İslâm Dîni insanlığın kurtuluşu için yeryüzüne inmiştir. Kur’an’da; “Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik” yani senin peygamberliğin, insanların iyiliği kurtuluşu ve mutluluğuna sebeptir, buyurulmuştur. İslâm ideali, insan idealidir. İslâm’da esas olan insandır. İslâm’ın gayesi, düşünen insanı yüceltmektir. Toplum düzenini koruma uğruna cezâ uygulanırken, insanın bizâtihi değeri göz önünde tutulmalı, dokunulmazlığı mümkün olduğu ölçüde korunmalıdır. İslâm Ceza Hukuku’nun bunu temin eden yüksek ilkeleri şunlardır: Kânunun geriye işler olmaması, kânunu bilmemenin (belli durumlarda) mâzeret sayılması “Allâh, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.” (Bakarâ s. 286) suç ve cezâların mutlaka kânunla tespit edilmiş olması, sorumluluğun sınırlı olması “Allâh ümmetimin hatasını, unutmasını ve zorla yaptırıldığı şeyi affetmiştir.” (İbni Mâce), cezanın sadece suç işleyene uygulanması “Herkesin kazandığı ancak kendi boynuna geçer, günahkâr hiçbir nefis diğerinin (günâh) yükünü taşımaz.” (En’âm s. 164), cezanın insanın kişiliğine uygun olması “İyi huylu, şahsiyet sahibi kişilerin, hadler hariç, ufak tefek kusurlarını afvediniz.” (Ebû Dâvud), şüphe hâlinde cezânın kaldırılması “Zandan sakınınız; çünkü zan, sözlerin yalanı en çok olanıdır.” (Buhâri), işkencenin yasaklanması “… ahidleri bozmayınız. Burun, kulak kesmek, yüz dağlamak ve göz oymak gibi uzuv kesmek sûretiyle cezalandırmayınız…” (İmâm-ı Mâlik), faal pişmanlık hâlinde cezânın düşürülmesi “Eğer tevbe edip nefislerini islâh ederlerse, artık onlara eziyetten vazgeçin…” (Nisâ s. 16), suçların birleşmesi (birçok suçun bir araya gelmesi) hâlinde cezâların aşırı hadlere varmasını önleyici hükümlerin bulunması “Elinizden geldiği kadar müslümanlardan hadleri kaldırın” (Tirmizî) kısasın belli şartlarla sınırlandırılmış olması, ispat şartlarının ağırlaştırılması “Ey îmân edenler, eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun tahkik edin. Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman kimseler olursunuz. (Hucûrat s.6)(www.mevlanatakvimi.com)*

Bir Yorum Bırak