Oruç

17May 2021

Altı Gün Oruçlarını Tutuyor Muyuz?

Altı Gün Oruçlarını Tutuyor Muyuz? Altı günlük oruç bayrâmdan sonra arka arkaya tutulabileceği gibi bütün Şevvâl Ayı’na dağıtılarak da tutulabilir.

“Ramazân Bayrâmı’ndan sonra altı gün oruç tutan bir kimse, bir sene boyunca tutmuş gibi olur. Kişi bir iyilikte bulunursa, kendisine bunun on katı verilir” buyrulmuştur. (İbn-i Mâce)
Taberânî’nin rivâyetinde şu ziyâde vardır: Allâh Resûlü (s.a.v.) böyle buyrunca Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) Efendimiz (s.a.v.)’e:
“Ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.)! Tutulacak bir günlük oruç on güne karşı mıdır?” diye sorduklarında Efendimiz (s.a.v.): “Evet!” buyurdular.
Altı günlük oruç bayrâmdan sonra arka arkaya tutulabileceği gibi bütün Şevvâl Ayı’na dağıtılarak da tutulabilir. Zîrâ Âişe (r.anhâ) Vâlidemiz: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz pazartesi ve perşembe günlerinde oruçlu olmaya çalışırlardı.” buyurdular.
“Her ayda üç gün oruç tutmak, bütün hayâtını oruçlu geçirmek gibidir.” (Buhârî)
“Kim bir sâlih amelde bulunursa, ona yaptığının on katı ecir verilir.” (En’am s. 160)
Bu âyet-i kerîmeden yola çıkarak, Ramazân’ın her bir günü on güne karşılık geldiğini ve toplamının 300 olduğunu, ardından tutulan altı günlük Şevval orucuyla birlikte tam bir sene ettiğini âlîmler hesablamışlardır. Zîrâ Kamerî takvimde yıl, 354 gündür. Tutulan 6 gün orucun pazartesi-perşembe veyâ Kamerî ayın 13,14,15. günlerine denk getirilmesi daha fazîletlidir.
Alî Havvâs (k.s.) buyurmuşlardır ki: “Şevvâl Ayı’nda tutulan bu altı günlük oruca da, Ramazân-ı Şerîf’teki gibi saygı gösterilmelidir. Çünkü Şevvâl Ayı’nda tutulan oruçlar, Ramazân Ayı’ndaki oruçların eksiklerini ta’mîr durumundadır.” İşte Şevvâl Ayı oruçlarında Râbbimizin vaad ettiği mükâfat oruçla olan irtibatımızı devâm ettirmemiz, orucu sâdece Ramazân Ayı’na mahsûs kılmamamız için bir teşvîk mahiyetindedir.
(İmâm-ı Şarânî, el-Uhûdü’l- Kübrâ, 225.s.)

01May 2021

Ramazan’ın Son 10 Günü

Ramazan’ın Son 10 Günü. Mübarek Ramazan-ı Şerif ayının son günlerinde yapılması gerekenleri sizler için derledik

Kadir Gecesi Ümmet-i Muhammed’e mahsûs inâyet-i İlâhiyyedendir. Cenâb-ı Hâkk bu mübârek geceyi büyük hikmetlere mebnî gizlemiştir. Bu geceyi aramak müstehâbtır. Bu gece senenin bütün gecelerinin en fazîletlisidir. Bu gecede işlenen bir hayır ve ibâdet, başka gecelerde yapılan ibâdetlerin bin tanesine eşittir. Nebî (s.a.v.): “Kadir gecesini Ramazân’ın son onunun tek sayılarında arayın” buyurmuşlardır. (Buhârî)
Resûlullâh (s.a.v.) Ramazân’ın son on günü girdiği zaman kaftanını bağlar, (yani bütün kuvvetini sarf ederek, derlenip) gecesini ihyâ eder, âile ve fertlerine de öyle yapmalarını tenbîh ederlerdi. Kullar amellerine güvenmesinler diye Allâh (c.c.) Kadir Gecesi’ni tam olarak insanlara bildirmedi. Zîra amellerini bilmiş olsalar, biz bir gecesi bin geceden hayırlı olan Kadir Gecesi’nde hayırlı ameller işledik. Bu yüzden, “Allâhü Te‘âlâ muhakkak bizi mağfiret eyledi, katında bize dereceler ve cennet verildi” diyerek, bir daha hayırlı ameller yapmazlar. Allâhü Te‘âlâ’nın korkusundan emîn olup ümîdle taşkınlık yapıp helâk olurlar. Bâzıları, “Allâhü Te‘âlâ beş şeyi beş şeyde gizlemiştir: Rızâsını tâatte, gadâbını masiyyette, yanî günâhta, orta namâzını beş vakit namâzda, evliyâsını insanlar arasında, Kadir Gecesi’ni Ramazân ayında gizlemiştir” dediler. (Buhârî)
Bu fazîletli geceleri değerlendirmenin bir yolu da cemâate devâm etmektir. Nitekim Nebî (s.a.v.): “Yatsı Namâzı’nda cemâatte bulunan kimseye, gecenin yarısına kadar namâz kılmış gibi sevâb vardır. Yatsı ve Sabah Namâzları’nda cemâatte bulunan kimseye ise, bütün gece namâz kılmış gibi sevâb vardır” buyuruyor. (Tirmizî)
“İnsanlar Yatsı Namâzı ile Sabah Namâzı’ndaki fazîlet ve sevâbı bilselerdi, emekleyerek bile olsa mutlaka câmiye, cemâate gelirlerdi” buyurmuşlardır. (Buhârî)
(Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.), Gunye’t-üt’tâlibîn, s.305)

https://youtu.be/Sz5ws42qhXs

18Nis 2021

Ramazan’da Dikkat Edilecek Bazı Hususlar

Ramazan’da Dikkat Edilecek Bazı Hususlar. Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenleri sizler için derledik

Aziz ve celîl olan Allâhü Te‘âlâ buyurdu ki: “Âdem oğlunun her ameli kendisinindir. Yalnız oruç müstesnâ. O, benim içindir. Onun mükâfatını ben vereceğim.” “Oruç, ateşe karşı siperdir. Sizden biriniz oruçlu bulunduğu günde fena lakırdı söylemesin; kavga etmesin. Şayet birisi ona sebbeder veya ona çatıp çekişirse, “Ben oruçluyum” desin. Muhammed’in nefsi yed(i kudret)’inde olan Allâh (c.c.)’a kasem ederim ki, muhakkâk oruçlunun ağız kokusu, Allâh nezdinde, misk kokusundan daha hoştur. Oruç tutanın ferâhlanacağı iki sevinçten birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevâbıyla Allâh (c.c.)’a kavuştuğu andır.” (Müslim)

Akşam ve İftar

“İftar vakti girince duâ ile oruç hemen açılmalıdır. Besmele ve duâyı müteakip hurma ile, yoksa su ile açmak evlâdır. Akşam namazını edâdan sonra iki rekât da olsa “evvabîn” namazı kılınmalıdır. Efdâli altı rekâttır. İki rekâtta bir selâm verilir. Akşam’da fazla yememeli mide doldurulmamalı, yemeği müteakip duâ edilmeli, eller yıkanıp, dişler misvâklanmalıdır. Yatsıya gitmeden abdest tazelenmeli, terâvih de cemaatle kılınmalıdır.”

Sahura Kalkış

“Sahura mutlaka kalkılmalıdır. İmsâktan önce Besmele ile kalkıp duâ ve şükürden sonra ağız misvâklanmalı, abdest alınmalıdır. “Teheccüd Namazı” kılınmalıdır. Sahur yemeği mutlaka yenilmeli, hiç olmazsa su içilmelidir. Lakin gündüz bir şey yenilmiyecek diye mide tıka-basa doldurulmamalıdır. Yemeği müteakip duâ etmeli, el-ağız yıkanılmalı, dişler misvâklanmalı ve oruca niyet edilmelidir. Sabah namazına kadar uyumadan zikir ve münâcaatla meşgul olunmalıdır. Sabah namazının sünnetini evde kılıp, camiye gidilerek cemaatle namaz edâ edilmelidir.
(www.ibadettakvimi.com)

https://youtu.be/k93R8BTEpSY

15Nis 2021

Orucun Faydası Az Yemeye Bağlıdır

Orucun Faydası Az Yemeye Bağlıdır. Orucun ruhu ve sırrı, fenalığa başvurmakta şeytânın yolları olan kuvvetleri zayıflatmak ve yok etmektir. Bu da ancak az yemek ile mümkündür. 

İftar vakti, tıkabasa karnını doldurmayacak şekilde az yemek gerekir. Allâh (c.c.) katında kapların en kötüsü, helâlden bile olsa tıka-basa dolmuş olan midedir.

Gündüz yemediğini, akşam bir oturuşta toplayıp yerse; şehvetini yenmek ve Allâhü Te‘âlâ’nın düşmanı olan şeytânları kahretmek nasıl mümkün olur? Halbuki bir çokları bunun aksine olarak, yiyeceklerini Ramazâna ayırıp çeşitli ve nefis yemeklerle akşam sofrasına oturup diğer aylarda yemediklerini bu ayda yemeği, alışkanlık hâline getirmişlerdir. Bu istenen neticeyi vermez. Mâlûmdur ki oruçtan maksat takvâya ulaşmak için biraz acıkmak ve şehveti kırmaktır. Mideyi akşama kadar bekletip acıktırdıktan ve akşam üzeri bol ve nefîs yemeklerle karşısına çıktıktan sonra kuvvetinin artıp şehvetinin çoğalacağı ve eski hâli ile bırakılsaydı, harekete geçmeyen şehvetlerinin bu sûretle harekete geçmiş olacağı da meydandadır.

Orucun ruhu ve sırrı, fenalığa başvurmakta şeytânın yolları olan kuvvetleri zayıflatmak ve yok etmektir. Bu da ancak az yemek ile mümkündür. Bunun için iftarda diğer akşamlardaki gibi yemelidir. Yiyeceği iki öğünlük yemeği akşamdan bir araya toplar, hepsini birden yerse bu oruçta istifade yoktur. Hattâ açlığı tatması ve bedeninin zayıfladığını duyması için gündüzleri fazla uyumamak da orucun âdâbındandır. İşte o vakit kalbi cilâlanır, her gece biraz daha hafifleşir. Teheccüdünü, gece namazını ve evradını kolaylıkla yapar, Umulur ki bu sâyede şeytân kalbine yaklaşamaz da melekût âleminin gizliliklerini görmüş olur.

Kalbi ile göğsü arasındaki yemek torbasını şişiren, melekût âleminin esrârını müşahede etmekten menedilmiştir. Bununla beraber yalnız mideyi boşaltmak kâfi değildir. Aradan perdenin kalkması için himmetini de Allâh (c.c.)’dan gayrisinden kesmek lâzımdır. Ahiret yolcusunun maksâdına ulaşabilmesi için en mühim nokta da budur. Bütün bunların başlangıcı da yemeği azaltmaktır.

(İmâm-ı Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmi’d-dîn, c.1, s.664-665)

29Ağu 2020

Aşura Gününün Fazileti

10 Muharrem 1442 Aşure günü. Aşure Gününün Fazileti başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.


Aşûrâ gününün fazîletlerindendir ki, Hz. Hüseyin (r.a.) o gün şehît olmuştur. Hz. Hüseyin (r.a.)‘in şehîd edilmesi, Allâhü Te‘âlâ’nın, Nebî (s.a.v.)’in torununun derecesini yükseltmek, kerâmetini kat kat arttırmak, şehitlik sebebiyle, şehidlerin önderi durumunda olanların derecesine ulaştırmak için, Allâh (c.c.) katında günlerin şerefli ve büyüğü olan Aşûrâ gününde olmuştur. Şehît olduğu gün, musibet günü olsa idi, pazartesi günleri matem tutulurdu. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) o gün irtihâl etmişti. Bunun gibi, Ebûbekr-i Sıddîk (r.a.) irtihâli de aynı gün olmuştur.
Aşûrâ gününün üstünlüklerindendir ki, Allâhü Te‘âlâ o gün peygamberlerini düşmanlarından kurtardı. Fir’avn’ı ve kavmini o gün helak eyledi. Gökleri, yeri, Âdem (a.s.)’ı ve daha birçok şerefli şeyleri o gün yarattı. O gün oruç tutanlara büyük sevâp ve mükâfatlar hazırladı. O günde orucu, günahlara keffâret eyledi. Bunun için Aşûrâ günü, iki bayram, Cum’a, Arefe ve bunlara benzer şerefli günler gibi oldu. Aşûrâ günü musîbet ve matem günü olsa idi, sahabe ve tabiîn (aleyhimürrıdvan) matem günü kabul ederlerdi. Çünkü onlar o zamana bizden daha yakîn idiler. Hâlbuki onlar Aşûrâ günü çoluk çocuğunu sevindirmek, giydirmek ve oruç tutmak gibi şeyler yaptılar.
Hadîslerde; “Aşûrâ gecesini ihyâ edeni, Allâhü Te‘âlâ dilediği şekilde ihyâ eder.” ve “Her kim Aşûrâ günü oruç tutarsa Allâhü Te‘âlâ onu Firdevs-i âlâ’ya varis kılar.” buyurulmuştur. (Kenzü’l-Ummâl)
İbn-i Abbâs (r.a.)’den bildirilen diğer bir hadîs-i şerîfde ise: “Bir kimse Aşûrâ günü oruç tutsa, Allâhü Te‘âlâ ona bin şehit sevabı verir. Aşûrâ günü oruçlu olan için, yedi gök ehlinin sevabını yazar. Aşûrâ günü iftar ettirse, Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’in hepsine iftar ettirmiş, karınlarını doyurmuş gibi sevâp yazılır. Aşûrâ günü bir yetimin başını okşayanın, yetimin başındaki saçları sayısı kadar cennette derecesi artar.” buyurulmuştur. (İbn Abbas (r.a.))


(Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.), Gunyetü’t-Tâlibîn, 352-353.s.)

18Ağu 2020

Muharrem Ayı’nın Fazileti

Muharrem Ayı’nın Fazileti. Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur.


İbn-i Abbâs (r.a)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Zilhiccenin sonuncu günü ile Muharrem’in birinci günü oruç tutan, geçmiş yılı oruçla bitirip, yeni yıla oruçla başlamış olur. Allâhü Te’âlâ o orucu onun elli yıllık günâhına keffâret eder.” buyurulmuştur.


Peygamberimiz (s.a.v.): “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur.” (Belâzurî, Ensâbu’l-Eşrâf, 1.c., 266.s.)


“Allâh (c.c.)’un, Aşûre günü orucunu ondan önceki yılın günahlarına keffaret kılacağını umarım.” buyurdu. (Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 2.c., 530.s.)


Hz. Ali (r.a.) der ki: “Peygamber (s.a.v.)’e bir adam gelip: “Yâ Resûlullâh! Ramazan ayından sonra hangi ay oruç tutmamı bana emredersin?” diye sordu. Resûlullâh (s.a.v.), ona: “Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharrem ayını tut! Çünkü o, Allâh (c.c.)’un ayıdır. O ayda öyle bir gün vardır ki, Allâh (c.c.) o günde bir kavmin tevbelerini kabul etmiştir ve o günde başka bir kavmin de tevbelerini kabul edecektir!” buyurdu.


Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu ki: “Muharrem ayında bîr gün oruç tutana bu gününe karşılık otuz gün oruç sevâbı yazılır.” (Gunye)


(Abdulkâdir Geylânî (k.s.), Gunyetü’t-Tâlibîn, 352-356.s.)


Hicri Senenin Son Gecesi Okunacak Dua


Bi-smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm
Ve salla’llâhü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve sellim. Allâhümme mâ‘amiltü fi hâzihi’s-seneti mimmâ neheytenî anhü felem etüb minhü velem terdâhü ve nesîtühû velem tensehu ve hâlimte aleyye fîhi ba‘de cür’etî ‘alâ ma’sıyetike fe-innî estâgfiruke fa’ğfirlî mâ ‘amiltü fîhâ mimmâ terdâhü ve ve‘adtenî aleyhi’s-sevâbe fe-es’elüke. Allâhümme yâ kerîmü yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm. En-tetekabbelehû minnî velâ takta racâî minke yâ kerîm. Ve salla’llâhü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve sellim.


(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 91.s.)

31May 2020

Altı Gün Orucunun Fazileti

Şevval orucu Ramazan Ayı’ndan sonra Türkiye gibi İslam dünyasının genelinde merakla araştırılıyor. Peki, Şevval orucu ne zaman tutulur? Şevval orucu kaç gün sürer? Şevval orucu ve fazileti ile ilgili detaylara yazımızda yer verdik.

Salla’llâhu ‘aleyhi vesellem Efendimiz’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de Ramazân orucundan sonra, Şevvâl ayında altı gün oruç tutmamız hakkındadır.

Bu altı günlük oruç onarım gibidir. Şöyle ki: Ramazân ayında farz olan oruçlar sırasında, bizlerden çıkan hatâ ve kusûrların, terbiye ve edebimizdeki bozuk yönlerin, farz ve sünnet namazlarındaki aksaklıkların, ya‘ni eksik veyâ fazla rükû‘ ve secdelerin, secde-i sehivle tashîh edilip noksanlığı doldurulduğu gibi altı günlük oruç da eksik ve bozuk ibâdetlerimizin doldurulmasına yarayan birer ta’mîr ve telâfi aracıdır.

“Her kim Ramazân orucunu tutar ve altı gün de Şevvâl’den ilâve ederse, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur.” (Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesâî, İbn-i Mâce)

“Ramazân Bayramı’ndan sonra altı gün oruç tutan bir kimse, bir seneyi oruç tutmuş gibi olur. Kişi bir iyilikte bulunursa, kendisine bunun on katı verilir.” buyurulmuştur. (İbn-i Mâce ve Nesâî)

Taberânî’nin rivâyetinde şu ziyâde vardır: Allâh Resûlü (s.a.v.) böyle deyince Ebû Eyyûb (r.a.)’in Efendimiz (s.a.v.)’e: “Ey Allâh’ın Resûlü! Tutulacak bir günlük oruç on güne karşı mıdır?” sorusuna Efendimiz (s.a.v.): “Evet!” buyurmuşlardır.

Hâfız Münzirî, Taberânî’nin râvîlerinin sahîh olduğunu kaydetmişlerdir.

Altı günlük oruç bayramdan sonra arka arkaya tutulabileceği gibi bütün Şevvâl ayına dağıtılarak da tutulabilir. Lâkin pazartesi ve perşembe günleri tutulursa daha makbûl olur. Zîrâ Âişe (r.a.) vâlidemiz: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz Pazartesi ve Perşembe günlerinde oruçlu olmaya çalışırdı.” buyurdular. “Her ayda üç gün oruç tutmak, bütün hayatını oruçlu geçirmek gibidir.” (Buhârî ve Müslim)

Hz. Ebû Ubeyde (r.a.), Resûlullâh (s.a.v.)’den şöyle işittiğini söylemiştir: “Oruç, insan için bir kalkandır. İnsan onu delmedikçe…” (Nesaî, ibn-i Mâce, Hâkim, Terğîb)

(İmâm-ı Şa’rânî, el-Uhûdü’l- Kübrâ, s.225)

28May 2020

Şevval Orucu Nedir? Şevval Orucu Ne Zaman Tutulur?

Şevval Orucu, Ramazan’ın ardından tutulması gereken bir oruçtur. Farz olmayan ibadetlerden bir tanesidir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” buyurmuştur. Ayrıca bu oruç “Altı Gün Orucu” olarak da ifade edilmektedir.

Şevval Orucu Kaç Gündür?

Şevval Orucu altı gün tutulur. İbn Abidin’e göre bu oruç peş peşe de aralıklı olarak da tutulabilir. Şevval ayı altı gün orucunun tutulma şekli yine Ramazan Orucu ile aynı kurallar çerçevesindedir. Usulen herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Şevval ayında tutulan oruç eğer Ramazan ayının kazası niyetiyle tutulursa bu oruç Şevval Orucu değil Ramazan Orucunun kazası olacaktır. Niyet edilirken Şevval Orucu şeklinde niyet edilmesi icap etmektedir.

Şevval Orucu Ne Zaman Tutulur?

Şevval Orucu Ramazan ayının son bulmasıyla başlayan Şevval ayında tutulabilecek bir oruçtur. Bugünlerde Şevval ayına girmiş bulunmaktayız. Bu oruç artık tutulabilir. Nafile bir oruçtur.  Şevval Orucunun tutulması için ayrıca niyet edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu oruç Ramazan Orucunun kazası yerine geçmeyecektir.

Şevval Orucu Nasıl Tutulur?

Şevval Orucu, diğer bir ifadeyle altı gün orucu diğer oruçlar gibi tutulur. Yani Müslüman niyet etmek ve sahur ile iftar vakitleri arasında bir şey yememek – içmemek fiillerini gerçekleştirerek bu orucu tutar. Diğer oruçlar için geçerli olan kurallar bu oruç için de geçerlidir. Bu noktada herhangi bir farkı söz konusu değildir. Pazartesi ve Perşembe günü de tutulabilecek bir oruçtur.

Şevval Orucunun Sevabı – Şevval Orucunun Önemi

Hz. Muhammed (s.a.v) Hadis-i şerifte “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” Buyurarak Şevval Orucunun önemini ve sevabını biz Müslümanlara bildirmiştir.

Şevval Ayı Ne Zaman? Şevval Ayı Ne Zaman Başlıyor?

Şevval ayı Ramazan ayından sonra gelen aydır. 2020 yılında Şevval ayı 24 Mayıs 2020 Pazar günü başlamakta ve 21 Mayıs 2020 Pazar günü son bulmaktadır. Yani Hicri Takvime göre 1 Şevval 1441 günü Miladi Takvime göre 24 Mayıs 2020 Pazar gününe tekabül etmektedir. Altı gün orucu bu ayın herhangi bir kısmında bir parça halinde veya aralıklı olarak tutulabilecek bir oruçtur.

06May 2020

Orucun Kazası ve Kefareti

Ramazan orucu kefareti nedir ne kadardır? Oruç tutamayanlar ne yapmalı? Ramazan orucu tüm Müslümanlara farzdır. Özürsüz olarak oruç tutmamak İslam dinine göre büyük günahtır. Çeşitli nedenlerden dolayı oruç tutamayanlar ne yapmalı? Oruç kefareti nedir? Sorularının yanıtı yazımızda.

Orucun hükmü, farz kılınan bir emrin yerine getirilmesi ve âhiret için sevâp hâsıl olmasıdır. Ramazân ve kefaret oruçlarında farz oluş Hakk (c.c.)’un farz kılması iledir. Adak ve nafilelerde vâcip oluşu, kulun kendi üzerine vâcip kılması iledir.

Bozulan orucun hükmü, ya sadece kaza yahut hem kaza ve hem keffaret veyahut günün geri kalan kısmını tutmaktan ibaret olmak üzere üçtür.

Orucun kazası: Gününe gün tutmaktır.

Orucun kefareti: Keffaret niyetiyle köle azad etmek, ondan âcizse iki ay aralıksız oruç tutmak, ondan da âcizse altmış fakiri akşamlı sabahlı doyurmaktır. Doyurmak, yemek yedirmekle olduğu gibi yemeğin bedelini vermekle de olur.

Kazâ her orucun bozulmasına bağlı olup keffaret özellikle Ramazân orucunun edasının bozulmasına bağlıdır. Oruçlunun, mükellef (erginlik çağında ve akıllı) olması, geceden niyetlenmiş bulunması ve kendisine orucu bozduktan sonra semavî (yâni kendi arzusu ile değil Allâh (c.c.) tarafından) bir özür gelmemesi, ikrâh (zorlama) veya hatâ ile değil de isteyerek, bilerek ve bir zorlama altında olmaksızın orucu bozmuş olması ve orucu bozan şeyde kusur olmaması hallerinde keffaret gerekir.

Oruç bozmayı mubah kılan özürler şunlardır:

1. Hastalık,

2. Yolculuk,

3. Zorlayan bir kimsenin zorlaması ile mecburluk,

4. Gebelik,

5. Emziklilik,

6. Bitkinlik…

Oruç bozma mubâh olunca keffaret de düşmüş olur. Günün geri kalanını yapabilirse oruçlu geçirmesi iyidir. Ramazânın gündüzünde iyileşen hasta ve ikâmet eden kimse gibi Ramazân orucunu tutmakla mükellef oldukları hâlde mazeretleri sebebiyle oruca başlamamış olanlar, o günün geri kalanını vaktin hakkını kazaya benzeterek tutarlar.

(Hacı Mehmed Zihni, Muhtasar Ni’met-i İslâm, 170-171.s.)

01May 2020

Oruçlu İken İhtilam Olan Kimse Ne Yapar?

Ramazan ayında tüm Müslümanlar farz olan Ramazan orucunu tutmaktadır. Bu oruç tutulurken gusül abdesti alma ihtiyacı doğarsa, gusül abdesti almak gerekirse ne yapmalıdır?

Hz. Peygamber (s.a.v.): “… İhtilâm olan ve hacamat yaptıran kimsenin orucu bozulmaz” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd) Ebû Sa‘îd el-Hudrî (r.a.)’in nakline göre Resûlullâh (s.a.v.): “Oruçlunun orucunu bozmayan şeyler; hacamat ve ihtilâmdır” buyurmuştur. (Tirmizî) Bu hadîsler, ihtilâm olan veya hacamat yaptıran kim-senin orucunun bozulmadığına açık bir delîldir. Ramazan günü ihtilâm olan kimse, orucunu bozarsa bakılır: Eğer bu ihtilâmla orucunun bozulmuş olduğunu zannetmiş ise, üzerine keffâret gerekmez. Fakat bununla orucun bozulmayacağını biliyordu ise, keffâret gerekir. (Eşref Ali Tehanevî, Hadislerle Hanefi Fıkhı, 7.c., 29-30.s.)

Adet Halinde Olan Kadınlar Oruç Tutabilir mi?

Muâz (r.anhâ) anlatır: Hz. Âişe (r.anhâ)’ya şöyle bir soru sordum: “Âdet hâlindeki kadın neden orucunu kazâ ederken, namazını kazâ etmiyor?” Bana dedi ki: “Biz Resûlullâh (s.a.v.) ile birlikte iken bu tip şeyler başımıza geliyordu ve bize orucu kazâ etmemiz emredilirken namazı kazâ etmemiz emredilmiyordu. (Müslim) Hz. Âişe (r.anhâ): “Resûlullâh (s.a.v.)’in zamanında böyle bir durumla karşılaştığımızda namazı kazâ etmezdik ve kazâ etmemiz de emredilmezdi” demiştir. (Ebû Dâvûd) Bu hadîs-i şerîfler âdet hâlindeki kadınların bu halde oruç tutamayacaklarına ve sonra kazâ edeceklerine açık bir delîldir. Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’nin nakline göre Hz. Peygamber (s.a.v.): “Kadın hayz olduğunda namâz kılıp oruç tutmaz değil mi?” buyurmuştur. (Buhârî) Hadîslerin, hayzlı kadının namâz kılamayacağı ve oruç tutamayacağına delâletleri açıktır. (Eşref Ali Tehanevî, Hadislerle Hanefi Fıkhı, 7.c., 84-85.s.)