Tag Archives: Şeriat ve Tasavvuf

Şeriat Tarikat Hakikat Şeriat Tarikat Hakikat başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Her şeyin muhakkak bir zahiri (dışı, görünen tarafı), bir de bâtını (içi, görünmeyen tarafı) vardır. Dinin de zahiri şeriat, bâtını ise hakikâttir. Hakikâtsiz şeriat, faydasız; şeriatsız hakikât ise bâtıldır. Biri olmadan diğerinin hayrı ve faydası olmaz. Şeriat billur bir vazo, hakikat içindeki öz, tarikat onu […]

Allah’a Görünürde Dost İç Dünyada Düşman Olmaktan Sakın! Allah’a Görünürde Dost İç Dünyada Düşman Olmaktan Sakın! başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Tasavvuf büyüklerinin güzel ahlâklarından biri hayırlar konusunda sözleriyle özlerinin bir olması, amellerinde münafıklığa, iki yüzlülüğe sapmamaları; yarın âhirette rezil olmalarına sebebiyet verecek davranışlar sergilememeleridir. Bu vesile ile Ebû’l-Abbâs künyesiyle anılan Hızır (a.s.)’ın bir tavsiyesini aktaralım. […]

Din ve Dünya İşleri Ayrı mıdır? Din ve Dünya İşleri Ayrı mıdır? başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Mehmet Savaş Hocaefendi bu konuyu şöyle izâh eder: “Bugünlerde birçok kimse, “Müslümanım” diyor; fakat Müslümanlığını vicdanına hapsediyor. Yâni, “Dîn, insanla Allâh (c.c.) arasında, yâni insanın vicdanı ile Allâh (c.c.) arasında bir şeydir.” Bu düşünce yanlıştır. Evet, evvela vicdanla başlar; […]

Cehalet ile Dünyaya Dalmak Cehalet ile Dünyaya Dalmak. Cehâlet ile dünyâya dalmaktan kurtuluşun yolu ise, verâ makamında her bilinmeyeni terk etmek, yakînde de her bilineni almak, kabul etmektir. Kalbe giren her belânın kesinlikle fuzûlî işlerin sonuçlarından olduğu bilinmelidir.. Bunun temelinde de cehâlet ile dünyâya dalmak, öğrendikten sonra varış yerini (meâd’ı) unutmak yatar. Bundan kurtuluşun yolu […]

Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Geçmiş büyüklerin en başta gelen ahlâkı kişiyi gölgesinin izlediği gibi Kur’ân ve Sünnet’e sarılmalarıydı. Onlardan herhangi biri mezheplerin, gerek şimdilerde unutulan ve gerekse hâlâ kullanılan bütün delillerine vakıf olacak ve tartışma meclislerinde kesin hüccetler ve apaçık belgelerle âlimleri susturacak derecede tertemiz […]

Hayr-ı Nessac Hazretleri Hayr-ı Nessac Hazretleri. Evliyanın büyüklerinden olan Hayr-ı Nessâc lakabı ile meşhûr olup ismi Muhammed bin İsmail’’in hayatını sizler için derledik Evliyanın büyüklerindendir. Hayr-ı Nessâc lakabı ile meşhûr olup ismi Muhammed bin İsmail’dir.İnsanlara vaaz ve nasihât ederdi. Allâhü Te’âlâ’nın emir ve yasaklarını anlatırdı. Güler yüzlü ve tatlı sözlü idi. Güzel ahlâkı ile herkesin […]

Ebu Yakub Nehrecuri (k.s.) Ebu Yakub Nehrecuri (k.s.). Tasavvuf büyüklerinden. İsmi, İshak bin Muhammed, künyesi Ebû Yâkûb’dur. 941 (H.330) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Irak’ta Ahvaz’ın yakınındaki Nehrecûr adlı köyden olduğu için, Nehrecûrî diye bilinir. Hicaz’a gitti. Uzun seneler Harem-i şerîf’te yaşadı. Cüneyd-i Bağdâdî, Yâkûb es-Sûsî ve Amr bin Osman el-Mekkî ve daha başka büyük […]

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri Cüneyd Bağdadi Hazretleri kimdir? Cüneydi Bağdadi Hazretleri nasıl bir mizac ve ahlaka sahipti? Cüneydi Bağdadi nerede doğdu, eğitimi nereden aldı? Cüneyd Bağdadi hakkında bilgiler yazımızda Evliyanın büyüklerindendir. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, Seyyid-üt-Tâife denmekle meşhurdur. Hocasına ait olan evin bir odasında kalırdı. Her an Allâhü Te’âlâ’yı hatırlardı. Seccadesi üzerinde, sabaha kadar “Allâh, […]

Muhammed Ma’sum Faruki’nin Hikmetli Sözleri Muhammed Ma’sum Faruki’nin Hikmetli Sözlerinden bazılarını sizler için derledik. Evliyâ’nın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi Muhammed Ma’sûm (k.s.) hazretleri hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretlerinin üçüncü oğludur. Muhammed Ma’sûm (k.s.) Hazretleri buyurdu ki: “Günâh işleyince, hemen tövbe etmelidir. Gizli işlenen günâhın tövbesi gizli, açık işlenen günâhın tövbesi de […]

Sahte Şeyhlerin Dine Verdikleri Zarar Sahte Şeyhlerin Dine Verdikleri Zarar. Sahte şeyhlerin İslâm dinine vermiş olduğu zararı hiçbir din düşmanı vermemiştir. Din kisvesi altında, Müslümanların tertemiz duygularını istismâr edenlerin bu yolda kazanmış oldukları her türlü mal, para fahişelerin kazançları ile aynı kategoride değerlendirilir. Sahte şeyhler, genelde geçmişteki iyi kişileri ve halkın evliyâ olarak bildiği kişileri […]