Gazap (kızgınlık) kötüdür. Nefsinden dolayı Mü’minlere kızmaktan sakınılmalıdır. Gazap sahibi günâhtan kurtulmaz. Kızgınlığını yenenler ve insanların kusurlarını affedenler dinde beğenilmiş kimselerdir. O kimseler hilm (yumuşak huyluluk, ağır başlılık) elde etmeye uğraşmalıdır. Bir kimsede hilm olması, o kişinin akıllılığını ve nefsine hakim olup gazabını yendiğini gösterir.

Hilm, kişinin Allâhü Teâlâ’nın sevgisini kazanmasına sebep olur. Hilm ile cennette yüksek derecelere kavuşulur. İnsanlara karşı rıfk ve hilmle (yumuşak) davranana cehennem haram olur.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “İlim, Mü’minin dostudur. Hilm onun veziridir. Akıl onun delilidir. Amel onun kayyımı (ayakta tutanı)dır. Rıfk (yumuşak huyluluk) onun babasıdır. Yumuşaklık onun kardeşidir. Sabır ise onun askerlerinin kumandanıdır.”

Hz. Âişe (r.ânhâ)’nın rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte şöyle buyuruluyor: “Kim gazaplandığı halde hilm (yumuşak huyluluk) gösterirse, Allâhü Teâlâ’nın sevgisi ona vâcip olur.”

Ebû Hüreyre (r.a.)’in rivayet eylediği Hadîs-i Şerîfte: “Pehlivan, güreş tutan değil, kızdığı zaman kızgınlığını yenendir” (Buhârî, Müslim) buyuruldu. İnsan kızdığı zaman, şeytanın elinde, top gibi esirdir. Onu günâha, hattâ küfre atar da, haberi bile olmaz. Ebû Hüreyre (r.a.)’in bildirdiği Hadîs-i Şerifte buyuruldu ki: “Resûlullah (s.a.v.)’in huzuruna bir kimse gelip, “Yâ Resûlâllah, bana bir nasîhat et de onu tutup kurtulayım” dedi. “Kızma” buyurdu. O kimse, bir kaç defa daha, “Yâ Resûlullah, bana nasîhat et” dedi. Her defasında “Kızma” buyurdu.” (Buhârî)

Bir Hadîs-i Şerîfte de: “Kızgınlığını yenen (ki insan kızgınlığını yenebilir) kimsenin kalbini Allâhü Teâlâ, emniyyet ve îmân ile doldurur.” buyuruldu.

(Allâme Eş-Şeyh Alaaddin Abidin, El-Hediyyetü’l-Alaiyye, s.596) (Mevlana Muhammed Rebhani, Riyad’ün Nasıhin, s.528)