Monthly Archives: Mart 2017

Ali Said Beğ, Saray Hâtıraları’nda. “Sultan Hamid’in çok hayâ sahibi bir insan olduğunu, çoraplarını dahi kimsenin yanında çıkarıp giymediğini, şeriat-ı garrâ-i Muhammedîye’ye pek riâyetkar olduğunu, beş vakit namazını zamanında ve aksatmadan edâ ettiğini, ramazan aylarında hasta olduğu zaman bile oruçlarını tam tuttuğunu, her hareketini şeriat-ı İslâmiye’ye uygun yapmaya gayret ettiğini” yazmaktadır. Batıda, Sultan Hamîd’in, pek […]

Ramazân-ı şerîfin karşılayıcısı durumunda olan mübârek aylardan Receb ayının ilk cum’a gecesine Regâib gecesi denir. Bu geceye Regâib gecesi denmesinin asıl sebebi şudur: Bu gecede Peygamberimiz (s.a.v.)’e hâs bazı ma’nevî ihsânlar vâki olmasıdır ki bunun şükür ifâdesi olarak Peygamberimiz (s.a.v.) on iki rek‘at namâz kılmışlardır. Resûlullâh (s.a.v.): “Bir kimse Recebin ilk perşembe gününü oruç tutup […]

Bu gece pek mübârek bir gecedir. Allâhü Te’âlâ’nın ilâhi ihsân ve ma’nevî hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi, samimi kalble Allah (c.c.)’ya yönelenlerin affedilmelerinin çokça ümit edilmesi ve mü’mînlerin samimiyet ve arzuyla Allâhü Te’âlâ’ya yönelmeleri sebebiyle bu geceye Regâib denilmiştir.” Bu gece Resûlullah (s.a.v.) için salat ü selâm getirmek, O’nun varlığıyla iftihâr ettiğimizin en […]

Receb-i şerîf’te okunacak duâ: Bi’smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa’bân ve belliğnâ Ramazân vahtim lenâ bi’l-îmân ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân. (Bu duânın, sayı sınırlaması olmamakla berâber, Receb-i şerîf boyunca günde 100 def‘a okunması fazîletlidir.) Receb-i şerîf duâları: İlk on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- hayyil- gayyûm” İkinci on (10) gün: “Sübhâna’llâhi’l- ehadi’s- […]

Nebî (s.a.v.) buyurdu ki: “Receb ayı, Allâhü Teâlâ’nın seçtiği aylardandır. O Allâhü Teâlâ’nın ayıdır. Receb ayına ta’zîm eden kişi, gerçekten Allâhü Teâlâ’nın emrini büyük tutmuş olur. Allâhü Teâlâ’nın emrine değer vereni de, O, naîm cennetlerine girdirir ve kendisi hakkında en büyük rızâsını kesinleştirir.” (Şuâbül Îmân 5/346-347) Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Allâhü Teâlâ Receb’in her gecesinde: […]

“Ey Ehl-i kitap, peygamberlerin arkası kesildikten sonra size, (hakikatleri) söyleyip duran elçimiz gelmiştir. Ta ki, “Bize ne bir rahmet müjdecisi ne de bir azap habercisi gelmedi” demiyesiniz diye… İşte size rahmet müjdecisi de, azap habercisi de geldi artık… Allah, her şeye hakkıyla kadirdir” (Maide s. 19) Bu âyet hakkında İbn Abbas (r.a), “Cenâb-ı Allah, bununla […]

Tevbe etmek, İslâm dinindeki emredilen şeylerin en mühimlerindendir. İman makamlarının birincisidir. Bazı sâlihlerden bildirilir: “Otuz sene kadar tevbe etmeye çalışmakla kendime bir hayret ve acizlik gelip, şaşıyorum, tevbe etmek bana nasip olmadı”. “Sen çok büyük şey istiyorsun. Sen Allâhu Teâlâ’nın muhabbetini, sevgisini arıyorsun. Allâhu Teâlâ’nın muhabbeti ise, büyük bir saadettir. Nitekim Allâhu Teâlâ, «Allah günahlardan […]

Peygamberimiz (s.a.v.), “Kıyâmet günü, Tihâme dağları kadar sevapları olan topluluklar gelecek. Onlar Allah’ın huzuruna getirildiklerinde, Allâhu Teâlâ onların sevaplarını yok edecek ve onları cehenneme atacaktır” buyurdu. Ebû Huzeyfe (r.a.) âzadlı kölesi Salim (r.a.), “Anam babam sana feda olsun yâ Resûlallah! Bu toplulukların kim olduğunu bize bildir, biz de bilelim. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a […]

Bir hususta Allâh (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.)’in koyduğu bir hüküm karşısında -Allâh korusun- insanın nefsi ve şeytân başka şeyler söyleyecek olursa hemen elini açıp: “Ya Rabbi, ben senin ve Habibin (s.a.v.)’in her hükmüne benim lehimde de olsa aleyhimde de olsa her hususta razıyım. Sen şahidim ol, bu düşünceme aykırı olan şeyleri bana şeytân söylüyor, nefis […]

Avret yerlerini örtmek şartı şu âyet-i kerîmeden anlaşılıyor; “Ey Ademoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin.” (Araf s. 31) Büyük müfessirler  bu âyet-i kerîmede geçen ‘zînet’ kelimesiyle, avret yerlerini örten elbiselerin kastedildiğini söylemişlerdir. Müstehab olan üç elbise (gömlek, sarık ve giysi) içinde namazı kılmaktır. Bürünülen tek elbise ile de kılınsa caizdir. Kadın başını ve bedeninin […]