Kureyş kabilesinin Benî Cumah koluna mensuptur. Hz. Ebû Bekir (r.a.) vasıtasıyla on üçüncü kişi olarak İslâmiyet’i kabul etti. Yine ilk müslümanlardan olan oğlu Sâib ve kardeşleri Kudâme, Abdullah ve Sâib (r.a.e.) ile beraber Birinci Habeşistan Hicreti’ne katıldı. Mekkeliler’in İslâm’ı kabul ettiğini duyunca yakınlarıyla birlikte Mekke’ye döndü. Haberin asılsız olduğunun anlaşılması üzerine Velîd b. Mugīre’nin himayesine girmek zorunda kaldı. Müşriklerin Hz. Peygamber (s.a.v.) ile Ashâbı (r.a.e.)’e işkence yaptığını gören Osman (r.a.), Velîd b. Mugīre’nin himayesini terkedip Allâh (c.c.)’un himayesine girdiğini açıkladı. Daha sonra da kardeşleriyle birlikte Medine’ye hicret etti.

Sahihayn’de, Sad b. Ebi Vakkas (r.a.)’den şöyle rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.), Osman b. Maz’un’un bekar yaşama isteğini reddetmiştir. “Şayet izin verseydi elbette kendimizi hadım ederdik” demiştir.

İbn Şahin (r.âleyh) şöyle rivâyet ediyor: “Dedim ki: Ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.)! Bana savaşlarda bekar kalmak zorluk veriyor. Hadım olmam için bana izin ver. Kendimi hadım edeyim mi?” Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Hayır! Lâkin ey İbn Maz’un, sana oruç tutmanı tavsiye ederim.”

Bedir Gazvesi’ne de oğlu ve iki kardeşiyle beraber katıldı. Osman b. Maz‘ûn (r.a.) bu savaşın ardından vefat etti ve Medine’de ilk vefat eden muhacir oldu. Hz. Peygamber (s.a.v.) onun ölümüne üzülüp ağladı ve naaşını öptü. (Ebû Dâvûd), “Bu bizim âhirete ilk gidenimizdir” diyerek onu Bakī‘ mevkiine defnetti, daha sonra burası kabristan haline getirildi. Osman (r.a.)’ın defninden sonra Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in bir sahâbîden büyükçe bir taş getirmesini istediği, sahâbî taşı kaldıramayınca Resûlullâh (s.a.v.)’in onu alıp kabrin başucuna koyduğu ve “Böylece kardeşimin kabrini bulur, tanır ve ailemden ölenleri de artık buraya gömerim” dediği belirtilmektedir. (İbn Mâce)

(İbn Hacer el-Askalânî, el-İsabe (Seçkin Sahabeler), s.385-386)

Bir Yorum Bırak