Monthly Archives: Kasım 2017

Allah Teâlâ tarafından Cebrâil (a.s.)’a, mahlukâtın en şereflisi, mevcûdâtın hulâsası, cihanın sultanı, âhir zaman peygamberinin (s.a.v.) bu gece doğacağını göklerde nidâ etmesini emretti. Bütün mukarreb melekler ve rûhânîler haberdâr oldular. Hz. Cebrâil (a.s.); Hepinize müjdeler getirdim. Taatınızı, tesbihinizi artırın. Bu gece Âlemlerin Rabbi’nin Habîbi’nin (s.a.v.) doğumu ile yerler, gökler ve on sekiz bin âlem aydınlanacaktır. […]

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin doğduğu güne sevinmek, o gün yemek yedirmek ve mevlid-i şerif okutmak fazîleti çok büyüktür. Hz. Ebûbekir (r.a)’e Komşu Olur Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.) Hazretleri, buyurdu ki: “Kim, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin mevlidinin okunması için bir dirhem harcama yaparsa; o kişi cennette benim refikim (ve arkadaşım)dır.” İslâm Dinini İhyâ Etmiş Gibi Olur […]

Tarih,coğrafya bibliyografya ile meşgul olmuş meşhur bir alimdir. İlme verdiği ehemmiyetten dolayı kendisine kalan iki mirasın büyük bir kısmını kitaba verdi. Kendisini tamamen ilme verdiği için Sultan 4. Murad Han’ın Bağdat seferine katılamadı. Bir taraftan kendisi öğrenirken diğer yandan bir çok talebeye ders verdi. Din alimlerine olan aşırı sevgisi sebebiyle devamlı onlarla beraber olmaya çalışırdı. […]

Abdullah b. Amr der ki: “Ben, Resûlullâh (s.a.v.)’den duyduğum her şeyi ezberlemek ister ve yazardım. Kureyşîlerden olan Sahâbîler, beni bundan nehy ettiler (Sen, Resûlullâh (s.a.v.)’den duyduğun her şeyi yazıp duruyorsun ama, Resûlullâh (s.a.v.), beşerdir. Gazap halinde de, rızâ halinde de, söz söyler!) dediler. Bunun üzerine, ben, bir müddet yazmaktan vazgeçtim. Nihâyet, durumu Resûlullâh (s.a.v.)’e arz […]

İcazet, zahiri din ilimlerinde veya tasavvuf-tarîkat sahasında olur. Bir kimsenin gerçekten din âlimi yahut tarîkat şeyhi olabilmesi için elinde geçerli ve hakikî icâzetname bulunması icap eder. İcazeti, tabiatiyle icâzetli bir âlim verebilir. Böyle bir âlimin derslerine yeterli müddet devam eden talebe başarı gösterir ve yetişirse ya kendi isteğiyle yahut onun istemesine lüzum kalmadan bizzât hocası, […]

Cenâb-ı Allah buyuruyor ki: «Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin tâ kendileridir.» (Al-i Imrân s: 104) Müslim, Ebû Saîd (r.a.)’ın Cenâb-ı Peygamber (s.a.v.)’den şöyle duyduğunu rivâyet etmiştir: «Sizden biriniz bir kötülük gördüğünde, onu eliyle değiştirsin (gidersin). Buna güç getiremezse, diliyle değiştirsin. Buna […]

Zafer, maneviyatla kazanılır. Ne derecede iyi silâhlandırılırsa silâhlandırılsın, manevî yapısı bozuk olan askerin zafere erişmesi mümkün değildir. Şimdi Türk askerinin manevî yapısını ve ahlâkını, amansız bir Türk düşmanından, Roma Germen İmparatoru Charles-Quint’in Kaanûnî nezdindeki büyükelçisi Baron von Busbecq’ten dinleyelim: «Türk sistemini kendi sistemimizle mukayese ettiğim zaman, istikbalin başımıza getireceği şeyleri düşünerek titriyorum. Bir ordu galib […]

Peygamberimiz’in (s.a.v) muhterem hanımlarından Medîne’de bulunan Yahûdîlerin Benî Kureyzâ kabîlesindendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 626 senesinde Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin üzerine yürüdü. Benî Kureyzâ Yahûdîlerinin bulunduğu kale, Müslümanların eline geçti. İçinde bulunan Yahûdîler malları, mülkleri, çocukları ve kadınları ile birlikte ganîmet olarak alındılar. Benî Kureyzâ’dan alınan savaş ganîmetleri ve esirleri Müslümanlar arasında İslâm dînine uygun bir şekilde […]

Araştırmalar orucun, bazı hastalıkların tedavisine yardımcı olduğunu göstermiştir. Oruçluyken sinirli veya agresif olunacak varsayımı doğru değildir. Amerika’da bazı merkezlerde stres ve depresyonla başa çıkma yöntemi olarak oruçtan faydalanılmaktadır. Modern tıbbın oruca bakışı Hipokrat zamanına dayanmakta ve aslında oruç tutmanın faydaları bilimsel olarak asırlardır kabul edilmektedir. Hipokrat daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din […]

İmâm-ı Azam Ebû Hanife (r.a.) şöyle demiştir: “İçlerinde hadîsle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar salâh içersindedirler. Ne zaman ilmi, hadisin dışında ararlarsa o zaman bozulurlar! Allah’ın dîniyle ilgili bir konuda şahsî görüşünüze göre hüküm vermekten sakınınız, sünnete tâbî olunuz. Kim sünnetten ayrılırsa sapıtır.” İmâm Şâfiî (r.a.) de şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.v.)’den bir hadîs rivâyet ettiğim […]