Monthly Archives: Kasım 2014

Cuma namazı Hicret’ten önce farz kılınmıştı. İlk cuma namazını kıldıran Es‘ad bin Zürâre (r.a.) olmuştur. Pey¬gamber (s.a.v.) ilk cuma namazını Mekke’den Medine’ye hicret esnasında Küba ile Medine arasında beni Sâlim bin Avf’a ait bir vadide kıldırdı. Kılınan her iki cuma namazı da henüz İslâm devleti meydana gelmeden evvel olmuştu ve tabii olarak İslâm şeriatı da […]

Cabir b. Abdullâh’ın bildirdiğine göre; Hudeybiye günü halk susuz kalmış, Resûlullâh Aleyhisselâmın önünde bulunan su ibri¬ğinden abdest aldığı sırada ona doğru varmışlardı. Resûlullâh (s.a.v.), onlara: “Size ne oluyor!” diye sordu. “Mahvolduk yâ Rasûlallâh!” dediler. Peygamberimiz (s.a.v.): “Ben sizin aranızda iken, siz mahvolmayacaksınız!” bu¬yurdu. “Yâ Rasûlallâh (s.a.v.)! Yanımızda, senin ibriğindekinden baş¬ka, ne abdest alacağımız, ne de […]

Cenâb-ı Mevlâ Hazretleri “Allâh’a karşı gurûrunuz sizi aldatmasın.” (Lokman s. 33) buyurmuştur. Yani lânetlenmiş şeytân sizi benim af ve mağfiretimin çokluğu ile aldatıp terte¬miz şeriatımın sınırları dışarısına çıkarmasın. Gerçi Cenâb-ı Hakk’ın af ve mağfireti çoktur. Lütuf ve keremine nihâyet yoktur. Merhamet ve inâyeti boldur. Lâkin dünyada olduğu gibi âhirette de şer’î kanununun hükmü değişmez, yürürlük¬ten […]

Ebû Zerr (r.a.) anlatır: “Bir gece çıktım, baktım ki Resûlullâh (s.a.v.) tek başına yürüyor. Yanında herhangi bir insan yoktur. Kendi kendime “Herhalde Hz. Peygamber (s.a.v.) herhangi bir insanın kendisiyle yürümesini istemiyor. O halde ben de onun arkasından yürüyeyim!” dedim ve böylece ayın ışığında onun arkasından yürümeye başladım. Geriye bakarak beni gördü ve “Sen kimsin?” buyurdu. […]

E‘ûzü bi’llâhi mine’ş- şeytâni’r- racîm. Bi-smi’llâhi’r- rahmâni’r- rahîm. Selâmün ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rah-meh. Selâmün aleyküm bi mâ-sabertüm feni‘me ‘ukbe’d-dâr. Selâmün aleykümü’dhulû’l- cennete bi mâ-küntüm ta‘me-lûn. Ve selâmün ‘aleyhi yevme vülide ve yevme yemûtü ve yevme yüb‘asü hayyen. Ve’s-selâmü ‘aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyen. Selâmün ‘aleyke se-estağfiru leke rabbî innehû […]

Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yer¬yüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre ola¬rak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir. Safer’in son çarşambasının […]

Âlimler, İmâm-ı Azam’ın takvası, ibâdeti ve zühdünde icma etmişlerdir. Kalbi ahlaki kötülüklerden arı, her çeşit faziletle süslü, Allâh ve Resûlü (s.a.v.)’in getirdiklerine sıkı sıkıya bağ¬lıydı. O evliyaların ve imâmlarının en büyüğüydü. İmâm Abdullâh b. el-Mübarek: “Ebû Hanife (r.a.)’den daha çok Allâh’tan korkan birisini görmedim.” demektedir. Abdürrezzak b. Hemmam: “Ebû Hanife (r.a.)’e her rastladı¬ğımda gözlerinde ve […]

Kumeyl b. Ziyâd (r.a.) şöyle anlatıyor: Hz. Ali (r.a.) ile birlikte dolaşmaya çıkmıştık. Bir mezarlığın yanından geçerken o şun¬ları söyledi: “Ey kabirlerde yatmakta olanlar! Ey çürümeye mahkûm olan¬lar! Ey karanlık ve tenha yerlerin sâkinleri! Neler söyleyeceksi¬niz? Bizim söyleyeceğimiz şudur ki siz ölenlerin malları taksim edildi, çocukları yetim kaldı. Hanımları da başka kocalar buldu. İşte biz […]

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm E‘ûzü billâhi min şerri hâzâ’z-zamâni ve este‘îzu bi-hî min şürûri sâiri’z-zamâni ve e‘ûzu bi-celâli vechike ve cemâli kudsike en tücîrenî mine’l-belâi fî hâzihi’s-seneti ve kınâ min şerri mâ-kadayte fîhâ ve ekrimnâ fî’s-saferi yâ ekreme’l-ekremîn. Ezhir vahtim hâzihi’ş-şuhûre ‘aley¬ye bi’s-selâmeti ve’s-sa‘âdeti ve li-ehli beytî ve li-‘akribâî ve li-cemî‘i ümmeti Muhammedin ‘aleyhi’s-salâtü ve’s-selâmu bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. […]

Dünyevî işlerden oluşan ağırlıklardan şikâyet buyuruyor¬sunuz; doğrudur. Bir insan, dünyevî işlerden dolayı gâfil bir kalp ile öldüğü zaman bunun ahiretteki vebâli daha fazladır. Allâhü Te‘âlâ sizi ve bizi muhâfaza buyursun. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfleri tamamıyla tasdîk eden ârif zât içinde bulunduğu vakitlerinin çoğunu Allâh’ı anmaktan gafil bırak¬maz. En kıymetli şey olan îman ile dolu […]