Mecelle

30Haz 2020

Sıfat-ı arızada asıl olan âdemdir

Sonradan ortaya çıkan (ârizî) sıfatlarda esas olan bişeyin yokluğudur.

Misal: Emek sermaye ortaklı bir ticarette, kâr olup olmadığında ihtilaf edilse, kâr ârizî olduğu için “kâr yok” diyenin sözü esas alınır, var diyenden ispatlaması istenir.

20Haz 2020

Beraat-i zimmet asıldır

Yani her insan için masum ve borçsuz olmak esastır.

Ceza hukukunun temelini teşkil eden bu kaide, dünya hukukuna İslam hukuku ile girmiştir. Masumiyet karinesi diye adlandırılmıştır.

Misal: Bir kimse başkasından alacak dava etse, ispat yükü davacıya aittir. Kesin delillerle ispatlanicaya kadar davalı borçsuz kabul edilir.

19Haz 2020

Zarar kadîm olmaz

Bu madde ile yukarıdaki maddeye bir istisna getirtilmiş olmaktadır. Her ne kadar kadim olan bir şey olduğu gibi bırakılsa da, bir zarar kadîm de olsa giderilmelidir.

Yâni zarar, murûr-u zamana uğramaz.

Meselâ eskiden beri umumi yola alan bir pis su, eskiden beri akıyor denerek öylece bırakılmaz.

18Haz 2020

Kadîm, kıdemi üzere terk olunur

Yani birşey öteden beri meşru bir şekilde devam edegeldiği hâl üzere, aksine bir delil olmadıkça devam eder.

Misal: Eskiden beri herkesin istifade ettiği bir kuyu hakkında birisi çıkıp “bu bana ait” derse kabul edilmez.

17Haz 2020

Bir şeyin bulunduğu hâl üzere kalması asıldır
(el-aslü bekâu mâ kâne alâ mâ kâne)

Birşey bir zamanda ne hâl üzere bulunmuş ise, o hâlin değiştiğine delil olmadıkça o şeyin bulunduğu hâl üzere kaldığına hükmolunur.

Misal: Kayıp kişinin öldüğü ispatlanana kadar hayatta olduğu kabul edilir ve nikah vs gibi akidleri devam eder.

16Haz 2020

Şekk ile yakîn zâil olmaz.

Kesin olarak bilinen birşey, sadece şüphe ve kuşku ile ortadan kalkmaz.

Misal: Abdest aldığını kesin olarak bilen bir kimse, abdesti bozup bozmadığından şüpheye düşse, şer’an abdestli sayılır, tekrar abdest alması gerekmez.

15Haz 2020

Ukûdda itibar, maksat ve meâniyedir; elfâz ve mebânîye değil (Mecelle K. 3)

Akidlerde (sözleşmelerde), sözlere ve şekillere değil; maksat ve mânalara itibar edilir.

Yani yapılan sözleşmelerde kullanılan sözler ve kastedilen anlam farklı ise, söze değil anlama bakılır.

Ancak bu madde, sözlere itibar etmenin mümkün olmadığı durumlarda geçerlidir. Yoksa sözler, maksatları ifade eden vasıtalar olduğu için tamamen ihmal edilemez.

14Haz 2020

Bir işten maksad ne ise hüküm âna göredir. (Mecelle K. 2.)

Yani bir işi yapan kimse, o işi hangi niyet ve amaçla yapmışsa hüküm ona göre verilir.

Ahlak ve hukukta; kasıt ve niyetin önemi büyüktür.

Olaylar, amaç ve niyet gözeterek değerlendirilir.

“Ameller niyetlere göredir” hadis-i şerifinden çıkarılan bu kâide, fıkıhtaki hükümlerin pek çoğunu kapsadığından önemlidir.

13Haz 2020

Fıkıh ilminin mevzusu: Mükellefin fiilleridir. Yani hayatı boyunca işleyeceği bütün hususlar, fıkhın konusu dahilindedir.

Fıkhın Gayesi: Dünya ve ahıret saadetine nail olmaktır.

Mükellef: Allahu teala tarafından kendisine bir şeyi yapmak veya yapmamak külfeti/zahmeti lazım getirilen akıllı ve baliğ kimsedir.

Şeriat: Din, islam, millet. Allahu tealanın kulları için tayin etmiş olduğu dini/uhrevi ve dünyevi ahkamın toplamıdır. Bazan, islamda ceza hukukuna da şeriat denir

Ameliyye: Kulların fiilleri ile alakalı hususlardır. İbadetler, muameleler, ukûbat (had cezaları) bu kapsamdadır
Buna itikadi hususlar dahil değildir.

Anlamı: Fıkıh, Şeriatın ameli meselelerini, tafsili delillerin den bilmektir.