Monthly Archives: Eylül 2018

Cenab-ı Hakkk ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına, dış elbiselerini üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp, ezâ edilmemelerini daha fazla temin eder. Allâh gafurdur, rahimdir.” (Ahzâb s. 59) Kadınları kötülükle yâd etmek, hem erkeklere, hem de kadınlara eziyet verir. Fakat erkekler böyle değildir. Çünkü bir kadını bir kimse kötülükle yâd […]

Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İnsanın kuyruk sokumu kemiğinden başka her şeyi çürür. Kıyamet gününde yaratılış onun üzerine terkib edilir.” (Müslim) Evs bin Evs (r.a)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cuma günü bana çok salâvat getirin. Çünkü salâvatınız bana arz edilir.” Ashâb-ı kiram (r.a.e.): “Yâ Resûlullâh sen yer […]

Kendini bilme, Allâh’ı bilmenin yoludur. Kişi, kendi nefsinin ve ruhunun ne demek olduğunu bilmedikçe Rabbini bilemez. Bunun içindir ki, «Kendini bilen, mevlâsını bilir,» denilmiştir. Cenab-ı Hakkk şöyle buyuruyor: «Biz Kur’an’ın doğru olduğunu belli etmek için kendilerine hem her bir tarafta, hem öz nefislerinde kudretimize ait olan nişanları göstereceğiz. Rabbinin her şeye hakkıyla şahid olması kâfi […]

Zarafet: İncelik, kibarlık, ince zeka eseri hoş söz ve işler ile vasıflanma huyudur. Karşıtı, kabalık denilen bir haldır. Bu, ruhlar üzerine fena tesir yaptığından kötüdür. Yaratılışta olan zarafetler, ölçüyü taşırmamak şartıyla iyidir. Fakat her işte ve her sözde zarafet göstermeye çalışmak, vakar ve ciddiyete aykırıdır, hafiflikten ibarettir. Onun için bu hususta aşırı davranmamalıdır. Merhamet: Esirgemek, acımak, şefkat […]

Hz. Hasan (r.a.)’ın sorusu üzerine, Hind b. Ebi Hâle Peygamber Efendimizi (s.a.v.) şöyle anlatır: “Resûlullah Aleyhisselam yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi önüne doğru eğilir, vakar ve sükûnetle rahat yürürdü. Bakmak istediği, bakacağı tarafa tamamıyla dönerek bakardı. Yeryüzüne bakışı da, gözucuyla idi. Yürürken, sahabilerinin gerisinde […]

Hadis-i şerifte Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: Bütün peygamberler babadan kardeş olup anaları ayrı ayrıdırlar. Fakat dinleri (nin aslı tevhid olduğundan) birdir. Ben, Meryem oğlu İsa’ya daha yakınım. Çünkü benimle onun arasında (başka) peygamber yoktur. Muhakkak ki o (ahir zamanda) yeryüzüne inecektir. Onu gördüğünüz zaman (şu alâmetlerle) onu tanıyınız: 1. Uzuna yakın orta boylu, […]

İslam medeniyeti; bugün bile kullanılan modern ilim metodlarının,Müslümanlar tarafından bilinçli olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan, parlak bir medeniyet sarayıdır. “İlmin ilk şartı şüphedir”, diyen bu ışıklı medeniyetin mimarları, bugün bile düşündücü ve hayranlık uyandırıcı bilimin anahtarlarını keşfetmişlerdir. Tekniğin ve bilimin bu kadar geliştiği çağımızda, sıfırın keşfi, kağıdın icadı, astronominin bugünkü postülatları olan dünya ve gök cisimleriyle […]

Göbek diz arasını göstermek erkek erkeğe de haramsa erkeklerin -futbolcuların dizlerinin yukarısının açık olduğu- futbol karşılaşmalarını izlemesi caiz mi? Evet, erkeklerin göbekle diz kapağı arasında kalan bölgeyi açması (zaruret halleri müstesna olmak üzere) haramdır. Burası erkeklerin avret mahallidir. Futbolcuların giydikleri şortlar da diz kapağına kadar uzanmadığı için kısa şortla oynanan futbol maçlarını izlemek caiz değildir” […]

Bilâl-i Habeşî (r.a.), Müslümanlığa çok bağlı, temiz kalbli bir zât idi. Müslümanlığını, ilk açıklayan yedi müslümandan birisi idi. Kendisi, mü’minlerin zayıf ve fakir tabakasındandı. Dîninden döndürülmek, Lât ve Uzzâ adını söylemesi için, yapılan en ağır işkencelere katlanır “Haydi, sen de, bizim gibi söyle!” diye zorlandıkça “Dilim, onu, söyleyemiyor! (Ona, dilim, dönmüyor!) Ehad! Ehad! (Bir’dir! Bir’dir!)” […]

Câbir (r.a.) şöyle dedi: Resûlullâh (s.a.v.) hutbe irad ettiği zaman gözleri kızarır, sesi yükselir, “Düşman sabah ve akşam üzerinize hücum edecek, kendinizi koruyunuz” diye ordusunu uyaran kumandan gibi öfkesi artar ve şehadet parmağı ile orta parmağını bir araya getirerek: “Benimle kıyametin arası şu iki parmağın arası kadar yaklaştığı sırada ben peygamber olarak gönderildim” derdi. Sonra da sözlerine […]