Monthly Archives: Mart 2020

Farz namazlar ile bunların sünnetleri ve vi­tir namazıyla teravih ve bayram namazları için vakit şarttır. Farz namazlar sabah, öğle, ikin­di, akşam, yatsı namazlarından ibarettir. Cum’a namazı öğle namazı yerine kâimdir. Sabah namazının vakti, ikinci fecrin doğ­masından güneşin doğmasına kadar olan müd­dettir, ikinci fecir, sabaha karşı sark ufkundan yayılmaya başlayan beyaz bir aydınlıktır. Öğle namazının vakti, […]

Vacip Teâlâ, din-i islâmın rüknü olan na­mazda gaflet, kıyameti yalanlamaya alamet ol­duğu gibi helak-i azimi de mucip olacağını be­yan etmek üzere «Helak-i azim sol namaz kı­lan münafıklar içindir ki onlar namazlarından gaflet edicilerdir.» (Mâûn: 5) buyuruyor. Yani Vacip, Teâlâ’nın kahr-u gazabı ve bü­yük azabı sol namaz kılan münafıklar içindir ki onlar kıyameti yalanladıklarından namazda gaf­let […]

Bir hasta tâkatine göre namaz kılmakla mü­kellef olur. Meselâ: Ayakta durmaya asla kadir olamayan veya ayakta durması hastalığın uza­masına veya artmasına sebep olacağı anlaşılan bir hasta, oturarak namazını kılar, oturma­ya da gücü yetmezse kudretine göre yani üze­rine veya arkası üstüne yatarak ima ile nama­zını kılmaya mezun olur. Îma ki, namazda rükû’a ve secdeye işaret olmak […]

1. Namazda velev iki harften ibaret olsun, söyleyenin işiteceği derecede namaza münafi bir söz söylemek namazı bozar. 2. Bir hastalıktan veya bir malın veya ar­kadaşın ziyanı gibi bir musibetten dolayı harfler hasıl olacak halde, sesle ağlamak veya «ah, uh, eh» demek, bir toza üflemek veya bir şeyden bezginlik göstermek için «uf, tuh» demek nama­zı bozar. […]

Habbab b. Erett, bir gece sabaha kadar Pey­gamberimiz (s.a.v.)’i gözetledi. Fecir doğarken, namazdan selâm verince, Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanına vararak “Yâ Resûlallah! Babanı, anam, Sana feda olsun! Val­lâhi, bu gece, öyle bir namaz kıldın ki, ben, Senin böyle namaz kıldığını hiç görmemiştim!?” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.): «Evet! Bu namaz, Rağbet ve Korku namazıdır (Duanın kabulü umulan ve […]

1. Daha vakit gelmeden abdest alıp na­maza hazır bulunmak. 2. Abdest, alırken kıbleye müteveccih bu­lunmak. 3. Abdest alırken yüksekçe bir yerde dur­mak, dur ki abdest suları elbiseye dokunmasın. 4. Abdestte başkasından yardım istememek. 5. Abdest esnasında bir zaruret bulunma­dıkça dünya lâkırdısı yapmamak. 6. Abdestin evvelinden, nihayetine kadar niyeti unutmayıp kalbde tutmak ve her uzvu abdest […]

Ayakta su katiyetle dökülmemeli: «Resûlullah (s.a.v.) ayakta su dökündü diyen yalan söyler» şeklindeki Hz. Âişe (r.a.) Hadis’ini ha­tırlayalım. Yıkandığı yerde su dökmemek. «Umum vesveseler bundandır.» Def-i hacet için gidilen yere, Allah ve Peygamber ismi yazılı bir şeyi yanında bulundurmamak. Hacet için, oturmadan evvel tehâret mad­desini (suyu) hazırlamak. Mesaneyi tamamen boşaltmak için iyice beklemek ve sonra […]

Ebû Hüreyre (r.a.)’den Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. “Eğer ümmetime meşakkat vereceğini bil­mesem kendilerine her abdest ile beraber misvak kullanmalarını emr ederdim.” “Misvak kullanınız, çünkü misvak ağzın temizliğidir.” Cumhur-u ulemâ’ya göre misvak kullanmak sünnettir. Hatta vâcibdir diyenler bile olmuştur. Hadis-i Şerif misvakın vaktini de tâyin ediyor. Her abdest alırken kullanılacak. Bununla berabar her […]

Bütün mescitler Allah Teâlâ’ya mahsustur ve orada O (c.c.)’ndan bir başkasına ibadet edilmez. Zira Kur’an-ı Kerîm’de Cenâb-ı Allah (c.c.) bir âyet-i celîlede şöyle buyurmaktadır: “Cümle mescitler Allah Teâlâ’ya mahsusdur. Hal böyle olunca siz mescitlerde Allah Teâlâ ile beraber (Allah Teâlâ’dan başka) hiç bir kimseye ibadet etmeyin.” buyrulmaktadır. (Cin Sûresi/18) Bu aynı zamanda Allah Teâlâ’ya Şirk […]

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz diğer aylara göre Şaban ayında daha çok ibâdet ve taatte bulunurlardı. “Şaban benim ayımdır.” ve “Şaban günahları temizleyendir.” buyurarak bu ayın kadrini yüceltmişlerdir. (Keşfü’l Hafâ) Hz. Enes (r.a.), Resûlullâh (s.a.v.)’in oruçların en üstünü hangisidir? sorusuna cevâb olarak: “Oruçların en üstünü Ramazan-ı Şerîfe ta’zîm ve hürmet için Şa’ban ayında tutulan oruçtur.” buyurduklarını […]