Evlilik Fazilettir

Evlilik Fazilettir. Evlilik hayatı, insanlara düzen ve nizam sağlar, kişiyi harama bakmaktan meneder, şehvetini meşru yolda tüketmekle, kendisine ait olmayan kadınlara karşı kem gözle bakmamayı sağlar.

Bilinen bir şeydir ki, örf ve âdet bakımından da evlenmek övülünecek bir husustur. Bununla övünülmesi eski bir gelenektir. Öteden beri insanlar evlenmekle iftihar ederler ve bunun için düğün ve merasim tertiplerler. Bunun şeriatteki yeri me’sur olan bir sünnettir.
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Evlenin, çoğalın! Çünkü ben diğer milletlere karşı sizinle çokluğunuzla övüneceğim!”
Dünyadan alâkayı kesmekten de nehy etmiştir. Kaldı ki, evlilik hayatı, insanlara düzen ve nizam sağlar, kişiyi harama bakmaktan meneder, şehvetini meşru yolda tüketmekle, kendisine ait olmayan kadınlara karşı kem gözle bakmamayı sağlar. Nitekim Peygamber (s.a.v.) bu gerçeğe şu mübârek sözü ile işâret buyurmuşlardır: “Hali vakti yerinde olanlar evlensin! Çünkü bu, gözü harama bakmaktan daha iyi sakındırır.” (Buhârî) Velilerden hiçbiri bunda bir sakınca görmemişlerdir. Yani bunun zühd-ü takvâyı engelleyeceğine kail olmamışlardır.
Setti b. Abdullah (r.âleyh) der ki: “Kadınlar, Peygamber (s.a.v.)’e güzel gösterilip sevdirilmişlerdir, nasıl olur da onlar hakkında evliliği terk etmek suretiyle çekingen davranılır.”
İnsanın birçok vaktini alan, bazen de dünyayı fazlasıyla sevdiren bu şehveti tesirsiz hale getirmek şüphesiz ki; bir zait fazîlettir. Hz. İsa (a.s.)’ın yaptığı gibi mücahede tariki ile tesirsiz hale getirilebilir. Ya da kadınlara karşı bir istekten Allâh (c.c.)’un berî kılması ile mümkündür. Amma şehveti tesirsiz hale sokmadan evlenmek suretiyle meşru yolda kullanmak daha iyidir. Allâh (c.c.)’un emirlerinden uzaklaşmadan, dinî görevleri yerine getirerek şehveti de meşru yolda kullandın mı, işte büyük bir dereceye erdin demektir. Zira bu, Peygamberimiz (s.a.v.)’in derecesidir.

(Kâdı ‘İyaz, Şifâ-i Şerîf, s. 88-90)

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin