Saîd b. Zeyd (r.a.) cennetle müjdelenen on sahâbînin sonuncusudur. Saîd b. Zeyd (r.a.)’den söz etmek için önce babasını tanımamız gerekir. Hz. Saîd (r.a.)’in babası İslâm’dan önce de putlara tapmaya karşı çıkan bir kimseydi. Babasının bu tutumu, daha sonraları oğlu Saîd üzerinde etkili olmuştur. Saîd b. Zeyd (r.a.)’in babası kendilerine “Hanifler” denilen topluluktandı ki bunlar putlara tapmaya karşı çıkarlardı. Âmir b. Râbîa’nın rivayet ettiğine göre, kendisi Mekke’nin dışında Zeyd b. Amr’in Hıra’ya doğru gittiğini görmüş. Zeyd, Âmir’e şöyle demiş: “Ey Amir! Bu bölgede bir peygamberin gelme zamanı yaklaşmış bulunuyor. Ben ona yetişeceğimi sanmıyorum. Şayet senin ömrün uzun olursa o peygambere tâbi ol ve benden selam söyle.” Âmir sözüne şunları ekliyor ve diyor ki: “Muhammed (s.a.v.) peygamber olarak gönderilince ben onun getirdiği dini kâbul ettim ve arkadaşım Zeyd’in selâmını ilettim. Hz. Peygamber (s.a.v.) onun selâmını aldı ve ona Allâh (c.c.)’un râhmet etmesi duâsında bulundu.” Said b. Zeyd (r.a.) de diyor ki: “Ben Hz. Peygamber (s.a.v.)’e gelerek dedim ki; “Babam Zeyd sizin işittiğiniz gibiydi. Onun için istiğfar edin.” Peygamber (s.a.v.) onun için istiğfar etti ve şöyle buyurdu: “O kıyâmet gününde benimle İsa peygamber arasında tek başına bir ümmet olarak diriltilecektir.” Saîd b. Zeyd (r.a.)’in rivayet ettiğine göre, “Tâğut’a kulluk etmekten kaçınıp, Allâh’a yönelenlere müjde vardır” (Zümer s. 17) ayeti cahiliye döneminde tek Allâh’a inanan şu üç kimse hakkında inmiştir: Zeyd b. Amr, Ebû Zer el-Gıfârî ve Selman-ı Fârisi (r.a.e.). Bundan dolayıdır ki, Zeyd b. Amr (r.a.)’in bütün varlığını ve gücünü İslâm’a veren, tepeden tırnağa ihlâs kesilen ve cennetle müjdelenen on kişiden birisi olan Saîd gibi bir oğlu olmasında bir tuhaflık yoktur.
(Muhammed Mütevelli Şaravî, Cennetle Müjdelenen On Sahâbî, s.199-201)