Tag Archives: ŞER’Î VE TASAVVUFÎ İLİMLERDE İCÂZET

İmamı Rabbani (k.s.): Fıkıh İlmine Sarılınız! İmamı Rabbani (k.s.): Fıkıh İlmine Sarılınız! başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretlerinin fıkıh meselelerinde ilmi çoktu ve her meseleye ânında cevâb verebilecek bir derecedeydi. Usûl-i fıkıhta da tam bir maharet sahibiydi. Fakat ihtiyâtının çokluğundan, çoğu zaman kıymetli fıkıh kitaplarına başvururdu. Seferde ve hazarda bazı kıymetli fıkıh kitaplarını […]

İslam Toplumunda Bilimin Gelişimi İslam Toplumunda Bilimin Gelişimi başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Genç İslâm toplumunun ilk yüzyılda nispeten çabuk ulaştığı bilim alanındaki başarısı, sadece kitap çevirileri yoluyla yabancı kökenli bilim mirasının aktarımı şeklinde sınırlı kalmamıştır. Yeni din ile birlikte ortaya çıkan ve sürekli iddia edilenin aksine hiç de ilkel olmayan durum ve ortamda Araplar, kendileri […]

İyi ve Kötü Alimlerin Farkı İyi ve Kötü Alimlerin Farkı. Âlim cesur olmakla beraber, ilme uyduğu müddetçe dîninin aslına bir bozukluk gelmez. Kötü alim(!)ler eşkiyadan, yol kesicilerden daha kötüdür. Çünkü yol kesici, insanın dünyasına kasd eder, ama bu bozuk hocalar, insanın îmânına kasd ederler. Onlar namaz ve oruçta bile gevşeklik gösterirler. Haram ve günâhları âdet […]

Allah’a Görünürde Dost İç Dünyada Düşman Olmaktan Sakın! Allah’a Görünürde Dost İç Dünyada Düşman Olmaktan Sakın! başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Tasavvuf büyüklerinin güzel ahlâklarından biri hayırlar konusunda sözleriyle özlerinin bir olması, amellerinde münafıklığa, iki yüzlülüğe sapmamaları; yarın âhirette rezil olmalarına sebebiyet verecek davranışlar sergilememeleridir. Bu vesile ile Ebû’l-Abbâs künyesiyle anılan Hızır (a.s.)’ın bir tavsiyesini aktaralım. […]

Ulemayı Sevmek ve Saymak Görevimizdir   Ulemayı Sevmek ve Saymak Görevimizdir. Bir talebe hocası ile konuşurken hocasının büyüklüğüne, şanına yakışacak bir tarzda terbiyesini bozmadan konuşmalı ve karşısında edeble durmalıdır.   Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de şudur: Âlimleri sevmeli, saymalı, onlara ikrâm etmeliyiz. Bütün hayatımız boyunca onlara hizmet etsek, bütün servetimizi onlara […]

İlmiyle Amel Etmeyen Alimler İlmiyle Amel Etmeyen Alimler başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Hz. Ömer (r.a.) şöyle buyuruyor: “Gecelerini namaz kılarak gündüzlerini oruç tutarak fakat ilim sahibi olmaksızın ibâdetle geçiren bir kimsenin ölümü, Allâh (c.c.)’un haram ve helâllerini bilip farzlardan başka ibâdet yapmayan bir âlimin ölümünden daha hafiftir.” Rebî’ (r.a.) şöyle dedi: “Âlimler zamanların kandili, ışığı […]

Ehliyetsiz Şeyhlerin Durumu Ehliyetsiz Şeyhlerin Durumu başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. “Yahûdîler dediler ki: “Hıristiyanların, dayandıkları bir şeyleri yoktur.” Hıristiyanlar da: “Yahûdîlerin, dayandıkları bir şey yoktur.” dediler. Hâlbuki onlar da kitabı okuyorlar, onlar da hiçbir şey bilmeyenler de aynı sözü söylediler. Artık Allâh, bu ihtilâf ettikleri şey hakkında kıyâmet günü aralarında hükmünü verecektir.” (Bakara s. 113) […]

İslami İlimler ve Fıkıh İslami İlimler ve Fıkıh. Fıkıh, lügatta bilmek, anlamak; ıstılahta ise beden ile yerine getirilecek şer’î hükümleri bildiren ilim dalıdır.  Şeriat, imân, amel ve ahlâk olmak üzere üç kısma ayrılır. Bunlardan imân (itikad) hükümlerini, yani inanılacak şeyleri bildiren ilme, akide veya kelâm ilmi ve bu ilimle uğraşan kimseye mütekellim denir. Amel kısmı […]

Az Gülüp Çok Ağlayanlar Az Gülüp Çok Ağlayanlar başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Geçmiş büyüklerin bir ahlâkı da az gülmeleri, ellerine geçen dünyalıklara sevinmemeleri idi. Dahası giysi, binit, hanım, mevki gibi dünyalıklara kavuştuklarında dünya sevdalılarının tersine ruhları daralır, âhiret nimetlerinin dünyada peşin olarak verilmiş olabileceğinden endişe duyarlardı. Öyle ya, dünya hapishanesinde olup aziz ve celil Allâh’a […]

İlim Meclislerine Devam Etmenin Önemi İlim Meclislerine Devam Etmenin Önemi. İlim meclislerine devam etmenin faziletlerini konu alan yazımızı istifadenize sunuyoruz. İlim meclislerine devam etmek ve âlimlerle oturup kalkmak Efendimiz (s.a.v.)’e verdiğimiz ahidlerden biridir.Âlim olmuş olsak dahi, âlimlerin meclisinde oturmaktan nefislerimizi uzak tutmamalıyız. Zira Allâh (c.c.) âlim kullarını da birbirinden daha fazîletli ve üstün yaratmıştır. Binâenâleyh […]