Monthly Archives: Şubat 2018

Câhiliye devrinde eğer bir adamın doğan ilk çocuğu kız olursa bunu büyük bir utanç vesilesi kabul ediyor ve gidip o çocuğu diri diri toprağa gömüyordu. O devirde Arap yarımadasında kadınlara bakış bu seviyede iken Resûlullâh (s.a.v.) risâletle şereflendirildikten sonra çok kısa bir süre içerisinde kadına bakış açısı: “Cennet anaların ayakları altındadır” hadîs-i şerîfine uygun hâle […]

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sahâbelerini yalnız hayır ile anarız. Yani Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sahabelerinden bazılarından, görünüşte kötülük çıkmışsa da biz onların hepsini hayırla anarız. Zira o görünüşte kötülük, fesad maksadı ile ısrar ederek yapılmış olmayıp kendi içtihadından doğmuştur. Belki onlar, bu kötülükten hayr-ı meâd’a dönmüşlerdir. Bizim onlara karşı iyi bir zanda bulunmamız gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v.) […]

Sözün en hayırlısı Kur’an-ı Kerîm’dir. Kur’an-ı Kerîm fesâhat ve belâgatin bütün inceliklerini kapsayıcı niteliği ile insanlığa en mükemmel hitaptır. Bu ilâhî kitap, her hakikati, doğruyu ve yanlışı apaçık ortaya koyar. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Sana bu kitabı her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösteren bir rahmet ve müjde olarak indirdik” (Nahl s. 89) Böyle olduğuna […]

Endülüs’de yetişen büyük botanik âlimi ve eczacıdır. İsmi, Abdullah bin Ahmed el-Mâlikî olup, künyesi Ebû Muhammed’dir. Lakabı Aşşâb’dır. Endülüs’ün bir sahil şehri olan Mâlika’da doğdu. Babası mütehassıs bir baytar olduğundan İbn-i Baytar adıyla meşhûr oldu. İbn-i Baytar, İbn-i Rûmiyye diye bilinen meşhûr âlim Ebü’l-Abbâs Ahmed bin Muhammed’den ilim öğrendi. Arabça’ya az çok yanlış olarak geçmiş […]

Bi-smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm Bi-smi’llâhi arkîke, allâhu yeşfîke, ezhibi’l-be’se, rabbe’n-nâsi, ve’şfi, ente’ş-şâfî, lâ-şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ-yuğâdiru sekamen. Âmîn. Bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîne. Min külli şey’in yü’zîke ve min külli ‘aynin ve hâsidin, allâhu yeşfîke. ŞİFÂ DUÂLARI (2) Bi-smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm Bi-hakki enzelnâhu ve bi-hakki nezele, ezhibi’l-be’se rabbe’n-nâsi ‘annî, işfi ente’ş-şâfî lâ-şifâe illâ şifâuke işfi şifâen. ŞİFÂ ÂYETLERİ Îkâz: Şifâ âyetleri, […]

Hz. Ömer (r.a.) bir gün arkadaşlarıyla birlikte, cüzzama yakalanmış ve aynı zamanda kör, sağır ve dilsiz olan birisinin yanından geçerken onlara “Şu adamda Allâh’ın nimetlerinden bir şeyler görebiliyor musunuz?” diye sordu. Onlar da “Hayır!” dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) şunları söyledi: “Görmüyor musunuz bu adam küçük abdestini rahatlıkla yapabiliyor; idrarı, sağa-sola kıvranmasına gerek kalmaksızın […]

Kitle iletişim araçlarından televizyon bütün insanlığı etkileyen ve yönlendiren en güçlü yayın araçlarının başında gelmektedir. Televizyondan, yetişkinlere oranla çocuklar daha çok etkilenmektedirler. Daha henüz eleştirel bir zeka geliştiremediğinden çocuk, televizyonlar karşısında en hassas kitledir. Dolayısıyla bu araçlar çocuğun davranışlarını, hayat biçimini daha çok etkiler. Televizyon, aile içi ve dışı toplumsal etkileşimi en alt düzeye indirgediğinden […]

Ramazan ayının 17’sinde, Hira mağarasında, uyanık bulunduğu sırada, vahiy meleği Cebrail (a.s.) güzel bir insan suretine bürünmüş halde göründü. Peygamberimiz (s.a.v.)’e :”İkra! [Oku!]” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.): “Ben, okuma bilmem!” dedi. O zaman, melek Peygamberimiz (s.a.v.)’i tutup, takati kesilinceye kadar sıktı. Sonra, bırakıp: “Oku!” dedi. Üç kez bu tekrar etti. Sonra da, Cebrail (a.s.): “Oku! Herşeyi […]

Medine Kadısı İbrahim b. Abdullah b. Kureym el- Ensarî der ki: “Mâlik b. Enes bir gün hadîs rivayet ederken Ebu Mazim’in yanına uğradı. Onun yanında oturmayıp geçince (bu hususu kendisine soranlara cevaben) şöyle dedi: “Oturacak bir yer bulamadım. Resûlullah (s.a.v)’in hadîsini ayakta iken de almasını (dinlemesini) çirkin gördüm (bunun için gelip geçtim). İmam Mâlik (r.h) […]

Ebü Mûsâ (r.a.)’dan Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kur’an-ı Kerim okuyan mü’min ağaç kavununa benzer. Kokusu da hoş tadı da hoştur. Kur’an okumayan mü’min hurmaya benzer. Kokusu yok, fakat tadı hoştur. Kur’an okumayan münafık Ebu Cehil karpuzuna benzer. Kokusu yok, tadı acıdır. Kur’an okuyan münafık reyhana benzer. Kokusu hoş, tadı acıdır.” (Buhâri, Müslim, Nesei, ibn-i […]