Tag Archives: ŞER’Î VE TASAVVUFÎ İLİMLERDE İCÂZET

İlmi Aramak ve Yaymak Görevimizdir İlmi Aramak ve Yaymak Görevimizdir. Peygamber Efendimiz “İlim gayesiyle çalışan ve yol alan kimseye Hâkk Te‘âlâ (c.c.) cennet yolunu açıp oraya varmayı kolaylaştırır” buyurmuştur. Bizlere vekâleten Efendimiz (s.a.v.)’e verilen ahidlerden biri de şudur: Bulunduğumuz kentte veya kasabada, dinî ve şer’i ilimleri bize öğretecek bir kimse bulamazsak, bu ilimleri okutup öğreten […]

Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Geçmiş büyüklerin en başta gelen ahlâkı kişiyi gölgesinin izlediği gibi Kur’ân ve Sünnet’e sarılmalarıydı. Onlardan herhangi biri mezheplerin, gerek şimdilerde unutulan ve gerekse hâlâ kullanılan bütün delillerine vakıf olacak ve tartışma meclislerinde kesin hüccetler ve apaçık belgelerle âlimleri susturacak derecede tertemiz […]

İlim Öğrenmenin Önemi İlim Öğrenmenin Önemi. Kul ilimle en yüksek mertebeye varır. Dünya ve ahirette en yüce kemâle erer. İlmî düşünce, oruç tutmaya denktir. İlmî tartışma gece ibâdetine denktir. İlim amelin önderidir. Âmel de ilmin takipçisidir. Muaz b. Cebel (r.a.) şöyle diyor: “İlmi öğreniniz. Çünkü Allâh (c.c.) için ilim öğrenmek, Allâh (c.c.)’dan korkmaktır. İlim talep […]

İslam Hukukunun Özellikleri İslam Hukukunun Özellikleri. İslâm hukukunun korumayı gaye edindiği beş menfaat vardır. Maslahat prensibini teşkil eden bu beş menfaat, dinin, aklın, canın, malın ve neslin muhafazası gayesine müteveccihtir. İslâm hukuku, sosyal hayatta bir inkılâp olarak doğmuş, kendisinden önce yürürlükte bulunan gerek ilâhî ve gerekse beşerî kaynaklı bütün hukuk sistemlerini yürürlükten kaldırmıştır. Şu kadar […]

Kimlere Rabıta Edilmez Kimlere Rabıta Edilmez. Rabıta ne değildir? Rabıta şirk midir? Rabıta nasıl yapılır? Rabıta yapmanın asıl amacı nedir? Rabıtayı nasıl anlamalıyız? Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında örnekleri var mıdır? Rabıta ile ilgili bilinmesi gerekenler… Râbıtaya yetkili olmadan kendine râbıta ettireler büyük zarardadırlar. Bu işin zararı, hem kendisine râbıta ettirene hem de râbıta edenlere erişir.Kendilerine […]

Ebu Yakub Nehrecuri (k.s.) Ebu Yakub Nehrecuri (k.s.). Tasavvuf büyüklerinden. İsmi, İshak bin Muhammed, künyesi Ebû Yâkûb’dur. 941 (H.330) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Irak’ta Ahvaz’ın yakınındaki Nehrecûr adlı köyden olduğu için, Nehrecûrî diye bilinir. Hicaz’a gitti. Uzun seneler Harem-i şerîf’te yaşadı. Cüneyd-i Bağdâdî, Yâkûb es-Sûsî ve Amr bin Osman el-Mekkî ve daha başka büyük […]

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri’nin Hayatımıza Yön Verecek Sözleri Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri’nin Hayatımıza Yön Verecek Sözleri. Cüneyd Bağdadi Hazretleri kimdir? Cüneydi Bağdadi Hazretleri nasıl bir mizac ve ahlaka sahipti? Cüneydi Bağdadi nerede doğdu, eğitimi nereden aldı? Cüneyd Bağdadi hakkında bilgiler yazımızda Birisi, Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.)’a; “Gözümü yabancı kadınlara bakmaktan nasıl koruyabilirim?” diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.) “Yabancı kadını […]

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri Cüneyd Bağdadi Hazretleri kimdir? Cüneydi Bağdadi Hazretleri nasıl bir mizac ve ahlaka sahipti? Cüneydi Bağdadi nerede doğdu, eğitimi nereden aldı? Cüneyd Bağdadi hakkında bilgiler yazımızda Evliyanın büyüklerindendir. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, Seyyid-üt-Tâife denmekle meşhurdur. Hocasına ait olan evin bir odasında kalırdı. Her an Allâhü Te’âlâ’yı hatırlardı. Seccadesi üzerinde, sabaha kadar “Allâh, […]

Çok Yönlü İslam Bilgini: Abdüllatif El-Bağdadi Çok Yönlü İslam Bilgini: Abdüllatif El-Bağdadi. Bağdâdî, küçük yaşlarda Kur’ân kıraati ve hadis rivayeti ile meşgul olmuştur. Daha sonra okul döneminde Arap dili ile ilgilenmiş ve çeşitli kitapları ezberlemiştir. Muvaffakuddin Ebû Muhammed Abdullatif İbn Yusuf İbn Muhammed ibn Ali ibn Ebi Sa’d (Es’ad) el-Bağdâdî, İslâm dünyasının yetiştirdiği büyük filozof, […]

Sahte Şeyhlerin Dine Verdikleri Zarar Sahte Şeyhlerin Dine Verdikleri Zarar. Sahte şeyhlerin İslâm dinine vermiş olduğu zararı hiçbir din düşmanı vermemiştir. Din kisvesi altında, Müslümanların tertemiz duygularını istismâr edenlerin bu yolda kazanmış oldukları her türlü mal, para fahişelerin kazançları ile aynı kategoride değerlendirilir. Sahte şeyhler, genelde geçmişteki iyi kişileri ve halkın evliyâ olarak bildiği kişileri […]