Monthly Archives: Mart 2014

Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivayette bir sabah mescide giren Hz. Peygamber (s.a.v.) orada derin bir düşünceye dalmış olan Hâris b. Mâlik (r.a.)’i gördü. Yanına varıp ayağıyla onu sarsarak “Başını kaldır!” buyurdu. Başını kaldıran Hâris (r.a.) “Anam babam sana feda olsun, ey Allâh’ın Resûlü (s.a.v.)! Buyurun emriniz nedir?” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) “Bu gece […]

Sâmi Efendi Hazretleri’nin hakiki vekili, Ma’nevi evlâdı Muhterem Ömer Muhammed Öztürk anlatıyor: Allâhü Azîmü’ş-Şân; “Velîlerim kubbelerim altındadır. Onu benden gayrisi bilmez.” (Nefahâtü’l-Üns, s.45) buyuruyor. Bir gün bir yere bir muhaddis gelmiş, orada sohbet ediyor. Genç bir çocuk da paltosunu kafasına çekmiş, yan tarafta oturuyor. Yaşlı birisi de genci ikaz ederek: “Evlâdım bu muhaddis meşhur Vehb […]

Hayatının tek gâyesi Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz Hazretlerinin sünnetine uymak ve onu ihyâ etmek olan Hz. Sâmî Efendimiz; daha önceki kitâblarda: “Kılıcı boynunda asılı Peygamber” olarak tarîf edilen (s.a.v.) Efendimize bu husûsta da ittibâ edip gazâya iştirâk ederek “Gâzî” olmuş-lardı. Bu husûsu kendileri şöyle anlatıyorlardı: “-Birinci Cihân harbinde Osmânlı ordusunda levâzım subayı olarak vazîfe gördüm. […]

Üstâdına olan bu muhabbet ve bağlılığını dâimâ arttırarak devâm ettiren Hazreti Sâmî Efendimiz bütün gün ve gecelerini hizmet yolunda geçirdiler. Dergâhın temizliğinden ihvânın her türlü hizmetlerine varıncaya kadar her an Sâmî Efendimiz, yatalak hasta olan ihvânın da her türlü hizmetlerini seve seve yaparlardı. Hazret-i Es‘âd Erbilî Efendimizin: “Mâ‘nen bizimle aynı mertebededir, lâkin bu vazîfe bize […]

Mürşid-i kâmilini bulan ve Zât-ı ‘Âlîlerinin onun ifâdesi ile “Eyyâm-ı şebâbını şerîat-ı mutahhare ve tarîkat-ı ‘âliyye hizmetinde” geçiren Hazreti Sâmî Efendimiz ma‘nevî mertebeleri hızla aşıyorlardı. Bu yolda kendi ifâdeleri ile ihlâs ve tam teslîmiyet şarttı. Ölünün yıkayıcısına teslîmiyeti gibi mürîd de mürşîdine teslîm olmalıydı ki bi-izni’llâh neticeye ulaşsın. Kendileri anlatıyorlar: “Allâme Taftadânî hazretlerinin talebelerinden biri […]

İlk, orta ve lise tahsîlini Adana’da tamâmlayan Hz. Sâmî (k.s.) yüksek tahsîlini İstanbul’da yaparlar. Hukuk Fakültesini birincilikle bitiren Hz. Sâmî (k.s.) bu arada bir müddet Gümüşhâneli Dergâhı’na devâm ederler. Bu sırada Bâyezıd dersiâmlarından Rüşdü Efendi (Eski Beşiktaş müftüsü Merhûm Fuat Çamdibi Hocanın babası): “Sâmî Evlâdım, gel seni Şeyhülmeşâyih Es‘âd Erbilî Hazretlerine götüreyim.” der. Bu teklifi […]

Hz. Mahmûd Sâmi (k.s.)’un hayatını manevi vazifelisi ve ihvana kılavuzu Muhterem Ömer Muhammed Öztürk’ün kâleminden yayınlamaya devam ediyoruz: Hz. Sâmi (k.s.), sâlih dostların birbirlerine olan yardımlarının Kıyâmet günü de devâm edeceğinin tefsîrde beyân edildiğini sohbetlerinde sık sık anlatırlardı: Kıyâmet günü hesâba çekilen bir kulun seyyiâtı hasenâtına denk geliyor. Meselâ, 1000 seyyiesi (günâhı) varsa 1000 de […]

Hz. Ebûbekir Es-Sıddîk (r.a.)’den rivâyetle bildirilen Hadîs-i Şerîf’te: “Cum’a günü gusl edip, temizlenenin günâh ve hatâları temizlenir. Cum’a namazına giderken, her bastığı, ve kaldırdığı adımına, Allâhü Teâlâ, kabul olunmuş bir ibâdet sevabı yazdırır. Namazı bitirince, ayrıca iki yüz senelik ibâdet sevâbı yazdırır.” buyurdular. Başka bir Hadîs-i Şerîf’de ise: “Gevşeklik, tembellik, önemsememek sebebiyle (ard arda) üç […]

765–1031 yılları arasında Endülüs’te hâkimiyet kuran Emevî Hânedânıdır. Ed-Dâhil (Muhâcir) lakabıyla bilinen Abdurrahmân’dan îtibâren Üçüncü Hişam’la sona eren bu devlet, 275 sene yaşadı. Üçüncü Abdurrahmân’a kadar “Kurtuba Emirliği” diye adlandırılan devlete bu hükümdâr zamânında “Endülüs Emevî Hilâfeti” nâmı verildi. Hükümdâr, “Emîr-ül Mü’minîn” ünvânını aldı. Emevîler, İslâm dînini, İspanya’dan Avrupa’ya soktu. Fas, Kurtuba ve Gırnata Üniversiteleri’ni […]

Bu yazımızda guslün insanların görmeyecegi bir yerde yapılması, yalnızken çıplak bir şekilde gusledilebileceği ve bu durumda bile örtülü olarak yıkanmanın müstehap olduğu hususları incelenecektir. İbn Abbas (r.a.)’in rivayetine göre Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah size çıplaklığı yasaklamıstır. Büyük abdest, cinsel ilişki ve gusletmek olmak üzere üç durum dışında sizden ayrılmayan Allah’ın meleklerinden utanın. Biriniz çıplak […]