Monthly Archives: Ekim 2018

İnebahtı Muharebesi’nde Osmanlı donanması neredeyse kamilen mahvolmuştu. Üç tarafı denizlerle çevrili bu büyük imparatorluğun sahilleri Haçlı donanmalarının saldırılarına açık hâle gelmiş bulunuyordu. Yeni Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa bu sebeple çok telaş gösteriyordu. Gerçi sadrazam baharla birlikte iki yüz elli parçalık büyük bir donanmayı kendisinin emrine vereceğini vadetmişti. Ancak ne kaptan paşa ve ne de […]

Cuma gününde ve gecesinde Kur´an okumayı, zikirler yapmayı dualarda bulunmayı, Resûlullâh (s.a.v.) üzerine salavât getirmeyi çoğaltmak müstahabdir. Cuma gününde Kehif sûresini okumak da müstahabdır. İmam Şafi´î (r.a.), El-Ümm adlı kita bında demiştir ki, cuma gecesinde de, Kehif sûresini okumak müstehab dır. Ebû Hüreyre´den (r.a.) rivayet edildiğine göre; Resûlullâh (s.a.v.), cuma günü zikirde bulunup şöyle dedi: […]

İmâm-ı Gazâli, İmâm-ı Suyuti, İmâm-ı Şa’râni, Fahreddin-i Râzi, İmâm-ı Nevevî gibi asırlardır Müslümanların arkasında gittiği âlimler; her biri yüzlerce eser bırakıp İslâmî ilimlerdeki yetkinliklerini, Kur’an ve sünnete vukûfiyetlerini ispatlamış olmalarına rağmen, mezheblerin dışına çıkmamışlar, dört mezhebin yayılmasına gayret etmişlerdir. Bu şekilde sayabileceğimiz nice âlimler bile müctehidliği iddia etmemişken, “Cahil, cesur olur” sözünden de anlaşılacağı üzere […]

Hz. Peygamber (s.a.v.) özellik yönünden bir elbise değil hangi çeşit olursa giyiyordu. Nefis ve pahalısını aramıyor kolayına geleni alıp giyiyordu.Yemek, içmek, giymek gibi hususlarda zaruretin gerektirdiği ölçü ile yetinirdi.Fazla hiçbir şey edinmezdi. Bulduğunu giyerdi. Genellikle her tarafınıörten ucuz bir kumaş, kaba bir giysi ve kalın bir çizgili elbise giyerdi.Altın işlemeli ipek elbiseleri giymezdi. Yanında bulunmayanlardan […]

Allâh Te’âlâ, İbrahim (a.s.)’a şöyle vahiy buyurdu: “Muhakkak ki sen benim dostumsun, ben de senin dostunum. Sakın ki kalbine muttalî olduğum zaman onu benden başkasıyla bulmayayım! Yoksa bana karşı olan sevgini keserim. Çünkü ben sevgim için öyle kimseyi seçiyorum ki, onu ateşle yaksam yine kalbi benden başkasına iltifat etmez ve benden başkasıyla meşgul olmaz. O […]

“Rahman ve rahim olan Allâh’ın adıyla! ​ – Selam sizin üzerinize olsun. Kesinlikle bu Kur’an sizin için bir ecirdir, şereftir, azıktır. Ona tâbi olunuz. Sakın o sizi kovalamasın. Çünkü Kur’an kimi kovalarsa, onu yüz üstü cehenneme atar. Kim Kur’an’a tabi olursa, Kur’an onu Firdevs cennetlerine götürür. Yapabilirseniz sizin için Kur’an şefaatçı olacaktır. Sakın Kur’an sizin […]

Hacamat, en eski dönemlerden günümüze kadar, gerek koruyucu hekimlikte gerekse bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Günümüzde de hacamatın, İslâm ülkelerinde ve diğer yerlerde yaygın olarak hacamat kliniklerinde uygulandığı görülmektedir. Hacamatla tedavi Amerika tıp fakültelerinde (Cupping Therapy, Bloodletting) ismiyle ders olarak okutulmaktadır. Hz.Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Miraç gecesinde meleklerden herhangi bir topluluğa uğradımsa, bana […]

Ser-i Sekatî (r.h.), evliyânın büyüklerinden ve meşhûrlarındandır. Bağdat’ta doğmuş ve burada Ramazân-ı şerif ayında vefât etmiştir. Zühd ve edepte pekçok hârikulâde hâl ve hareketleri vardır. Kırk defâ yürüyerek hacca gitmiştir. Cüneyd-i Bağdadî (r.h.)’in dayısı ve hocasıdır. Kendisine, “ Evliyânın büyüklerini ve bu yolu nasıl tanıdınız?” diye sorulduğunda şöyle anlatırdı: “Birgün dükkanıma Habib-i Acemi uğramıştı. Fakirlere […]

Saltanat, ardından da halifelik kaldırılınca, 3 Mart 1924 tarihli kanunla Osmanlı hanedanına mensup 156 kişi vatandaşlıktan ihraç olunarak 3 gün içinde sınır dışı edildi. Kanuna dâhil olmadıkları halde, ebeveynleri veya çocukları ile sürgüne gitmek zorunda kalanlarla bu sayı 200’ü buldu. Sultan Vahîdeddin zaten daha evvel sürgüne çıkmıştı. Halife Abdülmecid Efendi ve ailesi, daha kanun yayınlanmadan, […]

Hz. Ebubekir (r.a.) şöyle buyurmuştur: “Namaz, Allâh’ın yeryüzündeki emanı ve teminatıdır”. Ebu’l-Müleyh de şöyle diyor: “Hz. Ömer (r.a.)’in minberde “Namaz kılmayanın İslâm’la alakası yoktur” buyurduğunu işittim. İbn Mes’ud (r.a.) şöyle şöylemiştir: “İnsan namazda bulunduğu sürece padişahın kapısını çalmaktadır. Padişahın kapısı, çalanlar için mutlaka açılır”. İbn Mes’ud (r.a.) şunları söylemiştir: “İhtiyaçlarınızı farz namazların üzerine yükleyiniz. Çünkü […]