Monthly Archives: Kasım 2016

Allah (c.c.), şeytanın, Âdem Aleyhisselâm’a, onun neslinden kadın ve erkek herkese apaçık düşman olduğunu Kur’an-ı Kerim’in pek çok âyetlerinde bildirmiştir. Özellikle Adem ve Havva Aleyhisselâmlar’a şeytanın yaptıklarını Araf Sûresi’nin onuncu âyetinden başlayarak bizlere ibret verecek bir öğüt olmak üzere hikâye buyuruyor; şeytanın kimlere (kâfirlere) dost ve kimlere (hususiyle müminlere) düşman olduğunu bize duyuruyor. Bilhassa Fâtır […]

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in mübarek hanımlarından. İsmi Zeyneb (r.anha), künyesi Ümmü Hakem’di. Annesi Resûlullah (s.a.v)’in halası Umeyme’dir. Hz. Zeyneb (r.anha) ilk iman edenlerdendi. Mekke’den Medine’ye hicret etti. Resûlullah (s.a.v.)’in azadlı kölesi Zeyd bin Harise (r.a.) ile 623 yılında nikâhlandı. Zeyd bin Harise (r.a.) Hz. Zeyneb (r.anha)’nın hakkını gözetemediğinden bir yıl sonra hicretin üçüncü senesinde ayrıldılar. Hz. […]

İlmin en büyük düşmanı olan unutmanın bir çok maddî ve manevî sebepleri; olduğu gibi, yüksek bir hafızaya sahip olmanın da bir çok maddî ve manevî sebepleri vardır: İmamı Celâlêddin Abdurrâhman es-Suyûtî hazretleri, “Kitabü’-Rahmeti fit-Tıbbı vel Hikmeti” isimli kitabında şöyle nakletmektedir: “On şey insana unutkanlık verir: 1- Yeşil havuç yemek, 2- Ekşi ve ham elma yemek, […]

”Herhangi bir erkek veya kadın kul, cehaleti zamanında namazını terk etmiş ve terk etmiş olduğu namazların üzerine büyük bir pişmanlık duymuşsa; o kul, Cuma günü, öğlen ile ikindi vakti arasında, on iki rek’at namaz kılsın; Her rek’atında; Fatiha, Âyetü’I-Kürsi, İhlâs, Felak, Nas sûrelerini birer kere okursa; Allâhü Teâlâ hazretleri, kıyamet günü onu hesaba çekmez. Ve […]

Sıhhatini korumak isteyen tokluğa devam etmeyip açlığı kadar yiyerek lezzet bulur. Gücü yettiği kadar aç kalsın, tâ ki aklı saf, göğsü geniş ve kalbi nurlu olsun. Açlıktan sonra yemek yeme âdetine, devam etsin. Zira her hastalığın aslı tokluk, her devanın aslı açlık olduğu tecrübe edilmiştir. Tok iken yemekten kaçınmak muhakkak gereklidir. Zira o israf ve […]

Abdullah İbn-i Sercis (r.a.)’dan yapılan rivayete göre: ”Peygamber (s.a.v) sefere çıktığı zaman şöyle buyururdu: “Allâhümme ente’s-sâhibu fi’s-seferi vel-halîfetü fi’l-ehli. Allâhüm-me innî e’ûzü bike min va’sâi’s-seferi ve keâbcti’l-munkaiebi ve mine’I-havri bade’I-kevni ve min daveti’l-mazlûmi ve min sûi’l-manzari fil-ehü ve’l-mâli.” “Allah’ım! Yolculukta her şeye sahih olan, geride kalan aile halkını koruyup idare eden sensin. Allah’ım! Yolculuğun meşakkatinden, […]

Bazı kimseler Ehl-i Sünnet’ten oldukları halde, okudukları asılsız ve gerçek dışı hikayelerle dolu, bazı tutucu yazarların tarih ve hikaye kitaplarını okuyarak, Ashab-ı Kiram ve Ehl-i Sünnet’in seçkin şahsiyetleri hakkındaki maksatlı yalan ve iftiraları gerçek sanarak, Allah (c.c.)’nun ve Resûlü (s.a.v.)’in sevgisine ve övgüsüne mazhar olmuş Hz. Osman (r.a.)’a, Hz. Muaviye (r.a.)’a ve Hz. Amr Bin […]

İyad b. Hammâr el-Müraşî’den rivayetle, Hz. Peygamber (s.a.v.) ikindi namazını kıldıktan sonra ayağa kalkıp bize bir hutbe irad etti. Kıyâmete kadar olan hiçbir şey bırakmadı ki, bize ondan bahsetmesin. O hutbenin bazı parçaları şunlardır: “Ey insanlar dünya yemyeşildir, tatlıdır. Allah (c.c) dünyada sizi halife kılacaktır. Nasıl amel edeceksiniz diye bakacaktır. O halde dünyadan kaçınınız. Kadınlardan […]

Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (r.a.e.)’in faziletleri pek büyüktür. Hz. Ebu Bekir (r.a.)’ın cenazesi Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kabrinin kapısına kadar götürülüp, “Selâm olsun sana ey Allah (c.c.)’nun Resûlü (s.a.v.), kapıdaki Ebu Bekir (r.a.)’dır” diye nida edildiğinde, birden kapı açılır ve kabirden ansızın gelen bir ses, “Seveni, onu sevenin yanına koyun” der. Hz. Ömer (r.a.)’a […]

İmâm Tahavî bu husûsta, Esma Bint-i Umeys (r.anha)’dan iki tarikten Mişkilü’l-Asar hadîs rivâyet etmiştir: “Peygamber (s.a.v.)’in, mübârek başı Hazreti Alî (k.v.)’in kucağındayken, kendisine vahyolundu. İmâm Alî (k.v.) ikindiyi, güneş batıncaya kadar kılmamıştı. (Resûlullâh (s.a.v.)’den) O vahiy hali geçtikten sonra buyurdu: – Yâ Alî, ikindiyi kıldın mı? – Hayır! Kılamadım. Bunun üzerine Allâh Resûlü (s.a.v.) şöyle […]