Kur'an ve Duaların Fazileti

02Haz 2021

Elbise Giyerken Okunacak Dua

Elbise Giyerken Okunacak Dua. Elbise giyerken, kişinin niyeti o elbiseyle Allâh (c.c.)’un emirlerini yerine getirmek ve avret mahallini, vücudunun örtülmesi gereken yerlerini örtmek olmalıdır. 

Elbise giyerken, kişinin niyeti o elbiseyle Allâh (c.c.)’un emirlerini yerine getirmek ve avret mahallini, vücudunun örtülmesi gereken yerlerini örtmek olmalıdır. Kişinin niyeti asla insanlara gösteriş yapmak olmamalıdır. Aksi takdirde zarara uğrar.
Elbise, ayakkabı veya buna benzer giyecekleri, insanlara karşı büyüklenmek için giyen kişi kendini zarara sokmuş olur. Fakat giydiklerini; kendini değerli göstermek veya dünyalık elde etmek için giymez de şeyhlere, din büyüklerine ve mevki-makâm sahiplerine hurmeten giyerse veya ehl-i sünnet mensuplarının itikadlarını kuvvetlendirmek, ilmin yayılması ve insanların ibâdete daha fazla yapışmaları niyetiyle giyerse, o zaman bu hareketi hayırlı bir iş ve âhirete ait bir amel olmuş demektir. Çünkü bu, doğru ve güzel bir niyet olup riyâ ve gösteriş değildir. Zira buradaki esas gaye âhirettir. Saîd b. Mâlik b. Sinan (r.a.) hazretleri buyuruyor ki, “Resûlullâh (s.a.v.), elbise, gömlek, ridâ ve sarık giydiği zaman şöyle derdi: “Allâhümme innî es elüke min hayrihî ve hayri mâ hüve leh. Ve eûzü bike min şerrihî ve şerri mâ hüve leh (Allâhım! Senden bunun ve bunda olanın hayrını ister, bunun ve bunda olanın şerrinden sana sığınırım).”
Muaz b. Enes (r.a.) hazretleri buyuruyor ki; “Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim yeni bir elbise giyer ve “Elhamdü lillâhillezî kesânî hazâ ve razekamhi min gayri havlin minnî velâ kuvvetin (Bende güç-kuvvet ve takat olmadığı halde bana bunu giydiren ve beni bununla rızıklandıran Allâh (c.c.)’a hâmd olsun) derse, Allâh (c.c.) onun geçmiş günâhlarını affeder.” (Hâkim)
(Huccetül İslâm İmâm Gazâlî (r.âleyh), Nasıl İyi Bir Kul Olunur?, s.81-82)

08May 2021

Bin Aydan Hayırlı Gece

Bin Aydan Hayırlı Gece. Kadir gecesi ilgili hadisi şerifleri sizler için derledik

Resûlullâh (s.a.v.): “Ben size, Kadir gecesini aramak isteyene, Ramazân-ı Şerîf’in son on gününde, yirmiyedinci gecesine başvurmanızı söylerim” buyurdu. Şöyle de bildirildi: İbn-i Abbâs (r.a.) Ömer bin Hattâb (r.a.)’e: “Ben tek günlere baktım, içlerinde yirmiyedinciden daha uygununu görmedim” demiştir. (Gunyetü’t-Tâlibîn)
Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivâyete göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: “Kim inanarak, Allâh (c.c.)’dan sevâp umarak Kadir gecesin ibâdetle geçirirse, geçmiş günâhları afvedilir” buyurmuşlardır. (Buhârî)
Hz. Âişe (r.anhâ)’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’e: “Yâ Resûlallâh! Kadir gecesine rastlarsam nasıl duâ edeyim? diye sordum. Resûlullâh (s.a.v.): “Allahümme inneke afüvvün tühıbbül afve fağfü annî (Allah’ım! Sen afvedersin; afvetmeyi seversin Benden sâdir olan günâhları da afvet!) diye duâ et” buyurdular. (Buhârî)
Süfyân-ı Sevrî (k.s.) der ki: “Kadir gecesi duâ ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir; Kur’ân okuyup sonra duâ etmek daha güzeldir.”
Nebî (s.a.v.) buyurdu ki: “Kadir gecesinde bir kere İnnâ enzelnâ sûresini okuyan, başka zamanda Kur’ân-ı Kerîm’i hatim edenden daha sevgilidir. Kadir gecesinde bir tesbîh, bir tehlîl, bir tahmîd söyleyen, benim yanım da, yedi yüz bin tesbih, tâhmid ve tehlîlden kıymetlidir. Bu gece çobanın koyunu sağma müddeti kadar namaz kılan, ibâdet edeni, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibâdetle geçirenden daha çok severim.”
 

Kadir Gecesi Namazı

 
Kadir gecesi 2 rekat namaz kılınır.
 
Her rek’atte Fâtihâ’dan sonra 7 İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra da 70 kez istiğfâr edilirse biiznillah mağfiret olunur. Bu gece bol bol “Subhanallâhi ve’l hamdulillâhi velâ ilâhe illallâhu val lâhu ekber” virdine devam edilmelidir. Ayrıca bu gece tesbih namazı kılınması fazîletlidir.
 
 

www.youtube.com/watch?v=t_PP0XAkqQU

05May 2021

Kur’ân-ı Kerîm’i Hatim Etmede Âdâb

Kur’ân-ı Kerîm’i Hatim Etmede Âdâb. Ramazân ayında bir defa hatim yapmak da sünnettir.

Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar okuyup hatmetmek sünnettir. Ramazân ayında bir defa hatim yapmak da sünnettir. İmâm-ı Âzam Hazretleri, “Bir kimse Kur’ân-ı Kerîm’i senede iki defa hatmederse hakkını vermiş olur” buyurmuştur.
Cebrail (a.s.) her yıl Ramazân ayının her gecesinde gelir, Ramazanın sonuna kadar Kur’ân-ı Kerîm’i Peygamberimiz (s.a.v.) ile mukabele ederdi. Kur’ân-ı Kerîm’i hatmederken, Duhâ sûresinden itibaren bütün sûrelerden sonra, “Allâhü ekber, Allâhü ekber. Lâ ilahe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhil hamd” diye tekbir getirmek sünnettir. Hatim yapılırken, İhlâs sûresini üç kere okumalıdır. İhlâs sûresi Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birine denk olduğu için, üç defa okununca bir hatim sevâbı alınır.
Hatim yapacak kimse, hatmi bitireceği gün oruçlu olursa daha iyidir. Hatim bitince ev halkını toplar, duâ eder, Allâh (c.c.)’a hâmd ve istiğfar edip Rabbimizden hayır ister. Kur’ân’ı her zaman okumak sevâptır ancak daha sevâp olduğu vakitler, namaz kılmanın efdâl olduğu vakitlerdir. Gecenin efdâl vakti akşamla yatsı arası, gündüz de sabahtan sonradır. Hatimden sonra hemen ikinci hatme başlamak da sünnettir. Onun için, Nâs sûresini bitirip hatim yaptıktan sonra hemen Fâtiha’yı, arkasından da Bakara sûresinin ilk beş âyetini okumalıdır.Bir kimse, “Yâ Resûlallah! Hangi amel Allâh (c.c.)’a daha sevimlidir?” diye sormuştu. Peygamberimiz (s.a.v.), “Konup göçenin ameli” buyurdu. O zat, “Konup göçen ne demektir?” diye sorduğunda şöyle cevap verdi: “Kur’ân’ı başından sonuna kadar okuyan ve ne zaman sonuna kadar okusa hemen baş tarafına geçip yeniden okumaya başlayan kimsedir.”
Hatimden sonra duâ etmek de sünnettir. Peygamberimiz (s.a.v.), “Kur’ân’ı hatmedenin duâsı kabul olunur” buyurmuştur.
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.875-876)

23Nis 2021

Hafızların Şefaati 

Hafızların Şefaati başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Hz. Alî (r.a.)’dan, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim Kur’ân’ı okur, sonra onu ezberler, helâlini helâl, haramını da haram bilirse Allâhü Te‘âlâ onu Cennet’ine koyar ve ailesinden üzerine Cehennem vacip olan on kişiye şefaat etmek hakkı verir.” (Ahmed)
Kötü amellerin cezasını çektikten sonra bile olsa Cennet’e girmek inşallah her Mü’min için kesindir. Ancak hafızların bu üstünlüğü Cennet’e ilk önce girmelerinden dolayıdır. Kendilerine şefaat edilecek on kişi ise büyük günâh işlemiş olan fasık ve facirlerdir. Zira kafirler hakkında asla şefaat yoktur. Allâhü Te‘âlâ şöyle buyuruyor: “Kim Allâh (c.c.)’e ortak koşarsa, ona Allâh (c.c.) Cennet’i haram etmiştir ve barınacağı yer de Cehennem’dir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.” (Mâide s. 72) Başka bir âyette şöyle buyuruluyor: “Ne Peygamberin ne de Mü’minlerin yakın akrabaları da olsa, müşrikler için af dilemeleri yaraşmaz.” (Tevbe s. 113)
Müşriklerin bağışlanmayacağı konusundaki ayet ve hadisler apaçıktır. Bundan dolayı hafızların şefaati, günâhları yüzünden Cehennem’e girmeleri gereken müslümanlar içindir. Cehennem’den korunmak isteyen kimseler, eğer kendileri hafız değilseler ve hafızlık yapmıyorlarsa, en azından kendi yakın akrabalarından birini hafız yapmalıdırlar. Böylece onun sayesinde kendi kötü amellerinin cezasından korunmuş olabilirler. Babası, dedesi, amcası, dayısı vs. hepsi hafız olan kimselere Allâh (c.c.)’un bu büyük bir lütfûdur. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyâmet günü Kur’ân ehline denilecek ki; “Kur’ân oku ve Cennet’in derecelerinde yükselmeye devam et. Dünyada ağır ağır okuduğun gibi ağır ağır oku. Zira senin kalacağın makam, okuduğun son ayette ulaştığın yerdir.” (Tirmizî)
(Muhammed Zekeriyya Kandehlevî, Fezail-i A’mal, s.207-208)

13Nis 2021

Dua-ı Arş

Dua-ı Arş. Ramazan ayı yaklaşmaktadır. Ramazan ayının başında, sonunda veya ortasında üç defa okunacak duayı sizlerle paylaşıyoruz.

Ramazan Ayında Okunacak Dua

Bismi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm “Allâhü Râbbün ahadün samedün ferdün li’l-‘âlemîne, nebîyyinâ Muhammedin erselehu mübeşşiran. Li’l-kâfirîne münzirûne münzîran mine’n-nâri ve münziran nebîyyinâ Muhammedün ahadün, hâmidün ve kâsimun ve şâhidün li’l-mü’minîne ve kâimun nebîyyinâ Muhammedün vehüve nebîyyü’l- Mustafâ salla’llâhu Te‘âlâ ‘aleyhi ve sellem. Ve’l-imâmu’l-murtezâ, ve’r-resûlü’l- müctebâ, nebîyyinâ Muhammedün hüve’r-resûlü’l-murselü, sâhibu’l-kitâbi, münziru ve’l-kitâbu’l-mecdü, nebîyyinâ Muhammedün sâhibu’l-livâ’i ve’l-minberi ve’l-burâki’l- ezheri ve’r-rızâ’i ve’l-kevseri nebîyyinâ Muhammedün ve zeynü’l-cinâni Ahmedün, ‘abdun mutî‘un, ‘âdilün, ‘abdun, cevâdün, nâfi‘un, li’l- müşrikîne kâilün, nebîyyinâ Muhammedün ve şefî‘unâ Muhammedün ve resûlünâ Muhammedün fahrun lenâ Muhammedün hayrun li’l-’âlemîne şefî‘un li’l-müznibîne ve’lmücrimîne, nebîyyinâ Muhammedün ihtârahu ve erselehu fî hâlkıhî şerrafehu, yuhibbuhu nebîyyinâ Muhammedün salla’llâhu ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘îne bi-rahmetike yâ erhame’r- râhimîn.” Ramazân-ı Şerîf’te Okunacak duâlar: İlk on (10) gün: “Yâ erhame’r- râhimîn” İkinci on (10) gün: “Yâ ğaffârü’z- zünûb” Son on (10) gün: “Yâ ‘atîga’r- rigâb”
  1. Îkâz: Bu duâlar günde en az yüz (100) def‘a okunmalıdır.
  2. Îkâz: Ramazân-ı Şerîf’in herhangi bir gecesi Fetih Sûresi okunursa, o sene içindeki kötülük, belâ ve musîbetlerden biizni’llâhi Te‘âlâ muhâfaza olunur.
  3. Îkâz: Ramazân-ı Şerîf’in yirmi üçüncü (23.) gecesi Sûre-i Ankebût ve Sûre-i Rûm okunur.
  4. Îkâz: Ramazân-ı Şerîf’in herhangi bir gününde 363 (üç yüz altmış üç) İhlâs-ı şerîf okunur.
(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.42)
24Mar 2021

Geceleri Kuranı Kerim Okumanın Fazileti

Geceleri Kuranı Kerim Okumanın Fazileti. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle geçmektedir: “Gece vâkitleri Allâh (c.c.)’un ayetlerini okurlar ve onlar secdeye kapanırlar, namaz kılarlar.”

Abdullah İbn-i Amr (r.a.)’dan, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Oruç ve Kur’ân kul için şefaat edecekler. Oruç diyecek ki; “Ey Allâh’ım, ben onu gündüz yemek, içmekten alıkoydum. Onun hakkında benim şefaatimi kabul eyle.” Kur’ân da, “Ben onu geceleri uyumaktan alıkoydum. Onun hakkında benim şefaatimi kabul eyle” diyecektir. Sonunda ikisinin de şefaati kabul edilecektir.” (Ahmed ibn-i Ebiddunyâ)
Bizzat Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle geçmektedir: “Gece vâkitleri Allâh (c.c.)’un ayetlerini okurlar ve onlar secdeye kapanırlar, namaz kılarlar.” (Âl-i İmran s. 113)
Ebû Hûreyre (r.a.)’dan, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim bir gecede Kur’ân-ı Kerîm’den on âyet okursa o gece gâfillerden sayılmaz.” (Hâkim)
Kişi okunması birkaç dakika süren on ayeti okumakla bütün gece gafletten kurtulmuş oluyor. Bundan daha üstün hangi fazîlet olabilir. Hasan-ı Basri (r.âleyh), Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Gece vakti yüz âyet okuyan kimse Kur’ân-ı Kerîm’in kendisinden hak talep etmesinden kurtulur. İki yüz ayet okuyan kimseye bütün geceyi ibâdetle geçirme sevâbı verilir.”
(Muhammed Zekeriyya Kandehlevî, Fezail-i A’mal, s.61-63)


Pratik Fıkhi Bilgiler


SUAL: Hz. Muaviye (r.a.)’e söven kafir olur mu?
CEVAP: Hanefilerin çoğunluğu bir kimsenin sahabeye sövmeyi, onlarla alay etmeyi, onları küçümsemeyi helâl görüp bu fiilleri işleyecek olursa kâfir, helâl görmeden işleyecek olursa fâsık olacağını söylemiştir. Ancak bazı Hanefi fakihleri, aynı sözler Hz. Ebû Bekir ve Ömer için söylenirse, söyleyenin dinden çıkacağını söylemişlerdir. İmam Mâlik, Hz. Peygamber’e sövenin öldürülmesi, Ashâb (r.a.e.)’e sövenin ise tedib amacıyla cezalandırılması gerektiği kanaatindedir. Ahmed b. Hanbel’e göre ise, sahâbeden birine söven kimse şiddetli bir şekilde dövülür.
(İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, c.3, s.293)

16Mar 2021

Salavatı Şerife

Salavatı Şerife. Peygamber Efendimiz “Kim, Bu Salâvatı Şerîfeyi bir def’a okursa, bana on iki bin salâvat getirmiş olur” Buyurmuştur.

Hadîs-i şerîfte: “KİM, BU SALÂVAT-I ŞERÎFEYİ BİR DEF’A OKURSA, BANA ON İKİ BİN SALÂVAT GETİRMİŞ OLUR” buyurulmuştur.
“Allâhümme salli ‘alâ Muhammedi’n-nebiyyi ‘adede men sallâ ‘aleyhi mine’l-ahyâri ve ‘adede men lem yusalli ‘aleyhi mine’l-esrâri ve ‘adede gatarâti’l-emtâri ve ‘adede evrâgi’l-eşcâri ve ‘adede enfâsi’l-müstağfirîne bi’l-eshâri ve ‘adede mâ-kâne ve mâ-yekûnu ilâ yevmi’l-haşri ve’l-garâri ve salli ‘aleyhi mâ-te‘âgabe’l-leylü ve’n-nehâr. Ve salli ‘aleyhi ma’htelefe’l-melevâni ve te‘âgabe’l-‘asrâni ve kerrera’l-cedîdâni ve’stagbele’l-fergadâni ve ‘adede emvâci’l-bihâri ve ‘adede’r-rimâli ve’l-ğifâr. Ve belliğ rûhahû ve ervâha ehli beytihi minne’t-tehiyyete ve’t-teslîme ve ‘alâ cemî‘i’l-enbiyâi ve’l-mürselîne ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l-‘âlemîn. Allâhümme salli ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammedin bi ‘adedi külli zerratin elfe elfi merratin. Allâhümme salli ‘alâ Muhammedi’n-nebiyyi ve ‘alâ âlihi ve sahbihi ve sellim. Sübbûhun kuddûsun rabbunâ ve rabbu’l-melâiketi ve’r-rûh. Rabbi’ğfir ve’rham va‘fu ve tekerram ve tecâvez ‘ammâ ta‘lemu inneke ta‘lemu mâ-lâ na‘lemu inneke ente’llâhu’l- e‘azzu’l-ekram.”
Türkçe Anlamı: “Allâhım! Nebî olan Hz. Muhammed üzerine seçkin kulların salât ettiği kadar salât olsun. Şerlilerin salât etmediği kadar salât olsun. Seherlerde istiğfar getirenlerin nefesleri sayısınca, ağaçların yaprakları, yağmurların damlaları sayısınca, haşr ve karar gününe kadar olanların ve olacakların sayısınca Efendimiz’e salât olsun. Gece ve gündüzün ardı ardına gittiği sürece, zaman devam ettiği sürece, O’na salât ve selâm olsun. Denizdeki dalgalar sayısınca, kumlar sayısınca Efendimiz’e salât olsun. O’nun rûhuna ve ehl-i beytinin rûhlarına ve tüm Peygamberlere bizden selâmlar ulaştır. Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsûstur. Allâhım! Zerreler adedince ve milyonlarca kez Efendimiz Hz. Muhammed’e ve âline salât ve selâm olsun. O’na, âline ve ashâbına salât ve selâm eyle. Bizim ve tüm meleklerin Rabbi olan Allâhım! Seni tüm noksanlıklardan tenzîh ederim. Rabbim beni afvet, bana merhamet et ve bildiğin tüm hatâlarımı bağışla.”
(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.129-130)

12Şub 2021

Mübarek Üç Aylarda Okunacak Dualar

Mübarek Üç Aylarda Okunacak Dualar. Üç Aylar’da okunacak dualar ve tesbihleri okurlarımız için derledik. Üç Aylar’da (Receb, Şaban ve Ramazan) yapılacak dualar ve diğer ibadetler.

Receb-i Şerîf’te Okunacak Duâ:
Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm
Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa’bân ve belliğnâ Ramazân vahtim lenâ bi’l-îmân ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân.

(Bu duânın, sayı sınırlaması olmamakla berâber, Receb-i şerîf boyunca günde 100 def‘a okunması fazîletlidir.)
Receb-i Şerîf Duâları:
İlk on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- hayyil- gayyûm”
İkinci on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- ehadi’s- samed”
Son on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- ğafûri’r- rahîm”
Şa‘bân-ı Şerîf’te Okunacak Duâ:
Allâhümme bârik lenâ fî Şa’bân ve belliğnâ Ramazân vahtim lenâ bi’l-îmân ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân.
(Bu duânın, sayı sınırlaması olmamakla berâber, Şa‘bân-ı şerîf boyunca günde 100 def‘a okunmasında fazîlet vardır.)
Şa‘ban-ı Şerîf Duâları:
İlk on (10) gün: “Yâ latîfü celle şânüh”
İkinci on (10) gün: “Yâ rezzâku celle şânüh”
Son on (10) gün: “Yâ azîzü celle şânüh”
Ramazân-ı Şerîf’te Okunacak Duâlar:
İlk on (10) gün: “Yâ erhame’r- râhimîn”
İkinci on (10) gün: “Yâ ğaffârü’z- zünûb”
Son on (10) gün: “Yâ ‘atîka’r- rikâb”

  1. Îkâz: Bu duâlar günde en az yüz (100) def‘a okunmalıdır.
  2. Îkâz: Ramazân-ı şerîfin herhangi bir gecesi Fetih Sûresi okunursa, o sene içindeki kötülük, belâ ve musîbetlerden bi-izni’llâhi Te‘âlâ muhâfaza olunur.
  3. Îkâz: Ramazân-ı şerîfin yirmi üçüncü (23.) gecesi Sûre-i Ankebût ve Sûre-i Rûm okunur.
  4. Îkâz: Ramazân-ı şerîfin herhangi bir gününde 363 (üç yüz altmış üç) İhlâs-ı şerîf okunur.
    (Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 42.s.)
06Şub 2021

Hira Dağında İlk Vahyin Gelmesi

Hira Dağında İlk Vahyin Gelmesi başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

İmâm-ı Buhârî (r.âleyh), Âişe-i Sıddika (r. anhâ)’dan rivâyet eylemiştir ki: “Vahyin başlangıcı sâdık rü’yâ ile vâki olmuştu. Gördüğü her rü’yânın eseri sabah gibi çıkardı. O zamanda Hira dağına gidip geceleri ibâdet ederdi. Hira dağının mağarasında iken bir Melek geldi: “İkrâ” diye emretti. Yâni: “Yâ Muhammed, Oku!” dedi. Resûlullâh (s.a.v) Efendimiz Hazretleri de: “Mâ enâ bi-kari” diye buyurdu. Yâni: “Ben okuyucu değilim!” dedi. Resûlullâh (s.a.v) der ki: “Melek beni tuttu, kuvvetle sıktı ve yine salıverip “İkrâ” dedi. Ben de yine “Ben okuyucu değilim” dedim. Üç defa böyle vâki olduktan sonra: “Bütün mevcudatı halkeden ve insânı kan pıhtısından yaratan Rabbinin ismiyle oku! Oku! Bütün kerimlerin kerîmi olan, insana kâlemle yazmayı öğreten ve bilmediği şeyi bildiren Rabbin hakkı için” (Alâk s. 1-5) dedi.”
Resûlullâh (s.a.v) Efendimiz’e Hira dağında bunlar vâki olunca kalbine korku geldi. Bâzı âzası titreyerek döndü. Hz. Hatîce (r.anhâ)’nın evine geldi: “Zemmilûnî, zemmilûnî! (Beni örtülerle sarın, beni örtülerle sarın!)” diye buyurdu. O (s.a.v)’i sıkıca örttüler. Mübârek kalbinden korku zâil oluncaya kadar yattı. Sonra kalkıp: “Yâ Hatîce! Bana ne oldu? Bunun aslı ne olsa gerek?” diye başından geçenleri anlattı ve: “Ya Hatîce, bana bir zarar olmasından korktum” dedi.
Hz. Hatîce (r.anhâ): “Hâşâ ve kellâ ki, sana bir zarar yetişsin! Sevin, memnun ol, yâ Muhammed (s.a.v.)! Vallâhi, Hâkk Teâlâ aslâ sana zarar eriştirmez. Sen sıla-i rahm edersin (yâni akrabanla görüşme, buluşma). Vahşet üzere olup onlardan ilişkini kesmiş değilsin. Sözüne sâdıksın. Konuklarına ziyafet ve ikrâm edersin. Halkın müşkül işlerine yardım edersin. Hâkk Te‘âlâ sana hiç zarar mı eriştirir?” dedi.
(İmâm Kastalânî, Mevâhib-i Ledünniyye, c.1, s.61-63)

23Oca 2021

Kur’ân’ı Hangi Sıklıkla Hatmetmeli?

Kur’ân’ı Hangi Sıklıkla Hatmetmeli? Kays b. Ebi Sa’saa (r.a.)’in şöyle dediği rivâyet edilir: Kays: “Ya Resûlullâh, Kur’ân’ı ne kadar sürede hatmedeyim” diye sorunca Resûlullâh (s.a.v.); “on beş günde bir” diye cevap verdi. Bundan daha kısa sürede hatmedebileceğimi söylediğim zaman; “öyleyse haftada bir hatmet” buyurdu.

Kur’ân’ın devamlı tilâveti ve çokça okunması müstehaptır. Allâhü Te‘âlâ, Kur’ân tilâvetini âdet edinenleri “gece saatlerinde Allâh (c.c.)’un âyetlerini okurlar” âyetiyle övmektedir.
İbn Ömer (r.a.)’dan şu hadis nakledilmiştir: “Haset sadece iki şeyde caizdir. Birisi, Allâh (c.c.) kendisine Kur’ân okuma nimetini vermiştir. O da gece gündüz Kur’ân okur. Diğeri ise Allâh (c.c.) kendisine mal vermiştir O da malı gece gündüz Allâh (c.c.) yolunda harcar.” (Müslim) İbn Mesud (r.a.)’dan rivâyet edilmiştir: “Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okuyana bir hasene verilir. Bir hasene on sevab değerindedir.”
Selefin Kur’ân okuma miktarı hususunda çeşitli uygulamaları vardı. Kur’ân’ın çokça tilâveti meselesinde günümüze birçok rivâyet ulaşmıştır. Kur’ân’ı dört, beş, altı ve yedi günde bir hatmedenler de olmuştur ki bu en güzel ve doğru olandır. Sahabenin ve tabiin (r.a.e.)’in çoğu böyle yaparlardı.
Kays b. Ebi Sa’saa (r.a.)’in şöyle dediği rivâyet edilir: Kays: “Ya Resûlullâh, Kur’ân’ı ne kadar sürede hatmedeyim” diye sorunca Resûlullâh (s.a.v.); “on beş günde bir” diye cevap verdi. Bundan daha kısa sürede hatmedebileceğimi söylediğim zaman; “öyleyse haftada bir hatmet” buyurdu.
Abdullah b. Ömer (r.a.)’dan rivâyet edilir ki: “Resûlullâh (s.a.v.)’e: “Kur’ân’ı ne kadar günde hatmedelim” diye sorulunca o da: “Kırk günde” diye cevap vermiştir. Yine Kur’ân sekiz veya on günde, bir veya iki ayda hatmedenler de olmuştur. Mekhûl b. Ebî Müslim (r.a.)’in şöyle dediği rivâyet edilir: “Sahâbe (r.a.e.)’den güçlü olanlar yedi günde, bazıları bir ay, bazıları iki ay, bazıları da daha uzun bir zamanda hatim yaparlardı.”
Ebû Hanîfe (r.a.) şöyle demiştir: “Kim senede iki defa Kur’ân-ı hatmederse, hakkını vermiş olur. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) vefât edeceği sene Kur’ân’ı Cibril (a.s.)’a iki kere arzetmişti (hatmetmişti).” Ahmet b. Hanbel (r.âleyh): “Özürsüz Kur’ân hatminin kırk günü aşması mekruhtur” demiştir.
(İmâm Suyuti, İtkan Muhtasarı, s.34)