Monthly Archives: Ocak 2020

Ehl-i Sünnet olmayan fırkalar Kuran-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilen nassları kendilerince tevil ederek, dolaylı şekilde yorumlayarak, mânâsı açık olmayan nassları da Sünnet-i Nebeviye ve Ashâb-ı Kiram (r.a.e.)’in bildirdiği esaslara uymayarak, kendi akıllarınca yorumlamak suretiyle Ehl-i Sünnet’ten ayrılmışlardır. İmâm Rabbânî (k.s.) şöyle buyuruyor: “Ey kıymetli Nakîb! Vaazların hulâsası ve nasîhatlerin özü, dindâr ve Şerîata […]

Şükrün esası, şu âyet-i kerimedir: “Verdiğim nimetlere şükrederseniz, nimetlerimi arttırırım.” (İbrahim s. 7) Hakikât sahipleri, şükrün hakikâti için: “Nimet sahibinin nimetlerini itiraf etmektir.” dediler. Bazıları da “Şükür, ihsânını anıp, ihsân sahibini senâ etmektir. Bu durumda kulun Allâhü Te’âlâ için şükrü, Allâhü Te’âlâ’nın kendisine olan ihsânını hatırlayıp Allâhü Te’âlâ’yı senâ etmesidir. Allâhü Te’âlâ’nın kul için şükrü, […]

Abdest, namazın sahih olmasının bir şartıdır. Namaz kılınmak istendiğinde, muhdes olan (hükmen temiz olmayan) kişinin abdest alması farzdır. Yüce Allâh şöyle buyuruyor: “Ey imân edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.” (Mâide s. 6). Abdest, önemli bir ibadet olan namaz için Allâh (c.c.)’un huzuruna çıkmadan önce hem […]

16. asır, Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli makamlarında görev almış önemli ve ilginç simaların iyiden iyiye yükselişine yahut bunların göz kamaştırıcı bir şekilde ortaya çıkışına tanıklık eder. Bu simalar, resmî görevlerinin yanı sıra, ilgilendikleri bilim dalları ve sanatlarla ilgili olarak vücuda getirdikleri eserlerle, yaşadıkları devrin kültürel ortamını etkilemiş ve sonraki zaman dilimlerine de tesir etmeyi başarmışlardır. Onların […]

İmâm-ı Rabbani (k.s.) Mektubât’ında cemâatle namazın önemini şu şekilde vurgulamıştır: “Câhil sofîler, zikre, fikre sarılıp, farzları ve sünnetleri yapmakta gevşek davranıyorlar. Kırk gün çile çekmeyi ve riyâzetler yapmayı beğeniyor, Cuma namazına ve cemâate gitmiyorlar. Hâlbuki bir farz namâzı cemâat ile kılmak, onların binlerce kırk günlük çilelerinden dahâ fâidelidir.” Cuma namazına ve her gün beş vakit […]

Ucb (kendini beğenmişlik), iyi amellerini büyültmek ve buna ait şerefin Allâh (c.c.)’dan başkasıyla meydana geldiğini düşünmektir. Bazen de bu sadece nîmeti büyültmek ve onu asıl verene nispet etmeyi unutmaktır. Ucbun karşıtı, Allâhü Teâlâ’dan olan minneti yâdetmektir. Bu da iyi âmelin ancak Allâh (c.c.)’un tevfikiyle gerçekleştiğini ve kendisine bu şerefi verenin Allâh (c.c.) olduğunu bilmektir. Ucbu […]

Kur’an’da zikri geçen Ashâb-ı Kehf Kıssası birçok bilimsel mucizeye işaret etmektedir. Bu bilimsel mucizelerden bir tanesi şöyledir: “Bunun üzerine mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).” (Kehf s. 11) Bu ayet-i kerime’de çok ilginç bilimsel bir gerçeğe işaret edilmektedir. Şöyle ki âyette geçen “vurduk” ifadesinin Arapçası “darabe” fiilidir. Arapçada bu fiil, mecâzî […]

İyiyi, fenayı, hayrı ve şerri birbirinden ayırmak ilimle mümkün olur. Ayet-i Kerime’de şöyle buyruluyor: “Büyük günâhlardan çekinirseniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi şerefli bir menzile koyarız.” (Nisâ s. 7) Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuşlar ki: “Büyük günâhlar yedidir: 1. Allâh (c.c.)’a ortak koşmak 2. Haksız yere adam öldürmek 3. Namuslu kadına zina isnat etmek 4. Yetim […]

Misver b. Mahreme (r.a.) şöyle anlatıyor: “Hz. Ömer (r.a.) yaralandığı zaman yanına girdim. Üstüne bir örtü örtmüşlerdi. “Nasıl oldu?” diye sordum. “Gördüğün gibidir.” dediler.  “Onu namaz ile ayıltın çünkü ona namazdan daha fazla korku veren bir şey yoktur.” dedim. Bunun üzerine halk  “Ey Mü’minlerin Emîri, kalk namaz vakti geçiyor.” dediler. Hz. Ömer (r.a.)  “Ya Allâh” […]

Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere emir ve vasiyetlerinden biri, gece olsun gündüz olsun, boş vakitlerimizde, fırsat buldukça Kur’ân-ı Kerîm’deki âyet ve sûreleri okumayı âdet haline getirmemiz hususundadır. Fâtihâ gibi, Âyet el-Kürsî gibi sûreleri, Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerinin son âyetleri, Yasin, Vakıa, Duhân, Tebâreke (Mülk) Sûreleri’nin tamamını vaktin müsâadesi nisbetinde okumalıyız. Yukarıda adları sayılan sûre ve âyetlerin […]