Monthly Archives: Aralık 2014

Abdullâh b. Ömer’den (r.a.) rivâyete göre Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz: “Kim bir millete benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” buyurmuşlardır. Bu hadîs-i şerîf benzemenin müspet ve menfi kısımlarını içine almaktadır. Çünkü benzemeye çalışmak, başkalarının yaptığı bir işi onlara uyarak yapmak demektir ki hayır ve şerde, günahta, küfür ve îmânda olabilir. O halde bu hadîs-i şerîf: Kâfirlere, fâsıklara, […]

Allâh (c.c.) peygamberleri, nebileri, dostlarını ve inanan kullarını sever anlamındadır. Kur’ân-ı Kerim’de Allâh (c.c.): “Îmân edenler ve sâlih amellerde bulunanlar ise, Rahmân olan Allâh (c.c.), onlar için bir sevgi kılacaktır.” buyurmuşlardır. Vedûd ismi aynı zamanda sevilmeyi hak eden anlamındadır. Allâh (c.c.), marifeti ile dostları tarafından, af ve merhameti ile günahkârlar, rızık vermesiyle de bütün canlılar […]

“Ebû Bekr-i Sıddîk’ın vefatından sonra Hazret-i Ömer (r.a.); onun hanımını kendi nikâhına aldı. Evine götürdükten sonra ona: “Ey temiz hanım, iyi bil ki, seni kendi nefsimin arzusu için nikâh etmedim. Maksadım şudur ki, biz Sıddîkın (r.a.) gündüz hayâtını gördük, ama gece hayâtını, geceyi nasıl geçirdiğini bilmeyiz. Şimdi bize, onun gecesinin, nasıl geçtiğini, geceyi nasıl ihya […]

Müslümânların kanayan yarası Doğu Türkistan’ın durumundan kamuoyu maalesef habersizdir. Çin hükümeti, Doğu Türkistan’ın kaynaklarını sömürmekte, Müslümân Türk halkını ise fakirliğe ve açlığa mahkum etmektedir. Ekonomik baskı, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırımın çok önemli bir parçasıdır. Bugün Doğu Türkistan halkının büyük kısmı fakirlik içerisinde yaşamakta, %80’inden fazlası da açlık sınırının altında hayatlarını devam ettirmeye çalışmaktadır. Çin, […]

İmâm Müslim’in rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: – Cennet ehli cennete girdikleri zaman yüce ve münezzeh olan Allâh: – Bir şey istiyor musunuz ki (nimetlerinizi) artırayım? Buyurur. Cennet ahalisi de: – (Ey Rabbimiz) sen bizim yüzlerimizi ağartmadın mı? Bizleri (cehennem) ateşinden kurtarıp cennete girdirmedin mi? derler. Bunun üzerine Allâhü Te‘âlâ […]

Bu kulun vazifesi şudur ki: Evvelâ kibri kalbinden söküp atsın ve kimseye kibir ve gurur satmasın. Sonra hiç kimseye boyun eğmeyip herkese şahsiyetine ve değerine göre tevazu (alçak gönüllülük) göstersin ve kendi kalbinde nefsini herkesten alçak ve zelil görsün. Eğer bir âlimi görürse bu, benden üstündür, desin. Ben, bunun gibi nasıl olabilirim. Bu benden çok […]

İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe (r.a.) Hazretleri’nin ileri gelen talebelerindendir. Zâhidlerin en meşhûrlarındandır. 165 (m. 781)’de Bağdâd’ta vefât etmiştir. İmâm-ı A’zam (r.a.)’in yirmi sene derslerine devam etmiştir. Fıkıh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girmiştir. Dâvûd-i Tâî Hazretlerinin tövbe etmesine, şarkıcı bir kadının: Hangi güzel yüzdür ki, toprak olmadı, Hangi tatlı gözdür ki, yere akmadı. […]

Haçlı Seferleri 1096-1291 yılları arasında meydana gelmiştir. İlk bakışta dîni nitelikli görünen bu seferlerin temel sebepleri, Türklere karşı destek arayan Bizans’ın siyasi güç kazanma, fakirleştirilmiş Avrupa halkının ekonomik avantajlar elde etme, papalığın ise Ortodokslar üzerinde nüfuz kurma gâyesinden başka bir şey değildi. Haçlı Seferleri, doğu dünyası ve insanlık değerlerini kaybetmemiş Avrupalılar tarafından, nefretle kınanmıştı. Maalesef, […]

Hz. Hüseyin (r.a.) on iki imâmın üçüncüsü ve imâmların atasıdır. Künyesi Ebû Abdullah’dır. Lakabları, şehîd ve seyyiddir. Hicretin dördüncü senesinde Şa’ban ayının dördünde, salı günü, Medîne’de doğdu. Resûlullâh (s.a.v.) onun ismini Hüseyn (r.a.) koydu. İbn-i Abbâs (r.anhümâ) şöyle nakletmiştir: Resûlullâh (s.a.v.) her sabâh namâzını kıldıktan sonra, mübârek yüzünü Ashâb-ı Kirâm’a (r.a.e.) çevirirdi. Mübârek yüzünü gören […]

Hz. Peygamber (s.a.v.) hastalığı sırasında “Üzerime su dökünüz.” dedi. Sonra çıkarak Allâh’a hamd ve sena ettikten sonra Uhud şehîdlerinden bahsetti ve onlara Allâh’tan mağfiret diledi ve duâ etti. Sonra: “Ey muhacirler! Siz durmadan artıyorsunuz. Ensar ise olduğu gibi kalmaktadır. Kesinlikle ensar benim sığındığım dostlarım ve sırdaşlarımdır. Onların iyilerine ikrâmda bulununuz ve kötülerinin de kusurlarına göz […]