Kişinin maişet hususunda tevekkül etme­mesi tehlikedir. Allah-ü Teâlâ:

«Allahü Teâlâ sizi yarattı, sonra rızıklandırdı» buyurdu. Bu âyet rızkın yalnız Allah-ü Teâlâ’dan olduğuna delâlet eder. Fakat yara­tan bununla yetinmiyor:

«Şüphesiz rızkı veren, o çok çetin kuvvet sahibi Allah’ın kendisidir.» (Zariyat s. â: 59) âyeti ile rızkı va’dediyor. Ve O’nun:

«Yerde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Al­lah’ın üzerine olmasın.» (Hûd su. 6) âyeti ile yaratıklarının maişetini tekeffül ettiğini;

«Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun ki va’dolunduğunuz o şeyler, tıpkı sizin konuş­manız gibi kafi ve gerçektir.» (Zariyat su. 23) âyeti ile de rızıkları sahipleri arasında bölüş­türdüğünü görüyoruz. Nitekim Rabbimiz: «Öl­mek sânından olmayan Allah’a dayan.» (Furkan su. â: 58) buyurmakla bize tevekkül et­memizi ve maişet hususunda yalnız kendisine güvenmemizi emrediyor.

Bir hadîs-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.):

— Rızıklar ezelde taksim edilmiştir. Ne takva sahibinin takvasından dolayı rızkı artar, ne de kötü kişinin kötülüğü yüzünden eksil­tilir, buyurmuştur. RIZKIN KEFİLİ ALLAH (C.C.)’DIR

Kişinin maişet hususunda tevekkül etme­mesi tehlikedir. Allah-ü Teâlâ:

«Allahü Teâlâ sizi yarattı, sonra rızıklandırdı» buyurdu. Bu âyet rızkın yalnız Allah-ü Teâlâ’dan olduğuna delâlet eder. Fakat yara­tan bununla yetinmiyor:

«Şüphesiz rızkı veren, o çok çetin kuvvet sahibi Allah’ın kendisidir.» (Zariyat s. â: 59) âyeti ile rızkı va’dediyor. Ve O’nun:

«Yerde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Al­lah’ın üzerine olmasın.» (Hûd su. 6) âyeti ile yaratıklarının maişetini tekeffül ettiğini;

«Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun ki va’dolunduğunuz o şeyler, tıpkı sizin konuş­manız gibi kafi ve gerçektir.» (Zariyat su. 23) âyeti ile de rızıkları sahipleri arasında bölüş­türdüğünü görüyoruz. Nitekim Rabbimiz: «Öl­mek sânından olmayan Allah’a dayan.» (Furkan su. â: 58) buyurmakla bize tevekkül et­memizi ve maişet hususunda yalnız kendisine güvenmemizi emrediyor.

Bir hadîs-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.):

— Rızıklar ezelde taksim edilmiştir. Ne takva sahibinin takvasından dolayı rızkı artar, ne de kötü kişinin kötülüğü yüzünden eksil­tilir, buyurmuştur. RIZKIN KEFİLİ ALLAH (C.C.)’DIR

Kişinin maişet hususunda tevekkül etme­mesi tehlikedir. Allah-ü Teâlâ:

«Allahü Teâlâ sizi yarattı, sonra rızıklandırdı» buyurdu. Bu âyet rızkın yalnız Allah-ü Teâlâ’dan olduğuna delâlet eder. Fakat yara­tan bununla yetinmiyor:

«Şüphesiz rızkı veren, o çok çetin kuvvet sahibi Allah’ın kendisidir.» (Zariyat s. â: 59) âyeti ile rızkı va’dediyor. Ve O’nun:

«Yerde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Al­lah’ın üzerine olmasın.» (Hûd su. 6) âyeti ile yaratıklarının maişetini tekeffül ettiğini;

«Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun ki va’dolunduğunuz o şeyler, tıpkı sizin konuş­manız gibi kafi ve gerçektir.» (Zariyat su. 23) âyeti ile de rızıkları sahipleri arasında bölüş­türdüğünü görüyoruz. Nitekim Rabbimiz: «Öl­mek sânından olmayan Allah’a dayan.» (Furkan su. â: 58) buyurmakla bize tevekkül et­memizi ve maişet hususunda yalnız kendisine güvenmemizi emrediyor.

Bir hadîs-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.):

— Rızıklar ezelde taksim edilmiştir. Ne takva sahibinin takvasından dolayı rızkı artar, ne de kötü kişinin kötülüğü yüzünden eksil­tilir, buyurmuştur.