Sadaka-i fıtır (fıtır sadakası) Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktarı bir mala sâhip bulunan her Müslümânın vermesi gereken vâcib bir sadakadır. Fitre, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, fecrin doğuşundan itibaren vâcib olur. Bayram namazına çıkmadan verilmesi daha iyidir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir. Buğday veya buğday unundan en az  (520 dirhem: 1667 gr.) yahud karşılığı para verilir. Çocuklar için velilerinin vermesi uygundur.

HER MÜSLÜMÂN SADAKA VERMELİDİR

İhtiyaçlarımızdan fazla olan giyecek, yiyecek, içecek gibi şeyleri Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’in ahlâkına uyarak tasadduk etmemiz ve toplayıp saklamamız hakkındadır. Sadakasız bir gün geçirmemeye dikkat etmeliyiz. Mal cinsinden sadaka verecek bir şey bulamadığımız takdirde, Kur’ân okumak, Allâh’ı tesbih etmek, salat ve selâm getirmek suretiyle sadakada bulunmalıyız. Çünkü, bir hadîs-i şerîfte; “İyilik yapmak kötülük kapılarından korur.” buyurulmuştur. Verilen bir sadaka ile o günün getireceği şer ve bela sadakayı veren kişinin üzerinden uzaklaşmış olur.
Musâ’dan (r.a.) rivâyet edildiğine göre, dedi ki: Peygamber (s.a.v.)  şöyle buyurdu; “Her Müslümânın sadaka vermesi gerekir.”
(Ashâb) dediler ki: “Verecek bir şey bulamazsa?”
“Elleri ile (san’atta veya işte) çalışır. Böylece kendisi faydalanır ve (kazandığından) sadaka verir.» dedi.
(Ashâb) dediler ki: “Gücü yetmez veya çalışamazsa?”
Peygamber (s.a.v.): “Yardım istiyen ihtiyaç sahibine (sözle veya işle) yardım eder.” dedi.
(Ashâb) dediler ki: “Bunu da yapamazsa?”
Peygamber (s.a.v.): “İyilik emreder, yahut hayırlı şey emreder.” dedi.
(Ashâb)  dediler ki: “Bunu da yapamazsa?”
Peygamber (s.a.v.); “Kötülük işlemekten kendini alıkor.
Çünkü bu, onun için bir sadakadır.” dedi. (İmâm Buhârî, Edebü’l  Müfred)
(İmam-ı Şa’rani, El-Uhud’ül Kübra, s. 180)