Monthly Archives: Ağustos 2017

İmâm Hibbetullâh’ın Saîd bin Müseyyeb’den onun da Ebû Hureyre (r.a.)’den naklettiği bize haberde Resûlullâh (s.a.v.): “Bir kimse Arefe günü Öğle ile ikindi arasında dört rek’at namaz kılsa, her rek’atinde bir kere Fâtihâ ve elli kere İhlâs sûrelerini okusa, Allâhü Teâlâ ona bin kere bin sevab yazar. Kur’ân-ı Kerîm’den okuduğu her harf için cennette ona bir […]

Kurbân Bayramı’nın arefe gününün sabah namâzından i‘tibâren bayramın dördüncü gününün ikindi namâzına kadar yirmi üç vakit farz namâzlardan sonra bir def‘a: “Allâhü ekber, Allâhü ekber, Lâilâhe illâ’llâhu va’llâhu ekber, Allâhü ekber ve li’llâhi’l hamd” diye tekbîr alınır ki, buna (teşrîk tekbîri) denir. Teşrîk tekbîrleri, âlimlerin birçoğuna göre vacîbdir. MÜ’MİNİN BAYRAMI Hz. Ebû Hûreyre (r.a.) ’den […]

İslâm hukuku insafla incelendiğinde zaman, toplumların mutluluk ve istikrarına tek çare ve ilaç olduğu görülecektir. 1- İslâm hukuku, kaynak itibari ile beşer üstü olduğundan, müeyyide ve kaideleri ile her zaman şamil, insan cinsinin ihtiyaçlarını karşılayacak genişlikte ve mükemmeliyette olduğu için, beşer tarafından düzenlenen kanunlardan büyük bir üstünlük ve imtiyaza sahiptir. 2- Onun hükümleri insanoğlunun ruh […]

Abdullah bin Mes’ûd (r.a.) ““Dilden çok, hapsedilmeye lâyık bir şey yoktur” buyurur. (Taberani) Sükût dilin iffetidir. Dil yırtıcı vahşi hayvan gibidir. Onu sıkıca bağlamazsan sana saldırır. Konuşmayı öğrendiğin gibi, susmayı da öğren. Zira söz seni hayra iletir, sükût ise şerden korur. Söz rehber, sükût ise muhafızdır demişlerdir. Mücâhede sahiplerinin, sükûtu tercih edişlerinin sebebi şudur; Söz […]

1332 Tunus doğumlu İbn-i Haldun, sosyoloji ilminin kurucusudur. O, sosyolojiye; İlm-i tabiat-ı Ümran demiştir. İnsanların cemiyetler halinde birbiriyle yardımlaşarak memleketlerini imar etmelerini ve yaşayışları için gereken geçinme vasıtalarını, sebepleri ve aletleri hazırlamalarını ümran kelimesiyle özetlemiştir. Kendinden önce sosyoloji ilmine temas edenlerden farklı olarak, bu ilmin, siyaset, ahlâk, hitabet ve başka ilim ve fen cümlesinden olmayıp […]

Bir hadîs-i şerifte: «Allâhu Teâlâ katında en büyük gün kurban bayramı günleridir» buyuruldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kızı Fâtıma (r.anhâ)’ya: «Ey Fâtıma! Kurban kes. Kesilirken yanında bulun ve onu gör. Çünkü o kurbanın kanından yere damlayan ilk damla ile senin bütün günahların afv ve mağfiret olunur» buyurdu. Yine bir hadîs-i şerîfte: «Dâvud (a.s.), yâ Rabbi, ben […]

Yabancı genç kadının eline ve yüzüne (şehvetsiz) bakmakzaruret halinde caiz olduğu halde, şehvetden emîn olsa dahî, dokunmak, tokalaşmak hiçbir şekilde caiz değildir. Bir kadına şehvetle dokunmak, unutarak ve yanılarak bile olsa, hürmet-i musaharaya sebep olur. Yani o kadının neseb ile ve süt ile olan anası ve kızları ile, torunları ile o erkeğin evlenmesi, kızın da oğlanın […]

İmâm Nesei’nin rivâyet ettiği hadiste Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, Sa’d bin Muaz hakkında şöyle buyurmuştur: “İşte (vefatı sırasında) Allah’ın Arşı onun için (sevincinden)’ sarsıldığı kişi budur. Ona gök kapıları açıldı ve onun cenazesine yetmiş bin melek hazır bulundular. Vallahi Sa’d’ı kabir bir kez sıktı da sonra onu serbest bıraktı.” Hafız Ebû Nuaym şöyle rivâyet etmiştir: Resûl-i Ekrem […]

Âişe (r.anhâ)’dan rivâyetle: Resûlullah (s.a.v.) zamanında bir kimse vardı. Zilhicce ayı görününce oruç tutardı. Bu hâli Resûlullâh (s.a.v.)’e ulaşınca, onu huzuruna çağırıp: “Seni bu günlerde oruç tutmaya mecbur eden sebeb nedir?” buyurdu. “Yâ Resûlullah (s.a.v.)! Şu günler, meşâir ve hacc günleridir. Hacıların duâlarına ortak olmayı Allâhu Teâlâ’dan istedim” cevabını verdi. Resûlullâh (s.a.v.) ona: “Zilhicceden oruç tuttuğun […]

Hz. Âişe (r.anhâ) Vâlidemiz’in, rivâyetine göre Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle müjde verdiklerini haber veriyorlar: “Zilhicce’nin ilk on gününün gecelerinden birini ihyâ etmesi, o kimsenin bir seneyi hacc ve umre ibâdetiyle ihyâ etmesi gibidir. Bu (dokuz) günlerden bir gün oruç tutması, senenin öbür vakitlerinde ibâdetle meşgûl olması gibidir; o kadar sevâb alır.” Hz. Alî (k.v.) Efendimiz’den […]