Batı dünyâsında Canamusali adıyla tanınan 11. asır Müslüman tıp alimidir. İslâm âleminde yetişen ve önde gelen göz hastalıkları tabibi ve cerrahlarından olan Ammâr, yaptığı yerinde teşhis, tedâvî ve ameliyat metodlarıyla tanındı. Katarakt hastalığını tedâvî için keşfettiği altı çeşit ameliyat usûlü üzerinde durdu. Ortaya koyduğu ameliyat usûlleri, kendi zamanına kadar bilinmiyordu. Araştırmalar sonucu, modern tıbbın elindeki modern âletler ile yapılan katarakt ameliyatları ile Ammâr’in metodu birbirine çok yakın ve benzer bulundu. Hattâ modern katarakt ameliyatları ile onun metodlarının prensib itibâriyle aynı kâidelere dayanmakta olduğu isbât edildi.

İki yüz elli sene sonra yaşayan tabib İbn-i Ebû Usaybiya, Ammâr hakkında şunları söylemektedir. “O, meşhûr bir göz tabibi ve sözü çok edilen bir zât idi. Göz hastalıklarının tedâvîsinde tecrübe ve ameliyatlarda büyük mahâret sâhibiydi. “Kitâbü’l-Müntehâb fî İlâcil-Ayn” adlı eseri yazdı.” Eser 43 varak, yani 86 sahîfedir. Ammâr, bu eserinde yaptığı ameliyatları anlatmaktadır. Mükemmel bir tertîp içerisinde, son derece vecîz bir lisan ile yazılan eser, târihî bir girişten sonra, görme organının anatomisine yer vermektedir. Daha sonra çiziklerden başlayarak göz kapağı hastalıkları anlatılmıştır. Bu bölümden sonra; göz pınarlarına, göz derilerine, göz bebeğine ve son bölümde de gözün dâima nemli bulunmasına temas edilmiş ve göz sinirleri ele alınmıştır. Eserde, önce hastalıkların isimleri ve bunlarla ilgili açıklamalar bulunmaktadır. Daha sonra sebebi ve tedâvî şekli yer almaktadır.

Eserin mühim bir yönü de, ameliyatlarda özel îmâl edilmiş metal, içi boş iğne gibi bir âletin kullanılmasıdır. Ayrıca, göz bebeğinin ışığa karşı olan tepkisi ile kataraktın ameliyata müsâid olup olmadığına dâir karar verme tekniği geliştirmesidir. Eserin tek yazma nüshası, İspanya’da, S.Lorenzo Krâliyet Manastır Kütüphânesinde bulunmaktadır.

(Yeni Rehber Ansiklopedisi, c.2, s.132-133)