Monthly Archives: Ağustos 2019

Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye Hicreti seniyyeleri, İslâm Târihinin en büyük bir hadîsesidir ki bu hâdiseyle başlayan tarihe hicrî takvim denir. Bir taraftan Evs ve Hazrec kabileleri fevc fevc imâna gelmekte idi ve bir taraftan Medîne-i Münevvere’ye hicret eden Ashâb-ı Kirâm (r.a.) peyderpey orada toplanmakta idi. Dîn-i İslâm, Medîne-i Münevvere’de kuvvet bulmaya başladı. […]

1- Aşağıdaki duâ, üç defa okunmalıdır: Bi-smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm Ve sallâllâhu ‘alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihi ve sahbihî ve sellem. Allâhümme ente’lebediyyü’l-gadîmü’l-evvelü ve ‘alâ fazlüke’l-‘azîm ve cûdüke’l‘amîmü’l-mu‘avvelü ve hâzâ ‘âmun cedîdün gad agbele nes’elüke’l‘ısmete fîhi mine’ş-şeytâni ve evliyâihi ve cünûdihi ve’l-‘avne ‘alâ hâzihi’n-nefsi’l-emmâreti bi’s-sûi ve’l-iştiğâli bi-mâ yugarribunî ileyke zülfâ yâ zê’l-celâli ve’l-ikrâm ve sallâ’llâhu ‘alâ Muhammedini’n-nebiyyi’l-ümmiyyi ve […]

İbn-i Abbâs (r.a)’in bildirdiği hadîs-i şerîfte: “Zilhiccenin sonuncu günü ile Muharrem’in birinci günü oruç tutan, geçmiş yılı oruçla bitirip, yeni yıla oruçla başlamış olur. Allâhü teâlâ o orucu onun elli yıllık günâhına keffâret eder” buyurulmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.): “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allâh’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. (Belâzurî, Ensâbu’l-Eşrâf, 1. c., 266. s.) […]

Büyük Selçuklu Devleti Sultânı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diojen kuvvetleri arasında 26 Ağustos 1071 târihinde Doğu Anadolu’da Malazgirt Ovasında meydana geldi. Bu muharebe, dînî, millî, siyâsî, askerî neticeleri ve Türk-İslâm târihinin en büyük zaferlerinden biri olması bakımından önemlidir. Büyük Sultân, savaş başlamadan evvel Diojen’e elçi gönderir. Sultân Alparslan’ın heyeti, 25 Ağustos 1071 sabahı Bizans […]

Hakk Teâlâ şöyle buyurur: “Şayet onlar küfürden geri dönerler, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtlarını da verirlerse, artık sizin din kardeşleriniz sayılırlar.” (Tevbe s. 11) Bu âyetle Hâkk Teâlâ’nın hükmü açıkça anlaşılmıştır. Bunun hiçbir gizli yönü yoktur. Allâh (c.c.)’e yemin ederim ki, zamanımızın insanları çoğunlukla hesap gününe inanmayanlar gibi fiil ve amellerde bulunmaktadırlar. Allâh (c.c)’ün  emir ve […]

Ebû Zer (r.a)’den, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Sizler Allâhü Teâlâ’nın zâtından sadır olan bir şeyden, yani Kur’an’dan daha üstün bir şeyle Allâhü Teâlâ’ya dönüp yaklaşamazsınız.”(Hâkim, Ebû Dâvûd, Tirmizi) Birçok rivayetlerden anlaşılmaktadır ki, Allâhü Teâlâ’ya Kur’an-ı Kerim’den daha üstün bir şeyle yaklaşılamaz. İmâm Ahmed (r.aleyh) diyor ki: “Ben rüyamda Allâhü Teâlâ’yı müşahede ettim ve “Huzuruna yaklaşmak […]

Sâlih amellerin çokluğu ile hâsıl olmayan fayda, kusurlu da olsa, Resûlullâh (s.a.v.)’e husûsi bir istinâdda bulunmak sebebiyle elde edilmektedir. Hz. Âişe (r.anhâ) buyuruyor ki: “Hâcetin verilmesinin anahtarı, ondan önce hediye vermektir.” Salevât, hâcetten önce verilen hediye gibidir. Biz Allâh (c.c.)’a hamd ettiğimiz zaman, Allâh (c.c.) bizden râzî olur. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz üzerine salevât hediye ettiğimiz […]

Ahzâb süresindeki; “Allâh (c.c.) ve melekleri Peygamber’e salât etmektedirler; ey imân edenler, siz de O’na salat edin!” âyeti nazil olunca, Müslümanlar bu salât’ın nasıl yapılacağını bilemediler, çünkü Âyet i Kerîme’de bu konuda herhangi bir bilgi yoktu. Bunun üzerine konuyu Resûlullah (s.a.v.)’e sormuşlar ve O (s.a.v.) de kendilerine salli -bârik duâlarını öğretmişti. (Buharî) İşte bu anlamda […]

Her peygamber toplumuna üstün oldukları alanla ilgili bir mûcize ile geldi. Hz. Musâ (a.s.)’ın toplumu sihir konusunda ileri idiler. Bu nedenle Hz. Musa (a.s.) sihirle ilgili bir mûcize ile geldi. Kavmine meydan okudu. Ona ilk inananlar da sihirbazlar oldu. Neden? Çünkü insanların gözünü korkutan ve gözlerini sihirleyen de onlardı. Hz. Musâ (a.s.)’ın mûcizesini gördüklerinde onu […]

Adamın biri Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e iyi ahlâkın ne olduğunu sorar. Peygamber (s.a.v.) de ona şu âyeti okur: “Afv ve müsamahadan ayrılma, iyiliği emret ve anlayışsızlardan yüz çevir.” (A´raf s. 199) Daha sonra da adama verdiği cevabın devamı olarak şöyle buyurur: “İyi ahlâk seninle münasebeti kesen ile senin ilgiyi devam ettirmen, sana vermeyene vermen ve sana […]