Monthly Archives: Nisan 2019

Resûlullâh(s.a.v.) buyurdu ki: “Şaban ’ın 13. gününün orucu 3000 sene oruç gibidir. 14. günün orucu, 3000 sene oruç gibidir. 15. gün ise, 13.000 seneye denktir.”(Suyûtî, el-Le’âlî, 2/106) Resûlullâh(s.a.v.)’e, “Ramazandan sonra hangi oruç daha üstündür” diye sorulduğunda: “Ramazan’a hürmeten Şaban orucudur” buyurdu. “Hangi sadaka daha üstündür” diye sorulunca da: “Ramazan’daki sadaka” buyurdu. (Tirmizî) Resûlullâh(s.a.v.) buyurdu ki: […]

Allâh (c.c.)’un azabından kurtulmak, O (c.c.)’un sevâb ve rahmetine nail olarak cennetine girmek isteyenler, nefislerini dünyaya ait azgın arzulara kapılmaktan alıkoymalı, hayatın sıkıntısı ve musibetlerine karşı sabırla katlanmalıdırlar. Nitekim Cenab-ı Allâh “Allâh sabredenleri sever” buyuruyor. (Ali îmran s. 146) Sabır birkaç türlüdür: Allâh (c.c.)’un emirlerine uymakta sabretmek (sebat), Allâh (c.c.)’un yasaklarından uzak durmada sabretmek (direnmek), […]

“Kulunu geceleyin, delillerini göstermek için, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksâ’ya götüren Allâh, noksan sıfatlardan münezzehtir. O, herşeyi çok iyi işiten, çok iyi görendir.” (İsra s. 1) Bu âyet-i Kerîme, Resûlullâh(s.a.v.)’in, Mekke’den, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksâ’ya, ilâhî bir güçle götürüldüğünü beyan etmektedir. Bu hadiseye “İsra ve Miraç” denilmektedir. Resûlullâh (s.a.v.) uyanık bir haldeyken, geceleyin, […]

Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesi on iki (12) rek‘at namâz kılınır. Her iki rek‘atta bir selâm verilir. Her rek‘atta bir (1) Fâtiha ve on bir (11) İhlâs okunur. Namâzdan sonra yüz (100) defa Salevât-ı Şerîfe ve bir kere şu duâ okunur: “Allâhümme innî eselüke bi-müşâhedeti esrâri’l- muhibbîne ve bi’l- hılveti’lletî hassante bi-hâ seyyidi’l- mürselîn. Hîne […]

Doğruluğun zıddı olan ikiyüzlülük, yalancılık, sahtekârlık gibi kötü huylar bireyler arasında sağlıklı ilişkiler kurma imkanını ortadan kaldırır. Hz Peygamber (s.a.v.) de daima, insanlara bu huylardan şiddetle kaçınmalarını söylemiştir. Yalan söylemeden, hile ve sahtekarlık yapmadan mutlu bir hayat sürülebileceğinin somut örneğini kendi hayatında göstermiştir. Bunun yanında insanlara da bu doğrultuda emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Doğrulukla çelişen […]

“Vaktâki Âdem (a.s.), hatâsını anlayıp, “Ya Rabbi, eğer beni affetmemiş isen, Muhammed (s.a.v.) hakkı için (affımı) diliyorum” demişti. Allâhü Te‘âlâ: “Yâ Âdem, ben O (s.a.v.)’i henüz yaratmadığım hâlde, sen Muhammed (s.a.v.)’i nasıl tanıdın?” buyurdu. O: “Yâ Rabbi, sen beni (kudret) elin ile yarattığın ve bana rûhundan nefhettiğin zaman, başımı kaldırıp baktığımda, Arşın ayaklarında “Lâ ilâhe […]