Kur'an ve Duaların Fazileti

13Oca 2021

Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır

Tasavvuf Kuran ve Sünnete Sarılmaktır başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Geçmiş büyüklerin en başta gelen ahlâkı kişiyi gölgesinin izlediği gibi Kur’ân ve Sünnet’e sarılmalarıydı. Onlardan herhangi biri mezheplerin, gerek şimdilerde unutulan ve gerekse hâlâ kullanılan bütün delillerine vakıf olacak ve tartışma meclislerinde kesin hüccetler ve apaçık belgelerle âlimleri susturacak derecede tertemiz Şeriat’ın çeşitli ilim dallarında derinlemesine vukuf sahibi olmadıkça mürşitlik postuna oturmazdı. Bu gerçeğin böyle olduğu, onların sözleri ile fiillerinden anlaşıldığı gibi aynı zamanda eserleri de bu tür bilgilerle doludur.
Tasavvuf ehlinin seyyidi (efendisi) İmâm Ebû’l-Kasîm el-Cüneyd-i Bağdadî (k.s.) şöyle demiştir: “Bizim şu kitabımız (Kur’ân) kitapların efendisi ve en kapsamlısıdır, şeriatımız tüm şeriatların (sistemlerin) en açığı ve en incesidir.
Yolumuz Kur’ân ve Sünnet’le pekiştirilmiştir. Kur’ân’ı okumayan, Sünnet’i ezberleyip manalarını anlamayan kişiye uymak doğru değildir.”
Yine Cüneyd-i Bağdadî (k.s.) şöyle demiştir: “Gökten inen ve Peygamber (s.a.v.)’den başkasına da ulaşma imkânı yaratılan hiçbir ilim yoktur ki Allâhü Te‘âlâ ondan benim için bir pay ayırmış olmasın.”
Yine Cüneyd-i Bağdadî (k.s.) bağlılarına şunları söylüyordu: “Bir adamın havada bağdaş kurup oturduğunu görseniz bile, onun Allâh (c.c.)’un emir ve yasakları karşısında nasıl davrandığını tespit etmedikçe kendisinin peşinden gitmeyiniz.
İlâhî emirlerin tümüne uyup yasaklardan da uzak durduğunu gördüğünüzde ise ona inanın, ardından gidin. Ama emirleri çiğneyip yasaklardan kaçınmadığını görürseniz ondan uzak durun.”
(İmâm Şaranî, Selef-i Sâlihîn’in, Evliyâullah’ın Yüce Ahlâkı, s.6-7)

08Oca 2021

Fatiha Suresinin Fazileti

Fatiha Suresinin Fazileti. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Fatiha Sûresi her türlü zehre karşı şifa (ilaç)dır.”

Salebi, Hz. Ali (r.a.)’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir. “Fatiha sûresi, Arşın altındaki hazinelerden inmiştir.” Yine Sa’lebî, Amr b. Şurahbil’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir. “Kur’ân’dan ilk nazil olan Fatiha Sûresi’dir.” Çünkü vahyin başlangıcında Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Hatîce (r.a.)’e gizlice şöyle dedi: “Bana bir şeyin karışmasından (yani aklıma bir halel gelmesinden) endişeleniyorum.” Bunun üzerine, Hz. Hatice (r.anhâ), “O nedir?” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi: “Yalnız kaldığımda, “oku” diye bir ses duyuyorum.” Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) Varaka b. Nevfel’e gitti ve bu durumu ondan sordu. O, Peygamber (s.a.v.)’e şöyle dedi: “Sana ses geldiğinde dur.” Böylece Cebrail (a.s.), Hz. Resûl (s.a.v.)’e geldi ve “Bismillahirrahmanirrahim. El-hamdü lillahi rabbi’l-alemin” de dedi.
Ebû Sa’id el-Hudrî (r.a.)’dan, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Fatiha Sûresi her türlü zehre karşı şifa (ilaç)dır.”
Huzeyfe b. el-Yemânî (r.a.)’dan, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “Bir kavme Cenâb-ı Hâkk, kesinkes hükmedilmiş azabını gönderir. Ancak, onların çocuklarından birisi mektepte “El-hamdü lillahi rabbi’l-âlemîn” diye okuyunca, Allâhü Te‘âlâ bunu duyar. Bu sebeble onlardan azabını kırk yıl kaldırır.”
Hz. Hüseyin (r.a.)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Cenâb-ı Hâkk gökten yüzdört kitap indirdi. Bunların yüzünün bilgisini, Tevrat, İncil, Zebur ve Furkân’a koydu. Sonra bu dört kitabın taşıdığı ilimleri Furkân’a (Kur’an’a); Furkân’ın ilimlerini, Mufassal sûrelere; Mufassal sûrelerin ilimlerini Fâtiha’ya koydu. Kim Fatiha Sûresi’nin tefsirini bilirse, Allâh (c.c.)’un indirdiği bütün kitapların tefsirini bilmiş olur. Kim Fatiha Sûresini okursa, sanki Tevrat, İncil, Zebur ve Furkân’ın tamâmını okumuş gibi olur.”
(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.252-253)

01Oca 2021

Besmelenin Bereketleri

Besmelenin Bereketleri başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Müslümanın bir işe başlarken Besmele çekmesi, “Ben bu işi kendim için değil Allâh (c.c.) adına, onun emriyle ve ancak onun için yapıyorum” demektir.
Peygamberimiz (s.a.v.), “Besmele her kitabın anahtarıdır. Besmele ile başlanmayan her meşrû iş kesik (bereketsiz)dir” (Beyhakî) buyurdular. Yine buyurdular ki: “Cebrail (a.s.) bana vahiy getirdiğinde ilk indirdiği şey
Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.”
Hz. Âdem (a.s.)’a ilk olarak Besmele nazil olunca, “Zürriyetim Besmeleyi okumaya devam ettiği sürece azaptan emin olur” dedi. İbrahim (a.s.), Nemrut kendisini ateşe atmak için mancınığa koyduğunda Besmele okudu. Allâhü Teâlâ ateşi İbrahim (a.s.)’a soğuk ve selâmet eyledi. Hz. Mûsâ (a.s.), Firavun’a ve sihirbazlarına Besmele ile galip geldi. Besmele Süleyman (a.s.)’a indirildiği zaman Melekler ona, “Ey Süleyman! Bugün mülk ve saltanatın tamamlandı” dediler. Hz. Süleyman (a.s.) Besmeleyi neye okusa emrine girerdi. Besmele ile diğer milletlere galip geldi. Hz. Îsâ (a.s.)
ve havariler Besmele okuyarak ferâha erdiler. Hz. Allâh (c.c.) şöyle buyurdu: “Ey Îsâ! Sana hangi âyetin indirildiğini biliyor musun? Bismillâhirrahmânirrahîm emniyet âyetidir. Her durumda onu çok oku. Okumanın ve namazının başı Besmele olsun. Kim namazdan ve
bir şey okumadan önce onu okumaya devam ederse, ölümü kolay olur. Kabirde Münker ve Nekir onu korkutmaz. Kabir onu sıkmaz. O kimse rahmetime kavuşur.
Kabri nurlanır. Kabrinden onu vücudu ve yüzü beyaz olarak haşrederim. Sırat üzerinde onun nurunu tamamlarım. Böylece cennete girer. Kendisine, saadete ve mağfirete kavuştun diye müjde verilir.” Hz. Îsâ, “Yâ rabbi! Bu sadece bana mı mahsustur?” diye sordu. Allâhü Teâlâ, “Sana, sana uyanlara ve senden sonra Ahmed (a.s.)’a ve onun ümmetine mahsustur” buyurdu.
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.13-15)

25Ara 2020

Kuran’ı Tefsir Edebilmenin Şartları

Kuran’ı Tefsir Edebilmenin Şartları. Kuran-ı Kerim’i tefsir edebilmenin şartlarını sizler için derledik.

Aşağıdaki 15 ilme sahip olmaksızın Kur’ân-ı Kerîm’i tefsire kalkışmak caiz değildir. Kim bunları bilmeden tefsir ederse, kendisinden nehy olunan rey ile tefsir etmiş olur.

  1. Lügat ilmi: Bu ilimle, kelimenin o dilde ifade ettiği mânâlar bilinir. Mücahit (r.a.), “Allâh (c.c.)’a ve ahiret gününe inanan, Arapça’yı bilmeyen kimsenin Kur’ân’ı tefsir etmesi haramdır.” der. 2-3. Sarf ve Nahiv ilmi: Arapça dilbilgisinin inceliklerini bildirir. 4. İştikak ilmi: Kelimelerin hangi köklerden türediği üzerinde durur. 5. Maâni ilmi: Cümleye güzel bir mânâ kazandırmak gayesi ile cümle kuruluşunun inceliklerini öğretir. 6. Beyan ilmi: Cümlenin ifade ettiği açık veya gizli mânaları, değişik üsluplarla kullanmadaki incelikleri öğretir. 7. Bedi ilmi: Söz sanatları üzerinde durur. Müfessir, Kur’an’ın ifadesindeki mucizelik yönlerini de bilmelidir. İ’cazı bütün yönleriyle bilmek, Allâh (c.c.) kelâmındaki inceliklere muttali olarak tefsir etmek demektir. 8. Kıraat ilmi: Bu ilim sayesinde, Kur’ân’ın kıraat incelikleri bilinir. Muhtemel kıraat vecihleri arasında tercih yapılır. 9. Usul-i Din (Kelâm ilmi): Bu ilim, Allâh (c.c.)’a isnadı caiz olmayan sıfatlar ihtiva eder gibi görünen âyetleri, zahiri manadan ayırarak tefsir etmeyi öğretir. Kelâm uleması bu gibi ayetleri tevil eder. Allâh (c.c.)’a isnâdı mümkün olmayan, vacip veya caiz olan manalarla delil getirir. 10. Usul-i Fıkıh ilmi: Âyetlerden hüküm çıkarmak ve istinbatta bulunmak üzere, delil getirmeyi öğretir. 11. Esbâb-ı Nüzul ilmi: Sebebi nüzul ile ayetin hangi konuda ve kimin hakkında nazil olduğu bilinir. 12. Nâsih ve Mensuh ilmi: Biri diğerinin hükmünü kaldıran ayetleri bildirir. 13. Fıkıh ilmi. 14. Mücmel ve mübhemin tefsirini beyân eden (âyetleri açıklayan) hadisleri bilmek gerekir. 15. İlm-i Mevhibe: Bu, bilgisi ile amel edene Allâh (c.c.) tarafından verilen ilimdir. Nitekim: “İlmi ile amel edene, Allâh (c.c.) bilmediğini öğretir” hadîsinde buna işâret olunur.
    (Hadimi, Berika-Tarîkat-ı Muhammediyye Şerhi, 5.c., 49-51.s.)
17Ara 2020

Hıfz Duaları

Hıfz Duaları. Her türlü kötülükten korunmak için okunacak dua. Hastalılardan korunmak için dua.

Muhafaza altında olmak için her gün okunacak duâlar:
E‘ûzu bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
Tehassantü bi-zî’l-mülki ve’l-melekûti, va‘tesamtü bi’l-‘izzeti ve’l-ceberûti ve tevekkeltü ‘alâ’l-meliki’l- hayyi’l- kayyûmi’lhalîmi’llezî lâ-yenâmu ve lâ-yemûtu. Dahaltü fî hirzi’llâhi. Dehaltü fî hifzi’llâhi. Dehaltü fî emâni’llâhi bi-hakki kâf hâ yâ ‘ayn sâd. Küfîtü ve bi-hâ mim ‘ayn sîn kâf. Humîtü ve bi-lâhavle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l-‘aliyyi’l-‘azîm.
Allâhümma’hruznî bi-hirzi kudretike min keydi’l-a‘dâi ve hallisnî bi mennike ‘an sûikasd-i’l-eşkiyâi ve e‘ûzü bi-ke min kahri’lkâhirîne ve zulmi’z-zâlimîne ve keydi’l ümerâi’l- hâsidîne ve ta‘ni’l- eşkiyâi’l-müfsidîne ve şemâteti’l-eşirrâi’l-mudirrîne ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l-‘âlemîn.
Allâhümme yâ hâfiza Nûhin fî’l-mâ’i ve Yûsufe fî’l-bi’ri ve Yûnuse min batni’l-hûti ve Eyyûbe fî’d-durri ve Mûsâ fî’l-yemmi ve İbrâhîme fî’n-nâri ve Muhammedin sallâ’llâhu te‘âlâ âleyhi ve selleme fî’l-ğâri. İhfaznî ve lâ tefzahnî ‘alâ rü’ûsi’l-eşhâdi.
Allâhümme innî esbahtü* (emseytü) lâ-emlikü li-nefsî darran ve lâ-nef‘an ve lâ-mevten ve lâ-hayâten ve lâ-nüşûrâ ve lâ-estedî‘u en âhuze illâ mâ-a‘taytenî ve lâ-ettekiye illâ mâ vekîtenî allâhümme ve’ffiknî li-mâ tühibbuhu ve terdâhu mine’l-kavli ve’l-‘ameli fî tâ‘atike inneke zû’l-fadli’l-‘azîm.
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm
Fa’llâhu hayrun hâfizan ve hüve erhamu’r-râhimîn. Bi’smi’llâhi mâ-şâ’a’llâhu lâ-yesûku’l-hayra illâ’llâh. Bi’smi’llâhi mâ-şâ‘a’llâhu lâ-yesrifü’s-sûe illâ’llâh. Bi’smi’llâhi mâ-şâ’a’llâhu mâ-kâne min ni‘metin fe-mina’llâh. Bi’smi’llâhi mâ-şâ’a’llâhu lâ-havle ve lâkuvvete illâ bi’llâh.
Mâ-şâ’a’llâhu te‘âlâ bi’smi’llâhi tevekkeltü ‘alâ’llâhi lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l-‘aliyyi’l-‘azîm. Yâ Şâfî, yâ Kâfî, yâ Mu‘âfî.

*Sabah esbahtü şeklinde Akşam emseytü şeklinde okunacak.
(www.ibadettakvimi.com)

19Eki 2020

Zorlukla Karşılaşıldığında Yapılması Gereken

Zorlukla Karşılaşıldığında Yapılması Gereken. Namaz Allâhü Te‘âlâ’nın büyük bir râhmetidir. Her türlü zorlukta namaza yönelmek Allâhü Te’âla’nın râhmetine yönelmek demektir.


Hz. Huzeyfe (r.a.) buyuruyor ki: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bir zorlukla karşılaşınca derhâl namaza yönelirdi. (İmâm Ahmed) Namaz Allâhü Te‘âlâ’nın büyük bir râhmetidir. Her türlü zorlukta namaza yönelmek Allâhü Te’âla’nın râhmetine yönelmek demektir. Râhmet-i ilâhî insana destek ve yardımcı olduğu zaman onun hangi sıkıntısı devam edebilir ki?
Resûlullâh (s.a.v.)’i adım adım takip eden Sahâbe-i Kirâm (r.a.e.)’in de bu gibi durumlarda aynı şeyi yaptıkları nakledilmiştir. Hz. Ebû Derdâ (r.a.) buyuruyor ki: “Fırtına çıktığında Resûlullâh (s.a.v.) hemen camiye gider, fırtına duruncaya kadar camiden çıkmazdı. Aynı şekilde Ay ve Güneş tutulunca Resûlullâh (s.a.v.) derhâl namaza yönelirdi.” Hz. Suheyb (r.a.), Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Önceki Peygamberler de her sıkıntıda daima namaza yönelirlerdi.” Hz. İbn-i Abbas (r.a.) bir yolculukta iken oğlunun vefât haberini aldı, devesinden inip iki rekât namaz kıldı ve “İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn (Biz Allâh (c.c.)’un kuluyuz ve yine O (c.c.)’a döneceğiz).” dedi ve şöyle buyurdu: “Biz Cenâb-ı Hâkk’ın emrettiğini yapmış olduk.” Sonra Kur’an’daki şu ayeti okudu: “(Ey imân edenler) sabırla ve namazla Allâh’dan yardım isteyin, muhakkak o namaz ağırdır, ancak Allâh’tan korkanlar için değil.” (Bakara s. 45)
Yine Hz. İbn-i Abbas (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.)’in hanımlarından birinin vefât haberini duyunca secdeye kapandı. Biri ona niçin secde yaptığını sorunca buyurdu ki: “Resûlullâh (s.a.v.): “Başınıza bir felaket gelince secde yapınız yani namazla meşgul olunuz” buyurmuştur. Mü’minlerin annesinin vefâtından daha büyük hangi felaket olabilir ki?”


(Muhammed Zekeriyya Kandehlevi, Fezail-i A’mal, Amellerin Fazileti, 267-268.s.

14Eki 2020

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri)

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri). Safer, hicrî takvimin Muharrem ayından sonra gelen ikinci ayıdır. Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış Cahiliye dönemine ait olup dinimizde yeri yoktur.


E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm.
Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm.
Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh.
Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr.
Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn.
Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen.
Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen.
Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen.
Ve’s-selâmü ‘alâ meni’t-tebe‘a’l-hüdâ.
Ve selâmün ‘alâ îbâdihî’l-lezîne’stafâ
Selâmün ‘aleyküm lâ-nebteği’l-câhilîn.
Selâmün kavlen min rabbi’r- rahîm.
Selâmün ‘alâ Nûhin fi’l-‘âlemîn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ İbrâhîm, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ Mûsâ ve Hârûn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehümâ min ‘ıbâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ İlyâsîn, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Ve selâmün ‘ale’l-mürselîn.
Selâmün ‘aleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn.
Selâmün hiye hattâ matla‘i’l-fecr.


Safer Ayı Duası


“Allâhümme bârik fî şehri’s-saferi va’htim le-nâ bi’s-sa‘â-deti ve’z-zafer.”


(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 33-36.s.)

07Eki 2020

Kur’an’ı Açıktan Okumanın Hükümleri

Kur’an’ı Açıktan Okumanın Hükümleri başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

Sesli kıraatta yedi niyet vardır:

  1. Kur’ân’ı emredildiği gibi tertil üzere, hakkını vererek okumak,
  2. Kur’ân okurken sesin güzelleştirilmesi. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) bunu şöyle teşvik etmiştir:
    “Kur’ân’ı, sesleriniz ile süsleyiniz.” Başka bir defasında şöyle buyurmuştur: “Kur’ân’ı güzel makam ile okumayan bizden değildir.” Yani sesini Kur’ân ile güzelleştirmeyen kimse, bizden değildir. Hadise verilen iki mânâdan biri budur. Arapça ehline daha sevimli gelen bu mânâdır. Diğer bir mânâsı ise, kim Kur’ân sayesinde teğanni ihtiyacını gidermez, onunla yetinmez ise, bizden değildir, demektir. Bu mânâyı ifade için: “Kur’ân-ı Kerîm’le teğanni ihtiyacını yerine getiriyor.” denir.
  3. Bir diğer niyet, Kur’ân okurken sesi yükseltip kendinden şeytanı ve uykuyu uzaklaştırmaktır.
  4. Bir diğer niyet kulun okuduğu Kur’ân’ı kendisine işittirerek kalbini uyandırması, ilâhi kelâmı güzelce düşünmesi ve mânâlarını anlamasıdır. Çünkü bunların hepsi sesli kıraat sayesinde olur.
  5. Yine sesli kıraat yapanın bir niyeti de uyuyan insanları uyandırıp Allâh (c.c.)’u zikretmelerine ve geceyi ihyâ etmelerine sebep olmak olmalıdır.
  6. Diğer bir niyet de şudur: İbâdetten yana gaflet ve tembellik içinde olanlar onu görsünler ve gece ibadetine ilgi duysunlar. Böylece sesli kıraat yapan, onlara iyilik ve takvâda yardımcı olmuş olur.
  7. Sesli kıratla okuyuşunu daha fazla yapma imkânı vardır. Alıştığı usûl üzere sesli kıraatla namazdaki kıyamını daha fazla uzatır. Bu kıraat sayesinde ameli, daha fazla olur. Kul, sesli olarak Kur’ân okurken bu anlattıklarımıza niyet etmelidir.

(Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtu’l-Kulûb)

24Eyl 2020

Kuran Mucizeleri: Yarılan Yeryüzü

Kuran Mucizeleri: Yarılan Yeryüzü. Allah’ın yerin yarılması üzerine yemin etmesi, Kur’ân’ın diğer bilimsel mucizelerinde olduğu gibi burada da dikkat çekici bir duruma işaret etmektedir.


“Yarılan yere yemin olsun ki.” (Tarık s. 11-12) âyet-i keriîmede geçen “sad’a” kelimesi Türkçede “çatlama, yarılma, ayrılma” anlamlarına gelmektedir. Allâh (c.c.)’un yerin yarılması üzerine yemin etmesi, Kur’ân’ın diğer bilimsel mucizelerinde olduğu gibi burada da dikkat çekici bir duruma işaret etmektedir. 1945-46 yıllarında, bilim adamları mineral kaynaklarını araştırmak için ilk kez deniz ve okyanusların diplerine indiler. Araştırmalarında dikkati çeken en önemli noktalardan biri dünyanın kırıklı yapısı oldu. Dünyanın dış yüzeyindeki kayalık tabaka; kuzey-güney ve doğu-batı doğrultulu olup, on binlerce kilometre uzunluğunda çok sayıda geniş çatlak (fay) ile yarılmıştı. Ayrıca bilim adamları 100-150 km derinde, denizlerin ve okyanusların altında erimiş magmanın bulunduğunu fark ettiler. İşte bu kırık ve çatlaklar nedeniyle, denizlerin ortasında yer alan dağlardan dışarı lavlar akar. Yeryüzünün bu kırıklı yapısı sayesinde, önemli miktarda ısı dışarı atılır ve erimiş kayaların büyük bir kısmı okyanuslardaki tepeleri oluşturur. Eğer yeryüzünün, kabuğundan yüksek miktarda ısının dışarı çıkmasına olanak veren bu yapısı olmasaydı, dünya üzerinde hayat imkânsız olurdu. Kuşkusuz tespit edilmesi böylesine teknoloji gerektiren bir bilginin, 1.500 sene evvel haber verilmiş olması Kur’ân’ın Allâh (c.c.)’un sözü olduğundan başka hiçbir şeyle izah edilemez.


Duada Helal Kazancın Önemi

Peygamberimiz (s.a.v.) uzun yola çıkan saçı-başı dağınık, toza bulanmış bir adamı anlatırken şöyle buyurdu: “Bu adam ellerini gökyüzüne kaldırmış “Ya Rabbi, ya Rabbi…” diye duâ ediyordu. Onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, haramla beslenmiş. Bunun duâsı nasıl kabul edilir?” (Müslim)
Allâhü Te’âlâ buyurdu ki: “…Allâh ancak müttakilerden kabul eder.” (Maide s. 27)


(Basından Derleme)

22Eyl 2020

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri)

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri). Safer, hicrî takvimin Muharrem ayından sonra gelen ikinci ayıdır. Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış Cahiliye dönemine ait olup dinimizde yeri yoktur.


E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm.
Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm.
Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh.
Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr.
Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn.
Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen.
Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen.
Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen.
Ve’s-selâmü ‘alâ meni’t-tebe‘a’l-hüdâ.
Ve selâmün ‘alâ îbâdihî’l-lezîne’stafâ
Selâmün ‘aleyküm lâ-nebteği’l-câhilîn.
Selâmün kavlen min rabbi’r- rahîm.
Selâmün ‘alâ Nûhin fi’l-‘âlemîn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ İbrâhîm, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ Mûsâ ve Hârûn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehümâ min ‘ıbâdine’l-Mü’minîn.
Selâmün ‘alâ İlyâsîn, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn.
Ve selâmün ‘ale’l-mürselîn.
Selâmün ‘aleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn.
Selâmün hiye hattâ matla‘i’l-fecr.


Safer Ayı Duası


“Allâhümme bârik fî şehri’s-saferi va’htim le-nâ bi’s-sa‘â-deti ve’z-zafer.”


(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 33-36.s.)