Monthly Archives: Ocak 2017

Allah Teâlâ buyurdu: “Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin ta kendileridir.” (Ali îmrân: 104) Bazı âlimlere göre emri bi’l-ma’rûf (iyiliği emretme) farz-ı kifâyedendir. Çünkü, emr-i bi’l-ma’rûf etmek ilimle olur. Câhil kendini bilmez. Halka nasıl doğru yolu gösterebilir?”. Bazıları da şunları söylemişlerdir: “Emr-i […]

Cehennemden deve boynu büyüklüğünden bir ateş çıkar ve mahşer halkına gelir. Onun, gören iki gözü ve fasih lisânı vardır. -Ben üç sınıfa vekil kılındım, her inatçı zalime der ve susam tanesini kuşun topladığı gibi onları safların arasından toplar, onları Cehenneme atar. Sonra ikinci olarak çıkar ve: -Ben Allah ve rasülüne eziyet edenlere vekil kılındım der, […]

 EBÛ HANİFE (R.A.) Dînin esâsını, Resûlulllah (s.a.v.)’in sünnetini ve seçkin sahâbelerin yolunu korumak için yaratılan, dîn önderlerinin en başta geleni İlâhi sırlara vâkıf olan velilerin en önde giden lideri İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe en-Nu‘mân (r.a.)’dir. Ebû Hanîfe (r.a.)’in sünneti koruma, dînin hükümlerini yerleştirmede benzersiz olduğuna delâlet eden kesin açıklamalardan biri de tarîkat pîrlerinin büyüklerinden ve […]

Mezheb; ictihad edebilecek ilme sahip olan bir âlimin edille-i şer’riye dediğimiz dört delilden yani kitap (Kur’an), sünnet (hadis), icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukahaya dayanarak çıkardığı hüküm ve meselelerdir. Erkek-kadın her Müslümanın itikadda ve amelde mezhebini öğrenip bilmesi vâciptir. Ehli sünnetin itikadda iki imâmı vardır: İmâm Muhammed Mansur Maturidi ve İmâm Ebû Hasan Eş’ari. Hanefi âlimleri, […]

Selefden biri buyurur: İlk günah haseddir. İblis’in Adem (a.s.)’a hasedidir. Secde ile emrolununca, onu kıskanıp, secde etmemiş ve bu kıskançlığı onu günâha sokmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): «Allâhu Teâlâ’nın ni’metlerinin de düşmanları var» buyurdu. O nedir? dediler. «Allâhu Teâlâ’nın fazlından verdiği nimetlerin bulunduğu kimseleri kıskananlar»  buyurdu. Büyüklerden biri buyurdu: Hased eden, meclislerde, toplantılarda aşağılanmak ve horlanmaktan […]

Peygamberlerin hasletlerinin beşi başta, beşi de bedendedir. Başta olanlar: Ağzına su vermek, burnuna su vermek, misvak kullanmak, bıyığını kırkmak, sakalını bırakıp çoğaltmaktır. Bedende olanlar: Kasığını traş etmek, koltuk altını traş etmek, tırnaklarını kesmek, su ile istincâ etmek ve sünnet olmaktır. Bıyık kırkmanın esası, İbn-i Ömer’in (r.a.) bildirdiği hadîs-i şerîfdir. Resûlullah (s.a.v.): «Bıyığınızı makas ile kırkınız […]

Bir bedevî geldi, Efendimiz (s.a.v.) ‘den bir şeyi istedi. Ona istediğini verdikten sonra:  “Sana iyilikte bulundum, değil mi?” diye sorunca, bedevî: “Hayır, bana iyilikte bulunmadın!” diye cevap verdi. Bunun üzerine Müslümanlar, öfkelenip ona hücum etmek istediler. Peygamberimiz (s.a.v.) :“Yapmayın!” diye işaret etti. Sonra evine girip, biraz daha bir şey yolladı ve: “Nasıl, şimdi sana ihsân […]

Allah (c.c.)’e iman, O’nun sıfatlarını bilmeye bağlıdır. O, ancak sıfatlarıyla bilinir ve tanınır. Çünkü Allah’ın zâtını anlayıp kavramamız mümkün değildir. Allah (c.c.)’ün sıfatları, zâti ve subuti olmak üzere iki kısımdır. Zâtî sıfatlar : Sadece Allah Teâlâ’nın zâtına mahsus olan, yaratıklarından herhangi birine verilmesi câiz ve mümkün olmayan sıfatlardır. 1-Vücud (Varlık) 2-Kıdem (Ezeliyet, evveli olmama), 3-Beka […]

Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; ‘‘Üzerime günde bin defa salavât getiren kimsenin Allah cesedini cehennem ateşine haram kılar.’’ (Mustatraf) Abdullah ibn Amr ibni As (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu. “Ezan işittiğiniz zaman müezzinin söylediklerin aynen siz de söyleyin sonra bana salavât getirin çünkü bir kimse bana bir salavât getirirse Allah ona on kere […]

Peygamberimiz (s.a.v), “Besmele her kitabın anahtarıdır. Besmele ile başlanmayan her meşrû iş kesik (bereketsiz)dir” buyurdular. Yine buyurdular ki: “Cebrail (a.s.) bana vahiy getirdiğinde ilk indirdiği şey Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.” Hazreti Adem (a.s.)’a ilk olarak Besmele nazil olunca, “Zürriyetim, Besmeleyi okumaya devam ettiği sürece azaptan emin olur” dedi. Besmele Hazreti Adem’den sonra kaldırıldı. Hazreti İbrahim (a.s.)’a Hamd sûresinde […]