Hz. Ebû Zer (r.a.) , Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu naklediyor: “Ben sana Allâh (c.c.)’dan korkmanı tavsiye ediyorum, çünkü Allâh (c.c.) korkusu her işin başıdır. Kur’ân-ı Kerîm’i okumaya ve Allâh (c.c.)’u zikretmeye devam et. Bu, senin göklerde anılmana sebep ve yeryüzünde senin için bir nurdur. Çoğu zaman sükût et, iyilikten başka bir şey konuşma. Bu şeytânı uzaklaştırır, din işlerinde yardımcı olur. Çok gülmekten sakın, çünkü bununla kalp ölür, yüzün nuru gider. Cihâda devam et, çünkü benim ümmetimin ruhbanlığı budur.

Yoksulları sev ve çoğunlukla onlarla otur. Kendinden aşağı olanlara bak, kendinden yukarıdakilere bakma, çünkü bundan Allâh (c.c.)’un sana verdiği nimetlere karşı nankörlük doğar. Akrabaların seninle ilişkileri kesseler bile, sen onlarla ilişkiyi devam ettirmeye gayret et. Başkasına acı gelse de hakkı söylemekten çekinme, Allâh (c.c.)’un emirlerini yerine getirmekte kimsenin kınamasına aldırma. Kendi ayıplarını araştırmak, başkalarının ayıplarını görmekten seni alıkoysun. Kendin müptela olduğun bir kusuru başkasında görünce ona kızma. Ey Ebû Zer, güzel tedbirden daha üstün akıllılık yoktur. Caiz olmayan işlerden sakınmak en üstün takvâdır. Güzel ahlâka eşit hiçbir şereflilik yoktur.” (Taberanî)

Ben: “Ya Resûlullâh (s.a.v.), Hz. Musa (a.s.) sayfalarında ne vardı?” diye sordum, buyurdular ki, “Hepsi ibret dolu sözlerdi. Meselâ “Öleceğini bildiği halde herhangi bir şeye sevinen kişiye şaşıyorum (Meselâ kendisi hakkında idam cezası verildiğine ve yakında asılacağına inanan bir kimse hiçbir şeye sevinmez) Ölümün geleceğini bildiği halde gülebilen kişiye şaşıyorum.

Dünyadaki olayları, bozulmaları ve değişmeleri devamlı gördüğü halde dünyaya bel bağlayan insana şaşıyorum. Kadere inandığı halde üzüntü ve sıkıntı çeken insana şaşıyorum, yakında hesaba çekileceğine inandığı halde iyi ameller işlemeyene şaşıyorum.”(Zekeriya Kandehlevi, Fezail-i A’mal)

 

Bir Yorum Bırak