Monthly Archives: Mart 2020

Yüce Allâh; Eyyûb (a.s.)’dan sonra, Bişr b. Eyyûb (a.s.)’ı, Peygamber olarak göndermiş ve ona Zülkifl ismini vermiş, halkı, Tevhîd akîdesine (Allâh (c.c.)’un birliğine inanmağa) davet etmesini, kendisine emretmiştir. Zülkifl (a.s.), Şam’da otururdu. “İsmail’i, Elyesa’ı, Zülkifl’i de, an! İşte bütün bunlar, hayırlı insanlardı. (Sâd s. 48) Zülkifl (a.s.)’ın, Kur’ân-ı Kerim’de, böyle, kendilerinden övülerek bahsedilen büyük Peygamberler […]

İbn Mes’ûd (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü insanların bana en yakın olanı, bana en çok salât ü selâm getirendir.” Abdullah isminde bir kişi anlatır: Sultan’ın hizmetinde fâsık bir kişi vardı. Bir gece rüyamda o kişinin elinin Hz. Peygamber (s.a.v.)’in elinde olduğunu gördüm. Hz. Peygamber (s.a.v.)’e: “Yâ Resûlallâh! Bu kişi çok […]

Ebû Bekir-i Sıddîk (r.a.) buyurur: Resûlullâh (s.a.v.)’e “mâevhâ” kavl-i şerîfinin mânâsını sordum. O da şöyle buyurdu: Allâhü Te‘âlâ “Eğer cezâyı sevseydim ümmetini muhasebeye çekerdim.” buyurmuştur. Cenâb-ı Hakk ümmetimden bazı şikâyetlerde bulundu. Birincisi, Onları yarının işiyle sorumlu tutmadığım halde onlar benden yarının rızkını isterler. İkincisi, ben onların rızkını başkasına vermem onlar amellerini benden başkasına takdim ederler. […]

Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesi on iki (12) rek‘at namâz kılınır. Her iki rek‘atta bir selâm verilir. Her rek‘atta bir (1) Fâtiha ve on bir (11) İhlâs okunur. Namâzdan sonra yüz (100) defa Salevât-ı Şerîfe ve bir kere şu duâ okunur: “Allâhümme innî eselüke bi-müşâhedeti esrâri’l- muhibbîne ve bi’l- hılveti’lletî hassante bi-hâ seyyidi’l- mürselîn. Hîne […]

Ebu Hureyre’nin (r.a) rivayet ettiği bir hadiste, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “İnsanlara öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen kimse kalmaz. Onu bilerek yemeyene de tozu bulaşır. Allâh (c.c.) en iyisini bilir; bunun manası şudur: O devirde herkes, faizin içine girer; her ne kadar bazıları faiz için çalışmasa bile, istemeden ve bizzat faiz kazanmadan, […]

Sallallahû Teâlâ aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki; «Nâs, beş sıkıntı karşısında kalacaktır.» ( Onlar nedir Yâ Resûlullah? denildiğinde buyurdular ki: «Evvelkisi: Ölüm ve ölüm serhoşluğudur. İkincisi: Kabir ve kabir zulmetidir. Üçüncüsü: Münker ve Nekir suâlidir. Dördüncüsü: Günah ve hasenatın veznidir. Beşincisi: Sırat ve Sıratın gecikmesidir.» Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a.) ve bilcümle […]

Abdestin farzları dörttür. Birincisi: Yüzü bir kere yıkamaktır. İkincisi: iki elleri dirsek­ler ile beraber bir defa yıkamaktır. Üçüncüsü: Ayakları iki topuklar ile beraber bir kere yıka­maktır. Dördüncüsü: Başın dörtte bir miktarı­na ıslak bir el ile veya başka bir yerde kulla­nılmadık temiz bir yaşlıkla bir kere mesh etmek­tir. Şöyle ki: Yüz denilen uzuv, iki kulak yumuşakları […]

Resûlullah (s.a.v.) buyurdular: «Tahâret îmânın yarısıdır.» «Din temizlik üzerine kurulmuştur.» İslâmiyetin, hayâta ve nizâma hâkim ola­bilmesi için, önce fertlere hâkim olması gerek­tiği malûmdur. İslâm’ın, fertlere, Müslüman ol­ma noktasında emrettiği mühim bir husus da temizlik (taharet) tir. Zira, «Din, temizlik üzerine kurulmuştur» ve «Taharet, din’in yarısıdır» şeklindeki Hadis-i Şe­rifler, bu husustaki ehemmiyeti izah etmeye ye­terlidir. Temizliğin […]

Rivâyet olunur ki, büyük zahidlerden Hâtem-i Esamm (rahimehullah) Âsım bin Yûsuf’u ziyarete gitti. Âsım ona: «Ey Hâtem! Namazı güzel kılar mısın?» diye suâl etti. Hâtem «Evet» dedikten sonra Asım na­sıl kıldığını sordu. Hâtem dedi ki: «Namaz vakti yaklaştığı zaman abdest a’zâlarını tamamca yıkayarak güzel bir abdest alırım. Sonra gelir namaz kılacağım yere diki­lirim. Her bir […]

1. Sağ ayağıyla, huzurla, Cenâb-ı Hakkı zikrederek girmek, 2. Cami içinde bağırıp çağırmak, yatmak, ayak uzatmak bir zaruret olmadıkça, dünya ke­lâmı etmek gibi mabede yakışmayan hareketler­den sakınmak, 3. Öne geçeceğim diye cemaati çineme­mek, 4. Sükûneti ihiâl etmemek, 5. Safları düz ve sık tutup kıbleye karşı oturmak, 7. Ön safları ihtiyarlara, hususiyle ilim adamlarına terk etmek, […]