Tag Archives: KUR’ÂN VE SÜNNET VARKEN NEDEN MEZHEPLERE İHTİYAÇ DUYUYORUZ

Gerçek ve Sahte Şeyhlerin Vasıfları Gerçek ve Sahte Şeyhlerin Vasıfları başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Kutbu’l Aktâb Hâce Ahmed Yesevî (k.s.), manevi vazife iddiasında olup sülûku ve yazılı gerçek icazeti olmayan kimseler hakkında şöyle der: “Hakikatla yürüyorum diye iddia edenler şeyh diye adlandırılan (veya bilinen) kimseler, eğer yetmiş makamı geçip, yetmiş perdeyi aşıp hakikata girse ve […]

Sünnete Tabi Olup Bidatlerden Kaçınmak Sünnete Tabi Olup Bidatlerden Kaçınmak başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz. Resûlullâh (s.a.v.)’in bizden aldığı ahidlerden biri de şudur: Bütün sözlerimizde, işlerimizde ve inançlarımızda sünnete tâbi olacağız. Herhangi bir iş hakkında Kitab ve Sünnetin ne dediğini, İcmâ ve Kıyâs’ın ne olduğunu bilmiyorsak o işi yapıp yapmama hususunda tevâkkuf ederiz (bekleriz). Sonra bakarız: […]

İslami İlimler ve Fıkıh İslami İlimler ve Fıkıh. Fıkıh, lügatta bilmek, anlamak; ıstılahta ise beden ile yerine getirilecek şer’î hükümleri bildiren ilim dalıdır.  Şeriat, imân, amel ve ahlâk olmak üzere üç kısma ayrılır. Bunlardan imân (itikad) hükümlerini, yani inanılacak şeyleri bildiren ilme, akide veya kelâm ilmi ve bu ilimle uğraşan kimseye mütekellim denir. Amel kısmı […]

Doğru Yol, Ehli Sünnet Alimlerinin Yoludur Doğru Yol, Ehli Sünnet Alimlerinin Yoludur. Müslüman, dînini doğru bir şekilde öğrenebilmek için öncelikle zihnine boşalan zararlı kaynakların yolunu kesmelidir. Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber (s.a.v.): “Şüphesiz bu ilim, dîn ilmidir. Öyle ise dîninizi kimden öğrendiğinize iyi bakın” buyurmaktadır. Müslüman, dînini doğru bir şekilde öğrenebilmek […]

Mezhepsizlik Dinsizliğe Köprüdür Mezhepsizlik Dinsizliğe Köprüdür.Çağımızda insanlar inanç, amel ve bütün konularda şer-i şerîfe uygun yaşayabilmek için selefe, onların icmâına yâni bir mezhebe uymak zorundadırlar. İmâm-ı Gazâli, İmâm-ı Suyuti, İmâm-ı Şa’râni, Fahreddin-i Râzi, İmâm-ı Nevevî gibi asırlardır Müslümanların arkasında gittiği âlimler; her biri yüzlerce eser bırakıp İslâmî ilimlerdeki yetkinliklerini, Kur’an ve sünnete vukûfiyetlerini ispatlamış olmalarına […]

Bu dört mezheb imâmlarının tek amacı Kur’ân ve sünneti açıklamaktır. Mezheb imâmlarından hiçbirisi, kendisini herhangi bir kanun koyucu olarak görmemiştir. Gerçek kanun koyan, helâl ve haramı açıklayan Allâhü Te‘âlâ’dır. Bu kanunları insanlara tebliğ eden ve açıklayan Allâh’ın Resûlü (s.a.v.) Efendimizdir. Mezheb imâmları da kendilerinden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir vukufiyetle Kur’ân ve sünneti açıkladıkları için onlara […]