Monthly Archives: Ocak 2019

Allâhü Teâlâ vardır, birdir. Ortağı ve benzeri yoktur. O (c.c) bütün kemal sıfatlarına sahiptir, eksik sıfatlardan münezzehtir. Dirilten O (c.c)’dur, öldüren O (c.c)’dur. O (c.c) her şeye kadirdir, O (c.c.)’un kudreti dışında hiçbir şey yoktur. İlmi, iradesi her şeyi kuşatmıştır, bilgisi ve iradesi dışında hiçbir şey yoktur. O (c.c)’un sıfatları da zatı gibi beşer aklının […]

Her peygamber toplumuna üstün oldukları alanla ilgili bir mûcize ile geldi. Hz. Musâ (a.s.)’ın toplumu sihir konusunda ileri idiler. Bu nedenle Hz. Musa (a.s.) sihirle ilgili bir mûcize ile geldi. Kavmine meydan okudu. Ona ilk inananlar da sihirbazlar oldu. Neden? Çünkü insanların gözünü korkutan ve gözlerini sihirleyen de onlardı. Hz. Musâ (a.s.)’ın mûcizesini gördüklerinde onu […]

İmran bin Husayn hazretleri, “Bize yalnız Kur’an’dan söyle” diyene, “Ey ahmak, Kur’an-ı Kerim’de, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?” buyurdu. Hz. Ömer (r.a.)’e de, “Farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’an-ı Kerim’de bulamadık”, dediklerinde buyurdu ki: “Allâhü Teâlâ, bize, Resûlullah (s.a.v.)’i gönderdi. Biz, Kur’an-ı Kerim’de bulamadıklarımızı, Resûlullah (s.a.v.)’den gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rekâtlık farzları […]

(Abdestte yüzü yıkarken) Kulak ile sakalbaşı arasında kalan yeride yıkamak farzdır. Abdest almış kimse, tırnak kesse veya traş olsa tekrar yıkaması ve saçını mesh etmesi gerekmez. Abdest alırken suyu yetişmeyen kimsenin, bir uzvundan (aldığı ıslaklık ile) diğer uzvunu ıslatması caiz değidir. Yalnız kuru kalan yerin aynı uzvun suyuyla (ovalayarak) ıslatılması caizdir. Gusülde (ise bütün vücut […]

Hamzet bin Abdullah şöyle anlatır: “Bir gün Ebü’l-Hayr Akta hazretlerini ziyâret için yola çıkmıştım. Niyetim; işim acele olduğundan ziyâret edip, evde bir şey ikram ederse yemeden çıkmaktı. O niyetle evine vardım. Hâl hatır sorduktan sonra müsâade istedim. O da müsâade etti. Beni dışarıya çıkardı. Sonra biraz beklememi söyleyip, bir tabak içinde yemek getirdi. “Burası evin […]

Şeddâd b. Hâd (r.a.) naklediyor: Bir bedevî Nebîler Nebîsi’ne gelerek imân ve intisap etti ve sonra: “Senin yanına hicret etmek istiyorum.” dedi. Efendimiz (s.a.v.) de onu, sahâbîlerinden birine ilgilenmesi için tavsiye etti. Hayber Savaşı olup Resûlullah (s.a.v.)ganimetleri taksim edince, onun payını ayırdı ve payı, develerini otlatan bu zata verilmek üzere Ashâbı (r.a.e.)’e teslim etti. Gelince, […]

Emr-i ma’rûfun şartları üçtür. Birincisi, bu hususda niyyeti düzgün, dürüst olmalıdır. Bu da, emr-i ma’ruf’dan maksadının, Kelimetullah’ı yüceltme olmasıdır. Kelimetullah, tam kelâm, ya’nî şehadet kelimesidir, yâhud Kur’ân-ı Kerîm’dir. Eski âlimler kelime ile kelâm arasında fark görmemişlerdir. Kelimetullah’ın yüceltilmesi demek, ahkâmının yürümesi, geçerlilik taşıması demektir. İkincisi, emredeceği veya nehyedeceği şeye âid bilgisi olmaktır. Üçüncüsü, bu esnada […]

Ezân-ı Muhammedî, Allâh (c.c.)’un birliğini ve Resûlullâh (s.a.v.)’in hak bir elçi olduğunu bildiren, Mü’minleri ibadete ve bunun neticesinde kurtuluşa davet eden, İslâm’ın sembollerinden biridir. Resûlullâh (s.a.v.)’in, ezanın sesi güzel kabul edilen müezzinler tarafından okunması hususunda tavsiye ve teşviklerinin olduğu bilinmektedir. Nitekim Resûlullâh (s.a.v.) ezanı, ezan rüyasını gören sahabî Abdullah b. Zeyd (r.a.)’e değil, daha önceden […]

O (s.a.v.)’in ümmetinin ayrıcalığı, O (s.a.v)’in ümmetine evvelkilerin ve sonrakilerin ilimlerinin verilmiş ve ilim hazînelerinin kendilerine açılmış olmasıdır. Keza bu ümmete çeşitli konularda   çok sayıda kitaplar yazma imkanı verilmiştir. Bu ümmetin âlimleri, “Îsrâîloğullarının Peygamberleri Gibi” olmuştur. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in Tevrat ve İncil’de adının geçtiğine dâir olan bölümde: “Öyle bir peygamber ki, O’nun ümmetine, evvelkilerin ve […]

Alışveriş gereken bilgileri öğrenmek (alışveriş yapan için) farzdır. Kimse bunun dışında kalamaz. Hz. Ömer (r.a.) çarşıya çıkıp halkı uyardı ve şöyle buyurdu: “Hiç kimse alışveriş hakkındaki bilgileri öğrenmeden bu çarşıda iş yapmasın. Yoksa faize düşer.” Alışverişin üç öğesi vardır: Satıcı ve alıcı, 2. Satılan mâl, Sözleşme. Beş çeşit insanla alışveriş yapılamaz: Çocukla, Deliyle, Köle ile, […]