Namaz, Temizlik, Abdest

04May 2021

Hadislerin Bilime Işık Tutan Yönleri

Hadislerin Bilime Işık Tutan Yönleri başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Efendimiz (s.a.v.): “On şeyin fıtrattan olduğunu ifade eder ve bunlardan birisi olarak da sünnet olmayı” sayar. (Buhârî) Günümüzün bilim adamları da, sünnette kesilen derinin pislik ve mikrop toplaması neticesinde, sahibinin kansere yakalanmasına neden olacak kadar tehlike arz edebileceğini ifade etmekte ve böylece Efendimiz (s.a.v.) mucize ifadesini teyit etmektedirler.
Efendimiz (s.a.v.): “Bir sineğin yemek veya su kabına düşmesi durumunda, sineğin her tarafının batırıldıktan sonra çıkarılıp atılmasını, çünkü kanatların birinde hastalık diğerinde şifa olduğunu” bildirmiştir. (Buhârî) Öncelikle sineğin mikrop taşıyabileceğini o devrin insanları bilemezken, Efendimiz (s.a.v.)’in bilmesi ve bu konuda uyarı yapması tek başına zaten bir mucizedir. Yemeğe veya suya düşen sinek, genelde tek kanadıyla çıkmaya çabalar. Bu durumda onu tekrardan batırmak diğer kanadındaki panzehiri de oraya bırakmasını sağlayacaktır.
Efendimiz (s.a.v.): “Ayakta idrar yaparken idrarın sıçrayacağını, dolayısıyla ayakta idrar yapmanın uygun olmadığını” buyurmuştur. (Buhârî) Yine zaman göstermiştir ki, ayakta idrar yapmak bedenen ciddi tehlikeler doğurmaktadır. Sıçrayan idrar partiküllerinin solunan havayla ciğere yapışması, bu tehlikelerin ilkidir. Diğer bir tehlike de idrar kesesinin tam boşalmamasından kaynaklanan bazı mikro organizmalar çoğalalarak prostat iltihabı gibi hastalıklara neden olurlar. Ayrıca idrar kesesinde tam boşalmayan idrarda bulunan bazı maddeler çökerek mesane taşı oluşmasına neden olur.
Burada verilen örnekler, denizden bir damla mesabesindedir. Zaman ilerledikçe, ilim dalları geliştikçe, ilim erbâbı daha pek çok konuda Efendimiz (s.a.v.)’i tasdik ederek doğruluğunu teyid edeceklerdir.
(Basından Derleme)

03May 2021

Cenaze Namazının Kılınışı

Cenaze Namazının Kılınışı. Cenaze namazı kılınışı ve cenaze namazında okunacak dualar ve cenaze namazı abdestsiz kılınır mı ve hangi hususların atlanmaması gerekiyor?

Cenâze namazının rükünleri: Tekbirler ve kıyam (ayakta durma) dır. Onda rükû, sücud, kıraat (Kur’ân okuma) ve ka’de (oturuş) yoktur. Duâ da rükünlerden değil sünnettir. Tekbirler dörttür.
Birinci rekâtta el kaldırılıp bağlandıktan sonra (… ve celle senâüke… ilaveli) “Sübhâneke…” okunur. İkincisinde el kaldırmadan, salâvat ve üçüncüsünde duâlar okunup, dördüncüsünde selâm verilir. Bunlarda cemaatin imâmdan farkı yoktur. Tekbirlerde cemaat imâma uymuş bulunur. Selâm vaciptir. Okunacak dua şöyledir: “Allahümmağfir li-hayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sağîrinâ ve kebîrinâ. Allahümme men ahyeytehu minnâ feahyihi ale’l-İs-lâmi ve men teveffeytehu minnâ feteveffehu alel-imân. Allahümme in kâne muhsinen fezid fi ihsânihi ve in kâne musîen fetecâvez an seyyiâtihi. Allâhümme lâ tuharrimnâ ecrehu ve lâ teftinâ ba’dehu.”
Bunları okuyamayan: “Allahümmağfirli ve lehu ve lilmü’minîne ve’l-mü’ minât (Allâhım, beni, onu, erkek müminlerle kadın müminleri bağışla)!” der. İlk tekbîrden başkasında el kaldırılmaz ve dördüncü tekbîrden sonra duâ edilmez. Tekbîrleri imâm açıktan söyler. Cenaze namazına sonradan gelip imâma iki tekbîr arasında yetişen kimse, namaza hemen katılmayıp imamın tekbîrini bekler. İmamın ilk tekbîrinde orada bulunduğu hâlde katılmakta gecikmiş olan kimse, imamın ikinci tekbirini beklemeyerek ona uyar ve tekbîrini alır. Dördüncü tekbîrden sonra gelen kimse, cenaze namazına yetişememiş olur. Cenaze namazında, namazın başına yetişemeyen kimse, imâmın selâmından sonra, cenaze hemen kaldırılmamışsa duâlar ile beraber, kaldırılmışsa yalnız tekbîrler ile namazı tamamlar.
(Hacı Mehmed Zihni, Muhtasar Ni’met-i İslâm, s.144-147)

30Nis 2021

Kadın için En Hayırlı Mescid

Kadın için En Hayırlı Mescid başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Kadınlar, Allâh Resûlü (s.a.v.)’in izniyle cephede de görev almış, tabiat ve fıtratına uygun işlerde Allâh (c.c.)’un emir ve nehiylerine uyarak görev ifâ etmişlerdir. Nitekim Muavviz binti Rubeyyi (r.ânhâ), Allâh Resûlü (s.a.v.) ile birlikte gazvede olduklarını, kendisi ve hanım arkadaşlarıyla beraber askerlerin su, sargı malzemeleri vb. ihtiyaçları giderdiklerini, yaralı ve şehitlerle ilgilenerek gerekli tedavi ve sevk işleriyle meşgul oluklarını anlatmıştır. (Buhârî)
Resûlullâh (s.a.v.) ilimden habersiz olmamaları, vahyin terbiyesiyle hayatlarına yön vermeleri için cami cemaatine tam tesettürlü olarak gelmelerine izin vermiştir. Onların eşleri ve ebeveynlerinden kendilerine engel olmamalarını ve izin vermelerini de emir buyurmuştur. (Müslim)
Ümmü Humeyd es-Saidiyye (r.ânhâ), Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e gelerek arkasında namâz kılmayı sevdiğini söyler. Bunun üzerine Allâh Resûlü (s.a.v.) de ona: “Senin benimle namâz kılmayı sevdiğini muhakkak biliyorum. Ne var ki senin odanda kıldığın namâz, hücrende kıldığından, hücrende kıldığın meskeninde kıldığından, meskeninde kıldığın mahalle mescidinde kıldığından, mahalle mescidinde kıldığın da benim mescidimde kıldığın namâzdan daha hayırlıdır” (Ahmed b. Hanbel) buyurmuştur. Diğer bir rivayette de şöyle buyuruyor: “Kadınların mescitlerinin en hayırlıları odalarının derinlikleridir.” (Taberani)
Hz. Âişe (r.ânhâ) validemizin şu sözü çok manidardır: “Şayet Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz kadınların kendisinden sonra düşmüş oldukları duruma yetişip bunu görseydi, elbette onları Beni İsrail’in kadınlarının men oldukları gibi mescidlere gitmekten tamamen men ederdi.” (Buhârî)
(Hadislerden Derleme)

22Nis 2021

Kuşluk Namazı

Kuşluk Namazı. Kuşluk Namazı Nedir? Nasıl Kılınır? Kuşluk Namazı Ne Zaman Kaçta Kılınır? Kaç Rekattır?

Ebû Zer (r.a.)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Her birinizin her bir eklemi (ve kemiği) için bir sadaka gerekir. Binaenaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır.
İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek’at namaz bütün bunları karşılar.” (Müslim, Buhârî)
Hadisten öğrendiklerimiz:
1. İyilik ve hayır yapmaya gayret gösterilmeli, mâlî ve fiilî olarak yapılamazsa, tesbih, tekbir gibi sözlü olarak yapılmalıdır. Sadaka ve hayır yollarının çeşitli olduğu unutulmamalıdır.
2. “Kuşluk Namazı” önemli, şükür ve sadaka niteliği yüksek bir nâfile ibâdettir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu namazı hem kılmış hem de kılınmasını teşvik etmiştir. İki rekât olarak kılınması da yeterli olmaktadır.
(İmâm Nevevî, Riyâzu’s-Salihîn)

Pratik Fıkıh Bilgisi: Nafile Namaz

SUAL: Vâkit namazlarının önünde yada arkasındaki sünnetler hariç, bir kimse nafile namaz kılacaksa namazlarda kaç rekâtta selâm vermek daha fazîletlidir?
CEVAP: Hanefi mezhebine göre; gece kılınan nafile namazlarda iki rekâtta bir, gündüz kılınanlarda ise dört rekâtta bir selâm vermek daha fazîletlidir.
Gündüz kılınan namazlarda bir selâmla dört rekâttan, gece namazlarında ise tek selâmla sekiz rekâttan fazla nafile kılmak mekruhtur.
Şâfiîlere göre hem gündüz hem de gece kılınan nafile namazlarda iki rekâtta bir selam verilir.
(Mâverdî, el-Hâvî, c.2, s.289;Merğînânî, el-Hidâye, c.2, s.37-38)

04Nis 2021

Namaz Günahları Temizler

Namaz Günahları Temizler başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz

Ebû Said el-Hudri (r.a.) Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Beş vakit namaz, namaz aralarındaki vakitlere kefarettir.” Yani bir namazdan diğer namaza kadar işlenen bütün küçük günâhlar namaz sayesinde affolunur. Bundan sonra Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir adamın bir işyeri olsa, işinden dolayı vücuduna toz, toprak ve kir bulaşsa, işyeri ile evinin arasında beş tane nehir olsa, işyerinden evine giderken her nehirde yıkansa (vücudu tertemiz olur). Beş vakit namaz da böyledir. Allâhü Te’âlâ namazlar arasındaki vakitlerde meydana gelen hata ve kusurları, namazdaki duâ ve istiğfarlar sebebiyle tamamen affeder.” Peygamber (s.a.v.)’in böyle misaller vermesi, Allâhü Te’âlâ’nın günâhların affı için namaza güçlü bir tesir koyduğunu anlatmak içindir.
Bir şey misâllerle daha iyi anlaşıldığından Resûlullâh (s.a.v.) bu meseleyi değişik misâllerle açıklamıştır. Allâhü Te’âlâ’nın bu geniş mağfiret ve râhmetinden, lütfundan ve fazl-ı kereminden faydalanmazsak kendimizden başka kime zararı vardır? Bizler devamlı günâh işliyoruz, Allâh (c.c.)’a isyân ediyoruz, emirlerinden yüz çeviriyoruz, emirleri yerine getirmekte eksiklik yapıyoruz. Bunların karşılığında adâletli ve kudret sahibi olan Allâh (c.c.) katında cezalandırılıp, yaptıklarımızın karşılığını görmemiz gerekirdi.
Keremine canımız feda olsun. Mevlâmız kendine yapılan isyânın ve emirlerini çiğnemenin telafisi için bize bir yol göstermiştir. Eğer biz bundan faydalanmıyorsak, bu bizim anlayışsızlığımızdandır. Allâhü Te’âlâ’nın râhmeti ve lütfu kullara ulaşmak için bahaneler aramaktadır. Bir hadiste “Bir kimse yatarken Teheccüd namazına kalkmaya niyet eder de uyanamazsa, o namazı kılmış gibi sevâp alır. Uykusu da kendisine bedavadan kâr kalır” buyurulmuştur. Allâh (c.c.)’un bağış ve lütfunun sınırı var mı ki? O kerim olan zât bol bol verirken almamak ne kadar acı bir nasipsizlik ve ne korkunç bir zarardır.
(Muhammed Zekeriyya Kandehlevî, Fezail-i A’mal, s.266)
 

19Mar 2021

Kaza Borcu ile Ölenin Durumu

Kaza Borcu İle Ölenin Durumu. Kişi kaza namazı kılmaya devam etse ama kaza namazlarını bitiremeden vefât etse, onun bu niyetinden dolayı Yüce Allâh, o kimsenin kılamadığı namaz borçlarını inşallah affeder.

SUAL: Kaza namazlarını kılmaya niyet eden biri, henüz namazlarını tamamlamadan vefât ede­cek olursa kılmadığı namazlar bu kişiden düşer mi?

CEVAP: Meselâ, bir Mü’min kırk yaşına kadar namaz kılmamış, sonra pişman olup namaza baş­lamış olsun. O kimse bundan sonra meselâ her gün bir günlük kaza namazı kılmaya niyet edip, hiç aksatmadan on yıl kaza namazı kılmaya devam etse ama kaza namazlarını bitiremeden vefât etse, onun bu niyetinden dolayı sonsuz merhâmet sahi­bi olan Yüce Allâh, o kimsenin kılamadığı namaz borçlarını inşallah affeder. Çünkü Cenâb-ı Hâkk ona ömür vermiş olsaydı, o kimse kılamadığı bü­tün namazlarını kaza etmiş olacaktı. Not: Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.) Hazretlerinin beyânı da bu şekildedir.

“Ameller ancak niyetlere göredir.” (Müslim) Allâh (c.c.), meleklerine şöyle buyurur: “Kulum bir iyilik yapmaya niyet eder, fakat yapmaya muktedir olamaz ise, ona bu güzel niyetine mükafat olarak, tam bir iyilik yapmış gibi sevâb yazın.” (Buhârî)

SUAL: Ben kaza namazlarına başladım, her kaza namazı kılarken ezan ve kamet okuyayım mı?

CEVAP: Hanefi mezhebine göre; aynı ortamda birden fazla kaza namazı kılınacaksa, her bir na­maz için ayrı ezân okunup kamet getirilmesi daha fazîletli olmakla birlikte, başta bir kere ezân oku­nup, her bir kaza namazı için ayrı kamet getirilmesi de yeterlidir.

(İbn-i Âbidîn, Reddü’l Muhtâr, c.1, s.257-262)

SUAL: Vitir namazında kunût duâsını bilmeyen ne okumalıdır?

CEVAP: Vitir namazlarında Kunut duâsı oku­mak ve Kunut tekbiri almak vaciptir. Cemaatla kı­lınırken hem imâm hem de cemaat Kunut duasını içinden okur. Kunut duası okunmadığı takdirde se­hiv secdesi gerekir. Kunut duâsını bilmeyenler: 1. Yalnız Rabbenâ Âtinâ(Bakara s. 201) âyet-i kerî­mesini okuyabilir. 2. Üç defa Allâhümma’ğfirlidiyebilir. 3. Üç defa “Yâ Rabbî” demesi de caizdir.

(Büyük İslam İlmihali, s.160)

09Mar 2021

Miraç Gecesinde Kılınacak Namaz ve Okunacak Dua 

Miraç Gecesinde Kılınacak Namaz ve Okunacak Dua. Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesi on iki rek‘at namâz kılınır. Her iki rek‘atta bir selâm verilir. Her rek‘atta bir Fâtiha ve on bir İhlâs okunur.

Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesi on iki (12) rek‘at namâz kılınır. Her iki rek‘atta bir selâm verilir. Her rek‘atta bir (1) Fâtiha ve on bir (11) İhlâs okunur. Namâzdan sonra yüz (100) defa Salevât-ı Şerîfe ve bir kere şu duâ okunur:
“Allâhümme innî eselüke bi-müşâhedeti esrâri’l- muhibbîne ve bi’l- hılveti’lletî hassante bi-hâ seyyidi’l- mürselîn. Hîne üsriyet bihî leyletü’s- sâbi’u ve’l-ışrûne en-terhame kalbiye’l- hazîne ve tücîbe da‘vetî yâ ekrame’l- ekramîn. Âmin!”

Recebin Yirmi Yedinci Günü ve Gecesi İbadetleri

Hasan-ı Basrî (r.a.) anlatmıştır: “Abdullâh b. Abbâs (r.a.) Recebin yirmi yedinci günü sabahından i‘tibâren i‘tikâfa girerdi. O, öğle vaktine kadar namâz kılardı. Öğle namâzını kıldıktan sonra biraz istirahât eder, sonra (dört rek‘at) namâza durur: Her rek‘atta; bir Fâtiha, üç Kadir sûresi (İnnâ enzelnâhu fî leyleti’l-kadr), elli (50) İhlâs sûresini (kul hüva’llâhu ahad), bir Felâk ve bir Nâs sûresini okuyarak kılardı. Sonra ikindi vaktine kadar duâ ederdi. İbn-i Abbâs (r.a.), Resûlullâh (s.a.v.)’in böyle yaptığını da söylerdi.”
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivâyet edilmiştir: Resûlullâh (s.a.v.): “Recebin yirmi yedinci günü oruç tutan kimse için, Hâkk Te‘âlâ, altmış ay oruç tutmuş sevâbını yazar. Ve o gün Nebî (s.a.v.) üzerine Cebrâil (a.s.)’ın Allâhü Te‘âlâ tarafından peygamberlik vazîfesini indirdiği ilk gündür” buyurdular.
Öyle ise bu gecede kazâ namazı olan biraz kazâ namazı veya nafile namaz kılmalı ve Kur’ân-ı Kerîm okumalıdır. Günâhlarını düşünerek tevbe istiğfâra devam etmeli, Peygamber (s.a.v.)’e Salavât-ı Şerîfe’yi fazlaca getirmeli, zikir, tevhid, duâ ve niyazda bulunarak bu gecenin nurundan ve feyzinden istifade etmelidir.
(Abdulkâdir Geylâni (k.s.), Gunyetü’t-Tâlibîn, s.272)

07Mar 2021

Pratik Fıkıh Bilgileri: Kaza Namazı ve Yanlış Telaffuz

Pratik Fıkıh Bilgileri: Kaza Namazı ve Yanlış Telaffuz başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz

SORU: Kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir mi?

CEVAP: Hanefi mezhebine göre; imâmla aynı günün aynı vaktin namazını kılıyor olmak kaydı ile kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir. Nitekim Hendek savaşının zor şartları altında Resûlullâh (s.a.v.), dört vakit namazı kılmaya fırsat bulamamış; bilahare şartlar uygun hale gelince de bu namazları Ashabı (r.a.e.)’e cemaatle kıldırmıştır. (Tirmizî)
(Merğînânî, el-Hidâye, c.1, s.377)

SORU: “Sübhâne râbbiyel azîm” derken, manayı bozacak şekilde yanlış okursak, namaz bozulur mu?

CEVAP: Sünnet olan bir şeyde de, yanlış okumakla namaz bozulur. Meselâ Arapça’da üç “z” harfi vardır. Birincisi kalın “Zı”, ikincisi ince okunan “Ze”, üçüncüsü “Zal”dır. Bunların üçü ayrı ayrı söylenir. Rükû tesbihinde, “Zı” ile aziym denir ki, Râbbim büyüktür demektir. Eğer ince “Ze” ile “azim” denilirse, “Râbbim benim düşmanımdır” demek olur ve namaz bozulur.Aynı şekilde namazda “Allahüekber” derken, Ekber yerine “ekbâr” veya Allâh yerine “Âllâh” şeklinde uzatarak okumak mânâyı bozacağı için bununla namaza başlanmış olmaz. Allâhü Ekber lafzında dikkat edilecek husus “A” harfiinin uzatılarak “AAA” şeklinde okunursa namaz bozulur. Bunun sebebi de; “Allâhü Ekber” sözü, “Allâh (c.c.) en büyüktür” anlamına geldiği halde bu söz “Aaallahü ekber” şeklinde okunduğu takdirde anlam “Allah gerçekten büyük müdür?” şekline dönüşmektedir. B harfinin uzatılması da anlamı bozduğu için namazı bozar. Çünkü ekbâr diye uzatıldığında büyük lafzı yerine “davul” manasına gelecek bir anlam ortaya çıkar.
(Büyük İslâm İlmihâli ve Reddü’l Muhtar)

01Mar 2021

Namazın Bazı Sünnetleri

Namazın Bazı Sünnetleri başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

  1. Erkek kısmı secdelerde karnını uyluklarından, dirseklerini yanlarından ve kollarını da yerden uzak tutmak.
  2. Kadın kısmı secdelerde alçalıp kollarını yanlarına bitiştirmek ve karnını uyluklarına yapıştırmak.
  3. Celsede ellerini uylukları üzerine koymak.
  4. Gerek celsede (iki secde arasındaki oturuşta) gerek ka’dede (tahiyyat için oturuşta) erkek kısmı sol ayağını yere yayıp sağ ayağını parmaklar kıbleye dönük olmak üzere dikmek.
  5. Kadın kısmı bunlarda teverrük etmek, yâni kaynağı üzerine oturup ayaklarını sağ yana yatık çıkarmak.
  6. Tahiyyatın teşehhüdünde (şehâdet kelimesini söylemede) sağ elinin şehâdet parmağıyla işaret etmek, yâni “Lâ ilâhe” derken parmağını kaldırıp “illallâh” derken indirmek.
  7. Tahiyyat’ı gizli okumak.
  8. Rekâtı ikiden fazla olan farzların ilk iki rekâtından sonrakilerde Fatiha okumak.
  9. Son ka’dede (oturuşta) Tahiyyat’tan sonra salavât okumak. 10. Salavâttan sonra duâ okumak.
  10. Selâm verirken başını önce sağa ve sonra sola çevirmek.
  11. Her iki tarafa selâmda “Es-selâmu aleyküm ve râhmetullah” demek.
  12. İmâm selâmında “Aleyküm (Sizin üzerinize)” hitabıyla koruyucu meleklerle beraber cemaati, imâma uyan kimse cemaatle beraber imâmı, yalnız başına kılan kimse ise melekleri niyet etmek.
  13. İmâmın ikinci selâmda sesini alçaltması.
  14. İmâma uyan kimsenin selâmının imâmın selâmına yakın olması.
  15. Mesbuk bulunan muktedî (imâma uyup da bazı rekâtlere yetişememiş olan kimse), imâmın ikinci selâmını beklemek.
    (Hacı Mehmed Zihni, Muhtasar Ni’met-i İslâm, s.116-117)
25Şub 2021

En Faziletli Amel: Namaz

En Faziletli Amel: Namaz. Namaz, dinin direği olup imândan sonra yerine getirilmesi icâp eden ilk emir ve yapılması icâp eden ilk ibâdettir.

Namaz; mükellef yani buluğ çağına gelmiş olan akıllı, kadın-erkek her Müslümana farz-ı ayn’dır. Namazın farz olduğunu inkâr eden kâfir olur.
Namaz, günâh kirlerinden kalbi temizleyip gayb kapılarından girmektir. Namaz, dinin direği olup imândan sonra yerine getirilmesi icâp eden ilk emir ve yapılması icâp eden ilk ibâdettir. Namaz kılınan zaman, Allâh (c.c.)’a münâcât edilen en mühim andır. Namaz, nurların açıldığı ve kılanın üzerine nurların saçıldığı bir ibâdettir. Kendisine “Hangi amel efdaldir?” diye sorulan Peygamberimiz (s.a.v.) “Vaktinde kılınan namazdır” cevabını vermiştir. (Buhârî) “Yedi yaşına gelen çocuklarınıza namaz kılmasını emredin. On yaşına geldiği halde namaz kılmayan çocuklanızı (namazın ehemmiyetini anlamaları için hafifçe, bir yerini incitmeden) dövün” buyurmuştur. (Ebu Davud)
Namazın farz olmasının hikmeti, hem nimetlere şükür hem günâhların affına sebep olmasıdır. Yani her vakitte kılınan namaz o vakitte verilen nimetlere karşı yapılan birer şükür olduğu gibi o arada yapılan günâhların affedilmesine de sebep olur. Peygamberimiz (s.a.v.) “Sizden birinizin evinin önünde bir nehir olsa da her gün günde 5 defa o nehirde yıkansa onda hiç kir kalır mı?” buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) “Kalmaz” dediklerinde, “İşte 5 vakit namaz da böyledir. Allâh kılınan namazlardan dolayı günâhları affeder” buyurdu. (Buhârî) Ancak, günâhların affedilmesi için namazların ihlâsla kılınması lâzımdır. Çünkü riyakârların, gösteriş için namaz kılanların namazlarına sevâp yoktur. Namaz sadece bedenle yapılan yani herkesin kendisinin yapması gereken bir ibâdettir. Onun için, başkasının yerine namaz kılınamayacağı gibi ücretle de namaz kıldırılamaz.
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.123-125)