Monthly Archives: Eylül 2014

Kurban bayramında teşrîk tekbirleri vâcibdir. Arefe günü, sabah namazından başlar, kurban bayramı dördüncü günü ikindi namazına kadardır. Yirmi üç vakit eder. Delîli, Allâhü Teâlâ’nın: “Allâhü Teâlâ’yı çok zikredi.n” âyetidir. (Taberâni) Tekbîr zikirdir. Bu daha evlâdır. Çünkü yirmi üç defa tekbîr yapılmaktadır. Hanefi mezhebine göre, kurban vâcibdir. Vâcib olduğuna delîl, Resûlullâh (s.a.v.)’in: “Kurban kesecek durumda olup […]

“Muhakkak, o küfredenler, O Allâh’ın yolundan ve ken-disi(ni ziyâret)te yerli, misafir insanları müsâvî kıldığımız Mescid-i Harâm’dan alıkoymakta olanları… Kim orada zulm ile ilhâda yeltenirse biz ona pek acıklı bir azâb tattırırız.” (Hacc s. 3) Allâhü Te’âlâ, kâfirlerle mü’minlerin arasını ayırdıktan sonra hem mukaddes ilân ettiği evin büyüklüğünden, hem de kâfirlerin küfrünün büyüklüğünden bahsederek “İnnellezîne keferû […]

1. İnsanı küfre sokan, küfür olduğundan korkulan sözleri söylemek 2. Yanlış ve yalan söz söylemek 3. Kişinin arkasından söz söylemek, söz götürüp getirmek 4. Alay edici sözler söylemek, sövmek ve zinâ hakkında konuşmak 5. Halka lânet etmek, insanları yermek ve kötülemek 6. Çekişmek. Dövüşmek 7. Kinaye yolu ile yalan söylemek 8. İnad etmek 9. Sırrı […]

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular: “Ölü kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup yardım isteyen kimse gibidir ki babasından, yâhud kardeşinden veyâhud dostundan kendisine ulaşacak duâyı beklemektedir. Nihâyet duâ kendisine ulaştığında bu duânın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha sevgili olur. Muhakkak ki hayâtta olanların ölüler için hediyeleri (hayır) duâ ve istiğfârdır.” […]

Abdullâh b. Selâm (r.a.)’ın Hz. Osman (r.a.)’i şehîd etmeye gelen asîlere hutbesi şöyledir: “Ey insanlar! Allâhü Te‘âlâ, Muhammed (s.a.v.)’i kendisine itaat edenlere cenneti müjdelemesi, isyân edenleri ise cehennem ateşiyle korkutması için gönderdi. Müşriklerin hoşuna gitmese de Allâh (c.c.) dînini ve Peygamberi Muhammed (s.a.v.)’e tâbi olanları bütün dînlere galip getirmiştir. Sonra O (c.c.), peygamberi için yurt […]

Allâh katında günlerin en faziletlisi, Zilhicce ayının ilk on günüdür. Sâlih amellerin, hiçbir vakitte, bu günler kadar makbul olmaz. Bu on günün büyüklüğündendir ki, Allâhü Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîmi’nde: “Velfecri ve leyâlinaşrin…” diye yeminle buyuruyor. Enes bin Mâlik’in (r.a.) bildirdiği hadîs-i şerîfde: “Bu günlerin her biri, fazilette bin güne, Arife günü ise on bin güne eşittir.” […]

Hz. Âişe-i Sıddîka (r.anhâ) vâlidemiz, rivâyet ettikleri hadîste, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle müjde verdiklerini haber veriyorlar: “Zilhicce’nin ilk on gününün gecelerinden birini ihyâ etmesi, o kimsenin bir seneyi hacc ve umre ibâdetiyle ihyâ etmesi gibidir. Bu (dokuz) günlerden bir gün oruç tutması, senenin öbür vakitlerinde ibâdetle meşgûl olması gibidir; o kadar sevâb alır.” Hz. Alî […]

Abdullâh b. Abbas (r.a.)’in şöyle dediği anlatılır: “Resûlullâh (s.a.v.) ile Mina’da bulunuyorduk. Yemen’den bir heyet, Resûlullâh (s.a.v.)’e geldi ve şöyle dedi: “Analar ve babalar sana feda olsun, bize haccın faziletini anlat.” Resûlullâh (s.a.v.) onların bu isteğine: “Olur.” diyerek devam buyurdu: “Kim olursa olsun, hacc ve umre niyeti ile evinden çıktığı vakit, adımlarını kaldırıp indirdiğinde ağaç […]

Şehîd, görünen ve görünmeyen her şeyi bilen ve gören anlamındadır. Allah (c.c.)’a görmediği, bilmediği, ilminin nüfuz etmediği bir şey mevcut değildir. İnsanların görmedikçe bilmeyecekleri bütün hadiseleri O (c.c.) kemâliyle bilir. Hatta ne zaman, nerede, kimin eliyle bir hadise vuku bulacaksa, onu da önceden bilir. Yine geçmiş vak’aları hep bilir. Hani çok kere “Allah (c.c.) her […]

Ey cemaat! Yaşayacağınıza dair elinizde Hakk’tan bir berat var mıdır? Tedbiriniz çok azaldı. Bir kimse dünyasını imar ederse bunu başkası için yapar. Âhiretini de böylece harab eder. Dünyayı toplayan başkası için toplar ve dînini paralar. Hakk’tan da dargınlık gelir. Kendisi gibi bir mahlûkla yetinene Mevlâ darılır. Eğer o insan, yakında öleceğini, Hakk huzûrunda hazır olacağını […]