Monthly Archives: Eylül 2019

Zekât, Kur’an’da 32 yerde namazla beraber emredilen kesin ve kuvvetli bir farzdır. Zekâtı vermek farz, geciktirilmeden aynı sene içinde vermek vacibtir. Zekât bir sene sonraya bırakılmamalıdır. İki sene geçtiği halde hâlâ verilmemişse günâh işlenmiş olur. Bir kimsenin, nisab miktarı malının zekâtını birkaç sene öncesinden vermesi sahihtir. KADININ ÇEYİZİNİN ZEKÂTI VERİLMELİ Mİ? Kadının çeyizinden; ev eşyası, […]

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm E‘ûzü billâhi min şerri hâzâ’z-zamâni ve este‘îzu bihî min şürûri sâiri’z-zamâni ve e‘ûzu bi-celâli vechike ve cemâli kudsike en tücîrenî mine’l-belâi fî hâzihi’s-seneti ve kınâ min şerri mâ-kadayte fîhâ ve ekrimnâ fî’s-saferi yâ ekreme’l-ekremîn. Ezhir vahtim hâzihi’ş-şuhûre ‘aleyye bi’s-selâmeti ve’s-sa‘âdeti ve li-ehli beytî ve li-‘akribâî ve li-cemî‘i ümmeti Muhammedin ‘aleyhi’s-salâtü ve’sselâmu bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. […]

Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in vefâtında geriye, nakit para olarak altın veya gümüş kalmamıştır. Elbise, iki kilim, bir çarşaf, birkaç su kabı, tencere, tarak, makas ve misvak gibi pek zaruri olan eşya ile bir de gümüş mührü kalmıştır. Bu mührün üzerinde “Muhammed Resûlullah” diye kazılmıştı. Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman (r.a.e.) halifeliklerinde o mührü kullanmışlardır. Ayakları “sac” […]

Günâhını unutmak, küçük görmek. Kibirli olmak, yani kendisini beğenmek. Ucub, yani ilim ve amelim çoktur demek. Münafıklık, iki yüzlülük. Hased etmek, din kardeşini çekememek. Devletin ve üstadının İslâmiyet’e muhalif olmayan sözünü yapmamak. Bir kimseyi tecrübe etmeden, iyi demek. Yalanda ısrar etmek. Ulemadan kaçmak, ehl.i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumamak. Bıyıklarını sünnet miktarından ziyade fazla uzatmak. Erkekler […]

Daha çok taharet gibi işlerde kullanılması sünnet olan “sol elin” kendini dezenfekte edebilme özelliği  ve bu özelliğin sağ elde olmadığı günümüzde  yapılan araştırmalar neticesinde anlaşılmıştır Sağ elin avuç içinde ise uyumamıza yardımcı olan uyku baloncukları yer alır. Sağ tarafımıza yatıp yüzümüzü elimize yaslarsak beyin uyku için uyarılır. Bu özellik insanın sadece sağ elinde vardır. Sağ […]

Ebu Bekri Varrak (k.s.)’un muamele ve edeb içinde benzeri yok idi. Hatta ona “müeddedü’l-evliya” derlerdi. Hızır Peygamber (a.s.)’ı görmek arzusu Ebu Bekri Varrak (k.s.)’un içine düşmüştü. Her sabah Kur’an-ı Kerim okur ve kabristana giderdi. Orada tazarru ve sarilik ederdi. Bir gün kapıdan dışarı çıktı. Bir nurani pir geldi ona selâm verdi: “Bugün beraber sohbet etmemizi […]

Allâhü Teâlâ’nın mahşer günü. Peygamber (s.a.v.) Efendimize bahşedeceği büyük havuzdur. Bazı müfessirlere göre kevser, çok çeşitli hayır ve ihsân demektir. Bazılarına göre ise, Kevser, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’e ait olan özel bir nehrin adıdır. Hadislerden anlaşılan odur ki kevser cennette bulunan bir nehrin adıdır. Mahşerin boğucu ve yakıcı havasında bunalan müminler, bu havuzun tatlı ve soğuk […]

Allah Teâlâ buyurdu: «Bir de ahdi yerine getirin. Çünkü ahid(den cayanlar) sorumludur.» (İsrâ: 34) Zeccac; Allah’ın (c.c.) emrettiği veya yasakladığı her husus ahidden sayılır demiştir. Vahidî, İbn Abbas’ın (r.a.): «Ahidlerden maksad Kur’an-ı Kerim’de helâl ve haram kılınan, farz buyurulan ve cezası belirtilen her şeydir» dediğini bildirmiştir. Dahhak da diyor ki: Ahidler, Allah Teâlâ’nın, yerine getirmelerini […]

Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor: “Resûlullâh (s.a.v.) bana: “Bana buğzetme, dînini terketmiş olursun!” buyurdular. Ben: “Ey Allah’ın Resulü, ben size nasıl buğzederim? Allah hidâyeti bana sizin elinizden ulaştırdı” dedim. “Arab’a buğzedersin, böylece bana buğzetmiş olurs un” buyurdular.” (Tirmizî, Menâkıb) Osman ibn-i Affân (r.a.) anlatıyor: Resûlullâh (s.a.v.) buyurdular ki: “Kim Arab’ı aldatırsa şefaatime giremez ve sevgim de […]

Camiye sağ ayağıyla, huzurla, Cenab-ı Hakk’ı zikrederek girmek gerekir. Cami içinde bağırıp çağırmak, yatmak, ayak uzatmak, ve zaruret olmadıkça dünya kelâmı etmek mabede yakışmayan hareketlerden sakınmak gerekir. Öne geçeceğim diye cemaati çiğnememek gerekir. Cemaatin saf âdâbına riayet etmesi, evvela birinci safı doldurması, sonra ikinci safa oturması, sonra üçüncü safa oturmasıdır. Sükuneti ihlâl etmemek gerekir. Bütün […]