Monthly Archives: Kasım 2019

Peygamberimiz (s.a.v.)’in torunları şöyledir: 1. Alî (r.a.) 2. Ümâme (r.anhâ) 3. Abdullah (r.a.) 4. Hasan (r.a.) 5. Hüseyin (r.a.) 6. Muhsin (r.a.) 7. Ümmü Gülsüm (r.anhâ) 8. Zeyneb (r.anhâ) 9. Rukiyye (r.anhâ) Kız Torunları Ümâme(r.a.): Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Zeyneb (r.anhâ)’nın kızı Ümâme (r.anhâ) Hazretlerini çok severdi. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, namaz kılarken Ümâme (r.anhâ) Hazretleri […]

“Devletin idaresinde tek kişi hayat boyu söz sahibidir. Bu bakımdan mutlakiyete benzer. Bu tek kişi, iradesi dışında konulmuş hukukî esaslarla bağlıdır. Bu bakımdan da meşrutiyete benzer. Ancak hükümdarın uyması gereken prensipleri koyanlar halk ve aristokratlar değildir. Şûrâ prensibine verilen ehemmiyet bakımından da cumhuriyete benzer. Ancak halkın tamamının idareye iştiraki mevzubahis değildir. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve […]

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular: “İki göze cehennem ateşi dokunmaz; Allâh’ın büyüklüğü düşünülerek ağlayan göz; Allâh yolunda ge-celeri uyanık kalan göz.” (Tirmizî) Enes İbn-i Malik (r.a.)’den rivayetle Resûlü Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurur: “Dökülen yaşlar sebebiyle ağaran ve zayıflayan bir gözü yakmasını Allâh cehenneme haram kılar. Cehennem Allâh için yaş döken gözleri asla yakmaz. Allâh için […]

Şükrün evveli, bütün nimetlerin eşi ve benzeri olmayan, bu nimetlerde herhangi bir yardımcı ve ortağı bulunmayan Yüce Mevlâ’dan geldiğini bilmektir. Çünkü Allâhü Teâlâ zatına hiçbir ortak ve yardımcı olmadığını bildirmiştir. O (c.c) her şeyde ilktir ve tektir. Onunla beraber hiçbir kimse mevcut değildir. Cenâb-ı Hakk Âyet-i Kerime’de şöyle buyurmuştur: “Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklığı […]

“Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır.” (Lokman s. 14) Anne sütü, bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı korumak üzere Allâh (c.c.)’un yaratmış olduğu […]

Hacı Bektâş-ı Veli, Osmanlı sultanları tarafından sevilip ve hürmet gören büyük bir İslâm âlimi ve velidir. Osmanlı devletinin sağlam temeller üzerine oturmasında büyük hizmetleri olmuş orduda çok yaygınlaşmıştır. Böylece Osmanlı gücünü kırmak isteyenler bu tarikatı dejenere etmeye çalışmıştır. Günümüzde ise Hacı Bektâş-ı Veli (k.s.)’nin görüş ve düşüncelerinin, 16. yüzyıldan sonra şekillenmiş Bektâşi edebiyatının ürünü olduğu […]

Hasan-ı          Kazzaz     (r.âleyh)     şöyle     buyurdu: “Mücâhedenin temeli üç şeydir: Zaruret ve mecburiyet olmadıkça yememek, Uyku bastırmadan uyumamak, Zaruret olmadıkça konuşmamak.” Ebû Amr bin Necîd (r.âleyh) şöyle buyurdu: “Nefsi kendine kıymetli olanın ve kendinde izzet-i nefs (ya’nî nefsini, kendini büyük tutma) bulunanın dîni zaîf olur.” Ebû Alî Rudbârî (r.âleyh) şöyle buyurdu: “Bu […]

Sadaka cehennemden korur: “Velev bir hurma parçasını sadaka olarak vermekle ateşten sakının. Eğer bunu da bulamazsanız güzel kelime tatlı dil ile o ateşten korunun.” Sadaka gadabı söndürür: “Sadaka muhakkak Rabb’ın gazabını söndürür, kötü ölmeyi önler.” Nafaka da sadaka hükmündedir: “Kişi sevâbını umarak ailesinin nafakasının temin edince bu onun için sadaka olur. (Yani ona sadaka sevabı […]

Son devir İslâm Âlimleri ittifakla sigortanın bütün çeşitlerinin haram olduğunu söylemişlerdir. Çünkü: Sigorta akdinde aldanma vardır. Çünkü sigortalı ne kadar vereceğini, ne kadar alacağını bilmiyor. Belki bir iki taksit ödedikten sonra bir âfet gelir çatar, bunun üzerine sigortalı malın bütün bedelini sigorta şirketinden alır. Belki de bütün taksitleri yatırdığı halde malı âfetten mahfuz kaldığı için […]

Mürîd, kendisine lâyık görmediği şeyi, başkalarına da lâyık görmez. Kendisine ve halka çok faydalı olan hayırlı şeylerde çalışıp gayret eder. Daima iyi arkadaş edinir. Halkın tiksinip eziyet duyduğu şeylerden ziyade sakınır. Kalb inciten, hatıra dokunan sözler, asık surat, çirkin muamele, latife yollu olsa dahi hiç kimseye eziyet etmez. Hemen herkesin yanında beğenilen, makbul olan, güzel […]