Genel

13Şub 2013

  HZ. ALİ (K.V.) Abdullah bin Ebî Leylâ diyor ki: «Hazret-i Ali (Kerremallâhû vecheh) yaz elbisesini kışın, kış elbisesini yazın giyerdi. Babama, bunun sebebini sormasını söyledim. Babam da Hazret-i Ali (k.v.)’den sual etti. Haz­ret-i Ali (k.v.): «Rasulûllah (s.a.v.) Hayber gazâsında be­ni çağırmıştı. Benim de o sırada gözlerim ağrıyordu. – Yâ Rasulâllah! Gözlerim ağrıyor dedim. Server-i Âlem (s.a.v.) mübarek tükürüğünü be­nim gözlerime sürüp: «- Yâ Rabbî! Soğuk ve sıcak te’sîrini bundan gider», buyurdu. O günden beri ne göz ağrısı gördüm, ne de soğuk ve sıcaktan müteessir oldum.» dedi. Bir Hadis-i Şerifte Resulûllah (s.a.v.): «Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır. İlim isteyen kapısına müracaat etsin.» (Camiussagir) ESMÂ’ÜL-HÜSNÂ’DAN El-Mütekebbir: (Her şeyde ve her hâ­disede büyüklüğünü gösteren.) El-Halik: (Her şeyin varlığını ve varlı­ğı boyunca görüp geçireceği halleri, hâdiseleri tâyin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan var eden.)  

13Şub 2013

BEŞ VAKİT NAMAZI İLK KILAN PEYGAMBER- 1 En evvel sabah namazı kılan Âdem (a.s.)’dır. Cennetden arza indiril­diğinde yeryüzünde akşam karanlığı olunca Âdem (a.s.) geceleyin çok şiddet­li korkdu. Bir taraftan da «zelle» den dolayı üçyüzyıl göz yaşı durmamış ağlamıştı. Fecr, şafak başlayınca zulmetden kurtulduğuna şükren lillâhi teâlâ iki rek’at namaz kıldı. İşte sabah namazının iki rek’at olarak farz kılın­ması bu hikmet üzerine olmuştur. En evvel dört rek’at öğle namazı kılan İb­rahim (a.s.)’dır. Oğlu İsmail (a.s.) kurban olmaktan kurtulup da cennetden kurban olarak koç ihsan buyurulduğuna ve Cenâb-ı Hakk’ın râzı olduğuna şükran olarak dört rek’at öğle namazı kılmıştır. (Devamı yarın) ESMÂ’ÜL-HÜSNÂ’DAN El-Lâtif: (En ince işlerin bütün ince­liklerini bilen, nasıl yapıldığını nüfuz edileme­yen en ince şeyleri, ince ve sezilmez yollar­dan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran.) El-Hâbîr: Her şeyin iç yüzünden, giz­li taraflarından haberdar.) El-Halîm: (Hilmi çok.)

13Şub 2013

  ASHAB-I KİRAM (R.A.) «Sahabemi bana terk ediniz. Nefsim ken­di yedinde olan Cenab-ı Allah (c.c.)’a kasem (yemin) ederim ki, fukara ve zuafaya (fakir­lere ve zayıflara) Cebel-i Uhud sıkletinde (Uhud dağı yüksekliğinde, ağırlığında) altın infak etseniz (nafaka olarak altın verseniz) Onların amelinin sevabı gibi bir sevaba nail olamaz­sınız.» Hadis-i Şerif (Camiussagir) «Ashâb ve Ashârımı (evlenme neticesin­de erkek akraba) bana terk ediniz. Onların aleyhinde fena lisan ile bana eziyet verenlere Yevm-i kıyametde Cenab-ı Allah (c.c.) azab etsin.» Hadis-i Şerif (Camiussagir) «Eshabıma ihtiram (hürmet) ile şan ve şe­refimi muhafaza eden kimse Cennetteki havzımdan su içer.» (Hadis-i Şerif) Yani etmeyen içmez. Zira dinimizin esası bulunan Âyet-i Kerime ve hadis-i şerife onlar­dan rivayet olunduğu cihetle; onlara fısk (Al­lah’a karşı isyan, hainlik, hak yoldan çıkma) isnad etmek; ancak Din-i mûbinin iptaline (bo­zulmasına, bid’at sokulmasına) çalışan bir zındık (münafık, ahirete inanmayan) dan bek­lenebilir. Bir başka hadis-i şerif’te: «Eshabımdan birine sebbû şetm edene Cenab-ı Hakk (c.c.) lânet etsin» buyuruluyor. (Camiussagir)  

13Şub 2013

BEŞ VAKİT NAMAZI İLK KILAN PEYGAMBER- 2 İkindi namazını en evvel Yûnus (a.s.) kılmıştır. Zellenin zulmetinden, ge­cenin zulmetinden, suyun zulmetinden, batn-ı hût zulmetinden, kurtulmanın şükranesi ola­rak. Cenâb-ı Hakk azze ve celle hazret­leri kullarına bu hikmete binaen ikindi nama­zını dört rek’at farz kılmıştır. Akşam namazını en evvel üç rek’at kı­lan Îsâ (a.s.)’dır. Îsâ (a.s.) ba’de’l-mağrib Maîde Sûresi âyet: 116 dahi hitâb-ı cellîl buyurulduğunda gerek nefsinden ve gerekse vâlidesinden ulûhiyetin nefyi ve Hak Teâlâ (c.c.) Hazretlerini isbat için üç rek’­at namaz kılmıştır. En evvel yatsı namazını dört rek’at ola­rak Mûsâ aleyhisselâm kılmıştır ki bu hik­mete mebnî olarak yatsı namazı dört rek’at olarak farz kılınmıştır. ESMÂ’ÜL-HÜSNÂ’DAN El-Azîm: (Pek azametli.) El-Gafûr: (Mağfireti çok.) Eş-Şekûr: (Kendi rızası için yapılan iyi işleri daha ziyadesiyle karşılayan.) El-Aliyy: (Pek yüksek.)

13Şub 2013

RASÛL-İ EKREM (S.A.V.)’İN HZ ALİ (K.V.)’YE VASİYYETİ -1 Hazret-i Ali (k.v.) bildiriyor: «Rasulûllah (s.a.v.) beni huzura çağırdı ve şöyle vasiyyet etti: Yâ Ali Mü’minin üç alâmeti vardır: Na­maz kılmak, Oruç tutmak, Sadaka vermektir. Münâfıkta da üç alâmet olur: 1. Herkesin yanında namâz kılarken rü­kû, secde ve diğer rükûnları tam olarak ya­par, yalnız kılarken bunların hiç birine dikkat etmez. 2. Kendisini methettikleri zamân işlerini seve seve, zevkle yapar. 3. Allahü Teâlâ Hazretlerini başkalarının yanında zikredip, yalnız kalınca unutur.» Yâ Ali! Münâfıkta üç alâmet daha bulu­nur: Söylediği söz yalandır, Emânete hiyanet eder, Verdiği sözde durmaz. – Zâlimde de üç alâmet vardır: Kendisinden aşağı olanlara baskı yapar, Gücü yeterse başkalarının malını zorla alır, Nereden yiyip nereden giyeceğini hiç incele­mez, üzülmez. – Tövbe eden kimsenin de üç alâmeti vardır: Harâmlardan sakınır, İlim öğrenmeğe hırslı olur, Göğüsten çıkan sütün tekrar gir­me ihtimâli olmadığı gibi, tövbe ettiği günâha bir daha dönmez.

03Kas 2010

Muhterem Ömer Muhammed Öztürk’ün Sözleri

–  Allah (c.c.); kendi yolunda bulunan kulunu imtihân eder, ama mahrûm etmez.

–  Kimin istikâmeti daha düzgün ise o Allah (c.c.)’ya daha yakındır.

–  Sabırla muâmele hayırlı neticeler getirir.

–  Vazîfemiz Allah (c.c.) demek, kullara da Allah (c.c.) dedirtmektir.

–  Dünya muhabbetinin kalbini sarmış olduğu kimseler ancak fâiz alıp verebilir

–  Toplumun temeli tesettüre dayanır.

–  Aile reisinin temel görevlerinden ikisi tesettüre uymayı sağlamak ve eve helâl rızık getirmektir.

–  Bu dünyada (nefs ve hevâsına uyarak)  yaşama hakkını kullanan kimse, âhiretteki yaşama hakkını kaybetmiştir.

–  Müslümanın tatili iş değişikliği yapmaktır. Müslüman böylece dinlenir.

–  Şerî’at, tarîkat; zikir ve fikir hepsinden maksad; ahlâkı güzelleştirmektir.

–  Ta’zîm ile yapılan ibâdet kişiyi Allah (c.c.)’nun zâtına yaklaştırır.

–  Peygamberlerden sonra insanların en akıllısı Hz. Ebûbekir (r.a.)’dir. Çünkü Nebî (s.a.v.)’in yolunda her şeyini fedâ etmiştir.

–  Bir tek bilen vardır. O da  Nebî (s.a.v.)’dir. Söylenen söz ancak O (s.a.v.)’in sözüne uyuyorsa muterberdir.

–  Edebe riâyet etmezsen yıktığın yaptığından fazla olur.

–  Edebi zâyi’ edersen, İslâm’ı muhafaza edemezsin.

–  İslam taharet-i kâmile (tam bir temizlik) dînidir.

–  Para cepte olabilir, kasada olabilir; ama kalpte olması câiz değildir.

–  İslâm’ın propagandaya ihtiyacı yoktur. En güzel propaganda onu sünnete tam olarak uyarak yaşamaktır.

–  İslam aksiyon dîni değildir, amel dînidir. Allah ve Resulü emreder ve biz yaparız.

–  Bir meclisin (oturumun) câiz olabilmesi için bir şey öğrenmek veya öğretmek şarttır.

–  Oldum demek öldüm demektir.

–  Tecrübe para ile satılan bir şey olsaydı bütün paranızı verip almanızı tavsiye ederdim.

–  Hacca umreye para ile gidilmez, duâ ile gidilir. Yani ihlas ile dua edene maddi durumu müsait olsun veya olmasın Allah bir kapı açar.