Monthly Archives: Ekim 2015

İbrahim b. Beşşar anlatıyor: İbrahim Edhem’le bir gece akşamlamıştık. Yanımızda yiyecek hiç bir şey yoktu. Beni üzgün görünce dedi ki: “İbrahim! Allâh yoksullara dünya ve ahirette ne nimetler vermiştir (bilir misin)? Allâh onlara kıyâmet günü zekâttan ve sadakadan hesap sormayacak, hacdan ve maddi yardımlardan sorgulamayacak. Bu gibi şeylerden dünyada zengin fakat ahirette fakir kimseleri sorgulayıp […]

“İyilik eden, ihsanda bulunan” Muhsin, iyilik yapan, iyilik sahibi, bağışta bulunan ve minnet etmeden veren, ihsanda bulunan anlamındadır. Allâh (c.c.)’un, kullarına ve bütün varlıklara ihsanı pek açıktır. Öyle ki, onları adeta ihsana, fazlına, cömertlik ve nimetlere boğmuştur. Allâh (c.c.), kerem ve cömertlik sıfatları gereği insanı yoktan var ederek ona büyük ihsanda bulunmuştur. Allâh (c.c.), insanı […]

Abdullah bin Mes‘ûd (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şüphesiz kıyâmet günü insanların bana en yakın olacak olanı, bana en çok selâvat getirenidir.” Allâhü Te‘âlâ şöyle buyurur: “Allâh ve melekleri, Peygamber’e çok salâvat getirirler. Ey mü’minler! Siz de ona salâvat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (Ahzâb s. 56) Hz. Peygamber (s.a.v.)’e […]

Allâh (c.c.)’un yüce kudretinin delillerinden ve biyofizikçilerin çalıştığı kompleks sistemlerden birisi de karınca kolonileridir. Yiyecek ile yuva arasındaki en kısa mesafeyi bulmaları ve birer ekosistem mühendisi uzmanlığıyla toprağı işlemeleri gibi konularda yapılan araştırmalar neticesinde karıncaların alan hesabı yapabildiğine dair deliller elde edilmiştir. Araştırmalara göre bazı karınca türleri kayalardaki küçük yarıklar içinde yaşarlar. Bu karıncalar, yuvaları […]

Ashâb-ı Bedir’dendir ve Sahâbinin kurâ ve fuzulâsından ma‘duddur. Medine-i Münevvere’ye Hicret-i Seniyeden (Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in hicreti) evvel hicret ederek muhacirine imâmet etmiştir. Bir gün Hz. Âişe (r.anhâ) bir güzel tilâvet işitip dinlemek için oturmuş ve Huzûr-u Resûlullâh (s.a.v.)’e gelmekte teahhür (geç kalmak) etmişti. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz sebeb-i teahhürünü (geç kalma sebebini) sual buyurdukta: “Bir güzel […]

Bilindiği gibi, îmân gaybadır. Bizler bu dünyada Cenâb-ı Hakk’ı görmeden îmân ettik. Hatta sahâbeden sonra gelen bizim gibi ümmetler Resûlullâh (s.a.v.)’e de görmeden îmân ettik. Gayba îmân eden biz Mü’minlerin bu îmânını günün yirmi dört saatinde devam ettirmeye çalışması gerekmektedir. Peki bu nasıl mümkün olabilir? Resûlullâh (s.a.v.) bir hadîs-i şerîflerinde: “Îmânlarınızı tazeleyiniz” buyurmuşlardır. Ashâb-ı Kirâm: […]

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Mahmûd’dur. Lakabı, Hâfız-ı Buhârî ve Pârisâ’dır. Yetim olarak büyüdü. 756 (m. 1355) senesinde Buhârâ’da doğdu. 822 (m. 1419) senesinde Medîne-i Münevvere’de vefât etti. Muhammed Pârisâ hazretlerinin tasavvufda hocası, evliyânın en büyüklerinden olan meşhûr İslâm âlimi Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî’dir. Ona talebe olduktan sonra, sohbetlerine devam edip, himmet ve […]

Kıyâmette halkı Arasat meydanında, elli durak yerinde durdururlar. Her durakta durma müddeti bin senedir. Ya’nî her durakta bin sene kalırlar. Her peygamberin izzet sancağı dikilir. Her peygamberin ümmeti, onun sancağı altında toplanır. Sonra emir gelir. Bütün peygamberler (aleyhimüsselâm) ümmetleri ile, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)’in sancağı dibinde hâzır olurlar. Resûlullâh (s.a.v.)’in: “Âdem ve diğerleri, benim sancağımın altında […]

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Bir kimsenin çocuğu vefât edince, Allâhü Te‘âlâ meleklerine buyurur: – Siz, kulumun çocuğunun ruhunu kabzettiniz? Melekler: – Evet, yâ Rabb kabzettik, derler. Allâhü Te‘âlâ: – Siz kulumun gönlünün meyvesi olan ciğerparesini mi aldınız? buyurur. Melekler: – Evet, yâ Rabb aldık, cevâbını verirler. Allâhü Te‘âlâ: – Kulum ne dedi? diye sorar. […]

Îmân açısından insanlar üç kısımdır: Birinci kısım; Mü’min. İkinci kısım; Kâfir. Üçüncü kısım; Münafık’tır. Küfür sözünü söyleyen insan mü’min olmaktan çıkar, kâfir olur ve kâfir olan kişide en büyük suçun içine düşmüş bulunur. Kâfirliği benimseyen için fakat “Ahiret” ise bunlara zindan olur. Münafıklarla kâfirler Cehennem’de toplanacaklardır. Zira Kurân-ı Kerîm’de: “Şüphesiz (Allâhü Te‘âlâ) münâfıkları ve kâfirleri […]