Faziletli Ameller ve Sünnetler

17Eyl 2021

Namazda Huşû

Rivâyet olundu ki, Hâkk Teâlâ Musa (a.s.)’a vahyederek: “Ya Musa! Beni andığın zaman vücûdun titresin, beni anarken huşû ve itminan içinde bulun, beni andığın vakit dilin kalbinin ardında olsun yâni düşünerek zikreyle münâcat için huzûruma geldiğin vakit, âciz bir kulun efendisinin huzûrunda durduğu gibi dur, çarpan bir kalp ve doğru konuşan bir lisân ile bana yalvar.” Yine rivâyet olundu ki Allâhü Te‘âlâ Hz. Mûsa (a.s.)’a vahyetti: “Ümmetimin âsilerine söyle, onlar bu hâlleri ile beni zikretmesinler. Çünkü, ben beni zikredeni râhmetimle anarım. Halbuki onlar beni andıkları zaman, ben onları lânetler, râhmetimden uzaklıkla anarım” buyurmuştur. Zikrinde gâfil olmayan âsiler hakkında hâl böyle olursa ya isyan ile gaflet bir araya toplanınca hâl ne olur?

İbrahim (a.s.)’ın namazda iken kalb atışları iki mil mesâfeden duyulurdu. Bunun gibi bir kısım cemaatin tüyleri diken diken olur, benizleri sararır vücûdları tirtir titrerdi. Bütün bunlar akli ve mantığin kabûl edeceği mümkün olan şeylerdir. Niçin mümkün olmasın. Bunlardan daha şiddetlisi, aslında âciz sayılan ihsân ve cezâlarının hiçbir kıymeti olmayan melikler huzûrunda, dünyâlık peşinde olan kimselerde görüle gelen şeylerdir. Hattâ melik veyâ vezirlerden birisinin huzûruna bir adam girip maksadını anlattıktan sonra çıktığı vakit melikin yanında kimlerin olduğundan veya melikin ne gibi elbise giydiği kendisinden sorulsa, yalnız kendi maksadiyle ilgilendiği için bunların hiçbirinden haber veremez. İşte Allâh (c.c.) huzûrunda da böyle olmak yaraşır. Bu sebebten bâzı sahâbe (r.a.e.): “İnsânlar kıyâmet günü dünyâdaki namazlarında gösterdikleri huzûr, sükûn ve namazdan tattıkları lezzet nisbetinde haşrolurlar.” buyurmuşlardır. Ahirette vücûd, kalbin ameline göre sûretlenir. Orada kurtaracak olanlar ancak kalb-i selîme sâhib olan kimselerdir.

(İmâm-ı Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmi’d-dîn, c.1, s.443-444)

 

15Eyl 2021

Cennetin Sekiz Kapısını Açan Anahtar

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz miraca varıp geriye dönmek istediğinde: “Ey izzet sahibi Rabbim! Yolcu, vatanına dönmek istediğinde, eşine, ahbabına ve dostuna hediye olarak götüreceği bazı şeylere ihtiyaç hisseder” buyurdu. Bunun üzerine, Peygamber (s.a.v.)’e: “Senin ümmetine verilecek hediye namazdır” denildi. Dolayısıyla namaz, cismanî miraç ile ruhanî miracı birleştirir. Cismanî mirâç, fiillerle; ruhanî miraç ise zikirlerle olur.
Cennetin sekiz kapısı vardır. Kişi “Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racim” deyince ona cennet kapılarından marifet kapısı açılır. Cennet kapılarından ikincisi zikir kapısıdır. Bu da, “Bismillahirrahmanirrahim” sözüdür. Üçüncü kapı, şükür kapısıdır. Bu da, “El-hamdü lillahi rabbi’l-alemin” demendir. Dördüncüsü, recâ (ümit) kapısıdır. Bu da, “Er-rahmani’r-rahim” demendir. Beşinci kapı, havf (korku) kapısıdır. Bu da, “Maliki yevmi’d-din (Din gününün sahibi)” demendir. Altıncı kapı, ubûbiyyet ve rubûbiyyet bilgisinden meydana gelen ihlâs kapısıdır. Bu da “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” demendir. Yedinci kapı, dua ve niyaz kapısıdır. Nitekim Cenâb-ı Hâkk, “Bana duâ ediniz, size icabet edeyim.” (Mümin s. 60) buyurmuştur. Bu ise, senin “Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet.” demendir. Sekizinci kapı, temiz ve güzel ruhlara uyma, onların nurlarıyla hidayete erme kapısıdır ki, bu da “Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayan ve sapıkların yoluna değil.” demendir. İşte böyle bir yolla Fâtiha Sûresi’ni okuyup inceliklerine vâkıf olursan, sana cennetin sekiz kapısı açılır. Bu da, Cenâb-ı Allâh’ın şu âyetinde kastedilendir: “Kapıları onlara açılmış durumda Adn cennetleri.” (Sad s. 50) Buna göre Rabbânî bilgilerin cennetlerinin kapıları, bu ruhanî anahtarlarla açılır. İşte bu da, namazda meydana gelen ruhanî miraca işârettir.
(Fahruddîn Er-Râzî,Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.389)

09Eyl 2021

Duanın Ne Faydası Var?

 

“Allâhü Te‘âlâ’nın kazâ ve kaderini değiştirecek hiçbir kuvvet olmadığına göre duânın ne faydası var?” diye sorulursa; bilmiş ol ki, dua ile belânın reddi de ilâhî kazâ kapsamındadır. Duâlar, belâların reddine ve ilâhi rahmetin celbine sebeb olabilir. Kalkan, okun geri tepmesine; yağmur, bitkilerin bitmesine sebeb olduğu gibi, duâlar da ilâhî rahmetin celbine ve belâların reddine sebeb olurlar. Ok ile kalkan karşılaştıkları zaman kalkanın oku geri ittiği gibi, belâ ile duâ karşılaşınca duâ, belâyı geri iter. Bu da Allâh (c.c.)’un bir kazası ve hükmüdür. Allâh (c.c.)’un kazâsına rızâ, sebebe müracaat etmeye mâni değildir. Nitekim Allâhü Te‘âlâ: “Tedbirinizi alın” (Nisâ s. 71) buyurmuştur.
Tohum ekildikten sonra sulamaya ne hâcet, eğer bu mahsûlün bitmesini Allâh (c.c.) takdir ettiyse bitecek, takdir etmedi ise bitmeyecek, sulamağa ihtiyâç yok, denemez. Belki sebeblere başvurmak mecbûrîdir. Asıl kazâ, esbâbı (sebepleri), müsebbebata (neticelere) bağlamaktır. Hayrı takdir eden, onu bir sebebe bağlamış; şerri takdir eden de onu defetmek için sebepler hazırlamıştır. Aklı başında olan kimse bu bâbta tenâkuz olmadığını kolayca kavrar.

(İmâm-ı Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmi’d-dîn, c.1, s.958)

Dua: “Allâhümme innî daîfun fe kavvi fî rıdâke da’fî ve huz ilelhayri binasiyetî vec’alil islâme müntehâ rıdaye. Allâhümme innî daîfün fekavvinî ve innî zelîlün feizzenî ve innî fakîrün ferzuknî.”
Anlamı: Allâh’ım! Ben zayıfım, zaafımı Sen’in rızân yolunda kuvvetlendir. Nâsiyemden tutarak beni hayra sevkeyle! İslâm’ı rızâmın en son noktası kıl! Allâh’ım! Ben zayıfım, beni kuvvetlendir; zelîlim, beni izzet sâhibi kıl! Ben muhtâcım, beni rızıklandır.”

(İmâm Suyutî, el-Câmiu’s-sağir, 2882)

08Eyl 2021

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri)

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua (Selam Ayetleri). Safer, hicrî takvimin Muharrem ayından sonra gelen ikinci ayıdır. Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış Cahiliye dönemine ait olup dinimizde yeri yoktur.

E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm. Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm. Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh. Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr. Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn. Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen. Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen. Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû kâne bî hafiyyen. Ve’s-selâmü ‘alâ meni’t-tebe‘a’l-hüdâ. Ve selâmün ‘alâ îbâdihî’l-lezîne’stafâ Selâmün ‘aleyküm lâ-nebteği’l-câhilîn. Selâmün kavlen min rabbi’r- rahîm. Selâmün ‘alâ Nûhin fi’l-‘âlemîn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ İbrâhîm, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ Mûsâ ve Hârûn, innâ kezâlike neczi’l-muh-sinîn, innehümâ min ‘ıbâdine’l-Mü’minîn. Selâmün ‘alâ İlyâsîn, innâ kezâlike neczi’l-muhsinîn, innehû min ‘ibâdine’l-Mü’minîn. Ve selâmün ‘ale’l-mürselîn. Selâmün ‘aleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn. Selâmün hiye hattâ matla‘i’l-fecr.

 

Safer Ayı Duası

 

“Allâhümme bârik fî şehri’s-saferi va’htim le-nâ bi’s-sa‘â-deti ve’z-zafer.”

(Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 33-36.s.) https://youtu.be/7Gpuwww9NPM

07Eyl 2021

Safer Ayı Namazı ve Duaları

Safer Ayı Namazı ve Duaları. Safer ayında ne yapılır? Safer ayında okunacak dualar neler? İşte Safer ayında yapılması gereken ibadetler

Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir. Safer’in son Çarşambası’nın gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha’dan sonra 11’er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “İnneke ‘alâ külli şey’in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Te‘âlâ’nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün mü’minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son Çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek’ât namaz kılınıp, birinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 7 “Kadir”, ikinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.

Salat-ı Münciye:

“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i’s-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le’d-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i’l-hayrâti fi’l-hayâti ve ba‘de’l-memât.”

Safer Ayının İlk ve Son Çarşamba Gününde Okunacak Dua

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm “Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e’ûzü bike min şerri hâze’l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i’lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu’îdü, yâ Ze’l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze’l-arşi’l mecîdi ente tef’alü mâ türîdü. Allâhümma’hrüsnî bi-aynike’lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye’lletî’btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti’l ebrâri ve’l- ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîn. Allâhümme şedîdü’l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî’ı halkike yâ Muhsinü, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün’imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki’s semâvâti ve’l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ- kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîne. Hasbüna’llâhü ve ni’mel vekîl lâhavle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l Alîyyi’l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.” (Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 31-35.s.)
06Eyl 2021

Safer Ayında Her Gün Okunacak Dua

Safer Ayında Her Gün Okunacak Dua. Safer Ayı duası nedir,ne zaman başlıyor? Safer Ayı’nda okunacak dualar ve yapılması gerekenler nelerdir?

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm E‘ûzü billâhi min şerri hâzâ’z-zamâni ve este‘îzu bihî min şürûri sâiri’z-zamâni ve e‘ûzu bi-celâli vechike ve cemâli kudsike en tücîrenî mine’l-belâi fî hâzihi’s-seneti ve kınâ min şerri mâ-kadayte fîhâ ve ekrimnâ fî’s-saferi yâ ekreme’l-ekremîn. Ezhir vahtim hâzihi’ş-şuhûre ‘aleyye bi’s-selâmeti ve’s-sa‘âdeti ve li-ehli beytî ve li-‘akribâî ve li-cemî‘i ümmeti Muhammedin ‘aleyhi’s-salâtü ve’sselâmu bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. Allâhümme ferricnâ bi-duhûli’s-saferi vahtimlenâ bi’l-hayri ve’z-zafer. Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla Bu zamânın ve diğer zamânların şerrinden Allâh’a sığınıyorum. Senin celâlin ve cemâline sığınıyorum. Bu yılın belâlarından ve o yıl içerisinde hükmettiğin sıkıntılardan Sana sığınıyorum. Ey ikrâmı bol olan Allâh’ım! Bize Safer ayında ikrâm et. Ey merhametlilerin en merhametlisi, merhametin hürmetine bu ayları bize, âilemize, akrabâmıza ve tüm ümmeti Muhammed’e bereket ve aydınlık kıl. Allâh’ım! Safer’in gelişini bize rahatlık kıl. Hayır ve zaferle bitmesini nasîp eyle. Bu ayda oruç ve namâz gibi nâfile ibâdetlerin yanı sıra Safer ayına hâs duâ ve ibâdetler de yapılmalıdır. Bu günâhkâr kulların en büyük silâhı duâsıdır. Yüce Rabbimiz Mü’min sûresinde şöyle ferman buyurur: “Siz bana duâ ediniz (benden isteyiniz) ki, ben de size icâbet edeyim. Bana ibâdetten (duâ etmekten) kibirlenen şu gafiller, zelil ve hakir olarak yarın Cehenneme gireceklerdir. (Mü’min s. 60) Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Duâ ibâdetin iliği ve özüdür.” (Tirmizî) “Allâh (c.c.)’un fazl u kereminden isteyiniz; çünkü istenilmesinden hoşlanır.” (Tirmizî) “Muhakkak ki Allâh (c.c.), ısrâr ile duâ eden kulunu sever.” buyurmuşlardır. (Taberânî) (Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, 30-31.s.)
24Ağu 2021

Namaz İle Allah’a Yaklaşmak

Namaz İle Allah’a Yaklaşmak. Kul namâza başladığı zaman,”Allâh (c.c.)’a yaklaşmak için, namâz kılmaya niyet ettim, ediyorum” der ve böylece, Allâh (c.c.) ile kendisi arasında bir yakınlığın meydana gelmesine niyet eder. 

Namâz kılan kimse, namâza başlarken bir yabancı gibidir. Bu sebeple de, Cenâb-ı Allâh kendisini, “Din gününün sahibi” (Fâtiha s. 4) ayetine kadar gâib (üçüncü şahıs) lâfızlarla övmüştür. Sonra, sanki Cenâb-ı Allâh kuluna şöyle der; “Bana hamdettin ve benim Rab, Rahmân, Rahîm ve din gününün sahibi olan bir ilâh olduğumu kabul ettin, ikrar ettin. Sen ne güzel bir kulsun! Biz aradaki perdeyi kaldırıp, uzaklığı yakınlıkla değiştirdik. O halde, muhatap sîgasıyla konuş ve “Yalnız sana ibâdet ederiz” (Fâtiha s. 5) de!”
Kul namâza başladığı zaman,”Allâh (c.c.)’a yaklaşmak için, namâz kılmaya niyet ettim, ediyorum” der ve böylece, Allâh (c.c.) ile kendisi arasında bir yakınlığın meydana gelmesine niyet eder. Bu niyetten sonra kul, Allâh (c.c.)’a çeşitli şekillerde senâda bulunur. Öyleyse, Cenâb-ı Allâh’ın keremi, O’nun bu yakınlığın elde edilmesi hususunda icabet etmesini gerektirir. Bunun üzerine Cenâb-ı Allâh kulu, “gaybet” makamından “huzur” (Allâh’ın huzurunda bulunma) makamına geçirir de, kul “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” (Fâtiha s. 5) der.
İstemenin en güzel şekli, karşılıklı konuşma yoluyla olandır. Görmüyor musun, peygamberler Rabb’lerinden bir şey istedikleri zaman, bizzat arzlarıyla isterler de, “Ey Rabbimiz, nefsimize zulmettik…”, “Ey Rabbimiz, bizi bağışla”, “Rabbim, bana hibe et, bağışla.” ve “Yâ Rabbî, bana kendini göster!” demişlerdir. Bunun sebebi şudur: Kerîm olanın kendisine hitap edilerek, doğrudan doğruya istenildiğinde, istenilen şeyi vermemesi uzak bir ihtimaldir. Aynı şekilde, ibâdet hizmettir. Hizmetin, hizmet edilenin huzurunda yapılması daha evlâdır.

(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.351)

 

23Ağu 2021

Sabrın Çeşitleri ve Önemi

Sabır zamanın getirdiği musibetlerden can sıkıcı bir musibete karşı olursa bu, kalb genişliği diye isimlendirilir. Ki gönül darlığı, pişmanlık ve sıkıntı bunun karşıtıdır. Eğer sabır bir sözü gizleme hususunda olursa, bu kitmânu nefs diye adlandırılır; bu kimseye de ketûm denilir. Eğer sabır, malın azlığına karşılık oluyorsa, kanaat diye isimlendirilir ki bunun zıddı açgözlülüktür.
Allâhü Te‘âlâ bütün bu kısımları bir araya getirerek hepsine birden sabır adını vermiş ve şöyle buyurmuştur: “… darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler. İşte doğru olanlar bunlardır ve müttakilerin ta kendileri bunlardır.” (Bakara s. 177)
Kaffâl (r.âleyh), “Sabır, insanın kötülüğün elemini hissetmemesi ve bunu çirkin görmemesi şeklinde değildir. Çünkü bu, imkânsızdır. Sabır, ancak nefsi, feryâd-ü figânı ortaya koymamaya hamletmektir. Kişi hüznünü içine atıp, kendisini, onun emârelerini dışarı vurmaktan alıkoyunca, her ne kadar o kimsenin gözünde yaş belirip rengi değişse de, bu kimse sabretmiş olur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.): “Sabır, ilk çarpma esnasındadır.” (Buhârî) buyurmuştur.” Bu böyledir, çünkü başlangıçta kişiden, kendisi sebebiyle sabredenlerden sayılamayacağı bir hal zuhur edip, sonra da sabrederse, bu teselli olmak diye isimlendirilir ki bu da mutlaka yapılması gereken bir husustur. Çünkü Hasan el-Basrî (r.a.), “İnsanlara, devamlı feryâdü figan etmekle mükellef kılınmış olsalardı, buna güç yetiremezlerdi.” demiştir. Allâh (c.c.) en iyi bilendir.
(Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.4, s.87-88)

Pratik Fıkhı Bilgiler

SUAL: Abdest aldıktan sonra giyilen meste ayrıca mesh etmek gerekir mi?
CEVAP: Hanefi mezhebine göre; mestler, ayaklar yıkandıktan sonra abdestli iken giyildiğinde, tekrar abdest alınıncaya kadar üzerilerine mesh etmek gerekmez. Ancak abdesti bozulan kişi, yeni bir abdest alacağı zaman mest üzerine mesh yapar. (Mevsılî, el-İhtiyâr, c.1, s.90-91)

18Ağu 2021

Aşura Gününün Fazileti

Aşûra gününün fazîletlerindendir ki, Hz. Hüseyin (r.a.) o gün şehîd olmuştur. Hz. Hüseyin (r.a.)‘in şehîd edilmesi, Allâhü Te‘âlâ’nın, Nebî (s.a.v.)’in torununun derecesini yükseltmek, kerametini kat kat arttırmak, şehidlik sebebiyle, şehidlerin önderi durumunda olanların derecesine ulaştırmak için, Allâh (c.c.) katında günlerin şerefli ve büyüğü olan Aşûra gününde olmuştur. Şehîd olduğu gün, mu-sibet günü olsa idi, pazartesi günleri matem tutulurdu. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) o gün irtihâl etmişti. Bunun gibi, Ebûbekr-i Sıddîk (r.a.) irtihâli de aynı gün olmuştur.
Aşûra gününün üstünlüklerindendir ki, Allâhü Te‘âlâ o gün peygamberlerini düşmanlarından kurtardı. Fir’avn’ı ve kavmini o gün helâk eyledi. Gökleri, yeri, Âdem (a.s.)’ı ve daha birçok şerefli şeyleri o gün yarattı. O gün oruç tutanlara büyük sevab ve mükâfatlar hazırladı. O günde orucu, günahlara keffâret eyledi. Bunun için Aşûra günü, iki bayram, Cum’a, Arefe ve bunlara benzer şerefli günler gibi oldu. Aşûra günü musîbet ve matem günü olsa idi, sahabe ve tabiîn (aleyhimürrıdvan) matem günü kabul ederlerdi. Çünkü onlar o zamana bizden daha yakîn idiler. Hâlbuki onlar Aşûra günü çoluk çocuğunu sevindirmek, giydirmek ve oruç tutmak gibi şeyler yaptılar.
Hadîslerde; “Aşûra gecesini ihyâ edeni, Allâhü Te‘âlâ dilediği şekilde ihyâ eder” ve “Her kim Aşûra günü oruç tutarsa Allâhü Teâla onu Firdevs-i âlâ’ya varis kılar” buyurulmuştur. (Kenzü’l Ummal)
İbn-i Abbâs (r.a.)’dan bildirilen diğer bir hadîs-i şerîfde ise: “Bir kimse Aşûra günü oruç tutsa, Allâhü Te‘âlâ ona bin şehid sevabı verir. Aşûra günü oruçlu olan için, yedi gök ehlinin sevabını yazar. Aşûra günü iftar ettirse, Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’in hepsine iftar ettirmiş, karınlarını doyurmuş gibi sevab yazılır. Aşûra günü bir yetimin başını okşayanın, yetimin başındaki saçları sayısı kadar cennette derecesi artar” buyurulmuştur. (İbn Abbas)

(Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.), Gunyetü’l-tâlibîn, s.352-353)

 

17Ağu 2021

Aşure Günü Yapılacak Olanlar

Aşure Günü Yapılacak Olanlar. Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Muharrem ayı, Kur`an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.

  1. O gün, oruç tutulacak; fakat Muharrem’in sâdece onuncu günü oruç tutulmaz. (9.-10.), (10.-11.). Hz. Sâmî (k.s.) (9.-10.-11.) günleri tutmanın en fazîletlisi olduğunu beyân buyurmuşlardır.
  2. Muharrem’in birinci ilâ onuncu günü de dâhil her gün okunan duâ, sabahleyin üç def‘a okunur.
  3. Mekrûh olmayan bir vakitte 2 rek‘at namâz kılınır. Her rek‘atte Fâtihayı Şerîfe’den sonra on bir (11) İhlâs-ı Şerîf okunur.
  4. Bol bol istiğfâr edilir.
  5. 70 (yetmiş) def‘a “hasbünâ’llâhu ve ni’me’l-vekîl, ve ni’me’l-mevlâ ve ni’me’n-nasîr, gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” denilir.
  6. 313 (üç yüz on üç) def‘a “lâ-ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” denilir.
  7. Gusl abdesti alınır.
  8. On mü’mine selâm verilir.
  9. Hasta bir kimse ziyâret edilir.
  10. En az bir mü’mine iftâr ettirilir ki bütün mü’minlere iftâr ettirilmiş gibi olunur.
  11. O gün eve getirilen rızık artırılacak. En faziletlisi on çeşit olmasıdır.
  12. Muharrem’in 10’unu, 11’ine bağlayan gece, bir def‘a Zümer Sûresi okunur. Meymûn bin Mihrân’ın İbn-i Abbâs (r.a.)’den bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Aşûre günü oruç tutana, on bin melek sevabı verilir. Muharrem’in Aşûre gününü oruç tutana on bin şehit, on bin hac ve umre sevâbı verilir. Muharrem’in onuncu günü olan Aşûre gününde bir yetimin başını okşayana Allâhü Te‘âlâ o yetimin başındaki kıllar kadar cennette derece verir. Aşûre gecesi bir mü’mine iftar verene, Allâhü Te‘âlâ katında bütün Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’e iftar vermiş ve karınlarını doyurmuş gibi sevâp yazılır” buyuruldu. (Ruhu’l-Beyân, 4.c., 83.s.)
(Abdulkâdir Geylânî (k.s.), Gunyetü’t-Tâlibîn, 352.s.)  
as