Annelerimizden Reyhane Radıyallahu Anha

Annelerimizden Reyhane Radıyallahu Anha. Peygamberimiz (s.a.v.)’in muhtereme hanımlarından olan Reyhâne (r.ânhâ) Sâkin, temiz karaktere sâhip, yumuşak huylu bir hanımefendi olan Reyhâne (r.anhâ), Peygamberimiz (s.a.v.)’den önce Medîne’de vefât etmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.)’in muhtereme hanımlarından olan Reyhâne (r.ânhâ) Medîne’de bulunan Yahûdîlerin Benî Kureyzâ kabîlesindendir. Sâkin, temiz karaktere sâhip, yumuşak huylu bir hanımefendi olan Reyhâne (r.anhâ), Peygamberimiz (s.a.v.)’den önce Medîne’de vefât etmiştir.
Efendimiz (s.a.v.) Hendek Savaşı’ndan sonra Medîne’nin dışında bulunan ve bir kaleye sığınan Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin üzerine yürüdü. Çünkü bunlar orada devamlı huzursuzluk kaynağı oluyorlardı. Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin bulunduğu kale, muhâsara ve kuşatmadan sonra Müslümanların eline geçti. İçinde bulunan Yahûdîler malları, mülkleri, çocukları ve kadınları ile birlikte ganîmet olarak alındılar.
Benî Kureyzâ’dan alınan savaş ganîmetleri ve esirleri Müslümanlar arasında İslâm dînine uygun bir şekilde taksim edildi. Reyhâne (r.ânhâ) da savaş esirleri arasında bulunuyordu. Ganîmetler taksim edilip, sıra esirlere gelmişti. Reyhâne (r.ânhâ) da Efendimiz (s.a.v.)’in hissesine düşmüştü. O zaman Yahûdîlik dînine inanan Reyhâne (r.ânhâ)’yı dilerse Müslüman olmak husûsunda serbest bırakmışlardı. O da; “Ben kendi dînimde kalmak istiyorum.” diye Peygamberimiz (s.a.v.)’e arz etmişti. Peygamberimiz (s.a.v.), bu hareket ve davranışıyla, “İslâm dînine girmek için zorlama yoktur.” hükmünü bizzat kendileri tatbik etmişlerdir.
Peygamberimiz (s.a.v.), daha sonra Reyhâne (r.ânhâ)’ya şöyle buyurdular: “Sen Allâhü Te’âlâ’nın ve O’nun Resûlünün yolunu tutmak ister misin?” Reyhâne (r.anhâ) da: “Evet.” deyince Efendimiz (s.a.v.) bu davranışından sonra onu âzâd ettiler. Mehirlerini vererek, nikâhına aldılar. Ayrı bir ev açarak hanımları arasına koydular.
Peygamberimiz (s.a.v.), Hatice (r.ânhâ) dışındaki evliliklerinin hepsini Âişe (r.ânhâ)’yı nikâhladıktan sonra yapmıştır. Bunların hepsi dînî, siyâsî veya merhamet ederek yapılan evliliklerdir. Reyhâne (r.ânhâ) ile olan evlenme de böyledir. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: “Bütün zevcelerimle evliliklerim ve kızlarımı evlendirmem, hepsi Cebrâil (a.s.)’ın Allâhü Te’âlâ’dan getirdiği izinle olmuştur.”


(Yeni Rehber Ansiklopedisi, 17.c.)