Genel

12Mar 2013

KAZAYI İCAB EDEN ŞEYLER – II

4- Bir defada çok miktarda tuz yemek, azından kefâret de lâzım gelir.

5- Zeytin çekirdeği vesâir buna benzer bir şeyi yemek:

6- Pamuk ve kâğıt gibi yenmesi muted olmayan bir şeyi yutmak.

7- Ayva gibi olmadan evvel yenmeyen şeyi ham ve çiğ olarak ve tuzlamayarak ye­mek.

8- Henüz içi olmayan taze cevizi yut­mak.

9- Kuru ceviz veya fındık ve fıstık ve bademi katı kabuğuyla yutmak.

10- Taş, demir, bakır, altın, gümüş ve­yahut toprak yutmak.

11- Arkasından ilâç akıtmak.

12- Burnuna ilâç çekmek.

13- Boğazına huni ile bir şey akıtmak.

14- Kulağın içine yağ veya su damlat­mak.

15- Ağzına aldığı boyalı ibrişim gibi bir şeyin boyasıyla rengi bozulmuş tükrüğünü yutmak.

16- Karnında veya başında olan bir ya­raya akıtılan ilâç mideye veyahut dimağa va­sıl olması.

17- Boğazına yağmur veyahut kar kaçıp onu kendi isteği ile yutmamış olmak.

(Devamı varın)

12Mar 2013

EBDAL KİMDİR?

Ebûd-Derdâ (r.a.) şöyle demiştir:

«Allah’ın bir takım kulları vardır ki, on­lara «Ebdal» denilir. Onlar Allah’a ne çok oruç tutmakla, ne çok namaz kılmakla, ne çok hac­ca gitmekle, ne sakallarının güzelliğiyle ulaşmışlardır. Allah’a vâsıl olmalarının sebebi verâ’da sadâkatları, sâlih amellere hâlis kalb ile sağlam niyetleri, sadırlarının selâmeti, yani kibr, kin, buğz gibi ahlâk-ı zemimeden salim bulunmaları ve bütün müslümanlara merha­metli bulunmalarıdır.» (Ruhu’l Beyân, 2/20)

GEÇİLMEZ

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez

Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli

Bu odada gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada.

Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne topyekûn?

Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi,

Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse hep hava,

Yer çökmeden, yer iki şak yarılmadan geçil­mez

Necip Fazıl


12Mar 2013

KAZAYI İCAB EDEN ŞEYLER – III

18 – Ağzına almış olduğu veya burnuna çekmiş olduğu su hata olarak boğazına veya
genzine gitmiş olmak.

19 – Zorla oruç bozmak.

20 – Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan şeyi yemek.

21 – Uyurken birisi tarafından boğazına su dökülmek.

22 – Unutarak yedikten sonra orucu bo­zuldu zannıyla bilerek yemek, içmek.

23 – Ağız dolusu kusmak.

24 – Kendi isteği ile midesine, genzine duman sokmak.

25 – Sabah olmuş iken (sabah olup. ol­madığına şüphe düşerek sahur yemek).

26 – Güneş batmadan evvel battı zannıy­la iftar etmek.

27 – Ramazan orucundan gayrı bir orucu bozmak.

28 – Cimadan başka, kadının bir tarafına temas ettirmek veyahut öpmek suretiyle inzal vaki olmak.

29 – Oruçlu iken misafirliğe niyet edip olduğu memleket haricine çıktıktan sonra oru­cu bozmak.

30 – Hukne mahalline parmak veya sair vasıta ile su, yağ isal etmek. Bez veya pamuk sokmak.

12Mar 2013

EZAN DUASI

Ezanı işitince, hemen bütün söz ve işle­re son verip onu dinlemelidir. Kur’an okuyanın bile durup ezanı dinlemesi efdaldır. Dinlerken düzgün oturmalı. Veya çökmüş bir halde bulunmalı, yatar vaziyette olmamalıdır.

Ezanı işitip dinleyen müslüman ezanın sonunda dua etmelidir. Böyle dua edene Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) şefaat edecektir. Pey­gamberimiz (s.a.v.)’in şefaati olmadan kula kurtuluş yoktur.

DUA: «Allâhümme Rabbe hâzihidda’ vetit tâmmeti vessalâtilkâimeti âti Muhammedenil vesîlete velfazîlete veddereceterrefîate veb’-ashü makâmen Mahmudenillezi, veaddehû, inneke la tuhlifülmiâd.»

CEHENNEME ATILAN TAŞ

Resûlullah (s.a.v.) bir gün ashâbiyle mescidde otururken büyük bir yıkıntı sesi işittiler, bir duvar yıkıldı zannederek korkuya kapılıp merak ettiler. Resûlullah (s.a.v.):

«- Bu Allah’ın yetmiş sene evvel cehen­nemin üst tarafından attığı bir taşın sesidir ki dibine şimdi varmıştır.»

Resûlullah (s.a.v.) kelâmını bitirince mü­nafıklardan bir münafıkın evinden büyük bir feryat işitildi. Yetmiş yaşındaki bir münafık o vakit ölmüş, öldüğü vakit de cehennemin en derin yerine gitmişti.

12Mar 2013

ORUCUN SÜNNETLERİ

1- Sahuru tehir: Yâni gece yemeğini imsake yakın yemek.

2- İftarı (kış mevsiminde) hurma, (yaz mevsiminde de) su ile, akşam olur olmaz, namazdan önce hemen ve acele yapmak.

3- Misvakı gece kullanmak.

4- Ramazanda fazla sehâvet (cömert­lik) göstermek.

5- Mukabele suretiyle fazla miktarda Kur’ân okumak.

6- Bilhassa asrı ahîrinde yâni Ramaza­nın yirmisinden sonra son on gün i’tikâfa gir­mek. Bunlar Resûl-i Ekrem’in âdet-i seniyyelerindendir. Nitekim, Resûl-i Ekrem (s.a.v.): «Ra­mazanın yirmisi geldiği vakit yatağı dürer, izarını bağlar, ibâdete hazırlanır ve ehl-i beytini de ibâdete hazırlardı.»

Çünkü Kadir Gecesi bu günlerdedir. Ek­seri ihtimâl bu son on günün tek gecelerinde ve bu tek gecelerin en kuvvetlisi de yirmi bir, yirmi üç, yirmi beş ve yirmi yedinci gecele­rinde olmasıdır. Bu i’tikâfın on gün fasılasız ve devamlı olması daha makbuldür.

Diş Kirası:

Eski Ramazanlarda iftara gidilen yerler­de, misafirlere hediye makamında verilen para hakkında kullanılan bir tabirdir.

12Mar 2013

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN YÜRÜYÜŞLERİ

Yolda yürürken sağa, sola bakmazlardı. Yokuştan iner gibi sür’atle ve kolaylıkla yürürlerdi. Yürürlerken ashabının bir kısmını önün­den yürüterek ortalarda yürürlerdi. Küçük fa­kat sık adımla yürürlerdi. Dengeli yürürler, yolda salınarak yürümezlerdi. Yürüyüşlerinden tembel ve âciz olmadıkları anlaşılırdı. Bir şeye veya bîr tarafa bakmak icap ettiği zaman bü­tün vücutları ile dönüp öyle bakarlardı. Yürür­ken ayaklarını yerden canlıca kaldırırlar, ayak­larını sürüyerek yürümezlerdi. Yürürken etra­fına gelişigüzel bakmazlardı. Yeryüzüne ba­kışı da göz ucu ile olurdu. Birisiyle karşılaştı­ğında önce kendileri selâm verirlerdi.

HÜMEZE SURESİ (9 ayet)

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman, Rahim Allah’ın ismiyle)

1 – Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğ­lenmeyi ve ayıplamayı adet edinen her kişinin vay haline! 2 – Ki o, malı yığıb onu tekrar tekrar sayandır. 3 – Malı hakikaten kendisine ebedî hayat verdiğini sanır o. 4:- Hayır, and olsun O, Hutame’ye atılacak. 5 – O Hutamenin ne olduğunu sana bildiren ne? 6 – Allah’­ın tutuşturulmuş bir ateşidir. 7 -ki tırmanıp yüreklerin ta üstüne çıkacaktır o. 8 – Bu (ateşin kapıları da) onların üzerine kapatılmış­tır. 9- (kendileri) uzatılmış sütunlarda (bağlı olarak).

12Mar 2013

RAMAZAN’IN SONUNDA KURTULUŞ VAR

«Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfi­ret, sonu ise Cehennemden azâd olmaktır. Bu ayda, kölenin, işçinin, me’murun., talebenin, as­kerin, vazifesini hafifleten âmirleri, (müdürleri, kumandanları) Cenâb-ı Allah (c.c.) çok sever, afv eder ve Cehennem ateşinden korur.

Ramazan ayında dört hasleti çoklaştırınız, İki haslet ile Rabbinizi kendinizden razı kılar­sınız. Diğer iki hasletten ise müstağni olamaz­sınız (her zaman yapmanız lâzım).

Biri, «La ilahe illallah» demek, ikincisi ise Allah’tan afv dilemek üzere «tevbe ve istiğfar» etmektir. Kendisinden müstağni olamayacağı­nız iki haslet ise; Rabbinizden Cenneti iste­mek ve Cehennem ateşinden ona sığınmaktır.»

KADR SURESİ (5 ayet)

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman, Rahim Allah’ın ismiyle)

Gerçek, biz onu kadir gecesinde indirdik Kadir gecesinin (şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda me­lekler ve Ruh, Rablerinin izniyle, her bir iş için iner de iner. O (gece) tan yeri ağarıncaya ka­dar bir selâmdır. (1-5)

12Mar 2013

ALLAH (C.C.) SEVGİSİNİN ALÂMETLERİ

Allah (c.c.)’i seven, ölümden korkmaz ve tiksinmez. Daima ölüme hazırdır, bekler. Dün­
yada neyi seviyorsa, Allah (c.c.) sevgisiyle se­ver ve onun yolunda, onun için harcar ve tü­ketir. Allah (c.c)’i seven, gece gündüz onu zikreder ve düşünür. Allah (c.c.)’i seven, onun kelâmına (Kur’an’a) hürmet, peygamberlere, velîlere ve onların dostlarına riayet eder. Al­lah (c.c.)’i seven, insanlardan çekinir. Geceyi özleyişle bekler. Allah (c.c.)’i sevene ibâdet kolay gelir. Allah (c.c.)’in dostlarını sırf Allah (c.c.) rızası için sever ve onları dost edinir.

PEYGAMBER (S.A.V.)’İN BİR MUCİZESİ

Kâdi İyâz (k.s.)’dan rivayet edildi ki: «Muaz Bin Amr (radiyallahü teâlâ anh)’in bir eline Ebû Cehîl’in oğlu İkrime (r.a.) kılıcıyla öyle çal­mış ki, koparamamış. Lâkin eli derisinde salla­nır vaziyette kalmış. Muaz (r.a,) işte bu haliy­le, Resûlullah (s.a.v.) Hazretlerinin huzuruna gelmiş Resûlullah (s.a.v.) Hazretleri, o kop­mak üzere olan eline tükürünce, eli sapa­sağlam oluverdi. Ta Hz. Osman (r.a.) zamanı­na kadar, hayatta kaldı» (Mevâhib)

ESMÂ’ÜL-HÜSNÂ’DAN

Et-Afüvv: (Afvı çok olan, çok af eden.)

Zü’l-Celâli Ve’l-îkrâm: (Hem büyüklük sa­hibi hem fazl-ı kerem sahibi.)

12Mar 2013

ORUCUN MEKRUHLARI

-Bir şey tatmak,

-Lüzumsuz yere bir şey çiğnemek,

-Sakız çiğnemek, (şartları var. Aksi hal­de orucu bozar. Çiğnememek daha iyidir.)

-Nefsinden emin olmayanlar için öp­mek, boynuna sarılıp kucağına almak. (İnzal
vukua gelmemek şarttır.)

-Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak,

-Kan aldırmak ve hacamat olmak ve meşakkatli bir işte bulunmak gibi kendisini zaif düşüreceğini zanneylediği bir işi yapmak.

ORUÇLUYA MEKRUH OLMAYAN ŞEYLER

-Misk veya gül gibi bir şey koklamak,

-Gözüne sürme çekmek,

-Bıyığına yağ sürmek,

-Zaif düşmeyecek ise kan aldırmak ve­ya hacamat olmak,

-Misvak kullanmak,

-Ağzına su alıp gargara yapmak,

-Burnuna su çekmek.

İFTARIN TA’CÎLİ, SAHÛR’UN TEHİRİ

«Üç şey Peygamberlik ahlâkındandır:

1- iftarda acele etmek, yâni orucu tam vaktinde bozmak,

2- Sahuru geç yemek,

3- Namazda sağ eli, sol el üzerine koy­mak. Hadis-i Şerif (Taberânî)

12Mar 2013

MÜ’MİNİN TEVEKKÜLÜ VE İTİMADI

Mü’min cereyan eden hâdiselerin ötesini îman nûruyla görür, sebepler perdesinin ardındaki ilâhî gücü her an müşahade eder ve kâinatta meydana gelen sayısız hâdisenin bir nizam çerçevesinde vuku bulduğundan hiç şüphe etmez. Hayır ve şer olarak görülen her şeyin failinin mutlak Hakîm olan Allah (c.c.)’in olduğunu ye O (c.c.)’nun kullarına hiçbir za­man zulüm etmeyeceğini, bilâkis daima ikram­da bulunacağını bilir.

Tevekkül, insanlardan değil. Allah (c.c.)’ tan beklemektir, insanlarda değil Allah (c.c.)’a güvenmektir. Yani tevekkül bedenî ibâdete, kalbi ise Allah (o.c.)’a bağlamaktır.

Her hususta Allah (c.c.)’a dayanmak ve güvenmek, kulluğun şanındandır.

Resûlullah (s.a.v.) buyurdular:

«Bir kimse Ramazan-ı Şerifin gecelerinde ibadetin sevabına inanarak ve mükafatını umarak Allah rızası için Teravih namazını kı­larsa (Hukuku’llah’a müteallik olan) geçmiş günahları mağfiret olunur.» (Buhârî-Müslim)

«Faziletine inanarak ve mükâfatını uma­rak, Allah rızası için Ramazan gecelerini iba­detle geçiren kimsenin geçmiş günahları mağ­firet olunur.» (Müslim)