Monthly Archives: Ekim 2017

Ruh aşağıdan yukarı çıkarak boğazda beklediği sırada ona fitneler arzolunur. Şöyle ki: iblis, bilhassa bu haldeki insanın yanında yardımcılarını oturtup bu zâtın aleyhine memur ederek kullanır. Şeytanın yardımcıları olan şeytânlar, kişinin yanına gelirler. Halbuki bu zât, o çok şiddetli ve akıllı insanların (bile) akıllarının sarsıldığı feci korku halinde bulunur. Şeytanlar bu kimseye, baba, ana, erkek […]

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Mü’minlerden öyle erkekler var ki Allah’a verdikleri sözde durdular (sadâkat gösterdiler).” (Ahzâb/23) Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sıdk hayra, hayır da cennete götürür. Mü’min kişi, doğru söyler Allah katında doğru olarak yazılır. Yalan, fısk ve fücura, fısk ve fücûr da cehenneme sürükler. Kişi yalan söyler. Dolayısıyla Allah katında yalancı olarak kaydedilir.” […]

Kur’an’da, “O (azap), derece ve makamların sahibi Allah’tandır. Melekler ve Ruh (Cebrail) oraya, miktarı (dünya yılıyla) elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” (Me’âric, 3-4) buyurulmuştur. Bu âyet, zaman mefhumunun bizim bildiğimizden ibaret olmadığını, melekler için ve dünyanın dışında ayrı bir zaman mefhumunun söz konusu olduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir. Aynı istikametteki bir […]

Sahip olmadığın bir şeyde zühd, gerçek zühd değildir. Çünkü mevcut olmayan bir şeyde zühd hükümsüzdür. Sahibi olmadığın bir şeyde tasarrufta bulunman geçerli olmadığı gibi; elinde olmayan bir şey için: “ben ondan gönlümü çektim” demenin de bir manası yoktur. Kim bilir, belki o şey elinde olsaydı kalbin değişecek ve farklı şeylere meyledecektin. Fakat bununla birlikte bazı […]

Kureyşin hatîbi ve Hudeybiye’de tarihi bir sîma Süheyl İbn Amr (r.a.) Mekke fethi günü Rasûlullah (s.a.v.)’in engin rahmeti, şefkati, müsamahası ve afvı karşısında İslâm potasında eriyen ve İslâm’la şereflenen bir sahabîdir. Hasan-ı Basri anlatıyor: Bir gün aralarında Amr oğlu Süheyl, Harb oğlu Ebû Süfyan ve Kureyş eşrafından daha pek çok zâtın bulunduğu bir cemaat Ömer […]

Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Umre, gelecek umreye kadar ikisinin arasındaki günahların keffaretidir. Makbul Haccın ise Cennetten başka bir mükâfatı yoktur.” (Müslim) Hz. Aişe (r.a.)’dan: – Ya Resûlallâh, kadınlara cihad var mı? dedim. – “Evet onlara içinde savaş olmayan bir cihad vardır; Hacc ile Umre” (İbnu Mâce) buyurdular. Hacc, İslâm’ın eşitlik prensibinin en içten yaşandığı bir […]

Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir.Safer ayının ilk ve […]

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Çocuklarınızın hayatta çalışkan ve başarılı olabilmeleri için onları üç şeyle yetiştiriniz.” BİRİNCİSİ: “Peygamber (s.a.v.) sevgisi.” Çocuklarımıza Peygamber (s.a.v.) sevgisi aşılayınız. Çünkü insanlığın bir peygambere muhakkak ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı anlamayanlar kendilerini bilmezler. Çocuklar tarih kitaplarında Peygamber (s.a.v.) Efendimizi okuyarak ister istemez bir sevgiyle sevip, onu bir sultan veya bir filozof, […]

Hz. Ebûbekir (r.a.) ölümle ilgili bir hutbesinde şunları söyledi: “Hamd alemlerin rabbine mahsustur. Ona hamd eder, ondan yardım taleb ederiz. Ölümden sonra kendimiz için O’ndan lütuf ve ihsân isteriz. çünkü benim ve sizin eceliniz yaklaştı. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, o bir tektir, ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve […]

Kur’ân’ı Kerim’in, evrensel olduğunu ifade eden âyetlerden de anlaşılacağı üzere, ilâhî hükümlerin herhangi bir târihi, coğrafi ve içtimai ortamla sınırlı olmaksızın bütün zamanları kapsadığı ve istisnasız her mü’mini bağladığı tartışmasız bir hakikattır. Nitekim Kur’ân’ı Kerim’in, Allah Resûlu (s.a.v.) tarafından uygulanışı, ashâbın onu anlayış ve yaşayışı ve on dört asırlık İslâm ictihat geleneği ilâhî hükümlerin bütün […]