmaktadır. Yazı, dil, edebiyat, hadis, fıkıh, felsefe, mantık ve Helenistik dönem ilim ve kültürleriyle ilgili geniş bilgisini hocaları arasında yer alan Ebû Saîd es-Sayrafî, Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, Îsâ b. Ali, Ebû Abdullah el-Merzübânî, İbnü’l-Hammâr, İbn Kirnîb ve Ebû Süleyman es-Sicistânî gibi âlimlere borçludur.
İbnü’n-Nedîm’in 377 (987) yılında kaleme aldığı, Fihristü’l-kütüb, Fihristü’l-ʿulûm ve Fihristü’l-ʿulemâʾ adlarıyla da bilinen, fakat kısaca el-Fihrist diye tanınan kitabı İslâm dünyasında bibliyografik eserler türünün ilkidir. Zamanla kaybolmuş pek çok eserin adı, konusu ve müellifi hakkındaki bilgiler sadece bu eser sayesinde günümüze ulaşabilmiştir.
 
İslâm’ın altın çağı olarak kabul edilen ilk dört asırda dinî, fikrî ve ilmî alanlarda yazılmış Arapça telif eserlerle tercümeler ve bunların müellifleri hakkında verdiği bilgilerle ilim dünyasına ışık tutan el-Fihrist, “makale” adını taşıyan on bölümden oluşmaktadır.
 
(Nasuhi Ünal Karaarslan, TDV İslâm Ansiklopedisi, c.21, s.171-172)

23Tem 2021

Cuma Günü İyi İşlerle Meşgul Olmalıyız

 
Cuma günü, bir hafta boyunca işlediğimiz günâhlara tövbe etmeli, Resûlullâh (s.a.v.)’e çok salevât getirmeliyiz. Zühretü’r-riyâd’da Enes (r.a.)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Cuma günü bana yüz kere Salâvat-ı Şerîfe getiren kimsenin yüz hâcetini Allâhü Te‘âlâ yerine getirir. Okunan salevâtı kabrime getirmesi için bir melek tayîn eder. Hediyelerinizin bana gelmesi gibi, okunan salevâtı ve okuyanın ismini bana bildirir. Ben de onu beyaz bir
sahîfe’de saklar, Kıyâmet günü mükâfaatını veririm” buyurmuşlardır.
“Yâ Resûlallâh (s.a.v.)! Sana nasıl Salâvat-ı Şerîfe getirelim” denildiğinde aşağıdaki salâvatı ta’lîm buyurdular: “Allâhümme salli âlâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve ‘alâ âli Muhammedin salâten tekûnü leke rıdâen ve lihakkıhî edâen ve âtihil vesîlete vel makâmel mahmûdellezî ve‘adtehû ve eczihî annâ mâ hüve ehlühû efdâle mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihî ve salli ‘alâ cemiî ihvânihî minennebiyyîne vessâlihîn yâ erhamerrâhimîn.”
Cumâ günü bütün günâhlardan kaçınmalıdır. Çünkü iyilikler gibi o gün günâhlar da kat kat olmaktadır. Cuma günü küçük büyük bütün günâhlardan kaçınmalı, sâlih amelleri arttırmalıdır. Çünkü Allâhü Te‘âlâ bir kulunu severse ona mübârek vakitlerde bol amel işletir. Bir kuluna da gadâb ederse ona fazîletli zamânlarda kötü iş işletir. Böylece gadabı, cezâsı artar, o vaktin bereketinden mahrum kılar, hürmetini kaybettirir.
Cuma günü sabahtan önce uykudan kalkıp yıkanmalıdır. Yani erken kalkmışsa fecrin doğmasından sonra gusül etmeli, geç kalınca Cumaya yakın yıkanmalıdır. Cuma günü gusül etmek kuvvetli sünnettir. Bâzı âlimler buna vâcib dediler.
(Seyyid Alîzâde (r.âleyh), Şir‘atü’l-İslâm, s.140)