Mis‘ar b. Kidam İmâm Âzam Ebû Hanîfe (r.a.)’in gece ibâdetini şöyle anlatır: “Onu sabah namazını kılarken gördüm. Namazdan sonra öğle namazına kadar diğer insanlarla birlikte ilimle meşgul oldu. Öğle namazından sonra ikindiye, daha sonra akşama ve yatsıya kadar tekrar ilimle meşgul oldu. Ben içimden “nâfile ibâdete zaman ayıracak mı?” diye geçirdim ve takip et-meye başladım. İnsanlar dağılınca damat gibi giyinerek mescide girdi ve sabaha kadar namaz kıldı. Sabah vakti olunca elbiselerini değiştirdi ve sabah namazını kıldı. Bu defa içimden “geceyi ibâdetle geçirdi gündüz ne yapacak?” diye geçti ve takip etmeye başladım. Ertesi gün de hiçbir değişiklik olmadan aynısını tekrar etti. Gece tekrar takip ettim önceki gecede yaptığı ibâdetlerini aynen tekrar etti. Sonra onu ben veya o ölünceye kadar takip etmeye karar verdim. Onun oruç tutmadığı gün ve uyuduğu gece görmedim. Sadece öğleden önce bir miktar uyurdu.”

Şerik ise şöyle anlatır: “Bir sene onunla birlikte oldum. Yatağa yattığını görmedim. Bir gece namazında sabaha kadar “Bilakis kıyâmet onlara va‘dedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır” (Kamer s. 46) âyetini, bir başka gece “Allâh (c.c.) bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu” (Tûr s. 27) âyetlerini sabaha kadar tekrar etti. Öğrencisi İmâm Ebû Yusuf (r.âleyh) bu şekilde ibâdet etmesinin sebebini şöyle anlatmaktadır: “Birlikte yürürken bir adamın; “Bu, geceleri uyumayan İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe (r.a.)’dir” dediğini işitti ve; “Allâh (c.c.) insanlar arasında benimle ilgili böyle bir anlayış yaygınlaştırmış, Allâh (c.c.)’un beni bundan farklı görmesi uygun olur mu? Allâh (c.c.)’e yemin olsun ki insanları benimle ilgili konuşmalarında yalancı çıkarmayacağım” dedi.”(Muhaddisler Nazarında İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe, c.1, s.50-51)

https://www.youtube.com/watch?v=piSIhJ5DRrU&feature=youtu.be

Bir Yorum Bırak