Namaz, Temizlik, Abdest

25Şub 2021

En Faziletli Amel: Namaz

En Faziletli Amel: Namaz. Namaz, dinin direği olup imândan sonra yerine getirilmesi icâp eden ilk emir ve yapılması icâp eden ilk ibâdettir.

Namaz; mükellef yani buluğ çağına gelmiş olan akıllı, kadın-erkek her Müslümana farz-ı ayn’dır. Namazın farz olduğunu inkâr eden kâfir olur.
Namaz, günâh kirlerinden kalbi temizleyip gayb kapılarından girmektir. Namaz, dinin direği olup imândan sonra yerine getirilmesi icâp eden ilk emir ve yapılması icâp eden ilk ibâdettir. Namaz kılınan zaman, Allâh (c.c.)’a münâcât edilen en mühim andır. Namaz, nurların açıldığı ve kılanın üzerine nurların saçıldığı bir ibâdettir. Kendisine “Hangi amel efdaldir?” diye sorulan Peygamberimiz (s.a.v.) “Vaktinde kılınan namazdır” cevabını vermiştir. (Buhârî) “Yedi yaşına gelen çocuklarınıza namaz kılmasını emredin. On yaşına geldiği halde namaz kılmayan çocuklanızı (namazın ehemmiyetini anlamaları için hafifçe, bir yerini incitmeden) dövün” buyurmuştur. (Ebu Davud)
Namazın farz olmasının hikmeti, hem nimetlere şükür hem günâhların affına sebep olmasıdır. Yani her vakitte kılınan namaz o vakitte verilen nimetlere karşı yapılan birer şükür olduğu gibi o arada yapılan günâhların affedilmesine de sebep olur. Peygamberimiz (s.a.v.) “Sizden birinizin evinin önünde bir nehir olsa da her gün günde 5 defa o nehirde yıkansa onda hiç kir kalır mı?” buyurdu. Ashâb-ı Kirâm (r.a.e.) “Kalmaz” dediklerinde, “İşte 5 vakit namaz da böyledir. Allâh kılınan namazlardan dolayı günâhları affeder” buyurdu. (Buhârî) Ancak, günâhların affedilmesi için namazların ihlâsla kılınması lâzımdır. Çünkü riyakârların, gösteriş için namaz kılanların namazlarına sevâp yoktur. Namaz sadece bedenle yapılan yani herkesin kendisinin yapması gereken bir ibâdettir. Onun için, başkasının yerine namaz kılınamayacağı gibi ücretle de namaz kıldırılamaz.
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.123-125)

23Şub 2021

Teyemmümü Öğrenelim

Teyemmümü Öğrenelim. Teyemmüm, su bulunmadığında, ya da var olan suyu kullanma imkanı olmadığında, abdestsizlik, cünüplük gibi hükmi kirliliği gidermek amacıyla temiz toprağa sürülen ellerle yüz ve iki kolun mesh edilmesi şeklinde yapılan hükmi temizlik demektir.

Teyemmümün hükümlerini bilmek herkese lâzımdır. Çünkü abdest ve guslün yerini tutar. Su bulunmadığı veya kullanılamadığı zaman, gusül ve abdest yerine teyemmüm edilir. Teyemmümde niyet lâzımdır. Teyemmüm şöyle yapılır: Elleriyle bir kere yere vurur, ellerine toz bulaşırsa silkeler. Yüzünü kaplayıp mesheder. Sonra ellerini bir kere daha yere vurup, sol eli parmaklarının içleri ile, sağ eli parmakları uçlarından başlayarak dirseğe kadar çeker. Sol koluna da böyle yapar. Dirsekleri de mesh etmek lâzımdır. Eğer iki vuruş ile, yüz ve kollarını meshedemezse, bir kere daha vurmalıdır. Yüzünde ve kollarında meshedilmemiş yer, kat’iyyen kalmamalıdır. Suyu kullanamazlarsa abdestsiz olanlar ve hayız ve nifâstan kesilenler böylece teyemmüm ederler.
Suyu kullanmaktan âciz olmak, suyun bir mil kadar uzak olması veya hasta olup, suyu kullanmaya gücü olmamaktır. Yahut insanı donduracak kadar veya hasta edecek kadar soğuk olsa, şehirde de olsa teyemmüm eder. Yahut suyu az olup, abdestte veya gusülde kullanırsa, kendisi veya hayvan susuz kalacaksa, yahut su yanında yırtıcı hayvan ve düşman olup, alması tehlikeli ise, yahut yanında kova olmasa, yahut cenaze ve bayram namazını kaçırmak korkusu olsa, teyemmüm caiz olur. Vaktinden önce de caizdir. Ama vakit ve cuma namazlarını kaçırma korkusu olursa caiz olmaz. Bir kimse uykudan uyanıp, ihtilâm olduğunu görse, abdeste yetecek kadar su olsa, gusül edecek kadar su olmasa, teyemmüm eder. Abdest alması vâcib değildir.
Teyemmüm toprak ve toprak cinsinden olan, ateşte yanıp kül olmayan şeylerle yapılır. Abdesti bozan şeyler, teyemmümü de bozar. Suyu kullanabilecek hâle gelmek de teyemmümü bozar.
(Bîrgîvî Vasiyetnâmesi-Kadızâde Şerhi, s.278)

18Şub 2021

Regaib Gecesi ve Namazı

Regaib Gecesi ve Namazı. Regaip Kandilinin teşrif edileceği bugün ibadetlerle geçirilecek. Regaip Kandili’nde kılınacak namaz, kaç rekat olduğu ve zamanı ile ilgili detaylar ve hangi duaların okunacağı ilgili yazımızda.

Ramazân-ı Şerîf’in karşılayıcısı durumunda olan mübârek aylardan Receb ayının ilk cum’a gecesine Regâib gecesi denir. Bu geceye Regâib gecesi denmesinin asıl sebebi şudur: Bu gecede Peygamberimiz (s.a.v.)’e hâs bazı ma’nevî ihsânlar gerçekleşmiştir ki olmasıdır ki bunun şükür ifâdesi olarak Peygamberimiz (s.a.v.) on iki rek‘at namâz kılmışlardır.
Resûlullâh (s.a.v.): “Bir kimse Recebin ilk perşembe gününü oruç tutup o günün gecesinde (akşam ile yatsı arasında) iki rek‘atta bir selâm vererek on iki rek‘at namâz kılsa şöyle ki: Her rek‘atta bir Fâtiha, üç Kadîr sûresi, on iki İhlâs sûresi okumak sûretiyle namâzdan sonra “Allâhümme salli alâ Muhammedîn nebîyyi’l- ümmiyyi ve alâ âlihî ve sellim” diyerek benim üzerime yetmiş defa salevât-ı şerîfe getirdikten sonra secdeye varsa, secdede (70) defa “Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü’l- melâiketi ve’r-rûh” dedikten sonra secdeden başını kaldırsa, oturduğu yerde 70 defa “Rabbi’ğfir ve’rham vafu vetekerrem ve-tecâvez ammâ ta‘lemü inneke ente’l- e‘azzü’l- ekram” dedikten sonra ikinci defa secde edip secdede iken birinci defa secdede ne okumuşsa aynen onları tekrar eder bitiminde ise secdede Allâh (c.c.)’den isteyeceklerini ister, duâ ve niyâzını yaparsa, Hakk Te‘âlâ da onun ihtiyâçlarını, dilek ve temennilerini kabûl eder.” buyurmuşlardır.
Bu namâzı kılanlar hakkında Resûlullâh (s.a.v.) şu mübârek sözlerini beyân buyurmuşlardır: “Nefsim kudret elinde olan Allâhü Te‘âlâya kasem ederim ki herhangi bir erkek ve kadın ta’rif edilen bu namâzı kılarsa, Yüce Allâh bütün günâhlarını bağışlar; günâhları denizin köpüğü ve kum taneleri de dağların ağırlığı ve ağaçların yaprakları kadar çok olsa bile. Bundan başka, kıyâmet günü âilesinden yedi yüz kişi hakkında şefâat hakkı verilir, müjdeler olsun ki sen her türlü sıkıntılardan kurtuldun, rahatı buldun, denilir.”
(Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî (k.s.), Gunyetü’t Talibin, 37.s.)

17Şub 2021

Regaib Gecesinin ve Gündüzünün Fazileti

Regaib Gecesinin ve Gündüzünün Fazileti. Regaib gecesi nedir? Regaib kandilinin önemi nedir? Regaib gecesini ve gündüzünü nasıl geçirmeli? İslam’da Regaip kandilinin önemi ve fazileti.

Enes bin Mâlik (r.a.)’dan naklen Şeyh Ebü’l-Berekât Hibbetullah Sekatî’nin bize haber verdiği üzere, Resûlullâh (s.a.v.) buyurdu: “Receb, Allâhü Te‘âlâ’nın ayıdır. Şa’ban benim ayımdır. Ramazan benim ümmetimin ayıdır.”
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e “Yâ Resûlâllah! Receb Allâhü Te‘âlâ’nın ayıdır ne demektir?” diye sorulan suâle: “Receb Allâhü Te‘âlâ’nın ayıdır. Çünkü Receb, Hakk’ın mağfiretine mahsus bir aydır. Bu ayda çarpışmaya izin yoktur. Bu ayda Allâhü Te‘âlâ peygamberlerin dualarını kabul etmiştir. Yine bu ayda Allâhü Te‘âlâ evliyasını düşmanlarının elinden kurtarmıştır. Bir kimse Receb ayında oruç tutsa, Allâhü Te‘âlâ tarafından üç türlü lütuf ve inâyete mazhar olur. Bunlardan biri Allâhü Te‘âlâ onun geçmiş günahlarının tümünü mağfiret eder. İkincisi ondan sonraki hayatında da onu korur. Üçüncüsü mahşer yerinde susuzluktan emin olur” buyurduğunda, orada bulunanlardan bir yaşlı ve pîr-i fânî ayağa kalkıp: “Ya Resûlullâh, ben Receb ayının hepsini oruç tutamam” dediğinde: “Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş sevabına kavuşursun. Çünkü sevâblar on misli yazılır. Fakat sen Receb-i şerîfin ilk cum’a gecesinde gâfil olma ki, melekler o geceye Regâib gecesi demişlerdir. Zira o gece, gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde bir melek kalmaz, hepsi Kâ’be-i Muazzama ve etrafında toplanırlar. Allâhü Te‘âlâ onların bu toplanmalarına muttali’ oldukda, onlara hitaben: “Ey meleklerim, dilediğinizi benden isteyiniz” buyurur. Onlar, “Yâ Rabbî, istediğimiz, Receb ayında oruç tutanları mağfiret etmendir” deyip, isteklerini arzederler. Allâhü Te‘âlâ: “Ben Receb ayında oruç tutanları mağfiret ettim buyurur” dedi. (Regâib, Berât ve Kadir gecesi namazlarını cemâatle kılmak mekruhtur. Hanefi mezhebine göre nâfile namazlardan ancak teravih namazı cemaatle kılınabilir.)
Not: Bu gece kılanacak namaz, yarınki yaprakta tarif edilmiştir.
(Abdulkadir-i Geylâni (k.s.), Gunyetü’t Tâlibîn, s.272)

02Şub 2021

Gusül İle İlgili Bazı Meseleler

Gusül İle İlgili Bazı Meseleler. Gusül abdesti cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmi kirlilikten temizlenme halini ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de ve bazı hadis kaynaklarında gusül abdestinin önemi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Gusül ile ilgili yazımızı bu başlık altında derledik.

Kadının örgülü saçının dibine suyun geçmesi kâfidir (su saçın dibine ulaşıyorsa, örgüyü çözmesi gerekmez). Ama saçlar çözülmüş ise o takdirde saçların aralarına da suyun ulaştırılması farzdır. (Mecmua-i Zühdiyye)
Su, erkeğin saçının dibine ulaşsa bile, saç örgüsü içine ulaşmadığı takdirde erkeğin saçlarını çözmesi vâcibtir. Dişi oyuk olan ve bu oyukta yemek artığı kalmış veya dişlerinin arasında yiyecek parçası kalmış olan kimselerin gusülleri en doğru olan kavle göre tamamdır. Fakat ihtiyata uygun olan, yemek artığını çıkartıp suyu oraya ulaştırmaktır.
Tırnak arasında hamur kalmışsa gusül tamam olmaz. Ama kir, toprak veya çamur varsa bunlar guslün tamam olmasına engel değildir. Gusül esnasında kadının küpesini ve dar olan yüzüğünü oynatması vâcibtir. Küpesi olmasa bile küpe deliklerini eliyle ıslatması şarttır, su kolay girsin diye küpe deliğine çöp veya başka bir şey sokması şart değildir. Göbeğin içine suyun ulaştırılması vâcibtir. Bir kimse yağlanmış olsa da yağlandığı yerin üstüne dökülen su altına geçmese bile guslü tamamdır. (Fetevâ-i Hindiye)
Ayaklarda çatlak olup da üzerlerine merhem konulmuşsa, yaraya zarar vermeyecekse altı yıkanır. Zarar verecekse su ile üzerleri yıkanır. Bu da zarar verecekse mesh edilir. Mesh de zarar verecekse o da yapılmaz.
Ağzının, burnunun veya bir uzvunun kuru kalmış olduğunu sonradan anlayan kimsenin yeniden yıkanması icap etmez. Sadece kuru kalan yeri yıkar. Fakat bu arada namaz kılmışsa, o namazları kaza etmesi icâb eder. (Büyük İslâm İlmihâli)
Burun kanaması durmadan yapılan gusül tamamdır. Fakat abdesti olmadığından bu gusül ile namaz kılamaz, mestini de giyemez. Yaş bir bezle veya ıslak süngerle vücut ovulsa gusül yapılmış olmaz. (Nimet-i İslâm)
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.63-64)

25Oca 2021

Abdestte Vesveseye Düşmeyelim

Abdestte Vesveseye Düşmeyelim başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Hanefi mezhebine göre; yellenme olup olmadığı konusunda şüpheye düşenler veya bu konuda vesveseli olanlar, ses veya koku olmadıkça abdestlerinin bozulmadığını bilmelidirler.
Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), “Biriniz karnında bir şey hisseder de ondan bir şey çıkıp çıkmadığını kestiremezse, ses işitmedikçe veya koku duymadıkça mescitten, namazdan çıkmasın.” buyurmuştur. (Müslim)
Burnun koku hissetmesi veya kulağın bir ses duymasından maksat, abdestin bozulduğunu kesin olarak bilmektir. Yoksa ses duymadığı veya koku hissetmediği halde yel çıkardığını bilen bir kimsenin abdesti bozulur. Çünkü çıkan her yelde mutlaka koku yada ses olacak diye bir şart yoktur.
Kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, “sesini ve kokusunu almadım” deyip, abdest almamak da tehlikelidir.
SUAL: Kusmak abdesti bozar mı?
CEVAP: Hz. Peygamber (s.a.v.)’in, kusmaktan dolayı abdest aldığı rivâyet edilmiştir. (Tirmizî) Ancak bunun ağız dolusu olması gerekir. Ağız dolusu kusulan şey, ister yemek ister safra ister kan olsun abdesti bozar. Balgam ise tükürük hükmünde olup abdesti bozmaz.
Ağız dolusu sayılmanın ölçüsü, gelenin zorlanmadan tutulamayacak bir durumda olmasıdır. Bulunduğu ortamı değiştirmeden birden fazla kusma halinde toplamı ağız dolusu olan kusmukla da abdest bozulur. Şâfiîlere göre ise kusmakla abdest bozulmaz.
(Mâverdî, el-Hâvî, c.1, s.199-200)

04Oca 2021

Kur’an-ı Kerim’de Beş Vakit Namaz

Kur’an-ı Kerim’de Beş Vakit Namaz. Cenâb-ı Allâh, Kur’an-ı Kerim‘de önce gece ve gündüzün ibâdetler için önemini daha sonra da bazı namaz vakitlerini belirtiyor.

Cenâb-ı Allâh gece ve gündüz yapılacak ve tekrar edilecek namaz ibâdetlerimizi birçok âyette bizlere bildirmiştir.
Allâh (c.c.) şöyle buyurmuştur: “Öğüt almak veya şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O’dur.” (Furkan s. 62)
“Gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet vardır. Râbbinin adını an. Tam ihlâs ile O’na yönel.” (Müzemmil s. 7-8)

“Sabah akşam, Râbbinin ismini zikret. Gecenin bir kısmında O’na secde et. (Akşam ve yatsı namazına devam et) Gecenin uzun bölümünde ise, O’nu tesbih et. (Teheccüd namazını kıl.)” (İnsan s. 24-25)
Cenâb-ı Allâh, bu âyetlerle önce gece ve gündüzün ibâdetler için önemini daha sonra da bazı namaz vakitlerini belirtiyor.
“Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ederek tesbih et. (Yani sabah, öğle ve ikindi namazlarını kılmaya devam et.) Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O’nu tesbih et (Yani akşam, yatsı ve teheccüd namazlarına devam et).” (Kaf s. 39-40) Bu âyetlerle Cenâb-ı Allâh beş vakit namazı ve teheccüd namazını belirtmiştir.
“Ey Resûlüm! Gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün iki ucunda da onu tesbih et ki, sen Allâh’tan razı olasın, O da senden.” (Tâhâ s. 130) Burada da “gündüzün iki ucunda” ifadesiyle, önemine binaen sabah ve akşam namazlarına dikkat çekilmiştir.
“Haydi, siz akşama ulaştığınızda akşam ve yatsı vaktinde, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allâh’ı tesbih edin, namaz kılın. Bilin ki göklerde ve yerde hâmd, O’na aittir.” (Rum s. 17-18) Yine bu âyetlerle beş vakit namaz Cenâb-ı Allâh tarafından açık bir şekilde emredilmiştir.
(Ebû Tâlib El-Mekkî, Kûtu’l Kulûb, c.1, s.87-88)

03Oca 2021

İslam Temizlik Dinidir

İslam Temizlik Dinidir. İslam temizlik dinidir. Namaz kılacak insan da temiz olmalıdır. Kan, meni, idrar ve büyük abdest gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek gerekir.

İslâm kâmil bir temizlik dînidir. Namaz kılacak insan da temiz olmalıdır. Kan, meni, idrar ve büyük abdest gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek gerekir ki, buna “İstincâ” denir. Bu temizleme, avret (haram) yerlerini yabancılara göstermeksizin su ile yapılır.
Erkekler küçük abdest bozduktan sonra sonra, sızıntı ve son damlaların kesilmesini beklemeleri gerekir ki, buna “İstibrâ” denir, vacîbdir. İstibrâ usulü her insanın bünyesine göre değişiktir. Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek ve öksürerek yapılır, kesildiğine kanaat getirince, istincâ (su ile yıkama) yapılır. “İstincâ”da temizliğe fazla dikkat edip idrar ve benzeri pislik eseri bırakmamaya “İstinkâ” denir, istinca’dan sonra ayağa kalkmadan temiz bir bez parçası (veya benzeri birşeyle) ile veya sol el ile kurulanmalıdır. Böylece temizlik için kullanılan suyun kalıntılarını gidermeye çalışmalıdır.
Bir hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: “İdrardan çok korununuz; çünkü kabrin bütün azâbı ondandır.” Bunun için idrardan son derece sakınmalı ve temizliğe dikkat etmelidir.
Kadınlara “istibrâ” gerekmez. Onların bir müddet beklemeleri yeterlidir. Ondan sonra istincâ edip abdest alabilirler. İstincâ ile istibrânın bazı edebleri vardır. Onlar da şunlardır:
Helâya girerken “Allâhım! Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım” diye duâ edilir. Helâya sol ayakla girilir ve helâdan sağ ayakla çıkılır. Helâda kıble doğrultusunda oturulmamalıdır. Helâda iken konuşmamalı, din ve dünya işleri düşünülmemelidir. Avret yerine ve çıkan pisliklere bakmamalıdır. Tükürülmemelidir.
(Ömer Nasûhî Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, s.70-71)

22Ara 2020

Namazları Birleştirmek Caiz mi?

Namazları Birleştirmek Caiz mi? başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz: “Özürsüz olarak iki namazı birleştiren (bir namazı vaktinde kılmayıp sonraki vaktin namazıyla kılan bir kimse) büyük günâh kapılarından birine gitmiştir.” diye buyurmuşlardır. (Tirmizî)
Ebû Nuaym (rh.a.)’in rivâyetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz:
“Kim, namazı kasten terk ederse, Allâh onun ismini ateşe girecekler arasında cehennemin kapısına yazar” diye buyurmuşlardır.
Yolcu olunsun, olunmasın; bir vakitte iki vaktin namazını bir arada kılmak caiz değildir. Çünkü Allâhü Te’âlâ: Şüphesiz ki namaz, Müslümânlar üzerine belli vakitlerle farz olmuştur.” (Nisâ s.103) diye buyurmuştur. Bir vakitte iki namazı birleştirmek ise, vakti bozmaktır. Kazâya kalmış namazlar bir vakitte kılınabilir; fakat vakit gelmeden, bir sonraki vaktin namazı, bir önceki vakitte kılınamaz.
Ya’ni bir kimse, öğle namazını, vaktin sonuna kadar te’hîr ederek, kılar. Biraz sona ikindi namazı vakti girer, ikindi namazını da, ilk ve âhir vakitlerden birinde kılar. Fakat ikindi vakti girmeden ikindi namazını kılmak caiz değildir! Biz Hanefîlere göre de, ancak Arafat’ta, öğle ile ikindiyi öğle vaktinde; Müzdelife’de, akşam ile yatsıyı yatsı vaktinde bir arada kılmak caizdir.
İmâm Ahmed ve Taberânî şu hadîs-i şerîfi rivâyet ederler: Resûlullâh (s.a.v.): Rabbiniz azze ve celle şöyle buyurur: “Namazını vaktinde kılan, namazlarına devam eden, namazın önemini hafife alıp zayi’ etmeyen kişiyi cennete sokacağıma söz veriyorum” buyurmuşlardır.
(Mevkûfâti, Mültekâ Şerhi, 1.c., 111-122.s.)

21Ara 2020

Abdestin İnsan Vücuduna Faydaları

Abdestin İnsan Vücuduna Faydaları. Abdestte azalar yıkanırken BAN faaliyete geçer, agresi noktaları denge kazanır. Bu sebeple abdestteki sırayı bozmamaya özen göstermek gerekir.

İnsan vücûdu üzerinde yaklaşık 700 Biyolojik Aktif Nokta (BAN) bulunur. Bunlardan 66 tanesi “Agresi Noktası” olarak adlandırılan ekstra aktif noktalardır. 66 Agresi noktasından 61’i abdest azalarında yer almaktadır. Abdestte azalar yıkanırken BAN faaliyete geçer, agresi noktaları denge kazanır. Bu sebeple abdestteki sırayı bozmamaya özen göstermek gerekir. Yüz yıkanırken mide, bağırsaklar, safra kesesi, idrar yolları, sinir sistemi ve üreme organları uyarılmış olur. Kollar yıkanırken, bağırsaklar, kalp, akciğerler, üreme organları, idrar yolları ve kan dolaşımı uyarılır. Kulaklar, yaklaşık 100 BAN’ın yer aldığı ve hemen hemen bütün organlarla bağlantılı olan bir komuta merkezidir. Kulaklar meshedilirken bütün organlar uyarılmış olur. Ayaklar yıkanırken hormon dengesini sağlayan, büyüme ve üremeyi kontrol altında tutan hipofiz, böbrekler ve hemen hemen bütün organların faaliyetini etkileyen BAN uyarılır.
Abdestte akupunktur noktalarının uyarılmasıyla vücutta enerji ve kan dolaşımı kolaylaşır, vücudun direnci artar, bağışıklık sistemi güçlenir. Ateş yükselince soğuk su ile abdest almak, ateşi 1,5-2 derece kadar düşürür.
Abdest tansiyonu düşürür, baş ağrısını hafifletir, uyuklamayı, yorgunluğu ve öfkeyi giderir. Soğuk su kullanmak, abdestin ve guslün faydalarını artırır. Peygamberimiz (s.a.v.) Ashâbı (r.a.e.)’e abdest için ılık su tavsiye ederdi.
Her abdestte misvâk kullanmak çok önemlidir. Misvâk dişlerden ziyade diş etleri için önemlidir. Çünkü her bir dişin dibinde farklı organlarla bağlantılı ikişer akupunktur noktası bulunur. Misvâk akupunktur noktaları vasıtasıyla, diş etlerine 28 sinirle bağlanan beynin, 5 duyu organı ve sinüslerin, kasların, iç organların ve üreme organlarının işlevini dengeler. Misvâk kaslarda ağrıyı azaltır, dişeti hastalıkları ve diş çürümelerini önler. Ağızdaki zararlı mikropları öldürür, faydalıların yaşamını kolaylaştırır, akıl sağlığını ve hafıza kuvvetini son nefese kadar korur. Misvâğın etkisi kullanıldıktan sonra 48 saat süreyle devam eder.
(Aidin Salih, Gerçek Tıp, 116-117.s.)