Peygamber (s.a.v.) buyurmuşlardır ki:

“Ey insanlar cemâati! Zinâdan kendinizi koruyunuz. Çünkü onda, üçü dünyada, üçü de âhirette olmak üzere altı (fenâ) haslet vardır.”

İmdi dünyâdakiler şunlardır:

1- Zinâ, insanın haysiyet ve itibârını giderir.

2- Fakirliği getirir.

3- Ömrü(n bereketini tüketerek onu) kısaltır.

Âhirette olanlar da şunlardır :

1- Zinâ, Allâh (c.c.)’ün hışmına uğratır.

2- Fenâ hesâba ma‘rûz bırakır.

3- Cehennem’de ebedî kalmayı gerektirir!..

Zinânın âkıbeti fecâattir. Bu şen’î fiil, çok kötü ve tehlikeli netîceler tevlîd etmektedir. Bilhassa biz müslümanların, son derece ciddiyetle üzerinde duracağı ve kemâl-i hassasiyetle aleyhinde olacağı menfur ve meş‘ûm mevzulardan biri ve belki de birincisidir. Her şeyde fedâkârlık câizdir, hatta fazîlettir.

Fakat ırz ve namustan fedâkârlık zillettir, hiçbir sûretle câiz değildir. Irz ve namusu müdafaa ve muhafaza uğrunda ölmek şereftir, şehâdettir. Irz ve nâmusa saldıran iffet düşmanını öldürmek de şer‘an hiçbir cezâyı müstelzim değildir, çünkü onun kanı hederdir!..

Zinanın; insan sağlığına da, bir çok yönden zararlı olduğu, bir nice meş‘ûm, pis hastalıkların menşei olduğu da unutulmamalıdır!..

İşte bütün bu hürmetlere binâen, bu ve bunlara benzer esbâb-ü ilel’den ötürü Allâh-ü Zü’l-Celâl ve’l-Cemâl Hazretleri zinâyı her yönüyle külliyyen haram kılmış ve:

“Zinâya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz (çirkinliği gâyet açık ve şenâati son derece aşırı) bir fâhişedir (bir edebsizliktir) ye onun yolu çok kötüdür” buyurmuştur!..

(İslâmda Tesettür ve Zinânın Hükmü, s.64-65)