Muhammed Ma’sum Faruki’nin Hikmetli Sözleri

Muhammed Ma’sum Faruki’nin Hikmetli Sözlerinden bazılarını sizler için derledik.


Evliyâ’nın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi Muhammed Ma’sûm (k.s.) hazretleri hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretlerinin üçüncü oğludur. Muhammed Ma’sûm (k.s.) Hazretleri buyurdu ki: “Günâh işleyince, hemen tövbe etmelidir. Gizli işlenen günâhın tövbesi gizli, açık işlenen günâhın tövbesi de açık olur. Tövbeyi geciktirmemelidir.

Kirâmen kâtibîn melekleri, günâhı hemen yazmaz. Tövbe edilmezse yazarlar. Câfer bin Sinan buyurdu ki: “Günâha tövbe etmemek, bu günâhı yapmaktan daha fenâdır.” Hemen tövbe etmeyen de, ölmeden önce tövbe etmelidir. Verâ ve takvâyı elden bırakmamalıdır. Takvâ açıkça yasak edilmiş olan şeyleri, Verâ şüpheli şeyleri yapmamaktadır. Yasak edilenlerden sakınmak, emir olunanları yapmaktan daha faydalıdır. Büyüklerimiz buyurdu ki: “İyiler de, kötüler de iyilik yapar. Fakat, yalnız sıddîklar, iyiler, günâhtan sakınır.”


“Âdet olarak ve gösteriş olarak değil de Allâh (c.c.) rızâsı için, fakirlere yemek, sadaka verip, sevâplarını meyyitin rûhuna göndermek büyük ibâdetlerden olur.”


“Ey mes’ûd ve bahtiyar kardeşim! Mâdem ki, Allâhü Te’âlâ’nın sevdiği kullarının yolunda yürümek arzusundasın, bu yolun şartlarını ve edeplerini gözetmelisin. En önce Sünnet-i Seniyye’ye yapışmak ve bid’atlerden sakınmak lâzımdır. Çünkü Allâhü Te’âlâ’nın sevgisine ulaştıran yolun esâsı bu ikisidir. İşlerinizi, sözlerinizi, ahlâkınızı, dînini bilen ve seven, dindâr âlimlerin sözlerine ve kitaplarına uydurmalısınız. Sâlih kullar gibi olmalısınız ve onları sevmelisiniz. Uykuda, yemekte ve söylemekte aşırı gitmeyip, orta derecede olmalısınız. Seher vakti, (yâni gecelerin sonunda) kalkmağa gayret etmelisiniz. Bu vakitlerde istiğfâr etmeyi, ağlamayı, Allâhü Te’âlâ’ya yalvarmayı ganîmet bilmelisiniz. Sâlihlerle düşüp kalkmayı aramalısınız. “İnsanın dîni, arkadaşının dîni gibidir.” sözünü unutmayınız! Şunu, iyi biliniz ki, âhireti (Saâdet-i Ebediyye’yi) istiyenlerin dünyâ lezzetlerine düşkün olmaması lâzımdır.”

(Rehber Ansiklopedisi, 12.c., 295.s.)