İmamı Azam

18Eki 2020

Rebiül-Evvel Ayı ve Mevlid-i Şerif

Rebiül-Evvel Ayı ve Mevlid-i Şerif. Mevlid kandilini içinde barındıran ve bu nedenle hicri aylar arasında en kıymetlisi olarak nitelendirilen Rebiülevvel ayı ne zaman başlıyor? Rebiülevvel ayı yapılması gereken ibadetler nelerdir, ne zaman başlayacak? Detaylar yazımızda.


Rebiü’l-evvel ayında Nebî (s.a.v.)’i öven şiirler (Mevlîd) okutmak âlimler tarafından güzel görülmüştür. Bu şiirlerden birini arz edelim:
İmâm-ı ‘zam Efendimiz 53 beyitten oluşan ve Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’i meth eden ed-Dürrü’l-Meknûn isimli kasidesini, Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’in ravzasına yüz sürdüğünü de yazmıştır.

  1. Yâ Resulallâh (s.a.v.)! Sırf seni ziyâret maksadıyla geldim. Amacım sadece senin rızân ve himâyendir.
  2. Ey insanların en Hayırlısı! Sana öyle iştiyakım, arzum var ki, kalbimde senden başka hiçbir şeyin sevgisi yoktur.
  3. Vallahi makamın hakkı için senin müştakınam, Hakk’ta biliyor ki ben sana âşığım ve meylimde sanadır.
  4. Sen öyle ulu bir zatsın ki, Sen olmasaydın Kâinatta dahil hiçbir şey yaratılmazdı.
  5. Sen öyle bir zatsın ki, ay senin nûrundan kisveye büründü, güneşte senin güzel nûrunla parlak göründü.
  6. Sen ki, miracında semaya yükselince, seninle semalar süslendi, yüceldi.
  7. Kasdi geldim sana Ey Seyyid-i Sâdât amma, İsterim senden himayet, dilerim senden rızâ.
  8. İştiyakım sana Ey Hayru’l-verâ bir rütbe ki, Mâsivâya meyl-i kalbim yok durur vallahi lâ.
  9. İzzü câhın hakkîçün vallahi senin müştakinam, Hakk bilir ki âşık-ı bî çarenim, meylim sana.
  10. Sensin ol ki, olmasaydın halk olmazdı bir ahad Belki halk olmazdı âlem belki hep cümle verâ.
  11. Sensin ol ki, kıldı nurundan kamer nur iktisab Şems-i hâvr nûri işrakınla oldu pür ziya.
  12. Sensin ol ki, sırrı miracında bu hefti asuman, İftihariyle müzeyyen oldu hem çün mah ligâ.
    (www.mevlanatakvimi.com)
12Eki 2020

Hanefi Mezhebi’nin Ortaya Çıkışı

Hanefi Mezhebi’nin Ortaya Çıkışı. Hanefi mezhebi nedir? Hanefi mezhebi imamı Ebu Hanife kimdir? Hanefi mezhebi nasıl ortaya çıktı? Hanefi mezhebine dair merak edilenleri derledik.


Hanefî Mezhebi istişâre esasına dayandırılmıştır. Ebû Hanîfe meseleleri tek tek ortaya atar, öğrencilerini dinler, kendi görüşünü söyler ve onlarla konuyu bir ay hattâ daha fazla süreyle münâkaşa ederdi. Meselenin incelenmesinde hazırlığı olan ve ictihat derecesinde bulunanlar da düşünce ve ictihatlarını söyledikten sonra, bu mesele hakkında müzâkere bitmiş sayılır ve sıra Ebû Hanîfe’ye gelirdi. O, meseleyi yeniden izah ve tasvir ettikten, kendi delillerini ve ictihadını ortaya koyduktan, gerekli düzeltmeler yapılıp cevaplar verildikten sonra, alınan karar çoğu defa delillerden tecrit edilerek son derece veciz cümlelerle, bizzat kendisi tarafından yazdırılırdı. Bu imlâ vecizeleri daha sonra fıkıh kaideleri hâline gelmiştir.

İmâm-ı A‘zam Ebû Hanîfe’nin bu ilim halkalarında İslâm’ın bütün hükümleri yani ibâdât, muâmelât ve ukubâta âit emir ve yasaklarını yeni baştan gözden geçirilerek incelenmiştir. Bu durumda müçtehid olmayan bir kimsenin, (İslâmî ilimleri çok iyi bir şekilde tahsil etmiş olsa bile) mezheb imamlarının görüşünü terkederek, duyduğu bir âyete veya hadîse tâbi olması câiz değildir. Çünkü, âlimler o âyeti veya hadîsi mutlaka görmüştür. Şâyet (görünüşte) muhalefet etmişse mutlaka bildiği bir delile dayanmaktadır.


“Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.” (Nahl s. 43)


Kezâ: “…Halbuki onu, Resûl’e veya aralarında yetki sahibi kimselere götürselerdi, onların arasından işin iç yüzünü anlayanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi…” (Nisâ s. 83)


Hadîs-i şerîflerin okunması, ezberlenmesi, hüküm çıkarmaya kalkmamak şartıyla tavsiye edilen bir husustur. Bunun için de daha çok amellerin faziletini anlatan, helal harama dâir hüküm içermeyen teşvik-terğib hadîslerini okuyup onlardan istifade etmeye çalışmak gerekir.


(Mehmed Çağlayan, Ehl-i Sünnet ve Akâidi)