Monthly Archives: Mart 2013

EBDAL KİMDİR? Ebûd-Derdâ (r.a.) şöyle demiştir: «Allah’ın bir takım kulları vardır ki, on­lara «Ebdal» denilir. Onlar Allah’a ne çok oruç tutmakla, ne çok namaz kılmakla, ne çok hac­ca gitmekle, ne sakallarının güzelliğiyle ulaşmışlardır. Allah’a vâsıl olmalarının sebebi verâ’da sadâkatları, sâlih amellere hâlis kalb ile sağlam niyetleri, sadırlarının selâmeti, yani kibr, kin, buğz gibi ahlâk-ı zemimeden […]

MUTE SAVAŞI Peygamberimiz (s.a.v.), hicretin sekizinci yılında üçbin kişilik kuvvetle Zeyd b. Harise (ra.)’ı, Basra emiri Şurahbil’i te’dibe gönder­di. Şurahbil, bunu haber alınca, durumu Rum kayserine bildirdi. Kayser’de müslümanların karşısına iki yüz bin kişilik muazzam bir kuv­vet çıkardı. Müslümanlar kahramanca çarpış­tılar. Zeyd b. Harise (r.a.), Cafer-i Tayyar (r.a.) ve Abdullah b. Revaha (r.a.) bir biri […]

KEMAL NEDİR Şeyh Ebû Saîd (k.s.)’e: -Filân zât su üstünde yürüyor, dediler. -Balık ve timsah da yürüyor, dedi. -Filân zât havada uçuyor, dediler. -Kuşlar da uçuyor, dedi. -Filân zât, bir anda doğudan batıya ulaşıyor, dediler. -İblis de varıyor, dedi. -Sana göre kemal nedir? denildiğinde: -Zahirde halk ile, bâtında Hakk ile olmaktır, dedi. (Ruhul-Beyân: 2/127) YOLCUNUN […]

ABDULHAMİD VE YAHUDİLER Sultan II. Abdülhamid’in Yahudilerle olan münasebetleri ve yahudilerin Abdulhamid düşmanlığı konusunda merhum Necip Fazıl şöyle diyor: «Abdülhamid’i küçültmek, çürütmek baltalamak ve engellemek isteyen her cereya­nın ön planında kim bulunursa bulunsun, ar­ka plânında daima «Yahudi»yi aramak lâzım­dır. Abdülhamid’in en büyük düşmanı ne Er­meni, ne Moskof, ne İngiliz ve ne de milli kök alakasını […]

İLÂHİ İKAZLAR «De ki «Allah katında bir ceza olmak ba­kımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ve aleyhinde gazabettiği, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptığı kimselerle Taguta tapanlardır ki işte bunların mevkii daha kötü ve dümdüz yoldan daha sapıktır. Size geldikleri zaman «imân ettik» der­ler. Halbuki onlar muhakkak küfr ile girmişler, yine muhakkak onunla […]

İKİ CİHAN SULTANI (S.A.V.)’NIN MİSAFİRPERVERLİKLERİ Muhtelif yerlerden Peygamberimiz (s.a. v.)’e birçok ziyaretçi ve misafir gelirdi. Re­sûl-i Ekrem (s.a.v.) bunların hizmetini bizzat görür ve ağırlarlardı. O (s.a.v.)’nu görmeğe gelen hiç bir kimse ağırlanmadan bırakılmaz­dı. O (s.a.v.), ihsan ve ikramlarında müslimi, gayr-i müslimden tefrik etmez ve herkesi ağırlarlardı. Müşrikleri de. Ba’zen misafirleri çok gelir, evdeki bütün yiyecekler […]

İLÂHİ KAİDELER «Ey îmân edenler! Kendi evlerinizden baş­ka evlere (yerlere), sahipleriyle alışkanlık pey­da etmeden, (izin almadan) ve selâm verme­den girmeyin; bu sizin için daha hayırlıdır. Olur ki iyi düşünürsünüz de hikmetini anlarsınız.» (Nur: 27) «Altını ve gümüşü yığıp ve biriktirip de onları Allah (c.c.) yolunda harcamayanlar (yok mu?) işte bunlara pek acıklı bir azabı muştula! […]

GÖZDEN KAÇAN BİR HUSUS İstibrâ: Bevl’den sonra akıntı ve sızıntı­nın kesilmesine istibrâ denir. Genel olarak bu konuya fazlaca dikkat etmediğimizden namaz­ları abdestsiz kıldığımızın farkında olmayız. Halbuki istibrâ vacibtir, Küçük abdestden son­ra sızıntı veya akıntı herkeste olur. Yalnız bazılarında erken kesilir, bazıların da ise biraz uzun sürer. Akıntı ve sızıntının tamamen kesildiğine kanaat getirmeden taharet yapıp […]

BERÂT GECESİNDE OKUNACAK DUALAR Bismillâhirrahmânirrâhîm «Allâhümme yâ zelmenni velâ yümennü aleyhi. Yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm. Yâ z’et-tavli v’el-in’âm. Lâilâheill ente zahraila cîne vecârat müstecirîne ve eman’el-hâifîne. Allâhümme inkünte ketebtenî ‘ındeke fi ümm’il-kitâbi şekîyyen ev mahrûmân ev matrûdân ev mukatterâ aleyye fir-rızkî femhullahümme bifazlike, şekâvetî ve hirmânî ve tardî ve ıktâra rızkı ve esbitnî ındeke fi ümm’il-kitâbi […]