Kur'an ve Duaların Fazileti

15Eyl 2021

Cennetin Sekiz Kapısını Açan Anahtar

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz miraca varıp geriye dönmek istediğinde: “Ey izzet sahibi Rabbim! Yolcu, vatanına dönmek istediğinde, eşine, ahbabına ve dostuna hediye olarak götüreceği bazı şeylere ihtiyaç hisseder” buyurdu. Bunun üzerine, Peygamber (s.a.v.)’e: “Senin ümmetine verilecek hediye namazdır” denildi. Dolayısıyla namaz, cismanî miraç ile ruhanî miracı birleştirir. Cismanî mirâç, fiillerle; ruhanî miraç ise zikirlerle olur.
Cennetin sekiz kapısı vardır. Kişi “Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racim” deyince ona cennet kapılarından marifet kapısı açılır. Cennet kapılarından ikincisi zikir kapısıdır. Bu da, “Bismillahirrahmanirrahim” sözüdür. Üçüncü kapı, şükür kapısıdır. Bu da, “El-hamdü lillahi rabbi’l-alemin” demendir. Dördüncüsü, recâ (ümit) kapısıdır. Bu da, “Er-rahmani’r-rahim” demendir. Beşinci kapı, havf (korku) kapısıdır. Bu da, “Maliki yevmi’d-din (Din gününün sahibi)” demendir. Altıncı kapı, ubûbiyyet ve rubûbiyyet bilgisinden meydana gelen ihlâs kapısıdır. Bu da “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” demendir. Yedinci kapı, dua ve niyaz kapısıdır. Nitekim Cenâb-ı Hâkk, “Bana duâ ediniz, size icabet edeyim.” (Mümin s. 60) buyurmuştur. Bu ise, senin “Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet.” demendir. Sekizinci kapı, temiz ve güzel ruhlara uyma, onların nurlarıyla hidayete erme kapısıdır ki, bu da “Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayan ve sapıkların yoluna değil.” demendir. İşte böyle bir yolla Fâtiha Sûresi’ni okuyup inceliklerine vâkıf olursan, sana cennetin sekiz kapısı açılır. Bu da, Cenâb-ı Allâh’ın şu âyetinde kastedilendir: “Kapıları onlara açılmış durumda Adn cennetleri.” (Sad s. 50) Buna göre Rabbânî bilgilerin cennetlerinin kapıları, bu ruhanî anahtarlarla açılır. İşte bu da, namazda meydana gelen ruhanî miraca işârettir.
(Fahruddîn Er-Râzî,Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.389)

14Eyl 2021

Kalbin Cilası: Kuran ve Ölümü Hatırlamak

Abdullah ibn-i Ömer (r.a.)’dan, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak bu kalpler kendisine su değen demirin paslandığı gibi paslanır.” “Onun cilası nedir Ya Resûlallâh?” denilince, Hz. Peygamber (s.a.v.) “Ölümü çok hatırlamak ve Kur’ân okumaktır” buyurdu. (Beyhâki)
Su değince demirin paslandığı gibi, günahların çokluğu ve Allâhü Te‘âlâ’nın zikrinden gafil olmaktan dolayı kalpler de paslanır. Kur’ân-ı Kerîm’i okumak ve ölümü hatırlamak onun için cilâ görevi yapar. Kalp aynaya benzer, ne kadar kararırsa Allâh (c.c.)’un ma’rifeti ona o kadar az yansır. Ne kadar temiz ve parlak olursa Marifetullah’ın yansıması o kadar açık ve net olur. Bundan dolayı kişi ne kadar şehvanî ve şeytanî günâhlara müptelâ olursa, o kadar Allâh (c.c.)’un marifetinden (onu tanımaktan) uzaklaşır. İşte bu aynanın temizlenmesi için mürşidler bir zikir yoluna girmeyi, nefsini kırmayı ve onu yenmek için gayret etmeyi, zikirler ve özel ibâdetlerle meşgul olmayı tavsiye etmektedirler. Hadislerde şöyle geçmektedir: “Kul bir günâh işlediği zaman kalbinde bir siyah nokta belirir. Eğer gerçek bir tövbe ederse o nokta silinir. Yoksa ikinci bir günâh işlerse ikinci defa bir siyah nokta belirir. Bu şekilde günâhlara devam ettikçe git gide o noktalar çoğalır, kalp tamamen siyahlaşır. Sonra kalp hayra hiç rağbet etmez. Aksine yalnız şerre meyleder.” Kur’ân-ı Kerîm’in şu âyetinde buna işaret vardır: “Hayır! Doğrusu onların kazandıkları günâhlar, kalplerini paslandırmıştır.” (Mutaffifin s. 14)
Bir hadîs-i şerîfte Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Size iki vaiz (nasihâtçi) bırakıyorum. Biri konuşan, diğeri susan. Konuşan Kur’ân-ı Kerîm, susan ise ölümü hatırlamaktır.”
(Muhammed Zekeriyya Kandehlevî, Fezail-i A’mal, s.211)

09Eyl 2021

Duanın Ne Faydası Var?

 

“Allâhü Te‘âlâ’nın kazâ ve kaderini değiştirecek hiçbir kuvvet olmadığına göre duânın ne faydası var?” diye sorulursa; bilmiş ol ki, dua ile belânın reddi de ilâhî kazâ kapsamındadır. Duâlar, belâların reddine ve ilâhi rahmetin celbine sebeb olabilir. Kalkan, okun geri tepmesine; yağmur, bitkilerin bitmesine sebeb olduğu gibi, duâlar da ilâhî rahmetin celbine ve belâların reddine sebeb olurlar. Ok ile kalkan karşılaştıkları zaman kalkanın oku geri ittiği gibi, belâ ile duâ karşılaşınca duâ, belâyı geri iter. Bu da Allâh (c.c.)’un bir kazası ve hükmüdür. Allâh (c.c.)’un kazâsına rızâ, sebebe müracaat etmeye mâni değildir. Nitekim Allâhü Te‘âlâ: “Tedbirinizi alın” (Nisâ s. 71) buyurmuştur.
Tohum ekildikten sonra sulamaya ne hâcet, eğer bu mahsûlün bitmesini Allâh (c.c.) takdir ettiyse bitecek, takdir etmedi ise bitmeyecek, sulamağa ihtiyâç yok, denemez. Belki sebeblere başvurmak mecbûrîdir. Asıl kazâ, esbâbı (sebepleri), müsebbebata (neticelere) bağlamaktır. Hayrı takdir eden, onu bir sebebe bağlamış; şerri takdir eden de onu defetmek için sebepler hazırlamıştır. Aklı başında olan kimse bu bâbta tenâkuz olmadığını kolayca kavrar.

(İmâm-ı Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmi’d-dîn, c.1, s.958)

Dua: “Allâhümme innî daîfun fe kavvi fî rıdâke da’fî ve huz ilelhayri binasiyetî vec’alil islâme müntehâ rıdaye. Allâhümme innî daîfün fekavvinî ve innî zelîlün feizzenî ve innî fakîrün ferzuknî.”
Anlamı: Allâh’ım! Ben zayıfım, zaafımı Sen’in rızân yolunda kuvvetlendir. Nâsiyemden tutarak beni hayra sevkeyle! İslâm’ı rızâmın en son noktası kıl! Allâh’ım! Ben zayıfım, beni kuvvetlendir; zelîlim, beni izzet sâhibi kıl! Ben muhtâcım, beni rızıklandır.”

(İmâm Suyutî, el-Câmiu’s-sağir, 2882)

08Eyl 2021

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri)

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri). Safer, hicrî takvimin Muharrem ayından sonra gelen ikinci ayıdır. Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış Cahiliye dönemine ait olup dinimizde yeri yoktur.

E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm. Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm. Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh. Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr. Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn. Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen. Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen. Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen. Ve’s-selâmü ‘alâ meni’t-tebe‘a’l-hüdâ. Ve selâmün ‘alâ îbâdihî’l-lezîne’stafâ Selâmün ‘aleyküm lâ-nebteği’l-câhilîn. Selâmün kavlen min rabbi’r- rahîm. Selâmün ‘alâ Nûhin fi’l-‘âlemîn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ İbrâhîm, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ Mûsâ ve Hârûn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehümâ min ‘ıbâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ İlyâsîn, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Ve selâmün ‘ale’l-mürselîn. Selâmün ‘aleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn. Selâmün hiye hattâ matla‘i’l-fecr.

 

Safer Ayı Duası

 

“Allâhümme bârik fî şehri’s-saferi va’htim le-nâ bi’s-sa‘â-deti ve’z-zafer.”

(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 33-36.s.) https://youtu.be/7Gpuwww9NPM

04Eyl 2021

Kur’an Mucizesi

09Ağu 2021

Muharrem Ayının Birinci Günü Okunacak Dualar ve Yapılacak Zikirler

Muharrem Ayının Birinci Günü Okunacak Dualar ve Yapılacak Zikirler başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.

1. Aşağıdaki duâ, üç defa okunmalıdır:
Bismi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm Ve sallâllâhu ‘alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihi ve sahbihî ve sellem. Allâhümme ente’l-ebediyyü’l-kadîmü’l-evvelü ve ‘alâ fazlike’l-‘azîmi ve cûdike’l-‘amîmi’l-mu‘avveli ve hâzâ ‘âmun cedîdün kad akbele nes’elüke’l-‘ısmete fîhi mine’ş-şeytâni ve evliyâihi ve cünûdihi ve’l-‘avne ‘alâ hâzihi’n-nefsi’l-emmâreti bi’s-sûi ve’l-iştiğâli bi-mâ yukarribunî ileyke zülfâ yâ zê’l-celâli ve’l-ikrâmi ve sallâ’llâhu ‘alâ Muhammedini’n-Nebiyyi’l-ümmiyyi ve ‘alâ Âlihî ve Ashâbihi’t- tayyibîne’t- tâhirîne ve’l-hamdü li’llâhi Rabbi’l-‘âlemîn.
2. 365 defa Âyetü’l-Kürsî,
3. 1000 defa İhlâs-ı Şerîf,
4. 1 defa Zümer Sûresi okunmalıdır.
5. Bütün bunların sonunda 1 defa: Allâhümme yâ muhavvile’l-havli ve’l-ahvâli havvil hâlenâ ilâ ahseni’l-hâl denilmelidir.

Muharrem Ayının İlk On Günü Her Gün Okunacak Duâ

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm “El-hamdü li’llâhi Rabbi’l-‘âlemîn. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ Âlihi ve Sahbihî ecma‘îne. Allâhümme ente’l- ebediyyü’l- kadîmü’l-hayyü’l- kerîmü’l- hannânü’l- mennânü ve hâzihî senetün cedîdetün es’elüke fîhâ’l-‘ısmete mine’ş-şeytâni’r-racîmi. Ve’l-‘avne ‘alâ hâzihi’n-nefsi’l-emmâreti bi’s-sûi ve’l-iştiğâli bimâ yukarribunî ileyke yâ zê’l-celâli ve’l-ikrâmi bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîne. Ve sallâ’llâhu ve selleme ‘alâ Seyyidinâ ve Nebîyyinâ Muhammedin ve ‘alâ Âlihi ve Sahbihî ve Ehl-i Beytihi ecma’îne.”
Peygamberimiz (s.a.v.) Hazretleri’nden: “Her kim, ilk on günü sabahleyin bu duâyı üç kerre okursa, Allâhü Zü’l-Celâl Hazretlerinin o kimseyi tâ gelecek senenin Muharremine kadar bütün belâlardan emin ve muhâfaza buyuracağı” rivâyet olunmuştur. (Müslim) Şeyh Şihâbuddîn-i Sühreverdî (k.s.)’dan nakledilmiştir ki: “Her kim, bu duâyı, Aşûre günü üç kerre okursa, ölümden de emîn kılınır. Elbette o sene ölümü takdîr olunan kimseye bu duâyı bu vechile okumak nasîb olmaz.”
(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.39-41)

01Ağu 2021

Kur’an Mucizesi: Demir

 
Kur’an Mucizesi: Demir başlıklı yazımızı istifadenize sunuyoruz.
 
Demir, Kur’ân’da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kur’ân’ın “Hadîd”, yani “Demir” adlı Sûresi’nde şöyle buyrulur: “…Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik.” (Hadîd s. 25) Demir dünya üzerinde üçüncü en yaygın elementtir ve yer kabuğunun yüzde beşini oluşturur. Demir elementi, Dünya’da bu kadar fazla miktarda bulunmasına karşın, demirin oluşumu dünya dışında gerçekleşmiştir. Modern astronomik bulgular, dünyadaki demir madeninin dış uzaydaki
dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Âyetteki ‘indirdik’ kelimesinin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, âyet’in yukarıda ifâde ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işâret ettiği görülmektedir. Sadece dünyadaki değil, tüm Güneş Sistemi’ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü güneşin sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi
için yeterli değildir. Güneşin 6000 °C’lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon °C’lik bir çekirdek ısısı vardır.
 
Demir ancak güneşten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur. Bütün metaller içinde demirden daha çok hayâtî önem taşıyanı yoktur. Demir atomu olmaksızın evrende karbona bağlı yaşam olması mümkün olmazdı; atmosfer ya da hidrosfer olmazdı, ozon tabakası olmaz, (insan kanında) hemoglobini meydana getirecek hiçbir metal bulunmazdı.
 
Bu bilginin Kur’ân’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tesbît edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allâh’ın sözü olan Kur’ân’da yer almaktadır.
 
(Dr. Mazhar, U. Kazi, 130 Evident Miracles in the Qur’an, Crescent, s.110-111)

02Haz 2021

Elbise Giyerken Okunacak Dua

Elbise Giyerken Okunacak Dua. Elbise giyerken, kişinin niyeti o elbiseyle Allâh (c.c.)’un emirlerini yerine getirmek ve avret mahallini, vücudunun örtülmesi gereken yerlerini örtmek olmalıdır. 

Elbise giyerken, kişinin niyeti o elbiseyle Allâh (c.c.)’un emirlerini yerine getirmek ve avret mahallini, vücudunun örtülmesi gereken yerlerini örtmek olmalıdır. Kişinin niyeti asla insanlara gösteriş yapmak olmamalıdır. Aksi takdirde zarara uğrar.
Elbise, ayakkabı veya buna benzer giyecekleri, insanlara karşı büyüklenmek için giyen kişi kendini zarara sokmuş olur. Fakat giydiklerini; kendini değerli göstermek veya dünyalık elde etmek için giymez de şeyhlere, din büyüklerine ve mevki-makâm sahiplerine hurmeten giyerse veya ehl-i sünnet mensuplarının itikadlarını kuvvetlendirmek, ilmin yayılması ve insanların ibâdete daha fazla yapışmaları niyetiyle giyerse, o zaman bu hareketi hayırlı bir iş ve âhirete ait bir amel olmuş demektir. Çünkü bu, doğru ve güzel bir niyet olup riyâ ve gösteriş değildir. Zira buradaki esas gaye âhirettir. Saîd b. Mâlik b. Sinan (r.a.) hazretleri buyuruyor ki, “Resûlullâh (s.a.v.), elbise, gömlek, ridâ ve sarık giydiği zaman şöyle derdi: “Allâhümme innî es elüke min hayrihî ve hayri mâ hüve leh. Ve eûzü bike min şerrihî ve şerri mâ hüve leh (Allâhım! Senden bunun ve bunda olanın hayrını ister, bunun ve bunda olanın şerrinden sana sığınırım).”
Muaz b. Enes (r.a.) hazretleri buyuruyor ki; “Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim yeni bir elbise giyer ve “Elhamdü lillâhillezî kesânî hazâ ve razekamhi min gayri havlin minnî velâ kuvvetin (Bende güç-kuvvet ve takat olmadığı halde bana bunu giydiren ve beni bununla rızıklandıran Allâh (c.c.)’a hâmd olsun) derse, Allâh (c.c.) onun geçmiş günâhlarını affeder.” (Hâkim)
(Huccetül İslâm İmâm Gazâlî (r.âleyh), Nasıl İyi Bir Kul Olunur?, s.81-82)

08May 2021

Bin Aydan Hayırlı Gece

Bin Aydan Hayırlı Gece. Kadir gecesi ilgili hadisi şerifleri sizler için derledik

Resûlullâh (s.a.v.): “Ben size, Kadir gecesini aramak isteyene, Ramazân-ı Şerîf’in son on gününde, yirmiyedinci gecesine başvurmanızı söylerim” buyurdu. Şöyle de bildirildi: İbn-i Abbâs (r.a.) Ömer bin Hattâb (r.a.)’e: “Ben tek günlere baktım, içlerinde yirmiyedinciden daha uygununu görmedim” demiştir. (Gunyetü’t-Tâlibîn)
Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivâyete göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: “Kim inanarak, Allâh (c.c.)’dan sevâp umarak Kadir gecesin ibâdetle geçirirse, geçmiş günâhları afvedilir” buyurmuşlardır. (Buhârî)
Hz. Âişe (r.anhâ)’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’e: “Yâ Resûlallâh! Kadir gecesine rastlarsam nasıl duâ edeyim? diye sordum. Resûlullâh (s.a.v.): “Allahümme inneke afüvvün tühıbbül afve fağfü annî (Allah’ım! Sen afvedersin; afvetmeyi seversin Benden sâdir olan günâhları da afvet!) diye duâ et” buyurdular. (Buhârî)
Süfyân-ı Sevrî (k.s.) der ki: “Kadir gecesi duâ ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir; Kur’ân okuyup sonra duâ etmek daha güzeldir.”
Nebî (s.a.v.) buyurdu ki: “Kadir gecesinde bir kere İnnâ enzelnâ sûresini okuyan, başka zamanda Kur’ân-ı Kerîm’i hatim edenden daha sevgilidir. Kadir gecesinde bir tesbîh, bir tehlîl, bir tahmîd söyleyen, benim yanım da, yedi yüz bin tesbih, tâhmid ve tehlîlden kıymetlidir. Bu gece çobanın koyunu sağma müddeti kadar namaz kılan, ibâdet edeni, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibâdetle geçirenden daha çok severim.”
 

Kadir Gecesi Namazı

 
Kadir gecesi 2 rekat namaz kılınır.
 
Her rek’atte Fâtihâ’dan sonra 7 İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra da 70 kez istiğfâr edilirse biiznillah mağfiret olunur. Bu gece bol bol “Subhanallâhi ve’l hamdulillâhi velâ ilâhe illallâhu val lâhu ekber” virdine devam edilmelidir. Ayrıca bu gece tesbih namazı kılınması fazîletlidir.
 
 

www.youtube.com/watch?v=t_PP0XAkqQU

05May 2021

Kur’ân-ı Kerîm’i Hatim Etmede Âdâb

Kur’ân-ı Kerîm’i Hatim Etmede Âdâb. Ramazân ayında bir defa hatim yapmak da sünnettir.

Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar okuyup hatmetmek sünnettir. Ramazân ayında bir defa hatim yapmak da sünnettir. İmâm-ı Âzam Hazretleri, “Bir kimse Kur’ân-ı Kerîm’i senede iki defa hatmederse hakkını vermiş olur” buyurmuştur.
Cebrail (a.s.) her yıl Ramazân ayının her gecesinde gelir, Ramazanın sonuna kadar Kur’ân-ı Kerîm’i Peygamberimiz (s.a.v.) ile mukabele ederdi. Kur’ân-ı Kerîm’i hatmederken, Duhâ sûresinden itibaren bütün sûrelerden sonra, “Allâhü ekber, Allâhü ekber. Lâ ilahe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhil hamd” diye tekbir getirmek sünnettir. Hatim yapılırken, İhlâs sûresini üç kere okumalıdır. İhlâs sûresi Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birine denk olduğu için, üç defa okununca bir hatim sevâbı alınır.
Hatim yapacak kimse, hatmi bitireceği gün oruçlu olursa daha iyidir. Hatim bitince ev halkını toplar, duâ eder, Allâh (c.c.)’a hâmd ve istiğfar edip Rabbimizden hayır ister. Kur’ân’ı her zaman okumak sevâptır ancak daha sevâp olduğu vakitler, namaz kılmanın efdâl olduğu vakitlerdir. Gecenin efdâl vakti akşamla yatsı arası, gündüz de sabahtan sonradır. Hatimden sonra hemen ikinci hatme başlamak da sünnettir. Onun için, Nâs sûresini bitirip hatim yaptıktan sonra hemen Fâtiha’yı, arkasından da Bakara sûresinin ilk beş âyetini okumalıdır.Bir kimse, “Yâ Resûlallah! Hangi amel Allâh (c.c.)’a daha sevimlidir?” diye sormuştu. Peygamberimiz (s.a.v.), “Konup göçenin ameli” buyurdu. O zat, “Konup göçen ne demektir?” diye sorduğunda şöyle cevap verdi: “Kur’ân’ı başından sonuna kadar okuyan ve ne zaman sonuna kadar okusa hemen baş tarafına geçip yeniden okumaya başlayan kimsedir.”
Hatimden sonra duâ etmek de sünnettir. Peygamberimiz (s.a.v.), “Kur’ân’ı hatmedenin duâsı kabul olunur” buyurmuştur.
(Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.875-876)