Monthly Archives: Mayıs 2017

Şüphesiz İstanbul fethinin en büyük manevî mimarı, “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak, kumadan ne güzel kumadan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” (Ahmed bin Hanbel, Müsned) müjdesini veren Resûlullah (s.a.v.) Efendimizdir. Gerçekten Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bu hadisinde vuku bulacağı müjdelenen, hükümdar ve askeri övülen fethi mübin için, İslâm’ın ilk asrından itibaren çeşitli teşebbüslerde bulunulmuş, […]

Abdurrahman b. Yezid b. Câbir naklediyor: “Ebû Ümame (r.a.)’ın âzadlı bir cariyesi bana şunları anlatmıştı. Ebû ümâme sadaka vermeyi sever ve bunun için mal biriktirirdi. Yanına gelen hiçbir dilenciyi eli boş çevirmezdi. Soğan, hurma veya yenilir ne varsa muhakkak bir şey verirdi. Günün birinde bir dilenci geldi, Ebû Ümâme’nin yanında yenecek bir şey yoktu. Sadece […]

(Bu iki duâ akşamla yatsı arasında 3’er defa okunmalı ve okuyuştan önce Yâsîn-i şerîf okunmalıdır.) Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- râhîm “Allâhümme yâ ze’l-menni velâ yümennü ‘aleyhi. Yâ ze’lcelâli ve’l-İkrâm. Yâ ze’t-tavli ve’l-in‘âm. Lâ- ilâhe illâ ente zahra’l-lâci’îne ve câre’l-müste’cirîne ve emâne’l-hâifîne. Allâhümme in-künte ketebtenî ‘ındeke fî ümmi’l-kitâbi şakıyyen ev mahrûmen ev matrûden ev mukatteren ‘aleyye fî’r-rızkı fe’mhu’llâhümme […]

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allâhu Teâlâ kıyâmet günü, yedi sınıf insanı arşının gölgesinde gölgelendirir… Onlardan biri, ıssız bir yerde Allah’ı hatırlayan ve bundan dolayı gözlerinden yaş akan kimsedir…” (Buhâri, Ezan 36) Afıre el-Abide ağlamaktan usanmazdı. Kendisine «Ağlamaktan bıkmadın mı?» denildiğinde şöyle mukabelede bulunur: «İnsan, deva ve şifâsının olduğu şeyden nasıl usanır?» Ümmü’l-A’la es-Sa’diyye -rahimehallah- […]

Güneş doğarken, batarken ve zeval vaktinde namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak ve cenaze namazı kılmak caiz değildir. Zira Ukbe b. Amir el-Cühenî bu hususda şöyle bir hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) üç vakitte namaz kılmamızı, ölülerimizi gömmemizi yasakladı: Güneşin doğuşundan bir mızrak boyu yükselişine kadar, tam tepe noktasına gelişinden yana kayışına kadar, guruba meyletmesinden […]